Kategoriler
Aklımdan geçenler Faydalı Bilgiler Şuan Düşündüklerim

Kısaca hayat

  • Bİr insan niye çalışır?
  • Para herşeyden önemlimi?
  • İnsanlar niye zengin olmak ister?

İlk soru bir insan çalışmak zorunda olduğu için yapmaz. Eğer işini seviyorsan bu ayrı bir konu ilk olarak en geriye gidelim çocukluk hatta bebeklik bir bebek çocukluk evresi de dahil tamı tamına 3800 adet bez giyer 1 tanesi 16 tl desek 60.800 TL yapar bu bebeğin arabasıydı odasıydı örümceği derken bu fiyat bir 140.000 TL civarı bir şey yapıyor. Tamamdır bebek büyüdü çocuk oldu oyuncak ister abur cubur ister .

Ve bunları alabilmek içinde bir işe ihtiyacımız var diyelim bu iş her ay kira yemek çocuk  gidecek yani bizim kendimize ayıracağımız minimum miktar para 20 ile 6 TL arasında.

Ben hep insanları karıncalara benzetirdim hele saat 6 daysa işe koşturan insanlar ekmek parası için bağıran simitçiler karınca gibi çalışıyor lafı çok uygun işçi sınıfı için bir işçi eğer terfi alamazsa asgari ücretle ve sigortalı çalışıyorsa çok zor yaşar.

  • Para her şeyden önemlimi?

Para bankadaki sayılardan öte bir şey değil demiyorum size çünkü öyle değil. Parayı Lidyalılar buldu takas yapılırken böyle bir icat tabi ki ihtiyaç gereği vardı. Para bulundu ve sonra insanlar değişime başladı olumsuz veya olumlu ticaret gelişti ve zamanımızda para değersizleşti yerde 5 kuruş bulmak normal hale geldi yani ihtiyaç dan fazla para işe yaramaz.

Para kumara yol açtı kumar insanı öldürdü yani para insanı öldürdü. Paylaşmak eğlenmek sosyalleşmek insani bir dürtü bu dürtüyü bazı insanlar kibirle zenginlikle elde etmeye çalışırki bu tuhaf aynı zamanda yapmacıkdır.

Yapmacık insanlar doğal olanlara göre daha çekici gelir artık toplumuza çünkü elektronik bir devirde yaşıyoruz misal bir diyalog örneği

&erkeği=Babam yazın arabanın anahtarını verdi bizim yazlığa gider eğleniriz

+kızı= & ay çok iyi ya gidelim o zaman bizim çocuklarada haber verelim

Misalen toplumda & erkeğine baba parası yiyen züppe çocuk diyebiliriz.

+kızı nada para nerde çoksa arkadaşlarıyla yemeği seven insan(çıkarcı) diyebiliriz

İnsan ilişkilerini bozmada bire birdir para aynı zamanda.

İnsanlar niye zengin olmak ister?

Bunun nedeni magazin,basın gibi şeylerin önde apaçık göze çarpmasıdır.

Zengin insanların parası mülkü arabası gibi şeyler bizim gibi orta düzey toplumları zengin olma hayalleri kurdurur ve bazı dizilerde fakir oğlan zengin kıza fakir kız zengin oğlana aşık olur bu düzen ve sistem her insana herşeyi güzel bir şekilde yaptırır

 

Kategoriler
Genel Konular

Köşe yazısı kıvamı

Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna.. Bu şarkıyı yana yakıla dinleyeceğim aklıma gelmezdi ben ki güneşi, ışıl ışıl havayı, hafif yaz esintilerini severim hatta baya baya severim yahu. Ama bu nedir arkadaş; yağmurlar bitti diye sevindik sıcaklar ürkütmeye başladı. Aslında bazen ikiyüzlülük yaptığımı itiraf edeyim size. Kışın yazdan kalma son günleri yaşarken hiç bitmemelerini isterdim; ama daha geçen hafta son bulan yaz yağmurları için de bir an önce bitse de yaz gelse diye düşündüm. Şimdi ikiyüzlülük bunun neresinde? Aslında iki türlüsü de doğru değil; yazın yaz kışın kış yani denklem en başında böyle kurmuş tutup bozuyoruz biz insanlar olarak. Kışın yağmurlar bitsin güneş açsın isteriz ama kışa bir dirlik vermek lazım ki hüküm sürsün rahatça. Malum “barajlarımızın” dolması lazım(!); ne barajmış ki arkadaş etrafı sel götürdü hala yarısı dolmamıştı. Barajdı seldi derken aklım yine bak şimdi tatile ve daha çok da denize gitti açıkçası. Dur dedim bir araştırayım; güzelim İstanbul sınırları içinde doğru düzgün bir deniz kum güneş keyfi yapabilir miyiz diye de sonuç tam bir fiyasko. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da uçlarda yaşamayı seviyoruz; ya çok ya az ki siz bence ne demek istediğimi anladınız; cümlenin ucunu açık bırakmak daha makbul geldi gözüme şu an için. Bu arada şunu biliyor muydunuz: üç silahşörler aldıkları isme rağmen hiç silah kullanmazlarmış; tam beş dakika önce duydum bunu da yani her türlü paralel yapıya rağmen aynı zaman diliminde yaşadığımız için içimden geldi paylaşmak.

