Kategoriler
Aklımdan geçenler Deneme Yazıları Günlük hayat kompozisyon Öylesin Esti Şuan Düşündüklerim

İntiKAN 3. Bölüm

Özgürlük kaybedilince hissedilen,
Tekrar kazanılınca kullanılamayan histir.
O iki sözü Şöyleydi: Baban Öldü…

Büyük bir şoka girdim.Bugün bile hala o şoku üstümden atamam.Düşünsenize karşınıza biri geçmiş.Tanımadığınız etmediğiniz bir insan size babanızın öldüğünü söylüyor.Gerçekten dehşet bir şey bu.Bunu düşünmek için hayal gücü bile yetmez diyebilirim.Size gözlerim dolarken şöyle devam edeyim.O iki kelimeyi duyduktan sonra biraz soğukkanlı gözükmeye çalıştım.Fakat bu karanlık yere dizi izlemek için gittiğim evden gelmişim.Karşımda sesini bile yeni duyduğum bir adam ve bana öyle şeyler söylüyor ki donup kalıyorum.Adam bile uzun süre durdu bu sözlerden sonra.

Soğukkanlı gibi gözükmeye devam ettim.İçimde başarıyormuş gibi bir his olmasına rağmen karşımdakilerin şokumu anladığı hissediyordum..Kekeleyerek ”Şaka mı bu?” demeyi başarabildim.Adam karşımda oturmuş kafasını iki yana salladı ve ” Eğer şaka olsaydı baban seni buraya getirmemize izin vermezdi” dedi.

‘Üzgünüm babasız yaşamayı bilen bir kişi olarak bu haberi en azından ben vermek istedim sana’ dedi.Ben  böyle hatırlıyorum o kabus dakikalarını kim bilir daha adam neler dedi de ben bu kadarını anladım.Ya da bu kadarını hatırlıyorum.O an yukarıdaki camlara doğru bakıp babamın sabah ki halleri önümden geçiyordu.Özellikle de o son cümlem

”Ölünce öğreniriz mesleğini” deyişim.İki kulağımda çınlıyordu.Babamı geçmişte ki televizyonlar gibi siyah beyaz hayal edebiliyordum anca.Artık hep öyle mi olacaktı ? Sadece siyah-beyaz hayallerde mi buluşacaktık?Yoksa hala renkli hayatta mıydı?Adama bakıp ” Sen iki kelime ettin diye babamın öldüğüne nasıl inanırım ” dedim. Adam ‘Şu torbaları getir Allah aşkına” dedi Adamlarından birine. Ayrıca ekledi: ”Birde polis olacaksın.Birde böyle bir babanın oğlusun.Ellerini bağlamışlar.Seni karanlık bir yere getirmişler.Hatta öldüresiye döveceklerken gelip ben seni kurtarmışım.Sende bana gelip inanmıyorsun.Baban hep derdi: ‘O biraz dayak yemeden adam olmaz’ diye de bakalım neler görücez daha” dedi.

O bunları söylerken geçmiş zaman kullanması beni deli ediyordu.Kendini bu kadar inandırmış olamazdı ya.Umudum tükenmiş üzereyken torbaları getirdiler.Torbaları artık kafama takmıyordum.Babam ölmüştü.Bundan daha kötü ne çıkabilirdi ki.Hayatta kimin için yaşayacaktım ben derken adam benim içimden geçenleri okurcasına: ” Bunun için yaşayacaksın” dedi.Babamın başıydı torbadan çıkan.Bunu yazmak ne kadar iğrenç bir duygu bilemesiniz.Fakat artık kana o kadar alıştım ki.Bunu o kadar tekrarladım ki.20 kişinin kafasını gelin önümde kesin artık bana bişi olmaz.Düşünsenize yirmi yıl boyunca her gün o görüntüyle uyanıp onla uyuduğunuzu.Fakat o zamanlar böyle değildim.O görüntüyü gördüğümde şüphelerim bile donmuştu.O görüntüyü diğerleri 1-2 saniye görmüştü.Fakat ben onu 20 yıl gördüm..

