Kategoriler
Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Genel Konular Toplumsal Konular Türk Tarihi

Uygur Sanatı

Uygurların göçebe hayattan yerleşik hayata geçmeleri ve temsil ettikleri dini inançları nedeniyle sanat bakımından ilerlemişlerdir. Uygurlar, mimari, resim, heykel, yazı gibi sanat alanlarında eserler oluşturmuşlardır. Özellikle mimari, resim ve heykel gibi alanlarda, onlardan sonra gelen nesilleri, dönemleri de etkilemişlerdir. Uygurların budist tapınak ve mezar yapıları önemli derecede gelişmişti. Uygurların bu başarılı eserleri aynı zamanda Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Moğollar gibi devletleri mimari açıdan etkilemiştir. Duvar süslemelerinde ve minyatürleriyle Arap, Selçuklu ve Osmanlı sanatına kaynaklık etmiştir.

Uygurlar dışında, diğer devletlerde o zamana ait eserler çok az derecededir. Bunun nedeni ise Türklerin yerleşik hayattan çok göçebe hayat tarzı yaşamaları ve o devletlerin daha çok askeri teşkilat yapılanmasına sahip olmalarıdır.

Uygur Sanatı
Uygur Sanatı
Kategoriler
Anma Yazıları Genel Konular Günlük hayat iletişim Sevgi ve Ask Dünyası Toplumsal Konular

Fedakâr Bir Baba İçin

“Seninle konuşurduk baba, bazen lambanın etrafında dolanan bir kelebek için, yeni bir hayat kurardık, yemyeşil bir kırda… Güneş parmaklarıma dokunduğunda, öperdin yanaklarımdan, bıyıklarından anlardım senin olduğunu; seninle, tekrar çocukluğumu yaşamayı çok özledim baba! Adam olmayı sen öğretmiştin bana, senin tarafından takdir edilmek, inan hiçbir şeye benzemiyor.”

Ruhundan haber bekliyorum, yokluğuna olan inancım günbegün artıyor. Yoksun baba, neden gelmiyorsun, neden susuyorsun, her ağladığımda… Ağır aksak adımlarla karşılıyorum, sensiz geçen her günü, çok umursanmadığımı iyi biliyorum. Yabancı bakışlar dolaşıyor bedenimde, çoğu menfaat uğruna hırpalıyorlar oğlunu! Uykudan uyandığımda boynum bükük oluyor her defasında, kaldıramadım daha hiç başımı, dimdik duramıyorum bu hayatta. Ne yapsam, hep eksik kalıyor bir taraf… Ama baba, ben, işte o tarafla hayata tutunuyorum. Ruhundan haber bekliyorum, yoksa yanına geliyorum baba!

Kaderin çoğu oyununa hiç aldırmadım. Doğum günümde almış olduğun saate bakıp, geceyi batırıyorum, ömrüme. Dinliyorum gündüzün sesini, bir hayallerde çoğaltabiliyorum seni, birde o gün işte! Eve geldiğindeki ayak seslerini, bir görsen nasıl arıyorum. O yaramaz küçük kedinin tıkırtıları yokmu, her defasında geldiğini sanıp, uyumuş numarası yapıyorum. Ama ne yanağımdan öpen biri oluyor, ne de bıyıkların batıyor! O yokluğun varya, alay ediyor baba, inan o yokluğunun acısı fena batıyor kalbime. Ben gülemiyorum artık, o eskisi gibi, kahkahalar atıp-çatlatamıyorum bedenimi. Küçük kuzenleri eğlendirmek için yalancı gülümsemelerimi saymazsak, sensiz hiç gülemedim bu hayatta!

Fedakâr Bir Baba İçin
Fedakâr Bir Baba İçin

Kategoriler
Dünya ülkeleri Gazeteci Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

TARAFA SESLENİŞ

TARAFA SESLENİŞ!

Ey Taraf yazarları;

Size öğütlemek, vasiyet etmek kimin haddine! Siz zaten öğütleri tutmuşsunuz; sizde vasiyet, bizde emir olanları yerine getiriyorsunuz!

