Kategoriler
Güncel Haberler İnternet Dünyası Teknoloji Türkiye üzerine

Microsoft Türkiye internetten 100 bin kişiye para kazandıracak

İnternette vakit geçiren 100 bin kişiye para kazandıracağız

Microsoft… İsmini doğudan batıya herkes çok yakından tanıyor. Dünyanın en büyük yazılım şirketi olan Microsoft, ürünleriyle dünyanın her yerine ulaşıyor. Nokia ortaklığı ve Skype alımı ile son günlerde teknoloji dünyasının gündemini bir hayli meşgul eden ve çok yakında en az 100 bin internet kullanıcısına para kazandıracak bir projenin müjdesini veren Microsoft’un Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, Nokia ortaklığından Microsoft’un beklentisine, Skype alımı ile Microsoft’un neyi amaçladığına, Windows 8’in çıkış tarihinden Microsoft’un uzun yıllardır baş belası olan korsan kullanıcılara kadar hurriyet.com.tr’ye birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

– Uzun yıllar iş hayatınızı yurtdışında sürdürdünüz. Microsoft Türkiye’ye yolunuz nasıl düştü?
Ben çok erken yaşta Türkiye’den ayrıldım. 27 sene boyunca yurtdışındaydım. Teknoloji hayatım Amerika’nın en büyük internet sayfalarından biri olan Priceline’da başladı. Daha sonra Türkiye’de yeni kurulan bir şirketin CEO’su olmam için teklif geldi. Türkiye’de daha önce hiç çalışmamıştım; tecrübe kazanmak adına buraya geldim. Daha sonra İngiltere’de bir arkadaşımla beraber bir şirket satın aldım. 5 sene şirketi daha iyi bir noktaya getirip sattık.

175 MİLYON MÜŞTERİSİ OLAN ORANGE’A GEÇİŞ
O sırada Orange’dan bütün internet kanallarının başına geçmem için teklif geldi. Teklifi kabul ettim; ne de olsa Orange dünyanın en büyük üçüncü telefon operatörü. 175 milyon müşterisi var. Türkiye’ye gelme nedenim de burada potansiyel görmemdi. Son 30 yılda Türkiye’de çok şey değişti. Mesela Türkiye’de şirket sayısı bu süreçte 30 binden 2,5 milyona çıkarken, GSMH’miz ise 70 milyar dolardan 700 milyar dolara çıkmış. İşçi başına ihracat 50 dolardan bin 500 dolara yükselmiş. Çok çalışkan ve genç bir toplumuz. Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman çok güzel değerler çıkıyor ortaya. Avrupa yaşlanırken, Türkiye daha genç bir hale geliyor.

İNGİLTERE VE TÜRKİYE BİRBİRİNE ÇOK BENZİYOR
Elbette Türkiye aynı zamanda tezatlıkların da bolca olduğu bir ülke… Örneğin Türkiye ve İngiltere birbirine çok benziyor. Toplam nüfusu, kadın erkek oranı aynı; orada KOBİ’ler istihdamın yüzde 70’ini karşılıyor; burada da durum aynı. Ama İngiltere’de KOBİ’lerin ekonomiye katkısı yüzde 56 iken, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisine katkısı yüzde 24’lerde kalıyor. İngiltere Facebook’u kullanan kullanıcı sayısı bakımından dünya üçüncüsü, biz dördüncü sıradayız. Türkiye’deki bilişim yatırımına bakıyorsun, Türkiye’de kişi başına 109 dolar BT (bilgi teknolojileri) yatırımı söz konusuyken İngiltere’de bu rakam bin 465 dolara çıkıyor. Yani arada 14 kat fark var. Şimdi böyle bakınca Türkiye için olumsuz düşünebilirsin; ancak ben bu farkı bir fırsat olarak gördüm.

ŞAMPİYONLUK KUPASI VE MİCROSOFT TÜRKİYE

– Microsoft Türkiye, geçen yıl Steve Ballmer’ın elinden şampiyonluk kupasını almıştı. Microsoft Türkiye, dünyayı geride bırakıp bu başarıyı nasıl yakaladı?
26 farklı alanda ölçülüyorsunuz. Cironun büyümesinden sizin kendi yaptığınız sosyal yardım veya yatırıma kadar birçok alanda büyüdük; Hindistan ve Rusya’yı geride bıraktık. Bu yıl tekrar birinci olmaya çalışacağız.

