Kategoriler
Genel Konular Toplumsal Konular

İSLAM GÜZELLİKLERİN YAŞANDIĞI DİNDİR

İslam, Allah’ın sonsuz merhametinin ve şefkatinin dünyamızda tecelli ettiği huzurun, barışın ve güvenin yaşandığı bir hayatı yaşamamız için indirilmiş bir dindir. Bu güven ve huzur ancak, Kuran’da belirtilen ahlak ile hayata geçirilebilir. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyuruyor bizlere;
“Ey iman edenler, hepiniz topluca “barış ve güvenliğe (Silm’e, İslam’a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. “ (Bakara Suresi, 208)

Demek ki barış ve güvenlik için rehberimiz Kuran olmalı. Rabbimiz bize bu şekilde öğüt veriyor. Samimi bir şekilde O’na yöneldiğimizde aklımızı hidayetimizi basiretimizi ferasetimizi arttıracaktır. Bizler yalnızca samimi olmalıyız. Bütün kapıları açacak olan anahtar budur inşaAllah.

Toplumda genel olarak bilinen İslam, Kuran’ın dışındaki bir ahlakı anlatmaktadır bizlere. Sevginin yerine nefretin hakim olduğu bir din anlayışına kuşkusuz İslam denilemez. Günümüzde mezheplerin tarikatların hatta aynı cemaatten olanların dahi birbirlerine düşman durumdadırlar. Olaylara Kuran ahlakı ile bakılmadığında bencil, egoist ve menfaatine yönelik çıkar çatışmaları yaşanmakta. Oysa ki Allah, Müslümanları tarif ederken, cömert, tevazu sahibi, alçak gönüllü, merhametli, şefkatli, sevgi dolu ve dost canlısı bir insandan bahsetmektedir. Kuran, samimi olarak okunduğunda Allah, mutlaka kalpleri yumuşatmakta enaniyet, kibir ve gururları yok etmektedir. Bütün sır samimi bir şekilde Allah’ı düşünmekten geçmektedir. Sonsuz güç sahibi Rabbimiz bizlere asla zulm etmez. Ancak bizler kendimize zulm ederiz. Bu nasıl olur peki ? Samimi bir şekilde Rabbimize yönelmez ve samimi bir şekilde Kuran ahlakını yaşamaya gayret etmez isek işte o zaman hayatımız içinden çıkılmaz bir yaşama dönüşür. Güvenin, sevginin, neşenin, kalitenin,dostluğun,şefkatin yaşandığı ve anlatıldığı İslam ahlakı üzerimizde zuhur etmemiş olur. Kendi kendimize belaları üzerimize çekmiş, Allah’ın rahmetinden uzaklaşmış oluruz. Müslüman denilince tüm dünyada akıllara, neşenin, kalitenin, güvenin, şefkatin merhametin, dostluğun yaşandığı örnek bir din sunulmalı ve gösterilmelidir. Bunu tesis etmekte hepimizin görevidir.

Çok önemli sırlar içeren aşağıdaki ayetin üzerinde derin düşünelim;

“Allah, içinizden iman edenlere ve salih (samimi) amellerde bulunanlara va’detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. “ (Nur Suresi, 55)

Sevgilerimle
Hüseyin Uçkun

Kategoriler
Fransa uzerine Genel Konular Güncel Haberler İslam Dini Toplumsal Konular

İSLAMAFOBİNİN BİLİNMEYEN YÜZÜ

 

Dünyada son yıllarda özellikle çok fazla terör olayları gerçekleşiyor.Bu olaylara baktığımızda bir kısmının El Kaide ve İşid gibi örgütler tarafından gerçekleştirildiğini görüyoruz. Peki bu örgütler nasıl ortaya çıktılar? İdealleri neler ? Felsefeleri düşünceleri nedir ? Nasıl bir bilgi alıyorlar da bu eylemleri gerçekleştirebiliyorlar ?

 

Şimdi bu adamların düşünce yapısını daha iyi anlayacağımız bir örnek verelim ;

“Ureyne kabilelerinden bir kaç (7-8) kişi, Medine’ye gelmişler; biraz hastalanmışlardır. Kır insanları olduğu için Medine’nin havası kendilerine yaramamıştır. Muhammed’e başvururlar. Muhammed, “tedavi” için kendilerine “deve sütü” ile “deve sidiği” içirir. Sonra da “zekât develeri”nin bulunduğu yere (kırlara) gönderir. Burada da “deve sütü” ve “deve sidiği” içeceklerdir. Kırda iyileşir adamlar. Sonra develerin çobanını öldürürler; develeri de önlerine katıp götürürler. Hz Muhammed bunu öğrenir. Onların ardından, yakalasın diye adam gönderir. Sonunda katil ve hırsızların tümü yakalanır. Ve Hz Muhammed’in verdiği ceza:

