Kategoriler
Günlük hayat iletişim İnternet Dünyası Sevgi ve Ask Dünyası

Senden Sonra Paramparçayım

“senden sonra yaşadığım hiçbir günde mutluluğu bulamadım. Ne alışkanlıklarımdan, ne de etrafımdaki olup bitenlerden haz alıyorum. Sanki güneşi bekleyen bir yıldız gibiyim, sen yoksan gökyüzünde parlamıyor gibiyim ya da ölüme geç kalmış bir fani gibi, paramparçayım!”

Yalnız bir adam ne yapar bu koca şehirde, hiç bilemiyorum. Bedenimden akıyor düşlerim, sürükleniyorum ölüme. Hadi dur desene, bekle geliyorum desene! Sen hiçbir şey söyleme istersen, son söylediklerinden sonra güzel sözler çıkmayabilir yürek dilinden.

Kader, bana hiç adil davranmadı zaten. Ne aşklarımda, ne de iş hayatımda hep böyleydim ben. Muhtemelen bundan sonra da çok değişmeyecek hayatım. Hep kanayacak içimdeki yaralar, çoğu zaman söküp atacağım her şeyi, sonunda hiçbir şey olmayı göze alarak. Belki de yine inanacağım her şeyin çok güzel olacağına. İnanmalı mıyım ki sence?

Sevgili, kırık bir kalple her sabah yataktan kalkıp güne başlamak ne zor bilir misin? Bütün gece aynı kâbusu görüp, güneşin sıcaklığıyla her şeyi yakmak nasıl bir şeydir. Hani sevmenin o huzurunu yaşarken, sonra hiç ummadığın korkuların içinde kendini kapana kısılmış gibi hissetmek nasıl bir duygu yoğunluğu anlatayım mı sana? Boş ver, seni, seninle üzmek hiç istemem. Sonra nefret edersin kendinden bile…

Saat yine öyle bir zamanda durdu ki, şaşırmadım desem yalan olur. Ayrıldığımız gece saate bakmıştım, yarımı gösteriyordu. Şimdide öyle ve ben zamanın geçmesini beklerken, pilin bitmiş olabileceğini hiç düşünemedim. Televizyondan bakınca anladım saatin pilinin bitmiş olduğunu. Ama değiştirmeyeceğim hiç pillerini, o saat, o duvarda hep yarımı gösterecek, en çok kanayan yaramı…

Biz gece yarısı ayrılan sevgililerdeniz. Farkımız var diğer zamanlardan. Birçok sevgili geceleyin sevdiğini düşünüp, mutlu hayaller kurarken; biz en zorunu yaptık, ayrıldık! Ne kendimize saygımız kaldı ne de aşkımıza. Her şeyi hiçe saydık, küçük bir gururun cezasını, hani o bedeli şimdi bir ömür boyu yaşayacağız. Sen karşına çıkan her yeşil gözlü adamda beni anarken, bense her esmer kıza sen diye koşacağım.

Bu gece bir yıldız kaydı sevgilim. Yerle yeksan olduk, dağıldık. Şimdi ömrümüzün en güzel yıllarında acı çekmek düşecek payımıza. Korkarım ki bu inadımız devam ettiği sürece, hep kaybedeceğiz hayatta! Dilerim kolay atlatırsın, kendi adıma çok zorlanıyorum. Ne yaparsın, çok sevmenin acısı da çok büyük oluyor…

Zaman geri gelir mi ya da biz o kaybettiğimiz zamanı telafi eder miyiz bilemiyorum. Ama çok özlüyorum seni. Neden diye sorma, her aşk nedensiz başlar oysa. Sonra mı, sonrası bu işte, muamma!

Bil ki bu aşkın yorgunluğu hiç bitmeyecek bende…

Emre onbey

Kategoriler
Günlük hayat Sevgi ve Ask Dünyası

Yaprağın Aşkı Gibi…

sensizken yaprak gibi titriyor bedenim. Yokluğuna manalar üretmek sanıldığı kadar kolay değil. Söz konusu sen olunca duyguların yanında harflerin bir önemi yok. Sensiz daha ne kadar yabancılaşacağım bu hayata, bilemiyorum. Gel son kez tükür yüzüme, hiç değilse bir daha göreyim seni…”

Özledim sevgili… Özledim! Ömrümü anlamlaştıran kadına ilk defa bu denli yakınlaşmışken, ruhumu esir eden gözlerini özledim. Sevmek yürümekse, koşmayı özledim. Bir menekşe kokusunda aradığım saçlarının rüzgârla dans edişini özledim. Birde her vedamızda, eve koşarak aynaya bakıp, o yüz hatlarımı görmeyi inan çok özledim.