İnsan olmak, hepimizin kaderidir. Lakin insan olduğunun ilk göstergesi, herhangi bir ırka mensup olmaktır. Biz, Türk Irkındanız; kendimizi biliyoruz ve insan olduğumuzdan şüphe de etmiyoruz.

Irksız olmanız, insan olmadığınızın göstergesidir!

Dışkısını hediye olarak karısının yüzüne fırlatmak, üzerinde tarih yazmayan belgeyi tarih vererek haber(!) yapmak, sabah geldiğinde masasının üzerine bırakılmış olan notları zihnine kazımak, pislik olmanızın gereğidir.

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ayrılan manşete takılıyorsunuz; diktatörlüktür diyorsunuz. Kutlamaya katılanlar içinde aynı şeyleri iddia ediyorsunuz.

Fakat ne gazeteler ne de kutlamalara katılanlar zor kullanılmaktadır. Bu, bir milletin iradesidir!

Fakat, bunları yazan kalemi ellerinde tutanlar, beyinleri mankurtlaştırıldığından, herkesi kendisi gibi " hortlak " zannetmektedir!

Tersanesine giren adama ortaklık teklif edenler, acaba karılarına saldıran adamlara da ortaklık teklif ediyor mu?

Ediyorlar ya da edecekler ki bu onların kafa yapısıdır. Malum, " Entel aydınlar "…

Peki, Sevan Nişanyan hayat arkadaşına saldıranlara ortaklık teklif edenlerde, yamyam, hindu olup olmadığına bakıyor mu?

Cevabı kendisi versin;

" -Bunu yaparken Türk mü, yoksa Hindu mu, Yamyam mı? diye sormayacaksın. "

Evet, 86 yıldır bu dil ile, kan-vatan dili ile kökünüzü kazıyoruz! Kazımaya da devam edeceğiz; hiç şüpheniz olmasın!

Orduya saldırmak, Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu devlete saldırmak, Taraf gazetesinin birinci vazifesidir!

Taraf Gazetesinin muhtaç olduğu kudret, ağa babalarının asil ceplerinde mevcuttur!

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Günlük hayat Kişisel makaleler Şiirler

Önsöz Sonsöz (edebiyat Şiir)

Önsöz / Sonsöz

Yüzyillardir yazildi siirler, kalemlerin ucu bitmedi.
Duygular sayfalardan tasti, gözler irmak oldu akti, satir satir gam-keder-elem demlendi misralarda.
Sonra dizildi bir bir ask-sevgi-sefa ve mutluluk ama yinede dolduramadik gönlümüzdeki boslugu…

Kimi zaman bir arkadas icin yazdik, kimi zaman bir güzel kiz icin ama yinede sevgidir dedik yazilanlar.
Biz gözüyasli yasadik sevgileri.
Mutluluklari cefaya gömüp, yalandan yasadik sefalari, ‘ kimseler mutlu oldugumuzu bilmedi.
Mutsuzlugumuzu umursamadi.
‘Bizde kiyidan köseden aciyla karisik tatli yasamin ucundan tutup, yasiyor gibi yapip, sevmeyenleri sevip, sevilenlerle sevgileri yasadik…

(*)”’arkadaslarim gerek dostlarim,
bana bunca yil hep sinir verdiler!
ama ben onlara,
icimden kosarak gelen neseyi verebildim.”’

Bir insanoglu, acisiyla-tatlisiyla sinir dolu bunca günleri sirf arkadas ve dostlarimiz icin sirtimizda tasiyoruz.
Cünkü bizlerin bir anlik mutlulugu ve nesesi,bizim icin aci günlerimizde bile en neseli, tatli günlerimiz oldugunu bilmesek bile mutlulugu ve neseyi birbirimize borcluyuz.
Cünkü;
diyemeyizki hic sevmedim,mutlulugu ve neseyi bulmadim…
(*) 1995


Yakup ICIK