Kategoriler
Amerika üzerine Avrupa Birliği Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Fransa uzerine Gazeteci Orta Doğu siyasetci Türkiye üzerine Yazar

Nee! Demokrasi mi?

Yoksa en cazibeli, en renkli, en güzel sözlerle süslenmiş, aklı-selim insanları dahi kendine müptela yapan koca bir masal,mıdır demokrasi?İlk olarak halkın gücü kelime olarak “demokrasi” çeşitli ülkelerde hükümetlerin en yüksek yönetim biçimidir. Aslında insanların, ülke için neyin en iyi olduğunun bildiğini göz önünde bulundurmak gerek. İkinci olarak demokrasi, demokratik rejimlerin ve insanların güç temeli seçimlerde egzersiz gibi. Özellikle bir çok ülkede ortaya çıkan Batılı liberal ekonomilerin alternatiflerine bakın, bütün delillere rağmen onlar Batının demokrasisi ile kendi demokrasi anlayışlarının zıtlıklerını görüp bu uyumsuzluğun ana kaynağını bulmaya çalışıp alternatif aramaya devam ediyorlar. Macar asıllı Amerikalı yatırımcı George Soros dediği gibi “Çin, Amerika Birleşik Devletleri daha güçlü ekonomi değil, aynı zamanda daha iyi işleyen bir hükümete sahip değil”. Gerçekten batılı olmayan, batı demokrasisi ile yönetilen hükümetlerin – devletlerin batı demokrasindeki üstünlüğü hakkındaki varsayımlar çürüyor gibi. Her alanda Batı,nın getirdiği ya da bir şekilde kabul ettirildiği demokratik sistemler şiddete yol açmaktadır. Demokrasinin 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, daha sonra 1789,daki Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile yönlenip bütün dünyaya bir virüs gibi yayılması krallıkların, imparatorlukların sonunu getirdigini görürüz. John Keane,nin “violence and democracy” kitabında demokrasiden aldığı güçle şiddeti gerekçelendirme heveslisi siyasetçileri ‘biçare’ olarak tanımlarken, bu kesimi ‘Şiddete karşı cevabı yine şiddette bulanlar’ olarak anlatıyor. İnsanlar son on yılda ‘Şiddet ve Demokrasi’ konusunda ellerini şakaklarına dayayıp bir değil iki defa düşünüyorlar çünkü; Batı,nın demokrasisi ile şimdiye kadar nerelere geldiğini ve ruh yapısını analize tabi tutmaktadır.

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Kafkaslar

Katliam durmuyor

Çinliler, Sincan’daki Uygur Türkleri’ni katletmeye devam ediyor… Öldürmeden önce birçok Uygur Türk’üne tecavüz eden Çinliler, dükkanları da yağmaladı. Dünya ülkeleri ise vahşete sessiz kalıyor

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki 156 kişinin öldüğü, 828 kişinin yaralandığı olaylar aralıksız sürüyor. Gözaltına alınan Uygur Türkleri’nin serbest kalacağı haberleri üzerine Çinliler, ellerinde tahta ve demir sopalarla sokaklara döküldü. Çinliler’in sopalarla sarılarak Uygurlar’ın dükkanlarına saldırdı. İşyerilerini yağma etti. Uygur ve Çinli protestocular arasında çatışmalar sürerken, bilanço her geçen saat artıyor.

Bağlantıları kestiler
Polis ellerinde sopalarla protesto gösterisi yapmak isteyen Han Çinliler’e göz yaşartıcı bomba kullanırken Uygur Türkleri’ne silahla ateş ediyor. Bölgedeki birkaç yabancı haber ajansı, hayatını kaybeden birçok kadının tecavüze uğradığını duyurdu. Çin, yaptığı vahşeti kimse görmesin diye Sincan’da tüm telefon ve internet bağlantılarını kesti. Dünya ülkeleri ise bu büyük vahşete karşı sessiz kalmayı tercih ediyor.

‘Sokağa çıkma yasağı’ başladı
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde etnik çatışmaların ardından gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak, gece 21.00 ila sabah 06.00 arasında uygulanacak. Bölge hükümetinin olayların daha da büyümemesi için aldığı bu karara uymayanlar tutuklanacak.

Kaşgar da karıştı
Çin işkencesini andıran olaylar, Kaşgar kentine de sıçradı. Bir caminin yakınında 200 kişilik Uygur grubu polis tarafından dağıtıldı. Bu arada, yetkililer, ölenlerin kimliklerini belirleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Sokaklar cesetlerle dolu
Çin’in etnik katliamının dehşet verici fotoğraflarını dün tüm dünya gördü. Uluslararası haber ajanslarına Sincan bölgesinden insanın kanını donduran fotoğraflar düşüyor. Sokaklar cesetlerle dolu. Kadınlar tecavüz edildikten sonra öldürülüp sokağa atılmış. Birçok masum insan evine giderken vurulmuş.

Zorla kısırlaştırıp nüfusu düşürdüler
Çin’ in Uygurlar’a baskıları hiç bitmedi. Avrupa Doğu Türkistan Birliği adlı sürgünler derneği, Uygur kadınların zorla kısırlaştırıldığını rapor ediyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre dini ibadetlerler sabote ediliyor, camiler keyfi olarak kapatılıyor, dini bayramlar yasaklanıyor ve Uygur dili okullarda okutulmuyor. Çin gazetecileri Çin gözlem altında tuttuğu için bağımsız kaynak çok az.

Tek başına
Bin 500 kişiyi gözaltına alan Çin polisi, dün yine iş başındaydı. Uygur kadınları, eşleri, oğulları ve yakınları için sokaklara döküldü. Yakınlarına ne olduğunu merak eden kadınların feryatları dinmek bilmedi. İçlerinde öyle biri vardı ki tek başına yüzlerce askere isyan etti. Akrabalarının serbest bıraklmasını isteyen bu kadını polis, sert şekilde engelledi.

Haber alintidir..