Bana, neden seni bu kadar sevdiğimi soruyorlar. İnan bu soruya artık hiç kızmıyorum. Çünkü herkes seni çok merak ediyor. Bir adamın bu zamanda bir kadına olan bu bağlılığına bir anlam veremedikleri düşüncesinden hepsi vazgeçmiş durumdalar. Bu bizim sevgimizin gücü olduğu kadarıyla, aynı zamanda örnek oluşunun da bir özelliği… Yan komşumun küçük kızının, “baba ben evlenirsem e… abi gibi biriyle evlenirim” diye söylemesi, bizi güzelleştiren aşkın gerçek meyvesi değil mi? Ya yeğenimin senin resmini yapmasındaki güzellik. Sence sıradan bir olay mıdır tüm bunlar… Seni sevmek sıradan bir tutku olabilir mi benim güzel sevgilim?

Sen gittikten sonra, şehrin tüm ışıkları aydınlatmadı yolumu. Cesaretim git-gide uzaklaştı yüreğimden. Her yere düşen saçımın telinde, ellerinin izini bıraktım. Yosun tutan gözlerimde aradım seni ama bu son gidişin farklıydı, sanki bir daha göremeyeceğim gibi acıttı içimi. Kolay olmuyor sensizliğe alışmak. Günler, haftalara kızıyor. Haftalar ne yapsın, bütün kabahat zamanda, hani o yanlış zamanda…

Yaprağın Aşkı Gibi…
Yaprağın Aşkı Gibi…

Ayrılıklar, farkında olmadan sadakati öğretiyor. Sen bana İnsan olmayı, hayata güzel bakabilmeyi ve bir insana güvenebilmeyi öğrettin. Öyle-böyle değilsin sen, farklısın herkesten… Yoksa bunca zamandan sonra tekrar sığınamazdım kalbine, en güvendiğim yerine. Sen hep yaşa güzel sevgilim! O tenine dokunan rüzgâr bile ne kadar anlamlı esiyor bu şehirde. Güneş sanki en masum ışınlarını bana gönderiyor. İlk günkü gibi açıyor balkondaki güzel menekşe… Her şey yerli yerinde, sadece sensin eksik olan!
Özledim sevgili… Özledim! Şu kalem tutan ellerimin, ellerinden uzak kaldığı onca yılın hasretini özledim. Bazen unutuyorum seni, hafızam o kadar vefasız çıktı ki. Yanlış sokaklarda anılarımızı arıyorum. Geçenlerde kelebekleri kovaladığımız o sokak lambasını kırdım, biliyor musun? Aslında bedenimin sensizliğe olan inancını kırdım. Çünkü yokluğuna alıştıramaz hiçbir şey beni. Bir bahane bulda, kaç gel olduğun yerden. İnan bu sefer bırakmayacağım seni, kalbime gömeceğim ve orada unutacağım seni…

Sen benim ömrümün tanımı, gecemin nemli mendili… Sen unuttuğum mutluluğumsun!

Emre onbey

Kategoriler
Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Dağdan indim meclise!

Türkiye’nin gündemi, 7 yıldır hazırlanmakta olduğunu öğrendiğimiz bir politika ile çalkalanıyor. Ülkenimizin Mühendisini, öğretmenini, masum bebelerini öldüren, okulları ve ekonomik yatırımları yok eden teröristler için açık bir kampanya başlatılmıştır. Bu kampanyayı yürütenler, kendisinden hazzetmesemde Fatih Altaylı’nın deyimi ile ” Azgın demokratlar ” adlı gruptur.

Bu kimseler, ABD maşası olup aydın diye geçinmektedir. Onlara göre demokrasi için herşey mübahtır.

Yani; Güler Zere adlı kadın teröristin serbest bırakıldığı süreç gibi. Askerlerin şehit olduğu olaylara karışacaksın, masum vatandaşları öldüreceksin ondan sonra da hasta olduğun için serbest bırakılacaksın! Ne güzel Demokrasi!