Microsoft Türkiye’nin başında olduğum sürece bazı hedeflerim var. Bunların başında Microsoft Türkiye’yi Microsoft bünyesinde daha da yükseltmek geliyor. Eğer bu olursa Microsoft’tan Türkiye’ye daha fazla kaynak akmaya başlayacak. Microsoft Türkiye, Microsoft dışında 34. büyük ülke. 16 ülkenin büyüklükleriyle GSMH’leri tamamen örtüşüyor. Ancak GSMH olarak Türkiye en büyük 17. ülke olmasına rağmen, Microsoft cephesinde 34. sıraya düşüyoruz. Bu farkın altında korsan kullanım gibi birçok etken var.

1 MİLYON KİŞİ İNTERNET ÜZERİNDEN PARA KAZANACAK

– Microsoft Türkiye’nin ilerleyen dönemler için yeni projeleri var mı?
Elbette var. Önümüzdeki haftalarda yeni bir projemizi duyuracağız; ancak bu duyurudan önce projeyi tam olarak açıklamak istemiyoruz. Kısaca şunu söyleyebilirim: Türkiye’de 30 milyon internet kullanıcısı var ve internette yapılan şey genellikle geyikten ibaret. Yani bu kadar kişi interneti kullanırken para kazanmıyor. Biz interneti kullanırken kullanıcıların para kazanması için bir yol açacağız. 1 milyon ya da en azından 100 bin kişiye ulaşsak bile bu çok önemli.

– Microsoft, yurtdışında benzer bir projeyi hayata soktu mu?
Hayır, sadece Türkiye’ye özel bir proje bu. Çünkü projeyi biz düşündük, program geliştirdik. Şu an her şey hazır, program üzerinde çalışıyoruz. Bunun haricinde bizim stratejimiz beşe bölünüyor. Birinicisi KOBİ’ler, ikincisi kurumsal şirketler, üçüncüsü son kullanıcı, dördüncüsü girişimciler, beşincisi ise sosyal yardım…

NOKIA MICROSOFT ORAKLIĞI
– Nokia ve Microsoft ortaklığından neler bekliyorsunuz? İki dev şirket bundan sonra nasıl hareket edecek?
Türkiye Nokia için çok önemli bir pazar. Türkiye’deki akıllı telefon pazarında Nokia’nın çok ciddi bir payı var. Nokia ile Microsoft’un bir araya gelmesi çok ciddi anlamda ilişkiyi farklı noktaya götürecek. Bu ortaklık sayesinde Nokia ile pazara girip daha farklı ürünlerle pazarda yer alacağız.

– Windows işletim sistemli Nokia telefonları ne zaman görebileceğiz?
Türkiye’ye önümüzdeki seneye kadar geleceğini sanmıyorum. Dünyada şu an 7 ülkede satılıyor.

MICROSOFT VE 8,5 MİLYAR DOLARLIK SKYPE ALIMI

– Microsoft, Skype için neden 8,5 milyar doları gözden çıkardı? Skype alımı Microsoft’a ne kazandıracak?
Bence çok stratejik bir satın alma… Microsoft bu alımla birlikte bir anda 150 milyon kullanıcıyı kazanmış oldu. Bunun dışında Microsoft, artık ben yazılım şirketi olmayacağım ve bugünden sonra dünyanın en büyük telekom şirketi olmaya karar verdim dese bunu yapabilecek gücü artık var. Elbette Microsoft bu açıdan konuya yaklaşan bir şirket değil. Microsoft’un bütün iş felsefesi iş ortakları üzerine kurulu. Telekom operatörleri de Microsoft’un büyük iş ortakları denilebilir. Daha da önemlisi, Skype alımı ile telekom operatörlerinin verdikleri data paketleri çok daha zengin bir hale gelecek. Bugün telekom operatörlerinin en büyük sorunu data problemi aslında. Data’ya karşı kullanıcıdan çok ciddi bir talep var; operatörlerin bu talebi karşılayabilmesi için ciddi yatırımlar yapması gerekiyor. Bu yatırımın karşılığında da kazançları olmuyor. Microsoft, operatörlerle birlikte çalışarak operatörlerin de bu işten para kazanmasını sağlayıp operatörler için iyi bir ortak olma şansını elde edebilir. Windows 7, Nokia ve Skype’ı bir araya getirirseniz, ortaya çok büyük bir ekosistem çıkıyor.