Adam torbayı yere koydu.Sanki Poşetin İçinde Oyuncak varmışcasına duvara yaslamaya çalışması da beni uyuz etti.” Düzgün davranır mısın? O torbaya ” dedim.” Adam özür dilercesine torbayı düzeltti.Şimdi adamın ne diyeceğini merak edercesine soğukkanlı bir şekilde ”Eee benden isteğin nedir? Hayatımı Mahveden adam” dedim.”Ben hayatını etkilemedim. Sadece Etkileneceği haberi verdim ” dedi.

‘Şimdi de senden şunu istiyorum.Bizde işler babadan babaya geçmez.Fakat senin baban işini bitirmeden gitti bu dünyadan.Sana hem İntikam hemde güzel bir hayat vadediyorum” dedi.Babamın ölümü  ve güzel hayat kelimelerinin aynı günde geçmesi anca bir komedi filminde olurdu herhalde.” Güzel şeyler vaat ediyorsun da ben babamın öldüğü günde güzel hayattan bahsedemem” dedim.Bana ” Zaten uzun süre buradasın rahat ol uzun uzun düşün” dedi ve tüm adamları alarak bu fabrika vari yerden ayrıldı.

3 Gün sonra…

Hayla bir ses bir seda yoktu.Fakat bugün önemli şeyler olacağını hissediyordum.O an kapı açıldı.3 gün boyunca hiç açılmayan o kapı açılmıştı.Burada olmama rağmen buna sevinmiştim.O sesin bana yaklaştığını ve ellerimdeki ipi kesmeye çalıştığını hissettim.Kız ipi keserken ”Seni buradan kaçırıcam merak etme” dedi.İpleri çözdükten sonra kapıya yöneldik.Kapıyı Açıyorduk.Ben şoktaydım.Kimdi bu kız?Üç Gündür tek başına yaşayan bir insan olarak konuşamadım.Kapıyı aralarken içimde değişik bir his vardı.Özgürlük hissi.Üç gün önce içimde böyle bir hissi de yaşayacağım aklıma gelmezdi.

Kapıyı açtık ve…

3. Bölüm Sonu…

Yorumlarınızı ve kapıyı açtıktan sonra başımıza gelecekler hakkında yorumlarınızı bekliyoruz.

Okumayanlara 2.Bölüm
Okumayanlara 1. Bölüm

Kategoriler
Aklımdan geçenler Kişisel makaleler Öylesin Esti Şuan Düşündüklerim

İntiKAN (2.Bölüm)

2. Bölüm:

İntikam Kanla Yapılan Antremandır.

Önemli Olan İntikam Bittikten Sonra Yapılacak Olan Maçtır.

Torbayı eninde sonunda açmıştım.Fakat Paketin içinde ne olduğuna bakmamıştım.Pakete doğru elimi uzattığımda alt katta kapının zorlandığını duydum.Polisiği sevmezdim ama böyle işlerde verdikleri silah işe yarardı.Silahı çıkardıktan sonra pencereye sesizce ilerledim.Pencereden baktığımda gelirken gördüğüm arabanın evimin önüne park ettiğini gördüm.Alt kattada kapının kırıldığını anlayınca hızla koridora ilerledim.Sesin geldiği yere konsantre olmuşken arkamdan gelen biri kollarımdan tutup beni yere eğdirdi.

Bir polis olarak bu duruma düşmek iğrençti.Daha sonrada kollarımı kelepçeledi.Bu beni iyice sinirlendirmişti.’Lanet olası pislik ben bir polisim ve sana bu yaptıklarını ödeticem’ deyince arkadan diziyle sırtıma vurdu.Bu andada karşımda bir adam belirdi.Kafasında siyah maske olduğundan yüzünü göremiyordum.Sadece ağzı görünüyordu.Adama bakarak ‘Keşke kadın çorabı geçirseydin başına en azından yüzünün birazını görür.Benden az kortuğunu sanardım.Bu halle senden ancak çocuklar korkar’ dedim.Adam sadece sustu.

