Kategoriler
Php fonksiyonlari

Php ile Dosya Çekme ve İndirme (CURL)

Dersimiz Php ile Dosya Çekme ve İndirme. Php de CURL Yöntemini kullanacağız ve bu yöntem ile bir çok konunun başlangıcını anlamış olacaksınız. İlerde sizde ciddi konularda haber, video, resim botları hazırlayabilir, daha gelişmiş sistemler için girişler, 3. parti yazılımlara bağlanmak için ara scriptler yazabilirsiniz..

Şimdi bir çok kişinin başlaması için güzel bir örnek hazırladım bir kaç dokümanla beraber çok güzel bir şekilde düzenledim. Canlı olarak denedim, test ettim sorunsuz şekilde istediğimizi yerine getirecek bir başlangıç scripti oldu. Neler yaptığını ve nasıl yaptığını bir kaç maddede toplayalım.

Neler yapar ?
* url adresi belli, resim yada dosya yi karşı taraftan kendi sunucunuzda istediğiniz bir klasöre çeker, indirir.
* çekmek istediğimiz dosyanın ismini rastgele sayı ile benzersiz şekilde kaydeder.
* çektiğiniz dosyanın yolunu ve kaydedildiği yeni ismini ekrana yazdırır.

Nasıl yapar ?
* Url ile get metodu kullanarak dosya adresini yazıyoruz ve gerisini kodlarımız hallediyor :)

Nasıl kullanılır ?
Urlde aşağıdaki örneği kullanmanız yeterli:

http://www.DOMAIN.com/kodsayfaniz.php?v=Dosya_Adresi

Php ile Dosya Çekme ve İndirme ( CURL )
Php ile Dosya Çekme ve İndirme ( CURL )

Ve sirada Kodlar var:

Kodlari Php kodlarinin Arasina ekleyiniz.

$linkcik=$_GET['v']; // Adres satirindan dosya yolunu aliyoruz ve degisekene atiyoruz. 

// Bi kisimdan dosyamizi cekecek fonksiyona giris yapiyoruz.
function dosya_indir($link,$name=null)
{

$link_info = pathinfo($link);  //Yol bilgilerini deðiþkene atýyoruz.
$uzanti = strtolower($link_info['extension']); //Dosyanýn uzantýsýný deðiþkene atýyoruz.
$file = ($name) ? $name.'.'.$uzanti : $link_info['basename'];
$yolcuk = "dosya/".$file; // Dosya/ buradan cektigimiz dosyanin kaydedilecegi yeri seciyoruz, sonunda / isareti olmak zorunda ve klasorun yazma izni (777) olmali.

$curl = curl_init($link);
$fopen = fopen($yolcuk,'w');

curl_setopt($curl, CURLOPT_HEADER,0);
curl_setopt($curl, CURLOPT_RETURNTRANSFER,1);
curl_setopt($curl, CURLOPT_HTTP_VERSION,CURL_HTTP_VERSION_1_0);
curl_setopt($curl, CURLOPT_FILE, $fopen);

curl_exec($curl);
curl_close($curl);
fclose($fopen);

}

//cekme islemi bitti sira diger kisimalarda.

$rasgele_sayi = rand(1,10000000); // Rastgele sayi olusturup, degiskene atiyoruz.

dosya_indir($linkcik,$rasgele_sayi); // ilk satirda get metodu ile aldigimiz linki degiskene atamistik, burada url adresini ve bir onceki sayirda random sayimizi ekliyoruz, inecek dosyayi ve ismini belirliyoruz.

// islem tamamlandi dosyalar cekildi, simdide cekilen dosyayi ve yeni ismini ekrana yazdiralim..
echo "Cekilen dosya baglantisi: ".$linkcik;
echo "

Yeni dosya ismi: ".$rasgele_sayi;

// Bitti: By kuaza dan sevgilerle. Makaleci.com sitesi okurlarina saygilar..

Ben kodlara aciklamalari yazdim, anlamadiginiz yer olursa yorum olarak yazin guncellerim yaziyi..

Kategoriler
Amatör fotoğrafcılık Bitki ve çiçekler Doğa ve Yaşam Fotoğrafcılık Günlük hayat İnternet Dünyası

Akşam Karanlığında Bordo Rahatlığı

Akşam Karanlığında Bordo Rahatlığı
Akşam Karanlığında Bordo Rahatlığı

Uzun suredir NIKON D60 fotograf makinemle cektigim resimleri paylasmayi dusunuyordum, firsat ve baslangici buguneymis. Ekledigim fotograflarla ilgili bundan sonra o anin nasil yasandigini ve nasil olduda cektigimi mumkun oldugunca yazacagim resimle beraber.