***

Teoman şarkısıyla başladık bari oradan ufak bir girişle daha devam edeyim… Yine o müthiş şarkılarından biri olan “Daha 17” nin bir aşk şarkısı olduğunu sanan kaç kişiyiz? Klibinde de o dünyalar tatlısı genç kıza rağmen hiç bilmeyenler için söyleyebilirim ki uzaktan akrabası olan Erdal Eren için yazdığına dair güçlü yorumlar duydum. Ne kadarı doğrudur bilmem ama tekrar tekrar dinlerken “ömrü kelebek kadarmış” dizesi şimdi daha da çok bana dokunmaya başladı ne yalan söyleyeyim. Keza Teoman’ın içinde bulunduğu her işin koşulsuz kalıcı olacağını da düşünürsek bu da onun arşivlik parçalarındandır. Aynı 64 yılındaki Erdal Eren idami ya da cinayetinin ,artık nasıl isimlendirirsiniz size kalmış, hafızalara kazınması gibi; ama tozlu arşiv raflarına değil. Ne de olsa güzide ülkemizde tarih tekerrür ve paralellik(!) göstermeye pek yatkın.

***

Gelgelelim Altın Kelebek ödül törenine.. Pek severiz öyle kırmızı halılar, tuvaletler, smokinler.. Tamamen kişisel fikrim olmakla beraber bence üzerimize uymayan bu şekle girmek için daha fazla uğraşmasak hani biraz rahatlasak.. Hayır Cannes başarımızı asla es geçmemek lazım; gurur tablosuydu. Ama gerçekten biz yapamıyoruz o kırmızı halı işlerini. Hâlbuki oyunculuk deseniz yönetmenlik deseniz Cannes’da bulunmak zaten boynumuzun borcuydu. Şahsen özetle özensiz buldum. Yani tabi güzel ve takdir edilesi bir düşünce ama bu tarz organizasyonlarda illa Türk tasarımcı kıyafeti giyme düşüncesi de bilmiyorum olmasa da olur. Malum giden iki bayan oyuncumuzda olan fizik çoğu yabancı oyuncu da yok; ama değerlendiremediklerini düşünüyorum bu fırsatlarını. Bunun sebebi ülkece yaşadığımız Soma yasımız da olabilirdi ki zaten orda da oyuncularımız acımızı unutmadığımızı hatırlattılar cümle âleme. Helal olsun demek düşer bize de…Ülkece bu tarz başarılara açız; devamının gelmesi dileğiyle…