Arabalara merakımla bilinen bir polistim bundan dolayı gördüğüm sarı cargoyu unutmamıştım.Yoldan geçerkende dikkatimi çekmişti demekki bundanmış diye içimden geçirdim.Beni arka tarafa oturtuktan sonra arabayı sürmeye başladılar.Bir adamda silah elinde tetik parmağında benim bir harekette bulunmamam için başımda bekliyordu.Beni bu kadar önemseyen adamların da kim olduğunu merak etmiştim.’ Kimsiniz siz ‘ diye bağırdım.Bunu duyduktan sonra adam öncelikle eliyle ağzımı kapattı.Sanki birileri duymasın diye kapatmış gibiydi.Ama kimse Yoktu.Adamın bundan hoşlanmadığını anlayınca tekrarladım.Ama ağzımı kapatıyordu.Öncelikle elinden
kurtulmalıydım.Bunuda iyi bir yöntemle başardım.Tabikide elini ısırarak.Tekrar Bağırdım.Dirseğiyle yüzüme vurdu.Daha sonrada bantla ağzımı kapattım.

Bundan sonra sadece içimden konuşabilecektim.Adamların beni niye aldığını anlamamıştım.Acaba ceza yazdığım adamlardan biri bana uyuz mu olmuştu? Yok daha neler diyede içimden geçirdim.Heralde 100-200 TL için bunları yapacak bir deliyle karşılaşmadığım  içinde şanslıydım herhalde.Kesinlikle torbalar için geldiler diye bir an geçirdim.Fakat öyle olsa torbalarıda alırlardı değilmi? Kesinlikle bir yanlış anlaşılma olmuştu.Bunu nasıl anlatacaktım birde o vardı tabi.Dualarım en azından beni sorgulasınlar isteğimi yansıtıyordu.Onlar birşey anlamasada.Allaha ulaşabileceğimi inanarak devam ediyordum.Daha 25 yaşında olan genç bir insandım.Daha ibadetlerimi bile yerine getirememiştim.Bir an cennete gidememe korkusuyla hareket etmeye çalışmamla namluyu başımda hissettim.Tehlikeli konulara hep espirili bakışla bakardım.Ama hiç böyle tehlikeli bir konu başıma gelmemişti.Ne yapacağımı bilememiştim.

Bu durumdan sonrada polisleri aramadıktan sonra polislerin bir işe yaramayacağıda aklıma geldi.Onlara ulaşmak içinde birşeyler düşündüm fakat hiçbir yol bulamadım.Bir polis söylemiyle düşüncelerimi bitirdim.Yani Adamlar işi temiz yapmış ve Benim
kurtulabilmem için hiçbir yol bırakmamışlardı.Arabanın durduğunu gördüm.Yanımdaki Silahı kafama doğrultarak yerimden kalkmamı ve arabadan inmem gerektiğini söylemiş oldu.Bunuda yaşadıktan sonra ne kadar amerikan filmi izlesemde, hatta arka sokaklarıda izlesem böyle birşey gelince başınıza dizilerdeki veya filmlerdeki gibi olmuyordu.Burdan katılırsam bu yaşadıklarımı senaristle paylaşsam iyi bir ödül kazanılacak film yazdırabilirdim.