Ilk paylasimim Belcikada bir yuruyusden sonra donus yolunda cektigim, suanda da masaustu arkaplanimda kullandigim, en cok sevdigim ve hoslandigim fotograflardan biri olacak. Fotografin ismini yazinin basliginda da oldugu gibi Akşam Karanlığında Bordo Rahatlığı olarak belirledim. Herkes resmimi ucretsiz kullanabilir, dagitabilir. Ancak bu sadece kisisel kullanimlar icin gecerli olup, kurumsal calismalarda benden izin alinmasini rica ediyorum.

Ve Fotografimizi paylasiyorum: Akşam Karanlığında Bordo Rahatlığı

Belirli Boyutlarini yada orjinal boyutunu indirmek için yazinin en ustundeki baglantilari kullanabilirsiniz.

Kategoriler
Anma Yazıları Biyografi Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Sevgi ve Ask Dünyası siyasetci Toplumsal Konular Türkiye üzerine Yazar

Atatürk’ün Gerçek soyağacı

Atatürk’ün soyağacı 85 yıl sonra yayımlandı

Soyağacı, başta Rıza Nur olmak üzere pek çok kişi tarafından Atatürk hakkında öne sürülen iddiaların niçin ciddiye alınmaması gerektiğini bir kez daha seriyor gözler önüne.

85 yıldır ortada görülmeyen ve Atatürk’ün akrabalarından Ahmet Esmen’in elinde bulunan bu soyağacı, NTVTarih tarafından yayımlandı.

Mustafa Kemal’in ailesi hakkında öteden beri, neredeyse tamamı dedikodu niteliğinde olan ve itibarını zedelemeyi amaçlayan söylentiler ortaya atılmıştır. Mustafa Kemal’in, 1924 yılında Bayındırlık Bakanı olan kuzeni Süleyman Sırrı Bey ile birlikte hazırladığı soyağacı, bütün bu iddialara cevap niteliği de taşıyor.

Türkiye‘de öteden beri Atatürk’le uğraşmanın en ucuz yollarından birisi, ailesi ile ilgili iddialar ortaya atmaktır. Bunlardan en ünlüsü ise Sağlık ve Eğitim Bakanlığı da yapan Dr. Rıza Nur tarafından ‘Hatıratım’da dile getirilmiştir. Cumhuriyet dönemi çalışan tarihçiler doğal olarak gülüp geçmişlerdir bu türden iddialara ama Atatürk’ü yıpratmayı yahut ismini zedelemeyi amaçlayanlar da bundan bir türlü vazgeçmemişlerdir.

İşte NTVTarih Dergisi’nin Kasım sayısında ilk kez yayımlanan Atatürk’ün soyağacı, bu türden iddialara da cevap niteliği taşıyor. Derya Tulga ile Ayşegül Parlayan’ın imzasını taşıyan haber, Atatürk’ün soyağacı konusunda yapılan çalışmaların genel bir özetini de veriyor. Ancak, asıl önemli olan, 85 yıl sonra ilk kez yayımlanan bu soyağacının doğrudan Mustafa Kemal tarafından hazırlanması. Dergide yer alan bilgilere göre, Mustafa Kemal, kendisi gibi Hacı Abdullah Ağa’nın torununun torunu olan ve Cumhuriyet’in ilk Bayındırlık Bakanlığı görevini yürüten Süleyman Sırrı Bey ile birlikte oturup soyağacını hazırlamaya başlıyor.

Dergiden takip ediyoruz: MUSTAFA KEMAL HAZIRLADI “Zübeyde Hanım dahil aile büyüklerinin peşpeşe hayata veda etmeleri, belki de bu kararın alınmasını etkilemiştir. Çalışmada diğer kağıtlara göre katlamaya biraz daha dayanıklı olan ve tuval olarak da kullanılan beyaz keten resim kağıdı seçilir. İş bittikten sonra Gazi, Süleyman Sırrı’ya kendisinden sonra bu şecereyi muhafaza etmesini tembihler. Fakat o sırada zor şartlarda çalışan Süleyman Sırrı Bey, 51 yaşında vefat eder. Böylece şecere, Süleyman Sırrı’nın ilk evliliğinden olan kızı Gülseren Hanım’la oğlu Fikri Ziya Aral’a miras kalır. Yeni kuşakların eski yazıdan anlamadıkları için şikâyet etmeleri üzerine Aral, 1987’de bunu Latin alfabesine çevirir, yeni kuşakları ekler ve kısa süre sonra vefat eder. Gülseren Hanım’a kalan aile emaneti 2009’da onun da vefatıyla tek çocuğu Ahmet Esmen’in eline geçer.”