VISTA NEDEN KISA ÖMÜRLÜ OLDU

– Windows XP’nin aksine Vista’nın ömrü bir hayli kısa oldu. Bunun sebebi neydi?
Vista bence zamanının çok ilerisinde bir üründü. Belki zamanının ilerisinde olmasından dolayı Vista’nın çok şanssızlıkları oldu. Windows 7’ye doğru güzel bir geçişin başlangıcıydı.

WINDOWS 7 VE KORSAN SORUNU

– Windows 7 satışları ne durumda? Microsoft, Windows 7’den beklediğini alabildi mi?
Çok memnunuz. Şu ana kadar Windows 7, dünyada 360 milyon sattı.

– Elbette bu rakama korsan sürümler dahil değil.
Kesinlikle, korsan Windows 7’leri bu rakama eklesek çok daha büyük rakamlara ulaşabiliriz.

– Tüm koruma önlemlerine rağmen milyonlarca insan korsan Windows veya Office yazılımını kullanıyor. Microsoft, bu konuda yeni stratejiler geliştiriyor mu?
Bulut teknolojisini daha fazla kullandığımız zaman korsan kullanımda ciddi oranda azalma olacak. Cloud Computing yani Bulut Bilişim’de bazı programlarınız PC’nizde, bazıları ise internet aracılığıyla sunucularımızda olacak. Korsan kullanımda iki büyük problem var: Birisi hırsızlık… Size ait olmayan bir ürünü kullanıyorsunuz. Kasaptan bir et çalsanız satırla kovalar sizi. Bir diğer problem ise korsan ürün kullandığınız zaman virüs tehlikesine daha fazla açık olabiliyorsunuz. Güncelleştirmeleri tam olarak yapamıyor ve hacker saldırısına karşı daha zayıf kalıyorsunuz. Bulut Teknolojisi de bu anlamda internet güvenliği getirecek.

İNSANLAR NEDEN KORSANA YÖNELİYOR

– Korsan kullanımın temel nedeni nedir sizce? Ürünlerinizin fiyatının yüksek olması mı yoksa bilinçsizlik mi?
Yurtdışına göre Türkiye’de ürünlerimiz daha ucuz. Siz ürününüzün fiyatını 1 liraya da indirseniz korsan sorununun çözüleceğini sanmıyorum; çünkü bu bence bir seçim meselesi… Soru şu:  Siz çalıntı mal kullanmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Bilinç yerleştiğinde korsan yazılım kullananların seçimi de değişecektir. Demokratik toplumlarda neden böyle bir sorun yaşanmıyor? Şöyle düşünmek lazım:  Microsoft Türkiye bir Türk şirketi, içerisinde Türk çalışanlar var ve sonuç olarak şirket Türkiye’nin gelişmesi için çalışıyor. Microsoft Türkiye olarak kazandığımız her 1 TL’ye karşı yazılımlarımız ve teknolojilerimizle kendi çözümlerini üreten ve hizmet sunan iş ortaklarımızın her biri ortalama 13,53 TL kazanç elde ediyor. Türkiye’deki 144 bin IT çalışanının 97 bin tanesi Microsoft ekosistemi içinde. Aslında korsan yazılım kullanırken, bu ekosisteme dahil olan binlerce çalışanın da ekmeği çalınıyor. Bu ekosistemdekiler kuvvetlenebilse Türkiye’de daha ciddi anlamda teknolojiye yatırımlar olacak. Bu yatırımlar arttıkça da Türkiye daha hızlı büyüyecek. Yani sonuç olarak korsan kullanmak tamamen oturduğun ağacı kesmek gibi bir şey.

