Kategoriler
Fransa uzerine Genel Konular Güncel Haberler İslam Dini Toplumsal Konular

İSLAMAFOBİNİN BİLİNMEYEN YÜZÜ

 

Dünyada son yıllarda özellikle çok fazla terör olayları gerçekleşiyor.Bu olaylara baktığımızda bir kısmının El Kaide ve İşid gibi örgütler tarafından gerçekleştirildiğini görüyoruz. Peki bu örgütler nasıl ortaya çıktılar? İdealleri neler ? Felsefeleri düşünceleri nedir ? Nasıl bir bilgi alıyorlar da bu eylemleri gerçekleştirebiliyorlar ?

 

Şimdi bu adamların düşünce yapısını daha iyi anlayacağımız bir örnek verelim ;

“Ureyne kabilelerinden bir kaç (7-8) kişi, Medine’ye gelmişler; biraz hastalanmışlardır. Kır insanları olduğu için Medine’nin havası kendilerine yaramamıştır. Muhammed’e başvururlar. Muhammed, “tedavi” için kendilerine “deve sütü” ile “deve sidiği” içirir. Sonra da “zekât develeri”nin bulunduğu yere (kırlara) gönderir. Burada da “deve sütü” ve “deve sidiği” içeceklerdir. Kırda iyileşir adamlar. Sonra develerin çobanını öldürürler; develeri de önlerine katıp götürürler. Hz Muhammed bunu öğrenir. Onların ardından, yakalasın diye adam gönderir. Sonunda katil ve hırsızların tümü yakalanır. Ve Hz Muhammed’in verdiği ceza:

Hz Muhammed, yakalananların ellerini, ayaklarını kestirir; gözlerini oydurur ve Harre denen (son derece sıcak) yere attırır. Adamlar sızlanırlar, su isterler. Su verilmez. Adamlar taşları kemirirler. Ve sonunda ölürler. (Buhari’nin 7 yerde ve 9 yoldan aktarıp yazdığı bu hadis için bkz. Buhari, e’s-Sahih, Kitabu’z-Zekat/68; Tecrid, h. no: 172; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Kesame/9-14,h. no: 1671; Ebu Davud, Sünen, Ki-tabu’l-Hudud/3, hadis no: 4369.) “

Şimdi bu hadisler İslam’ın en önemli kaynakları Buhari,Müslim,Ebu Davud ve Ebu Sünen’de geçiyor. Yani Kütüb-i Sitte denen kaynaklarda. Bu hadislere benzeyen daha yüzlerce hadis var. Hz Muhammed’in işkence ettiği, gözlerini oyduğu,aç susuz bıraktığı gibi birçok konu anlatılıyor. Ayrıca Kütüb-i Sittede, kişinin öldürülmesi için o kadar çok fazla konu var ki. Sakalını kesmek, dinden çıkmak, namaz kılmamak, oruç tutmamak gibi bir çok meseleninin karşılığı direk kafası kesilerek öldürülmek olarak geçiyor.

 

Şimdi şunu düşünelim ; Bu uydurma hadisleri okuyan ve bunun gibi yüzlerce hurafeyi, fetvayı,icmayı okuyan ve bunlarla yetişen bir insan nasıl bu eylemleri gerçekleştirmesin ? Hemen her konunun cezasının kafa kesmek olduğu bir İslam dini olduğu inancında bu insanlar. El Kaide ve İşid, kendilerine taraftar toplarken bu hadisleri gösteriyor ve okutuyor. İşte diyor (haşa) peygamber böyle söylüyor. Kendi inancımız dışındakileri Müslümanların dışındakileri hatta hatta kendi mezhebimizin dışındakileri işte bu bu nedenlerden dolayı asmalıyız kesmeliyiz işkenceler etmeliyiz diyor. Bu şekilde tam bir takva müslüman olursunuz diye telkin veriliyor bunlara. Düşünebiliyor musunuz alınan bilginin vahşiliğini ve yanlışlığını. Bir insan bu bilgileri aldıktan sonra eline silahı verirsen neler yapmaz ? Yapılanları görüyoruz. Suriye’de Fransa’da Nijerya’da ve dünyanın bir çok bölgesinde kafa kesmeler, işkenceler, masum insanları katletmeler gerçekleşiyor.