Ama, ekmek çaldığı için hapis yatan küçük çocukları kim serbest bırakacak? Anlıyorum ki, bu Güler Zere gibi bir teröristin serbest kaldığı süreci demokrasi adına getirenler, küçük çocuklar da terörist vasıf olmadığı için onları önemsememektedir. Ne yapmak lazım acaba

Terörist mi olsak bizde?

Bu ülkede, pek çok mahkum hasta. Hemde Güler Zere’den daha kötü durumda olanlar var. Sanıyorum onlar da terör suçundan girmedikleri için onlar ile ilgilenilmeyecek…

Güler Zere için ” O da insan, kaderine terk etmeyin ” diyenler, demokrasiyi sulandırmıştır. Bu hayatta, Güler Zere gibi çok insan var…

Milyarlar ile ifade ediyoruz ya hani!

George W. Bush’ta insan, Usame Bin Laden’de insan, Adolf Hitler’de insan…

Onlar sizin idolleriniz mi? Bugünün sözde aydınlarına baktığımız da, üstte yazdığım isimlerin hepsinin demokratların idolleri olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Öyle azmışlar ki, demokrasiyi bizzat kendileri sanır duruma gelmiş, kafalarına göre hüküm verir olmuşlar!

Teröristlerin öldürdüğü 30.000 can, 6636’dan fazla şehit asker, bu kişiliksizler tarafından bir kere de yok sayılıyor. Devlet’in 300 Milyar Doları sanki Türkler tarafından batırılmış gibi gösteriliyor, sonucunda da teröriste af isteniyor!

Ama, bu ülkede güvenlik güçlerini öldüren, mühendisleri, öğretmenleri öldürüp okulları yok eden teröristler ile mücadele etmiş olan isimler içinde, ” Devlet cinayet işlemez ” gibi saçma bir neden ile hain ilan ediyorlar!

Kategoriler
Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Günlük hayat Günün Tarihi Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Dağdan İndik Ovaya, Ovadakiler Bize Maraba…

Uzun süredir TV izleyemediğim için gündemden epey uzak düştüğümü dün haberleri açınca fark ettim. Bir grup insan, coşku içinde karşılanıyorlar, konvoyla şehirden şehre dolaştırılıyorlardı. Acaba kimdir bunlar dedim. Keşke demez olsaydım.

Açılım dediler ya bir dönem. Meğer açılmışlar, saçılmışlar. Güzel ülkemde askere mermi sıkanları bayram gibi konvoylarla karşılamışlar. Açılmış saçılmış Türkiye Cumhuriyeti içinde Sarı – Kırmızı – Yeşil bayraklar açtırmışlar. Konvoyda Apo bizim her şeyimiz sloganlarına göz yummuşlar.

Aslında söylenecek söz kalmıyor geriye. Açılım açılım olalı böyle açıklık görmemiştir sanırım. 20 yıla yakın süredir bir ülkeyi kana bulayın. Yüz binlerce insanı katledin. Ülkeyi bölmek için çabalayın. Ermeni ile Rum ile ve daha ismini saymak dahi istemediğim Medeni! Avrupalı devletler ile ittifak kurun, sonrada sınırda paşalar gibi karşılanın. Mahkemede suçsuz bulunup salıverilin.

Başbakan demişti ya analar ağlamasın. Analar evlatlarını kaybettiklerinde gözyaşı dökerlerdi. Ama bu manzarayı görünce değil analar, şahadet mertebesine ulaşmış ne kadar şehidimiz varsa gözyaşı değil, kan yaşı döktüler.

Bu böyle olmamalı idi ama oldu. Hani derler ya dağdan geldin, bağdakini mi kovuyorsun. Dün anladım ki dağda bağda aynı yolun yolcusu. Dağdan gelen bağda nasıl bir şenlikle karşılanıyor.

Bu ülkenin her türlü imkânından yararlanıyorlar, bu ülkede yaşıyor, okuyor, yatıyor, kalkıyor, besleniyor, çalışıyor ama bu ülkenin bölünmesi için her şeyi yapıyorlar.

Yazık ki gerçekten ne yazık. Ama onlara suç bulamıyorum. Ülkemi yöneten bu değerli idareciler yumuşak başlı olursa, olsunda bir şekilde olsun derlerse işte bu olur.