TABLET BİLGİSAYAR MICROSOFT İÇİN TEHLİKE Mİ

– Tablet bilgisayar satışlarının hızla arttığı bir dönemdeyiz. Tabletlerin birçoğu da ücretsiz Android işletim sistemini kullanıyor. Windows için tablet bilgisayar yakın gelecekte bir tehdit olabilir mi? Microsoft tablet bilgisayar konusunda ne yapıyor ya da yapacak?

Rakiplerimizin çok güzel ürünleri var. Ancak şu bir gerçek ki bilgisayarlar asla yok olmayacak. Tabletin kullanılacağı yerler var, geleneksel bilgisayarların da aynı şekilde kullanılacağı kendi alanları var. Yani bilgisayarlar için ciddi bir tehdit söz konusu değil.

ÜCRETSİZ ANTİVİRÜS BİLGİSAYARI KORUMAYA YETER Mİ
– Ücretli antivirüs yazılımlarına kıyasla ücretsiz programların yeterli seviyede bilgisayarları koruyamadığı iddia ediliyor. Microsoft’un da ücretsiz bir antivirüs yazılımı var. Kullanıcılar ücretsiz antivirüs yazılımlarına güvenmeli mi?

Microsoft Security Essentials, inanılmaz kapsamlı ve başarılı bir ürün bana kalırsa. Microsoft, hiçbir ürününü yapıp da köşede bırakmıyor. Her sene AR-GE’ye 9,5 milyar dolar harcıyoruz. Ürünü paralı olan bir rakibin karşısında bedelsiz Microsoft ürünü varsa diye düşünmek doğru değil. Şirketlerin büyüklüğüne bakarsanız sanırım söylediklerim daha net anlaşılacaktır.

FACEBOOK’TA SOHBET EDENLER LIVE MESSENGER’I TERK EDER Mİ

– Facebook ve benzeri platformların kullanıcı sayısı gün geçtikçe artıyor. İnsanlar bu sitelerde vakit geçiriyor. Aynı zamanda bu sitelerde mail’leşmek veya anlık sohbet yapabilmek mümkün. Bu durum, Microsoft’un Live Messenger ve Hotmail servisleri için ilerleyen zamanlarda tehdit olabilir mi?
Windows Live Messenger’ın çok kemik bir kullanıcısı var. Zaten Live Messenger, Facebook’la tamamen entegre durumda. Facebook’taki mesajlarınızı Live Messenger’dan takip edebiliyorsunuz. 29 milyon tane üyemiz var ve şu an rakamlarımızda bir düşüş gözükmüyor. Şimdilik iyi gidiyor, ama bu konuda yine de kaliteyi daha da arttırmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

WINDOWS 8 VE ÇIKIŞ TARİHİ
– Microsoft Windows 8’i ne zaman kullanıcılara sunacak?
Ürün üzerinde çalışılıyor, ne zaman çıkacağını henüz bilmiyoruz. Yani Windows 8, 2012’nin başında da satışa sunulabilir, sonunda da…

BING TÜRKİYE’DE “HENÜZ” YOK

– Microsoft’un arama motoru Bing’in kullanım oranı özellikle ABD’de hızla yükseliyor. Arama motoru savaşında Bing ne durumda?
Yahoo ile birlikte Bing, ABD arama motoru pazarının yüzde 34’ünü oluşturuyor. Bing, daha farklı arama algoritmaları kullandığı için aranılan herhangi bir şeyi daha kısa sürede görebiliyorsunuz. Ayrıca aradığınız neyse o sonuçlarla karşılaşıyorsunuz; alakasız sonuçlarla karşılaşma ihtimaliniz bir hayli düşük.

– Türkiye’de Bing’in kullanım oranı nasıl?
Türkiye’de yok şu anda. Türkçesi hazır olunca Türkiye’de Bing lansmanını yapacağız. Söz gelimi insanlar başta 10 tane kötü tecrübe yaşarsa, bir daha gelmezler. O nedenle bekleyip doğru zamanda ortaya çıkmakta fayda var.

Selim ÖZTÜRK’ün röportajı / [email protected] / www.twitter.com/selimozturk

Kategoriler
Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat iletişim İnternet Dünyası internet hizmetleri İş adamları Teknoloji Toplumsal Konular Türkiye üzerine Web Site Tanıtımları

TAKUP & ASİMOP: Yeni Bir Hareket Çağrısı?