 

 

Demek ki burada büyük bir yanlışlık var. Hepimiz demiyor muyuz İslam barış dinidir sevgi dinidir merhamet dinidir şefkat dinidir. Rabbimiz bir çok ayetinde insanlara affı, merhameti, barışı, kardeşliği, dostluğu, güveni,neşeyi,huzuru anlatıyor. Kuran’da Rabbimiz şöyle diyor ;

“Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın ? “ (Nisa Suresi, 147)

Allah bize azap etmek istemiyor. İnsanlar kendi kendilerine azap ediyorlar şu an. Kuran’ın dışındaki uydurma bilgilerle, peygamberimiz sav’e atılan iftira dolu sözlerle bunları yapıyorlar. Kuran’ın dışına çıkmak bir felaket oluyor Müslümanlar için. Kuran’ın bütünlüğüyle,içeriğiyle hiçbir alakası olmayan bu iftiralar Müslümanlar için ve dünya için bir fitnenin doğmasına sebep oluyor. Şu anda dünyada büyük bir fitne var. Kuran’ın nuruyla dikkatlice baktığımızda bunu fark edebiliyoruz. Kuran nurdur, hidayet kaynağıdır. Müslümanlar Kuran’a yönelmeliler artık. Kuran’ın sevgiye, kardeşliğe,barışa,affa yönelten çağrılarını dikkate almalıdır. Müslümanların birlik olmalarını ve bir arada olmalarını öğütleyen Rabbimiz bir ayette şu şekilde bildirmiştir ;

Eğer siz bunu yapmazsanız (birlik olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

 

O halde Müslümanlar artık birlik olmayı konuşmalı, İslam Birliğini Cenabı Allah’tan istemelidirler. Müslümanlar için ve dünya için huzurun tek kaynağı Kuran’dır. Ve ahirette yalnızca Kuran’dan sorulacağız. Bunu unutmamalıyız !

 

Sevgi ve Saygılarımla

Hüseyin Uçkun

 

Kategoriler
Genel Konular Güncel Haberler İslam Dini Toplumsal Konular Türkiye üzerine

HÜKÜMETLE CEMAATİN ARASI BULUNMALI

 

Bir düşündüm. Baktım ki herkes bir taraf oluyor. İşte Cemaat şöyle haklı böyle haklı. Bir kısım da Hükümet haklı vs…  Daha öncesinde birbirlerinin dostu, arkadaşı, kardeşi olan bu insanları, kardeşlerimizi neden barıştırmak için gayret sarf etmiyoruz ? Kavgayla, hakaretle, yıkmakla, nefretle, sevgisizlikle sorunlar çözülebilir mi hiç ? Ya da daha önce hiç çözüldüğü oldu mu ?  Elbette ki hayır….  Dünyada hiçbir sorun sevgisizlikle çözülemedi. Allah insanların fıtratını sevgi,dostluk,kardeşlik,iman bağı üzerine kurmuş.Bunlar zarar gördüğünde hemen sorunlar başlıyor. Şu anda da olan budur.

 

Mesela ben durup biraz düşündüm ve nacizane kendi aklımca çözüm için birkaç düşüncem oldu. Mesela,  Cemaat, kendi içerisinde bir durum değerlendirmesi yapabilir. Biz daha önce bu hükümeti destekliyorduk. Ne oldu da içimizden bir kısmı hükümete karşı değişik organize faaliyetler içine girdiler. Kim bunlar vs…. gibi sorular sorarak bir oto kontrol sağlanabilir.Çok çok az bir kesmin yaptığını, çok büyük bir cemaate mal etmek doğru olmaz. Hükümeti destekleyen kardeşlerimiz de bunu iyi fark etmelidir. Yıkıcı, nefret ve kin dolu sözlerden özenle kaçınılmalıdır. Bir hata yapan var ise onun tespit edilmesini beklenilmelidir. Her kim fitne çıkartmaya çalışıyor ise aklı selim davranılarak bu kişiler uzaklaştırılmalıdır. Hükümet, nurlu imanlı bu kardeşlerimizi topyekün silen tarzda ifadelerden kaçınmalıdır. Derin bir yapılanma olduğu hissediliyor. Bu çeşitli birimlerin içine sızmış olabilir. Bu fitnecilerin temizlenmesinin üzerine özenle gidilmelidir. Ayrıca daha fazla şefkat,merhamet ve sevgi içeren bir üslupta olunmalıdır. Bütün Müslüman kardeşlerimiz şeytanı sevindirecek hareketlerden özenle uzak durmalıdır.  Her Müslüman barış için bir adım atabilir. Bir insan bir insanla birleşerek büyük bir güç doğar ortaya. Ben ne yapabilirim dememeliyiz.

 

 

Bakıyoruz ki iki grupta Müslüman. İkisi de aynı Allah’a aynı kitaba aynı peygambere iman ediyor. O halde çok hızlı bir şekilde aradaki sorunları akılla,sevgiyle,merhametle,şefkatle çözmeye gayret etmeliyiz. Allah bizim bunu yapmamızı istiyor,bizim kardeş olduğumuzu bildiriyor ;

 

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah’tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurat Suresi 10)

 

Unutmayalım ki bu dünya geçici. Yarın ahirette pişman olacağımız bir duruma sokmayalım kendimizi.  Rabbimiz, sevecen, şefkatli, sevgi dolu ve merhametli insanları sever.

 

Sevgi ve Saygılarımla

Hüseyin Uçkun