Sonunda beni sorgulayacaklarını tahmin ettiğim bir ortama getirdiler.Ortam karanlıktı.Beni bağladıktan sonra giden adamlar kapıyı kapattıktan sonra bu büyük alandan ayrıldılar.Büyük bir depo benzeri olan ortamda elleri ve kolları bağlı olarak ben oturuyordum. Yoksa beni burda ölümemi terketmişlerdi.Ama bunları düşünürken kapıdan gelen sesle böyle bir ortamda bile ‘oh be’ diyebildim.Fakat Karşıma 3 tane adam geçti.Ellerinde sopa cinsi aletler vardı.Öncelikle Ağzımı Açtılar.Açar açmaz ‘Beni burada neden tutuyorsunuz?’ diye bağırdım.Cevap alamadım.Bu sefer ‘suskunlar çetesimisiniz?Bir ses Verin lütfen’ Dedim.Adamlardan Biri Sırıtarak ‘Merak etme’ dedi. Sopasını havaya kaldırdı.Dalga geçer gibi uzun süre havada tuttu.Tam o an bir ses ‘O adam senle konuşmak bile istemeyecek kadar değerli bir insan’ dedi. Ses tonu müthişti.Ancak film oyuncularının böyle bir sesi olurdu.Bu sesi duyunca adamlar önümden çekildi.Arkadan takım elbise giyen uzun boylu bir adam belirdi.Fakat Yüzü belirgin değildi.

Karşımda sandalye olduğunuda o an fark ettim.Adam sandalyesini çevirerek oturdu.Bir sorgu polisi gibi.Adama bir anda hayran olmuştum.Soğukkanlı insan olmama rağmen buda neydi böyle.Aslında düşününce hayatımı kurtardı diyede hayran olmuş olabileceğimi düşündüm.Adam ‘Neden burdasın biliyormusun ? ‘ dedi.Korkak bir duyguyla ‘Hayır, Bilmiyorum.’ diye kekeledim resmen.Adamın sesi ayrı ortam ayrı bir korkunçtu.

Adam bu andan sonra bana öyle birşey söylediki, Hayatım boyunca unutamayacaktım.Öyle iki kelime ki yıllar boyunca hayatımı etkileyecekti.O iki kelime Şöyleydi:

2.Bölüm Sonu…

2.Bölüm Hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak yazarsanız.3.Bölümde isteklerinize göre yazımızı şekillendiririz.

3.Bölüm Hakkındaki Kehanetlerinizi Aşağı Yazabilirsiniz.

 

1. Bölümü Okumak İsteyenler

Muhammed Emin Aykaç

Kategoriler
kompozisyon Öylesin Esti

İntiKAN (1. Bölüm)

İNTİKAN

Yeni Bir Yazı Yazmayı Düşündüm.Yazım Bölümlü Bir Hikaye Olacak.İnşallah Hikayemin 1. Böümünü Beğenirsiniz.

Kabus Gördüğüm Günlerde İllaki Ağlanacak Bir Durum Yaşar.O Geceler Uyuyamazdım.Dün Gecede Çok Kötü Denebilecek Bir Kabus Görmüş ve Bu Akşam Yine Nöbete Kalmayı Düşünüyordum.Aslında Bu Nöbette Bana Saçma Geliyordu Ama Artık Alışmıştım.Çayımı İçerken Aklıma Ağlanacak Durum Ne Olacak Bu Sefer Acaba Diyordum.Acaba Ne Olacaktı?

İçimden Dalga Geçercesine Yaşayabileceğim Şeyleri Aklımdan Geçiriyordum.’Bir Köpek Mi Isırır Acaba?’ ‘Yoksa Bir Kedimi Tırmalar?’ veya dahada Kötü ‘Babamdan Aldığım Kredi Kartının Limitinimi Aşarım?’ ve benzeri Şeyleri Aklımdan Geçirmiyor Değildim.Daha Sonrada ‘Yok be Bunlar Batıl İnanç’ Koca Karılar Gibi Bende Bunlara İnanırmı Oldum.Ali’ye Bu Düşündüklerimi Söylesem Heralde Öldürmekten Beter Ederdi.. Tabi Birde Arada ‘Cidden Mi? Alen’ ‘Harbimi La’ Gibi Söylemleride Eksik Etmezdi.Bu Arada Çayda Bitiyordu.

Çayın Son Yudumunu Aldıktan Sonra, Bir Bardak Daha Doldurup Salondan Gelen Sese Doğru Gittim.Babam Uyanmış, Günlük Gazete Okuma Saatine Başlamıştı.Babamın Yanına Otururken ‘Varmı? Benim Maaşlara Zam’ Diye Sordum.Birde Daha Kısık Sesle Babamın Duyabileceği Şekilde ‘Varlık İçinde Yokluk Çekiyorum.’ Dedim.Babam Hemen Doğruldu.Gazetelerini Düzelterek Masanın Üzerine Yerleştirdi.