ASİAD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Esen, üyelerinin ve iş dünyasının birbirleriyle tanışıp kaynaşması amacıyla, geçen hafta düzenlediği kahvaltılı Pazar toplantısında, güzel bir eylem planını hayata geçirmiş: “Tanışın, Kaynaşın, Uzlaşın, Paylaşın.
Serhat Esen, bu prensibi kısaca TAKUP olarak adlandırıyor. (Bu tanım, aynı zamanda İngilizce’de başla, hareket et, kalk, davran gibi anlamlara gelen TAKE UP sözcüğünü de akla getiriyor.)

Kategoriler
Günlük hayat İnternet Dünyası Makale Yazıları - Yarışma Psikolojik sorunlar Sağlık Teknoloji

İnternet Oyunları Sosyolojik Bir Hastalık

İnternet Oyunları Sosyolojik Bir Hastalık

     Günümüze baktığımızda bir çok gencin bilgisayar denen bu aletle başı dertte. Onlara göre bu pek dert gibi görünmesede gerçekten büyük bir sorun . Önceleri pek yaygın olmamasına rağmen azda olsa bir eğilim vardı . Milenyum çağından sonra ise inanılmaz bir yaygınlıkla tüm dünyayı sardı .   

     Bu durumdan haliyle en çok etkilenen gençler oldu . Yenilikleri her daim takip etmeye çalışan gençlik bunuda geçici bir heves gibi gördü başlarda . Ama kısa zamanda böyle olmadığı anlaşıldı . Msn gibi eğlenceli programlar ve bilimum siteler başlarda çok talep gördü . 2000’li yıllardan sonra ise onları sosyolojik bir bunalıma itmeye başlayan geneli çok oyunculu ve internet üzerinden oynanan oyunlarla tanışıldı . Yenilik dedik ya gençlikte orada tabi .Teknolojik süreçte her geçen gün oyunların gelişmesine ve dahada ilgi çekici hale gelmesine neden oldu . Buda gençlerin oyunlara daha fazla yönelmesine hatta para tuzaklarına kadar uzandı . Şu an bir çok oyunda gerçek para alınıp oyun içi hizmetler verilmekte . Zaten herhangi bir oyunuda para verip almıyor muyuz ?

     Bu durumu aileler pek kaale almamıştı başlarda. Fakat daha sonraları çocuklarının nasıl sosyolojik bir hastalık içinde olduklarını anlayan bir çok aile bilgisayarları kaldırma ve çocuklarını cezalandırma gibi yanlış yöntemlere başvurdular . Fakat onlara şu soruyu yönelttiğimizde cevap veremediler . ” Siz bir anda sigarayı bırakabilir misiniz ? ” .

     Sosyoloji aslında kelime anlamı olarak ; Gözlenebilen insan davranışları demektir . Bir genç en deli çağlarını bilgisayar başında pinekleyerek geçirirse geleceğinden de pek birşey bekleyemeyiz . Gerçek hayata atılmamış , elinde bir mesleği olmayan , herhangi bir vasfı bulunmayan bir gençlik ve sonrasında gelen işsizlik problemleri . Bakın küçük bir sorun gibi görünsede şu an ülkemizin en büyük problemleri arasında hatta en büyük problemi diyebiliriz .

     İki adet genci farklı yerlerde yetiştirmeye başlayalım . Birisi tüm gününü ve bazende gecesini bilgisayar başında geçirsin . Diğer genç ise küçük yaşta çalışmaya başlayıp insanlar içinde büyüsün . Çok değil , beş sene sonra aralarındaki farkları gözlemleyelim . Bu fark çok büyük oldugundan hemen gözümüze çarpacaktır.

     Bilgisayarla haşır neşir olmak kötü birşey değil aslında . O kadar gizemli bir aleti çözmek eğlenceli olabilir . Ama bunun amacı ve süresi çok önemli. Bu işi abartıpta günde 10 – 15 saat aralıksız oyun oynamak başta sağlığımız olmak üzere bir çok şeye kötü etkide bulunur . Bunlardan en önemlileri arasında da psikolojimiz gelir .