Bakalım daha neler göreceğiz. Daha nelere şahit olacağız. Birgün seçim meydanlarında Başbakan Öcalan seslerini duyarsak şaşırmayalım. Nede olsa açılım. İmralıyı da açalım. Kurtulalım…

Bu arada televizyonu açtığıma pişmanım. Tekrar kapattım. 2 hafta daha açmayacağım. Artık o zamanda açtığımda Yeni Türkiye Sınırları ile karşılaşırım. Nede olsa hızlı bir ülkemiz ve ondan daha hızlı yöneticilerimiz var.

Hakkımızda hayırlısı…

Kategoriler
Hosting Konuları internet hizmetleri Webmaster yardım

Yeni Baslayanlar icin Host Klavuzu ve Host firmalarinin CPU limitleri

Yeni olan arkadaslar icin mutlaka bilinmesi ve okunmasi gereken bir makale, sonradan uzulup kafanizi taslara vurmayin..

Yeni baslayanlar cogu zaman ucretsiz host ararlar yada bilmeden acemice gordukleri ucuz hostlari alirlar. Bu arkadaslar icin hata yapma ihtimali cok fazladir, ancak hata yaparak daha cok sey ogrenecekler. Yalniz bu isin icinde olan ve orta duzey bir kullanici, helede projeleri ciddi ise bir onceki arkadaslarin yaptigi acemilikleri ve bilgisizlikleri tekrarlamamalidirlar. Helede piyasada LIMITSIZ adi ile sunulan hostlara dikkat edin. Bu hostlarin sinirsiz olmasi sizi cezbedebilir, ancak sitenizin harcadigi islemci gucu fazla ise projeniz ve hesabiniz kapanabilir..

Simdi sorar arkadaslar, neden kapatiliyor hersey sinirsizdir hani??

Arkadaslar sinirsiz olan ozellikler bellidir: TRAFIK, ALAN

diger kisimlarda kullaniciyi cezbetmek icin artirilabilir, ancak ALAN ve TRAFIK kadar onemli olan bir diger konu  CPU kullanimidir.

Yani sitenizde kullandiginiz kodlama ve veritabani kullaniyorsaniz DB sorgulari ana host makinesi ucerinde belli bir  CPU tuketir. Eger bu CPU kullanimi asiri derecede artarsa, dogal olarak hem kendi sitemizi hemde Ayni sucunucu uzerinde barindirilan diger siteleri etkileyecektir..

Host islemcisini (CPU) ‘sini neler etkiler: Onceki bolumde belirttigim gibi siteniz komple HTML ile yapilmis olsa bu limiti fazla zorlamayacaktir. Ancak  diger kodlama gruplari php, asp en basit kodlama bile olsa, coderlerin gozunden kacan kucuk bir nokta, kodlamayi bozacaktir. Bu gibi durumlarda host islemcimiz yazdigimiz kodlamayi islemeye calisirken karsilasacagi hatali sorgular sebebiyle kendini cok yoracaktir, ve yorumlamaya calistigi donguler, sonsuz bir dongude devam ediyorsa kisa surede hesabiniz SUSPENDED edilecektir. Diger bir konu eger sisteminizde veritabani kullaniyorsaniz ve bu sorgularda yanlislik var ise yada veritabaniniz cok kullaniliyorsa sitenizde hatali kodlama ve veritabanindaki fazla yuk dosyalari sebebiyle CPU zorlanacak ve hesabiniz durdurulacaktir.

Bir ornek vermek gerekirse: phpbb3 sisteminde veritabaninda session tablosu vardir, bu tablo asiri kullanimlarda hasar alabilir ve ek yuk bolumu artabilir, bunun sonucunda host php ile bu tabloyu islemeye calistiginda tablodaki sorunlar nedeniyle sitenizde yavaslamalar olacak, hatalar cikacaktir. Ve dogal olarak bu hatalarin sonucunda da Siteniz kisa bir sure SUSPENDED edilecektir..

Eger cok ziyaret edilen ve bir cok kategoriden olusan bir forumunuz var ise veritabaninizi devamli olarak onarmanizi tavsiye ediyorum ve hatali kodlamalardan uzak durmanizi oneriyorum.. Bunu onermemim sebebi, sitenizdeki bozuk php yada asp betikleri CPU yu zorlayacagi icin hesabiniz kisa surelide olsa Durdurulur ve sitenize 5-10 dakika giremezsiniz.