Kategoriler
Deneme Yazıları Doğa ve Yaşam Genel Konular Kişisel makaleler Toplumsal Konular

Ölümün kokusu

Ölüme yaklaşmak değil, ölümün yaklaşması..

Topuk seslerini duymak, kokusunu hissetmek, soluğunu duymaya başlamak..

Hoş geldin ölüm diyebiliyor mu? Niye? Ötedeki bilinmezlik, yanlışların azabı, yapılmayanların acısı.. Korkuyoruz.. Niçin adam gibi yaşadım hayatı, usulca kalkıyorum koltuğumdan diyemiyoruz?

Kanserdi…

Umutları vardı.. Planlar yapmıştı.. Erkendi güçten düşmeye.. Hele ölmeye..

Ö.l.m.e.k.. Soğuk bir nefesle ağızdan çıkıp, kaplıyor etrafı bir anda buz kesen sisi..

Birdenbire değişti hayatı. Söz almamıştı ki ‘bir ömür’ sağlıklı yaşamaya. Kime isyan etsin, kime hesap sorsundu. Sahi ‘bir ömür’ denilen ne kadardı kendisine yazılanı..

Kanser. Güçlü insanların işi. Yada güçlenmesi gerekip öğretici olarak önüne koyulanların. Her zor şey gibi. Büyütüyor.. Sağlamlaştırıyor..

Olgunlaştırıyor.. Nasıl olgunlaştırmasın..? En korkulanla mücadele edip te, savuşturmayı başarmanın ötesinde fazla da güç yok ciddiye alınacak..

Hoş geldin hastalık.. Misafirim ol.. Konuğun vereceği sıkıntı kabulüdür ev sahibinin. Sen de bil ki, misafirin iyisi çok durmadan kalkanıdır. Sende kalk çok yormadan..

Hz. Ömer’in sözü imiş: Deseler ki herkes cennete girecek tek kişi hariç, korkarım ki o ben olayım; deseler ki herkes cehenneme girecek tek kişi hariç, ümit ederim ki o ben olayım..

Hayat dengesi bu olabilir mi..? Ümit ve korku arası gidip gelmek. İkisinde de yerleşip kalmamak. İkisini de vazgeçilmez kılmak. Bir şey yaparken yaşarken başaracağına kesin inanıp, başaramama ihtimalini üzerinden atmamak…

Kategoriler
İslam Dini

Biriyle Beraber Bulunmanın Takvaya Tesiri

Biriyle beraber bulunmanın kişiye mutlaka tesiri olur;

Hz.Ömer bin Abdulaziz Rahmetullahi aleyl bir adamı bir yere vali tayin etmişti. Birisi: “bu adam Haccac bin Yusuf zamanında onun valisi olarak görev yapmıştı” dedi. Ömer bin Abdülaziz de o valiyi görevden aldı. Vali halifeye “ben Haccac bin Yusuf’un yanında az bir zaman çalıştım.” Dedi. Ömer bin Abdülaziz şöyle dedi. “ Haccac’ın yanında bir gün veya ondan daha az kalman kötü olman için yeterlidir.

İZAH: Biriyle beraber bulunmanın kişiye mutlaka tesiri olur. Takva sahiplerinin9 yanında bulunan kimseye basite alınmayacak ve hissedilmeyecek bir şekilde takvanın tesiri bulaşır. Fas ıkların yanında bulunana da fasıklık tesiri bulaşır. Bu bakımdan kötü arkadaşlıktan men edilmektedir. İnsanlar bir yana, hayvanların yanında bulunmak bile insana tesir eder. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurdu ki: “deve ve at sahiplerinde gurur ve kibir meydana gelir. Koyun sahiplerinde ise tevazu ve alçak gönüllülük meydana gelir. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “iyi kimselerin yanında oturanlar misk satan bir kimsenin yanında oturana benze, misk almasa bile kokusundan içi ferahlayacaktır. Kötü arkadaş, ateş körüğü olana benzer, eğer ondan kıvılcım sıçramasa bile mutlaka dumanı ulaşır.

Kategoriler
İslam Dini

Hz.Ömer’in İnce Ahlakı

Hz.Ömer (r.a)’nin Ailesinin Misk Tartmaktan Men Etmesi;

Bir gün Hz.Ömer radıyallahu anh’e Bahreyn’den misk gelmişti, “biri bunu tartsa da, ben de Müslümanlara dağıtsam” dedi. Ailesi, Hz.Atike radıyallahu anh ” ben tartarım” dedi. Hz.Ömer radıyallahu anh sustu. Biraz sonra “biri bunu tartsa da ben de taksim etsem” dedi. Hanımı yine aynı şeyi teklif etti. O yine sustu. Üçüncüsünde şöyle buyurdu: “ben senin onu kendi ellerinle teraziye koyup sonra ellerini bedenine sürmenden, böylece o kadar kokunun fazla olarak benim payıma geçmemesinden hoşlanmam” buyurdu.

İZAH: işte bu, tedbirli olmanın en yüksek derecesidir. Kendini töhmetten kurtarmaktır, yoksa kim tartarsa tartsın mutlaka eline bulaşacağından, bunun caiz olmasında hiç tereddüt yoktu. Fakat yine Hz.Ömer radıyallahu anh hanımı için buna razı olmadı. İkinci Ömer denilen. Hz. Ömer bin Abdulaziz Rahmetullahi aleyl zamanında bir kere misk tartılıyordu. Ömer bin Abdulaziz Rahmetullahi aleyl burnunu kapatarak şöyle buyurdu: “miskten faydalanmak onun kokusunu almaktır. İşte sahabelerin, tabiinlerin, büyüklerimizin ve önde gelenlerimizin ihtiyatlı davranışları böyleydi.