Hz Muhammed, yakalananların ellerini, ayaklarını kestirir; gözlerini oydurur ve Harre denen (son derece sıcak) yere attırır. Adamlar sızlanırlar, su isterler. Su verilmez. Adamlar taşları kemirirler. Ve sonunda ölürler. (Buhari’nin 7 yerde ve 9 yoldan aktarıp yazdığı bu hadis için bkz. Buhari, e’s-Sahih, Kitabu’z-Zekat/68; Tecrid, h. no: 172; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Kesame/9-14,h. no: 1671; Ebu Davud, Sünen, Ki-tabu’l-Hudud/3, hadis no: 4369.) “

Şimdi bu hadisler İslam’ın en önemli kaynakları Buhari,Müslim,Ebu Davud ve Ebu Sünen’de geçiyor. Yani Kütüb-i Sitte denen kaynaklarda. Bu hadislere benzeyen daha yüzlerce hadis var. Hz Muhammed’in işkence ettiği, gözlerini oyduğu,aç susuz bıraktığı gibi birçok konu anlatılıyor. Ayrıca Kütüb-i Sittede, kişinin öldürülmesi için o kadar çok fazla konu var ki. Sakalını kesmek, dinden çıkmak, namaz kılmamak, oruç tutmamak gibi bir çok meseleninin karşılığı direk kafası kesilerek öldürülmek olarak geçiyor.

 

Şimdi şunu düşünelim ; Bu uydurma hadisleri okuyan ve bunun gibi yüzlerce hurafeyi, fetvayı,icmayı okuyan ve bunlarla yetişen bir insan nasıl bu eylemleri gerçekleştirmesin ? Hemen her konunun cezasının kafa kesmek olduğu bir İslam dini olduğu inancında bu insanlar. El Kaide ve İşid, kendilerine taraftar toplarken bu hadisleri gösteriyor ve okutuyor. İşte diyor (haşa) peygamber böyle söylüyor. Kendi inancımız dışındakileri Müslümanların dışındakileri hatta hatta kendi mezhebimizin dışındakileri işte bu bu nedenlerden dolayı asmalıyız kesmeliyiz işkenceler etmeliyiz diyor. Bu şekilde tam bir takva müslüman olursunuz diye telkin veriliyor bunlara. Düşünebiliyor musunuz alınan bilginin vahşiliğini ve yanlışlığını. Bir insan bu bilgileri aldıktan sonra eline silahı verirsen neler yapmaz ? Yapılanları görüyoruz. Suriye’de Fransa’da Nijerya’da ve dünyanın bir çok bölgesinde kafa kesmeler, işkenceler, masum insanları katletmeler gerçekleşiyor.

 

 

Demek ki burada büyük bir yanlışlık var. Hepimiz demiyor muyuz İslam barış dinidir sevgi dinidir merhamet dinidir şefkat dinidir. Rabbimiz bir çok ayetinde insanlara affı, merhameti, barışı, kardeşliği, dostluğu, güveni,neşeyi,huzuru anlatıyor. Kuran’da Rabbimiz şöyle diyor ;

“Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın ? “ (Nisa Suresi, 147)

Allah bize azap etmek istemiyor. İnsanlar kendi kendilerine azap ediyorlar şu an. Kuran’ın dışındaki uydurma bilgilerle, peygamberimiz sav’e atılan iftira dolu sözlerle bunları yapıyorlar. Kuran’ın dışına çıkmak bir felaket oluyor Müslümanlar için. Kuran’ın bütünlüğüyle,içeriğiyle hiçbir alakası olmayan bu iftiralar Müslümanlar için ve dünya için bir fitnenin doğmasına sebep oluyor. Şu anda dünyada büyük bir fitne var. Kuran’ın nuruyla dikkatlice baktığımızda bunu fark edebiliyoruz. Kuran nurdur, hidayet kaynağıdır. Müslümanlar Kuran’a yönelmeliler artık. Kuran’ın sevgiye, kardeşliğe,barışa,affa yönelten çağrılarını dikkate almalıdır. Müslümanların birlik olmalarını ve bir arada olmalarını öğütleyen Rabbimiz bir ayette şu şekilde bildirmiştir ;

Eğer siz bunu yapmazsanız (birlik olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

 

O halde Müslümanlar artık birlik olmayı konuşmalı, İslam Birliğini Cenabı Allah’tan istemelidirler. Müslümanlar için ve dünya için huzurun tek kaynağı Kuran’dır. Ve ahirette yalnızca Kuran’dan sorulacağız. Bunu unutmamalıyız !

 

Sevgi ve Saygılarımla

Hüseyin Uçkun