Bana Dönerek Dedi ki:
– Ben Senin İş Sahibi Olmanı Ben Ölüncede Bu İşe Devam Edip Ayrıca Benim Birikimlerimlede Rahat Bir Hayat Yaşaman İçin Ne Kadar Uğraşıyorum Bilemessin.Ben Hergün Ne Pislik Adamlarla Yaşıyorum Bilemezsin.Hergün Ölecek Gibi Yaşayıp, Hergün Ölecek Gibi Uyanıp, uyuyorum.
Bende:
-Baba Mesleğini Yapsam Ne Olucak.Polislik Ne Hemde Sadece Bir Trafik Polisliği.
Babam Kızgın Bir İfade İle:
-Baba Mesleğini Öğrensen.Bana Neler Yapacağından Korkuyorum.Ben Bile Mesleğimi Bilmezken Sen Nasıl Benim Mesleğime Devam Ediceksin. Dedi.
Babamın Serbest Meslek Türü Bir Şirketi Var ve Orada Üç Kişi Çalışıyorlardı.Özellikle Annem Öldüğünden Beri Eve Geç Gelir.Erken Giderdi.Bende Babamın İşi Yoğunluğundan İşiyle İlgili Pek Konuşmayı Sevmezdim.
Babama, Babamdan Daha Kızgın Bir Tavırlar:
-Tamam, Ölünce Öğreniriz Mesleğini.
Diyerek Oturduğum Koltuktan Kalkıp Odama Çıktım.Odamda Hergünkü Gibi Polis Üniformamı Giyip Hemen Çıktım Odadan.
Babama:
-Ölmeden Bir Kağıda Bari Yazda Mesleğini Öğrenelim’ Dedim.Cevap Bile Veremeden Evden Çıktım.Ali’de Arabayı Getirmişti.Ali’ye ‘Yine Başlıyor Şu Lanet Olası İş’ Dedim.Ali ‘Yine Tersten Kalkmışsın Be Abi’ Dedi. Bende Benle uğraşmasın Diye Onun Efsane Cümlesini Yani ‘Cidden Mi Ali?’yi kullandım.

Lanet Olası İş Bitmiş ve Eve Tekrar Gelmiştim.Odama Çıkıp Üzerime Rahat Birşeyler Giyerek ”Arka Sokakları” İzlemeye Karar Vermiştim.Sabahtan Akşama Kadar Zaten Polislerin İçindeydim Ama Yinede Bu Dizi Beni Rahatlatıyordu.

Odama Girdiğimde Yerde Üç Büyük Torba Gördüm.Torbalara Babamın Affetirme Numarası Olarak Görüp Açmamaya Karar Verdim.Hatta Kızgın Olduğumu Anlasın Diye Alıp Kapının Önüne Koyacaktım. Torbayı Kaldırmaya Çalıştığımda Çok Ağır Olduğunu Hissettim.Odada Kötü Kokuyordu.Yine Dünkü Kabusum İle İlgili Batıl İnancım Aklıma Geldi.’Yok Daha Neler’ Diye İçimden Geçirdim.Torbanın Baya Sağlam Bağlanmış Olduğunu Gördüm .Bağcıklarını Bağlamayı Bile Bilmeyen Babam İçin Çokta Zor Birşeydi Bu.

Artık Baya Korkmuştum.Torba Baya Bir Uzundu.Bu Korkularımı Dahada Artıran Şey Oldu.Torbayı Açmaya Karar Vermiştim.Alt Kata İnip Bıçak Aldım.Torbayı Keserek Açtım.Torbadan Çok Kötü Bir Koku Çıkmıştı.Torbayı İleri Doğru Fırlattım.Kokuya Alıştıktan Sonra Paketi Araladım…

1. Bölüm Sonu…