Kategoriler
Genel Konular

Kahrolası Günahkar

Ben kahrolası bir günahkarım.Evet artık bunu itiraf edebiliyorum.Önceden olsa durur bir düşünürdüm, çıkar yolları bulmak pek de zor değil.Ufak bi iyiliğimi yakalasam boş durmam kendimi dünyanın en şefkatli en iyiliksever insanı ilan edebilirdim.”Bahaneler bulmayı sen öğrettin bana.”Bunun yedirememekle bir alakası var evet tam olarak yedirememekle.Yıllarca inandığın kendini “O” gördüğün kişi olmamakla bir alakası var galiba.—“Bir sigara yakıyorum pardon. ”Her gün kendini aklamaya çalışmak zor oluyor.Halbuki neden ilgileniyorum bununla bu kadar daha kendimi bile tanımazken , tanımadığıma karşı bu cüret nereden? ”Ona çok eziyet ettim.” Artık eskisi gibi değil, bu durumdan rahatsız olduğum söylenemez ama bir kulağını çeksen iyi olur.Sana karşı gelmek istemezdim biliyorsun.İşin tuhaf tarafı da bu ya , bilmediğin hiçbir şey söyleyemiyorum sana , hiç heyecanlandıramadım seni.Ama sen bu işte çok iyisin.Heyecanım hala bende onu hiç almadın.”İşi heyecanlı tutmayı seviyorsun patron.”Mesela şuan ölsem üzerimdeki kararını kestiremiyorum.Dedim ya önceden olsa bahanelerim vardı.Geçerdim karşına derdim ki “Bak patron anlaşmaya uydum,sözünü tuttum öyle etliye sütlüye çok karışmadım.İyilik severdim ee sonra oruç da tuttum.” Açıkçası kendimden emindim patron.Cahilliğime ver… Şimdilerde kendimi böyle savunmuyorum kimseye karşı.Bırak onların istediği gibi olmayı,kendi istediğim gibi olmak bile gelmiyor içimden.Ben kendimi bile kırarken,onlara karşı kusursuz olmamı bekliyorlar.Dürüst olmalıymışım öyle diyorlar,aldatmamalıymışım,sonra geçmemeliymişim onları.Onları geçmemi pek sevmiyorlar patron.Hiç sormuyorlar , kimsin sen,hangi sigarayı içersin,neden küfrediyorsun diye bile sormuyorlar.”Küfretme!” diyorlar.Ayıpmış patron… Kimse için değişemem.Dedim ya kendim için bile değişmiyorum.Yeni bahanem oluruna bırakmak.Bende oluruna bırakıyorum.Sigaramı masanın üstüne bırakıyorum , küfrediyorum ulu orta , içimden gelirse öpüyorum istediğim yerde.Bırakıyorum işte ben neredeysem orada bir yerlerde oluyorlar ama nerede olduklarını bilmiyorum.Yani durum biraz karışık patron.Daha uzun yazardım ama sen zaten konuyu biliyorsun.Şimdi biraz uyumak lazım, onuda sen sardın başıma, dedim ya “Bahaneler bulmayı sen öğrettin bana.”.

Kategoriler
Aklımdan geçenler Çevre Konuları Deneme Yazıları Kadın ve Erkek Yazıları Kişisel makaleler kompozisyon Psikolojik sorunlar Romansal ezgiler Toplumsal Konular Yazar

DÜŞLERİN MESAFE DUVARLARI █⋑ Bir bardak çay eşliğinde . .

Asker Xeca SêvîBazen diye başlayıp, her defasında bazenleri  sıklaştırıyoruz. ( Lütfen çay eşliğinde başlayın)

Şimdi aynen bu noktadayım.Bazenlere koyduğum düşümü sıksık kuruyorum.

Hadi az cesaret beraber  kuralım bu düşü odaklansak sık sık belki Rabbim gerçeğe dönüştürür mü? Ne tuhaf gözümüzün gördüğü herşeye sahip olmak bir kader ötesi , varla  yok arası hani yıldızları tutmak istek daha mı kolay ne? Olasılık hesapları yaptığınızı inkar etmeyin, yapıyoruz.Hesapsız kitapsız düş bile kuramayız.

Düşlerimizin katili kim?

Sizi paronoyaya sokmayacağım biziz, değişik beyin labirentlerinin yalancı koridorlarınada gerek yok zaten herşey yeterince karışık.Kahrolası mesafeler duvarı örülü her yanımızda hala anşılmadığımı biliyorum.

Israrla devam ediyorum .Mesafe koyuyorum işte yazarken; size okuyan her bir kişiye, hadi mesafeyi aralıyalım biraz; kastım şu diyerek ilk adımı attım ki ziraa okuma engelli bir toplumda şu yazıyı dikkate alırak okumuş olmak bana gösterdiğiniz bir lütuf olsa gerek, hakkınızı helal edin!