     Eğlenceli sohbetler yapmak , tiyatroya gitmek , kitap okumak , müzik yapmak , daha önce gezip görmediğimiz yerlere gitmek .. Bu kadar yaşanası şeyler varken neden bilgisayar oyunları ? Bir çok arkadaşımla bu sorunu konuşmaya çalıştım . Hepside kaçamak cevaplar verdiler .Bunun sebebi sorunun ne olduğunu onlarında bilmemesi . Çünkü şu ana kadar hiç bir zararını görmediler . İlerisini düşünmedikleri gibi kendi sağlıklarınıda her yönden tehlikeye atıyorlar .

     Gençler ülkemizin daimi bekçileri olacaktır . Böyle basit şeyler yüzünden hayatlarını nasıl boşa geçirdiklerini bir nebzede olsa anlatmak istedim . Bilgisayar oyunları gerçektende sosyolojik bir hastalık .

Kategoriler
İnternet Dünyası Makale Yazıları - Yarışma

Iyiye mi Kötüye mi ?

Net alemi sigara ve alkol gibi yaş sınırlamasının git gide düştüğü bir ortam oldu. Bugünlerde insanlar Webmasterl’lığa başlarken ilk hedefleri yüksek Miktarda para kazanmak oluyor, bunun yolununun da yüksek hitlerden geçtiğini sanıyorlar. Bu uğurdada ellerinden geldiğince hit çekmeye ve böylece insanlara faydalı olmaktan çok onları 1 kereliğinede olsa sitelerine çekip para kazanmayı hedefliyorlar. Peki gerçekten yalnızca insanları siteye çekmekle para ve başarı elde ediliyor mu ?

Bu sorunun cevabı açık ortada, kesinlikle hayır ! Neden mi ? Bırakalım tüm bu muhabbeti büyük siteleri ele alalım. Google’ı her zaman doğru örnek olarak görmüşümdür. Çünkü insanları istediklerini veriyor, onlara faydalı oluyor ve bir kere ziyaret eden bir kere daha ziyaret ediyor. Facebook, insanların gerçek hayatta da aradığı fakat her zaman elde edemediği "sosyal ortamı" insanlara veriyor. Bu sebeple sürekli ziyaret ediliyor. Bu örnekler çok fazla çoğaltılabileceği için ben 2 tanesiyle yetindim. Ama hiçbir zaman başka sitelerden içerik çekerek veya insanları yalnış yerlere yönlendirerek büyük parayı görmüş olanı bilmiyorum. Her ne kadar insanımız "Kolay Para"yı elde etmeye çalışsada genelde, ters köşe oluyor ve bu şekilde başladığı her işte olduğu gibi Webmaster’lıktanda soğuyor.

Ben tüm bu anlattıklarımı tek bir sonuca bağlamak için yazıyorum, Türkiye’deki internet alemi iyiye mi gidiyor ? Eğer gitmiyorsa iyiye Gitmesi için neler Yapılmalı ? Her işte olunması gerektiği gibi çalışmalı ve Sabırlı olunmalıdır. Benim sitem ettiğim tek noktada budur.

Kalın Sağlıcakla…

Kategoriler
Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş

YAZIK GEÇEN ZAMANA…

Örütbağ(internet) fena alışkanlık yapıyor malum.Şu anda bu yazıyı yazdırdığı gibi.Ama bu alışkanlığın kesinlikle zararı çok.Niye mi?Bakın şimdi…

Yıl:639

Göktürk Devlet’i esaret altında.Türk’e esaret olur mu?Uzun sürer mi?Türk,esareti hazmedebilir mi?

Tabikide hayır!

KÜRŞAD ve beraberindeki 40 Asil Türk’ün buna dur demesi gerekiyordu.Öylede yaptılar.Tam 40 çeri,Çin sarayını bastılar!Tam bir Türk baskını!Çin’de ihtilal Kürşad ve beraberindekilerle geldi,Kürşad ve beraberindekiler Tanrı Dağlarına uçmağa vardı.Asilce öldüler.

Göktürkler kısa bir süre sonra ikinci kez bağımsızlığını kazandı.