SOYAĞACI AHMET ESMEN’DE

Peki ama bu kadar kıymetli bir belge, nasıl olmuş da bugüne kadar kütüphane raflarında kalmıştır? Ahmet Esmen şöyle diyor: “Durumu anlayabilecek yaşa geldiğimde annemle babam beni karşılarına alıp, ‘Tesadüfler bu kıymetli insanla aynı soydan gelmene sebep oldu. Senin bunda hiçbir marifetin yok. Ayrıca hepsinden önemlisi, akrabalığın verdiği bir mesuliyet var’ dediler.”

SOYAĞACI HANGİ YALANLARI ÇÜRÜTÜYOR

Dergideki yazıda, 85 yıl sonra ortaya çıkan soyağacının bugüne kadar ortalıkta dolaşan pek çok iddiayı çürüttüğü de belirtiliyor: “Pek çok yerde ortaya atılan Zübeyde Hanım’ın Hacı Sofiler’den olduğu iddiası bu şecereyle çürüyor. Çünkü bu aile Mustafa Kemal’in değil, şecerede görüldüğü gibi Hacı Sofilere gelin giden Gülsüm Molla yoluyla Süleyman Sırrı’nın sülalesi. Bazı kaynaklar, Zübeyde Hanım’ın babasının tam üç kere evlendiğini kaydetmesine rağmen şecerede bunu göremiyoruz. Israrla Atatürk’ün teyzesinin oğlu iddia edilen eski TKP liderlerinden Reşat Fuad Baraner de şecerede gözükmüyor, zaten şecereye göre Atatürk’ün teyzesi yok, iki dayısı var.”

Kaynak

Kategoriler
Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Günlük hayat Günün Tarihi Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Dağdan İndik Ovaya, Ovadakiler Bize Maraba…

Uzun süredir TV izleyemediğim için gündemden epey uzak düştüğümü dün haberleri açınca fark ettim. Bir grup insan, coşku içinde karşılanıyorlar, konvoyla şehirden şehre dolaştırılıyorlardı. Acaba kimdir bunlar dedim. Keşke demez olsaydım.

Açılım dediler ya bir dönem. Meğer açılmışlar, saçılmışlar. Güzel ülkemde askere mermi sıkanları bayram gibi konvoylarla karşılamışlar. Açılmış saçılmış Türkiye Cumhuriyeti içinde Sarı – Kırmızı – Yeşil bayraklar açtırmışlar. Konvoyda Apo bizim her şeyimiz sloganlarına göz yummuşlar.

Aslında söylenecek söz kalmıyor geriye. Açılım açılım olalı böyle açıklık görmemiştir sanırım. 20 yıla yakın süredir bir ülkeyi kana bulayın. Yüz binlerce insanı katledin. Ülkeyi bölmek için çabalayın. Ermeni ile Rum ile ve daha ismini saymak dahi istemediğim Medeni! Avrupalı devletler ile ittifak kurun, sonrada sınırda paşalar gibi karşılanın. Mahkemede suçsuz bulunup salıverilin.

Başbakan demişti ya analar ağlamasın. Analar evlatlarını kaybettiklerinde gözyaşı dökerlerdi. Ama bu manzarayı görünce değil analar, şahadet mertebesine ulaşmış ne kadar şehidimiz varsa gözyaşı değil, kan yaşı döktüler.

Bu böyle olmamalı idi ama oldu. Hani derler ya dağdan geldin, bağdakini mi kovuyorsun. Dün anladım ki dağda bağda aynı yolun yolcusu. Dağdan gelen bağda nasıl bir şenlikle karşılanıyor.

Bu ülkenin her türlü imkânından yararlanıyorlar, bu ülkede yaşıyor, okuyor, yatıyor, kalkıyor, besleniyor, çalışıyor ama bu ülkenin bölünmesi için her şeyi yapıyorlar.

Yazık ki gerçekten ne yazık. Ama onlara suç bulamıyorum. Ülkemi yöneten bu değerli idareciler yumuşak başlı olursa, olsunda bir şekilde olsun derlerse işte bu olur.

Bakalım daha neler göreceğiz. Daha nelere şahit olacağız. Birgün seçim meydanlarında Başbakan Öcalan seslerini duyarsak şaşırmayalım. Nede olsa açılım. İmralıyı da açalım. Kurtulalım…

Bu arada televizyonu açtığıma pişmanım. Tekrar kapattım. 2 hafta daha açmayacağım. Artık o zamanda açtığımda Yeni Türkiye Sınırları ile karşılaşırım. Nede olsa hızlı bir ülkemiz ve ondan daha hızlı yöneticilerimiz var.

Hakkımızda hayırlısı…