Düşlerimiz bize kurduğumuz mesafeler kadar uzak, bu düşün yada isteğin karşılığı ne olursa olsun. Elimizde ki veriler bu düşü kurmak için yeterli ise  bize tahsis edilen akılla buna ulaşmakta o kadar yakın öyleki Rabbim  isteklerimizi bizim elde edebileceğimiz yolların üstüne kurmuş , o yolu göstermiş  muhakkak ona ulaşabileceğimiz yolları verileri önümüze sunmuş.İrademizin eline kalmışız,İRADE   bize herşeyi abartır, zor ve yorucu hatta imkansız gösterek bizim  en miskin yanımızı onure eder. ”ben kim öğretmen olmak kim,- ben kim o sınavı kazanmak kim,- şimdi kalkıp o kadar uğraşıcağımda o evi alıcağım imkansız-, ben bu dili öğrenemem,- o işe beni almazlar, -hayır bu hastalığı yenemem,-bu alışkanlıktan asla  kurtulamam,-ben onu haketmiyorum bile,-bu halimlemi olacak,- yaşım kaç ya olmaz,- ileride başlarım namaza daha  gencim,-benim halim de  kim olsa böyle umutsuz olurdu bu imkanlarla ona sahip olamam,- ”  v.b

SENİ DİĞERLERİNDEN FARKSIZ YAPMAYA BÜTÜN GÜCÜYLE GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN BİR DÜNYADA KENDİN OLARAK KALABİLMEK DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞINI VERMEK DEMEKTİR. BU SAVAŞ BİR BAŞLADI MI ARTIK  HİÇ  BİTMEZ !. .

E. E. CUMMİNGS

Hadi İrademizi en güçlü  hale getirelim .Yani çocukluğumuzda ki gibi içimizde tek kişi olsun şu an olduğu gibi üç beş  kişi birden konuşmasın yüzümüz altın da ! Farkında olalım bir taş bir ağaç olarakta yaratılabilirdik,   bize verilen en büyük  değer İNSAN  olmamız ise  İradede bunu en büyük delili ise BİSMİLLAH   diyerek yolun başına geçiyoruz; işte orada ”düşünüz ,hayaliniz, emeliniz” herkesin yol haritası farklı   ama  kudret  sahibi öyle cömert ki;  kaldıramayacağı yükle azık yapıp yola düşürmemiş ,hep bir ferah kapısı açık bırakmış, şimdi yola düşme zamanı  kader denen yüklerimizin üstüne koyduğumuz tüm olumsuz, vesvese veren ve bizi yolumuzun zor imkansız olduğunu düşündüren o şeytani zayıflıktan arınıp, Rahmani kader yükümüzle yola revan olalım,attığımız adımların her mesafe duvarının bir tuğlasını daha düşürdüğünü gördükçe AZİM denen beşeri kudret yol arkadaşımız olacak, o sağlam bir dosttur ! Onun eline sıkıca tutunalım. Sil baştanlara inanmıyorum! Silmeyin sizi bu yola hazırlayan iyi veya kötü yaşanmış tecrübeleri onlar azığınız onlara bakıp doymak var bu yolda,  hadi düşünüze düşün, koşun  .. Bu yolların çukur ve tümsekleri dinlenme yerleriniz öyle görün.

Nasıl bakarsanız öyle gülümser dünya size.( ÇAYINIZI YUDUMLAYIN)

Defaatle( sık sık, defamlı olarak) inancınızı tazeleyin  bu  yol inanç olduğu sürece  yoldur.Yollarınızı kaybetmeyin haritanız ellerizde, iki avuç içinde korkmayın kaldırın haritanızı açın serin tüm ayalarınızı isteyin ve dileyin yürüdüğünüz yolun kolaylığı çabukluğu için” düşünüz ”için dilenin Rabbimiz’den ışığınız  imanınız olsun. Yola düşeni yolda bırakmaz Rabbim . .

Kalkın kalkalım VAKİTTİR!

ve çay için . .

sevda

 

Kategoriler
Aklımdan geçenler Kadın ve Erkek Yazıları Öylesin Esti Şair şiir edebiyat Şiirler

______vasati 40 çöp

  • En tatlı acı____________ gitmeleriydi, Kangren olmuş bir_-_ bir kar yağardı. Soğuktu üşürdüm…. Şarapnel parçaları batardı Süzülürken aynı yağış yüzümde … Hakka çok Şükrettim En tatlı acı ____________gitmeleriydi. Pek tekin değil dünya,  ısmarlamaydı çoğu şey Bazı doktorların reçetelerine bile güven olmuyor Yersiz bir dünya için, yersiz bir yalan için Ne çok doğrular biriktirirdik,,,, En tatlı acı _____________gitmeleriydi. Eski kibrit kutuları vardı VASATİ 40 ÇÖP yazardı. Vasati _-_ortalama demekmiş ! Hep merak ederdim anlamını Huyum kurusun elime geçen herşeyi okuma gibi Kötü bir yanım daha var. İşte geçen bir gün daha ___vicdani muhasebeye çek Gözün kapakları birleşime geçmeden önce Kaç doğru bir yanlışı götürür izle Bu arda ___________________ En tatlı acı ______________gitmeleriydi…
  • sevda
Kategoriler
Aklımdan geçenler Hayat üzerine Şair Sevgi ve Ask Dünyası şiir edebiyat Şiirler