Yıl:1526

Kanuni,Avrupalıların dev Ordusunu iki saatte eziyor.Berberinde kaç tane isimsiz kahraman,şehit…

Avrupa artık Süleyman’ın muhteşemliğini bırakıp yeni ünvan bulmaya çalışıyor ama zor!

Yıl:1919

Gerçek Mavi gözlü dev,Samsun’a ayak basıyor.Beraberinde inancı…

Yıl:1923

Türk Devleti tekrar bağımsızlığına kavuşuyor.Mustafa Kemal ATATÜRK’ün arkasında Türk Milleti,karşısında neredeyse bütün Acun!(Dünya)

Zafer,bizim olmuş…

Peki ya yıl:2009?

Yabancılara toprak satılmaya başlanmış.Kimler satıyor?

İktidara gelmeden önce şehitlerimize kelle,Vatan Hainine sayın diyenler…İktidara geldikten sonra ise Vatandaşa Lan diye hitab edenler…

Bugün Doğu Türkistan için buluşma vardı.Az kişi katıldı.Dün Filistin için ise saymaya gerek yok…Oysaki,Türkistan’dakiler daha kötü zulüm görüyor.İşte,Filistin için Davos’ta çıkış yapan,aynı çıkışı neden kendi Soydaşlarına gösteremiyor?Bu mu delikanlılık?

Peki ya ben?

Oturmuş klavyeden Vatan kurtarmaya çalışıyorum…

Tabikide klavyeyi parçalayacağım zaman gelecek.Şimdi,etrafımızı imkansızlıklarla çevreleyenlerle mücadelenin yollarını arıyorum.

30 yaşına gelmeden vekil olamıyorsun…

Halbuki en genç nüfus piramidine sahipsin.Niye bu engel?

Atalarının Şulebaş dediği Türban için ahkam keseceğine,zulüm gören soydaşların için mücadele et!

Niye bu Millet’i kandırıyorsun?Niye kendini kandırıyorsun?Niye düşmanla yeterince mücadele etmiyorsun?

Aldığın maaş mı yetmiyor yoksa?

E sende özel uçak alma!Gereksiz yurt dışına çıkma!Oğlunun gemiciklerinden 1 YTL’den daha az vergi al!

Maaşın o zamanda yetmeyebilir.O zaman,bu Millet’in tepesine çıkma!

O yüzden,gençlerin önünüde kesme!

Örütbağ’da bugün Vatan kurtarmaya çalışıyorsak,bunun tek suçlusu sizlersiniz!

Bu gençlerin ne için kullanılmaya çalışıldığına anlam verebilmiş değilim.

İşçi olarak mı kullanıyorsun?Tincerci eksiğimiz mi var?Demokrasiyi zedeleyen cinayetler işleyecek adammı kalmadı?

Gençlerden ne istiyorsunuz?

Aslında,ne istemiyorsunuz!

O yüzden,yazık Örütbağ’da geçen zamana…

(Sınavlarımdan ötürü yazım kısa olacak,kusura bakmayın…)

Esen Kalın…

Kategoriler
İnternet Dünyası internet hizmetleri Webmaster yardım

Webmaster kimdir? – siteleri kim yapıyor ?

Merhaba!!

Sİz internette dolaşıyorsunuz , o web sitesi  benim bu senin.

Peki bu siteleri kim yapıyor düşündünüzmü?

Belkide çoğunuz web sitelerinin tümünü google yapıyor sanıyorsunuz..

Şimdi size bu kavramı açıklayacağım…

Web sitesi yapan kişilere webmaster deniyor. Webmasterlar bazen 3 – 4 bin tl harcayarak web siteleri yapıyorlar.

Şimdi içinizden şunu soruyorsunuz"Salakmı bunlar bu kadar para harcıyor?".

Aslında çokda akıllılar.. Bu tür bir web sitesinden binlerce tl kazanıyorlar.

Ama her webmaster böyle değil. Ancak webmasterlarda ikiye ayrılıyor.

1. Grafikerler

2. Coderler

Peki bu ikisinin iş farkı nedir?

Grafikerler web sitesinin dış görünümünü , coderler iç kod yapısını oluştururlar.

Hangisi daha zor diye soracak olursanız ;  coderlik diyebilirim.

Ama benden öneri bu işe başlamadıysanız hiç başlamayın.