___________lazım !

HASSASİYETE EL SÜRÜLDÜĞÜNDE   BIÇAK GİBİ KESKİN OLMAK LAZIM   AŞAĞISI   HİÇ  KURTARMAZ BİR TIR DOLUSU HÜKÜMLER YEMİŞ BENLİK___________ ÖN AYAKLARINI ŞAHA KALDIRMALI İPE DİZİLMİŞ KUŞLAR MANALI BİR   HÜRMETLE _________BEKÇİLİK YAPAR   GÖĞÜN VAADİNE__________ ŞU SAATLERDE _____ ÜRKÜTMEMEK LAZIM …   KİRPİK UÇLARIMA KADAR HİSSETTİM   ÇARESİZLİĞİ ____TÜTÜN KOKARKEN ELLERİM ŞEFFAF BİR ŞEY LAZIM___ SU__ GİBİ SEVMELERİ CİDDEN GEÇMEK LAZIM   BENCİL BEKLEYİŞLERİ ASMAK   ALFABEYE GİRMEMİŞ HARFLERİ HİÇ OKUNMAMIŞ BESTELERİ   ŞEHİT DÜŞÜRMEK________ LAZIM
LUZUMUNDAN AZ ACI VAR   KATMER KATMER DEŞİLMEK LAZIM   AMA ŞİİT SUS ______________   YAZARI BİLE BELLİ OLMAYAN BU OYUNU   SAMİMİYETİN EN ÜCRA YERİNDE   SAMİMİ BİR DUAYA_____ ÜFLEMEK LAZIM
SİTEM ETME YETKİM BİLE YOK   HİÇLİĞİMİN_________ MEŞHUN TAŞKININI   BALON HABER OLARAK ____ GELİN YAYALIM   ALIŞIĞIZ DEVŞİRME BARINAKLARA   ALIŞIĞIZ KAĞITTAN GEMİLER BATIRMAYA   YADA ALIŞIK DEĞİLİZ DE _________BELKİDE   ALIŞIK ROLU YAPMAK LAZIM
BİR MADAM  VE BİR BURJUVA   ONALTINCI YÜZYILDAN KALMA   HATTA BİR KUTUDA  KURŞUN ASKER   LİMONCU BİR ÇOCUK EKŞİ EKŞİ GÜLÜMSEYEN   GÖZLERİ BAKAN GÖRMEYEN ÜSKÜDAR DA BİR BALIKÇI   BU DÜNYA VE  LİSANINI EZBERLEMEYİ REDDEDEN   BİR DEV____  DEVİN VARLIĞINA ŞÜKRETMEK LAZIM
BENDE UMUT DİYE BİR İKLİM YOK   ACİZLİKLE İSTENEN  KALDIRILMIŞ ARZA____ İKİ EL TELAŞI   DÜNYAYA NAZIR HIÇKIRIKLI BİR ___DUA   TIĞ GİBİ KALAN BİR ___BAŞ GAMMIN EN UZUN MA_KA_MI ŞİMDİ VE ŞİMDİ BİR ŞİZOFREN SIFATIYLA   TARİHTE YENİDEN ANILMIŞ OLMAK LAZIM
İSTEM DIŞI KAS HAREKETLERİ DUDAKLARININ TİTREMESİ ELLERİNİN UYUŞMASI   YADA BOĞAZINA MÜHÜRLÜ BİR GÜLLE______ OTURMASI   AKLI HESABA ÇEKTİĞİNDE   MANTIĞINA DÜŞEN ________KOCA BİR SIFIRIN YANSIMASI   KADAR NET_____________   SONRASI YEDİ DÜVEL _KLİŞE   BU KADAR SESSİZ BAĞIRMA_MA_LI   ÇIKMAZLARA SES ÇIKARMAK LAZIM
DER___UN DİYE BİR OSMANLICAYA YELTENİRKEN   KENDİNDEN SONRA Kİ GELECEK KELİMENİN   BİTHAP DÜŞMÜŞLÜĞÜ__________ VAZGEÇİRDİ
LUZUMUNDAN FAZLA ŞEYLER LAZIM İŞTE   YAŞANMIŞ___ SAVAŞLAR ___________AKLIN SINIRINI ZORLAYACAK DİRENİŞLER________EZİYETİN TAZE KOKULARI   BİR FİLM SENARYOSU BELKİ OSCARA ADAY ______ SIKI BİR GERİLİM LAZIM
ULVİYET LAZIM TAM MANASIYLA   KIYAM _RUKU_ SECDE_ BUNA  HAZIR GÖNLÜM  YARADA NAZIR   GENİŞ BİR UFUK LAZIM   SABIR LAZIM _AF LAZIM   ANLAYIŞI HATMETMEK LA__ZIM   DÜNYADA EKSİK BİTMEZ !!! ŞİKAYET BİTMEZ_____ UZAK BİR MABED LAZIM   DAHA NELER NELER ___MABEDE PENCERE, PENCEREYE PERDE   ____________________________________   YARADANA NAZIR MUHATTAB OLMAK LAZIM   ____________________________________   BİTMEZ İŞTE BİTMEZ____ GELDE GÖR ÜSTADIM   LAZIMDA LAZIM…
sevda
  ” La havle vela kuvvete illa billah ! “
Kategoriler
Aklımdan geçenler Kişisel makaleler Öylesin Esti Şair Sevdiğim şeyler şiir edebiyat Şiirler Şuan Düşündüklerim

BİR ŞİİR ESTİ )

              Arka bahçeye atılmış, gün görmemiş güneş umudu hiç olmamış
hatta çoğu sala vakti yazılmış ne şiirler var; kimi dünyalık kimi ahiretlik, kimi çoşkulu ,kimi şiirin üstüne saatlerce düşersinizde o sizi istemez yazma beni der, kimi kan revan her okunuşta sızlatır.Hayalden öteye geçemeyenler,çalçene şiirler,anlık gelen his travmaları bazen ilhamla karışır ortaya bohem dedirtcek her şey çıkar, değerlimidir şiir? değerlidir şiir ; kimliğine bakılmaz, rengine, künyesine, yaşı yoktur, alan ölçüleri, yargılayamazsın bile bir şiiri, dokunduysa yüreğine kimsenin yapamadığı o vazifeyi yapmış seni orda kilitleyip bırakmıştır bir şiir; işin aslı okuyan yazanı anlamak için uğraşır ama bir aforizma alır başını gider….Müzik gibi, yorum ve yorumcuyla bütünleşmez, bir şiire beste yapıldıktan sonra o şiir imgesel niteliğini kavrama dönüştürmüştür.Oysa canım şiir sizi papatya fallarından bir matematiğe, ordan bir kuduse, ordan bir zindana, ordan birçayıra,göğün en tepesine her yere, her şekilde aynen bir astral seyahat şeklinde taşır. Sait Faik’ in “Hişt Hişt” öyküsünde ne kadar şiir varsa, yaşamın iç sesi de o kadar şiirdir.Dimağımı allak bullak eden,beni kuşatan, karmakarışık yapıp ruhumu celalleştiren sonra aniden dinginleştiren tek bir şiirin başı ve sonu arasında ki süreçtir bende şiir…. 
                      “Aşktan şiir yapmaktan çok şiirden aşkı yapmayı başarmalıdır şair” Abdülkadir Budak ‘ın sözlerine katılmamak mümkün mü? Her şey ısmarlama yapılabilir; resim, müzik, film v.s ya (şiir) bir karşılıkla ne kadar, kim yapar elbet yapılamaz ”hadi sana akrostiş yazıyım” ile şiir yazmanın arasında duygu gibi koca bir fark vardır.Can Bakkotar’ın dediği gibi ”Dili sözden ayırmak; aynaya düşen görüntüyü nesnesinden ayırmak olur”..

– ve 

                     Biri şiir yazar, biri o şiir üzerine kendini. der Behçet Necatigil
nede güzel der ve nede samimi şiirleri gibi.. )
svd

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Güncel Haberler Günün Tarihi Radyo ve Tv medya Türkiye üzerine

ÖFKE !!!!!!!!!!!!!!

kldrm[1].jpg
kldrm[1

Herkez yargı memuru,herkez dürüst,herkez doğru,bir de bilir kişi herkez… (OY DÜNYALIK MENFAATLER OYYYYYYYYYYYYYYYYY) şimdi suçlu ağzı laf yapamayanlarmı,suçlu yoklukta aczde doğanlarmı,yada hep olduğu gibi suçlu diye adlandırılanlar hep masumlarmı?Düşüncelerinizde ki yargısız infaza sesleniyorum…El insaf vicdan fakirleri, el insaf böbüründen gözleri kapananlar , el insaf bakıp……ta duyarsız kalanlar, el insaf ki ne ramazanlar terbiye eder zihninizi ne mektepler nede ellerinize bulaştırdığınız kanı sildiğiniz ipek mendiller,çok kısa” zaman” hayli kısa görebilene; kazanılmış küçük zaferleriniz kurtaramıyacak sizi,ağıtlar senfonisi olmuş akıttığınız gözyaşlarının içinde susayarak boğulacaksınız.Soğukta terleyerek öleceksiniz.Gözlerimi kör, kulaklarımı sağır yapıyorum……..
Yaptığınız her işkence haberlerinde de,,,,, şu sokakta feryad eden şehitler için kopan çığlıkları, daha iyi görmek daha iyi duymak daha iyi yaşatmak için benliğimde ,size tüm duyu organlarım kapalı ;lanetler eksik olmayacak başınızdan bende lanet ediyorum aldığınız tüm gereksiz soluğa…
SVD..
Kategoriler
Kişisel makaleler

YETER Kİ !

YETER Kİ !
Bazen geçen zaman değil de sadece anlar hayat dersi verir. Gözlerini kapatırsın ya da semaya doğru bakarsın nerede olduğunu bile unutturuverir hayat! Belki hayatın boyunca kişiliğin için inanmışlıkların için ailen için sevda zannettiğin şeyler için savaşırsın… Ya ne kişiliğinin ne ailenin ne de sevdanın savaşa ihtiyacı yoksa? Ya inandığın şeylerin hepsi küçük bir oyunun en ufak taşlarıysa… Ya hayat beklediğimiz kadar uzun değilse!
İlk kaybımda babaannem bu hayattan çok uzaklara gittiğinde ilk aklıma gelen bir dakika daha fazla yanında olabilmekti.Saatlerce sohbet ederdim belki… Belki elinden tutar sokaklarda yürürdüm! Belki o da beni özlüyordur ben onu çok özlüyorum çünkü… Hayatın içinde kaybolurken yanıbaşımızdakileri özleyemiyoruz günlerin ayların yılların kıymetini bilmiyoruz ve sonra onunla geçirecebileceğimiz bir dakikayı düşlüyoruz…
Hep onsuz ne yaparım diye düşünürüz değil mi? Aslında onlarla sevdiklerimizle ne yapabiliriz diye düşünmeliyiz! En plansız aslında insanoğlunun planlayamadığı tek şey değil mi ölüm? Hiçbirimiz unutmadık sadece alışmak zorunda kaldık. Bir zulmün değil bir sevginin peşinde koşmalıyız, ara sıra seni özledim demeliyiz belki de içten söylediklerimizi dudaklarımızda söyleyebilmeli! Yarın biz burada olamayabiliriz ya da onları yanıbaşımızda bulamayabiliriz!
Bizim yerimize çok fazla zulmedecek, bizim yerimize hep somurtacak, bizim yerimize çok eglenecek, bizim yerimize çok küfredecek insan var! Ama bizim yerimize sevecek başka biri yok! Kimsesiz kalmak ne demek bilir misiniz kimsesiz kalmak düşününsene bir kere kimseniz yok… Dünyaları verseniz geri gelebilirler mi? Ya da dünyalar sizin olsa yalnızlığınız geçer mi?
Avrupa, Asya, büyülü İstanbul, bütün dünya sizin olsun ben sadece ve sadece gidenleri istiyorum deyin kim verebilecek size bir tanesini bile geri getirebilecek miyiz!
Beklide çogumuz bir daha dünyaya gelmek istemiyoruz. Bu devrin insanları biz değiliz beklide bu kadarı bize fazla… Seçilmiş çocuklar gibi hissediyor musunuz kendinizi? Sanki bunca şeye ragmen nasıl ayakta kalabileceğimizi deniyorlar! Hayır hayır o zaman çok boşuna ugraşıyoruz ne yıkılmak ne de yıkmak için geldik biz bu dünyaya yürekli insanlar ne yıkar ne de yıkılırlar değil mi? Biz en çok sevmeyi biliriz. Ufakça omzumuza dokunup ben buradayım diyen birileri olsun isteriz hayatta…
Yalnız hissediyorsanız üzülmeyin sakın olur mu? Semaya dogru bakın yalnız olmadığınızı göreceksiniz.Belki kimse sizi anlamıyordur deli diyordur birileri, birileri düşüncesiz oldugunuzu birileri tembel oldugunuz birileri yüreksiz oldugunuzu birileri hiçbir sedyen anlamadıgınızı düşünüyor olabilir. Ama siz seçilmiş çocuklarsınız bu dünyada hala nefes almayı başarabiliyorsanız ve hala seviyorsanız siz o birilerine sakın aldırmayın…
Kirletmeyin yüreklerinizi birine gülümsemek ufak bir iyilik yapmak sandığımız kadar zor olmasa gerek.Zorluğa zulme karşı kafa çevireceğimize ona dik dik bakmalıyız belki de! Düşününsene ölümün soguk yüzünü kabul etmiş varlıklarız biz! Zulümler kötülükler korkutabilir mi yeter ki yine el ele olalım. Güneş dogsun yeter ki… Yeter ki kirletilmesin sevgiler …

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat

Hayat acımasız mı

Hayat gerçekten acımasız mı, yoksa o da görevini mi icra ediyor? Her yeni mutlaka eskiyecek geriye onun külleri kalacaktır. Ama o eskiyen her ne ise hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak, bir yerlerde izi kalacaktır. İzi kalacak diyorum bir kurşun kalemle yazdığımız yazının tortuları kalırken hayatın bize yüklediği yükün izinin kalmaması mümkün mü?

Bir nesneyi yada canlıyı ne kadar ihtimamla korursak koruyalım bir gün hayatın tahrip edici gücüne dayanamayacak o da yok olup gidecektir. Bir maddeye ne kadar değer verirsek hep elimizden kayacaktır.Çünkü hayat denilen mefhum hep ona endekslenmiştir. Doğacak , büyüyecek ve ölecektir ve geriye sadece onun kalıntıları kalacaktır.

Geçenlerde bir gün bahçeden bir buket gül koparttım, her ne kadar bir bitkiyi kopartmayı tasvip etmesemde.O gül için gerekli olan suyu verdim, kenarlarına toprak döktüm;gerekli olan minerali alsın diye.O bitkiyi bir hafta boyunca hep sevdim hep kokladım adeta üstüne titredim ama nafile. Bu hayata sadece bir hafta dayanabildi. Aslında haklı idi bunca acımasızlıkların bunca çekişmelerin ve ortamdaki negatif düşüncelerin olduğu bir yerde fazla bile dayanmıştı.

Ve bazen hayata öyle dört elle sarılıyoruz ki yokluğu aklımıza getirmiyoruz. Neden acaba Yoksa hayatın debbesi mi bizi bu hale getirdi ,Yoksa biz mi değerlerimizden uzaklaştık? Her gün belki de çok kere hayatımızda ölüm geçen kelimeler duyuyoruz. Bunu ya şehit haberlerinden yada statlardaki kavgadan yada hastanelerde görüyoruz. Buna rağmen neden biz bu sele kapılıp gidiyoruz?

Ama biz ne kadar dünyadaki nesneye değer versek o zamanı geldiğinde gidecek bize sadece gizli yaraları kalacak. Bizim ne dünyadaki dostlarımız nede bizim mallarımız bize kalmayacak bir istisna dışında. Bu istisna ise biz bunları sonsuz olanı kazanmak için harcarsak hiçbir zaman kaybolmayacak. Ve bize sonsuz hayat bırakacak.

Yaşadığımız her anı gül misali güzel kokular bırakarak bu dünyadan göçüp gitmek ve tortularımızı bile değerlendirerek insanlığa faydalar sağlamak her insanın hayali olmalıdır.

Gelin hep beraber kini, nefreti bırakıp muhabbeti, kardeşliği tesis edelim. Hayat yolunda kazananlardan olalım. Hem şimdi ki anı kurtaralarım hemde geleceği.