Kategoriler
Eğitim - öğretim Genel Konular Günlük hayat Sağlık Toplumsal Konular

Diş fırçalama Tekniği

Dişlere yapılacak en iyi bakım, dişleri gerektiği gibi fırçalanmasıdır. Dişlerin üzerindeki kirleri ve yiyecek artıklarını temizlemek için kullanılacak fırçanın kişinin kendine özgü ve uygun olması önemlidir. Başkalarının fırçası kullanıldığın mikrop bulaşabilir. İyi bir diş fırçasının kılları orta sertlikte, naylon ve fırça başı küçük olmalıdır. Diş fırçası 3-6 ay arasında değiştirilmelidir. Günümüzde fırçanın değişme zamanı geldiğinde ortadaki renkli kısmı renk değiştiren indikatör fırçalar üretilmiştir.

Diş fırçalanmasında istenilen sonucun alınabilmesi için dikkat edilmesi gerek noktalar asağıdaki gibi olabilir:

– Diş fırçalamaya, çocuk fırçayı tutabildiğinde ( 3 yaşlarında ) başlanmalıdır.
– Dişler normal olarak her yemekten sonra yani günde 3 defa ve 3er dakika fırçalanmalıdır. Bu olmuyorsa kahvaltıdan sonra ve yatmadan olmak üze en az 2 defa fırçalanıp öğle yemeğinden sonrada suyla çalkalanmalıdır. Yeterli fırçalanmassa oluşan kir tabakası diş taşına dönüşebilir.
– Diş macununda bulunan flor, dişlerin direncini artırırken, diş çürümelerinide engeller. Ancak fırçaya konulacak macun, mercimek yada nohut büyüklüğünde olmalıdır. Daha fazla macun kullanılması bulantı yapabilir. Özellikle çocuklar, fazla macun alıp yutarsa ishal olabilir.
-Fırçalama bittikten sonra ağız bol su ile çalkalanmalıdır. Diş fırçası da kıl aralarında artık kalmayacak şekilde durulandıktan sonra silkelenerek suyu akıtılmalıdır.
– Diş fırsının ulaşamadığı ara kısımlar, diş ipiyle ya da diş arası fırçasıyla temizlenerek dişlerde artık bırakılmamalıdır. Dişlerin arasını temizlemek için diş minesini ve diş etini zedeliyen sert cisimler kullanılmamalıdır.
– Diş ipliği hekimin verdiği tekniğe uygun olarak kullanılmalıdır.

Kategoriler
Eğitim - öğretim insan vücudu Sağlık Toplumsal Konular

Diş Çürümesi ve Nedenleri

Yeterince temizlenmeyen ve bakımlı olmayan dişlerde zaman geçtikçe diş plağı oluşur. Diş plağı, yediğimiz yiyeceklerin artıkları, mukus salgısı ve sayısız bakterinin oluşturduğu kir birikintisidir. Düzenli temizlenmeyen ve fazla şekerli besinlerle beslenenlerin ağzında giderek artan bakteriler şekerli besinleri ayrıştırarak asit oluşturur. Dişlerin çevresinde biriken besin artıkları ile olumusuz bünyesel etkenler ve sulardaki flor eksikliği dişlerde çürük oluşumunu hızlandırır.

Diş çürüklerinin oluşup artmasına neden olan faktörleri ve aşamaları aşağıdaki gibi sıralıyabiliriz.

– Dişlerle ceviz, fındık gibi sert cisimleri kırmak zararlıdır. Çünkü bunlar, diş minesinin çatlamasına, diş eti ve çene kemiğinin zarar görmesine neden olur. Çok sıcak ve soğuk yiceyecek ve içeceklerin peşpeşe yenilip içilmesi de diş minelerinin çatlamasına neden olur.

– Şekerli besinler ( çikolata, reçel, baklava, lokum ) yenildikten ve gazoz, kola gibi içecekler içildikten hemen sonra ağız yıkanmassa bunların şekerleri dişlerin üzerinde ve arasında birikir. Birikinti olarak biriken bakteriler, besin artıklarını parçalayarak asit oluşturur. Bazı içeceklerdeki ( kola vb.. ) asitlerle bakterilerin oluşturdukları asitler, çatlamış ve zedelenmiş dişi oyup, diş içine doğru ilerleyerek, oyuğun büyüyüp derinleşmesine neden olur. Bu oyuk ve çatlamalara daha fazla yiyecek artığı ve mikrop toplanarak diş çürümesini hızlandırır. Diş minesindeki küçük siyah bir noktanın oluşmasıyla başlayan diş çürüğü, zaman geçtikçe ilerler. Giderek derinleşen bu çürük nedeniyle diş, önce soğukta sonra sıcakta, en sonunda hem sıcak hem de soğukta ağrımaya başlar. Çürük diş içine kadar ilerliyip diş köküne kadar ilerler.

Kategoriler
insan vücudu

Dişlerdeki Gelişim bozukluğu

Dişsiz olarak doğan sağlıklı bir çocuk, yaklaşık 2,5 – 3 yaşına geldiğinde ağzında 20 tane süt dişi çıkar. 6 ve 7. yaşlarda süt dişleri atılıp yerlerine kalıcı dişler çıkmaya başlar. 12-13 yaşlarında 28 tane kalıcı diş çıkar. 18-20 yaş dolayıda 4 tanede 20 yaş (akıl) dişi çıkarak toplam 32 diş tamamlanır. Ancak akıl dişleri bazı insanlarda daha ileri yaşlarda çıkabilir yada hiç çıkmayabilir.

Bebekte ilk çıkan süt dişleri, bebek anne karnında 3-4 aylıkken oluşmaya başlar. Gebe anne, bebeği nedeniyle artan besin gereksinimi karşılamak üzere yerterli ve dengeli beslenirse bebeğin genel gelişimi ile birlikte diş gelişimi de sağlıklı olur. Annenin yeterli beslenmesi ya da bazı genetik etkenler, bebeğin diş olumunu ve gelişimini olumsuz yönde etkiliyebilir. Bebeğin süt dişlerinin gelişimin, annenin emzirme dönemindeki beslenmesi ve sağlığı da etkiler.

Süt dişleri, ne kadar sağlıklı oluşur ve gelişirse daha sonra çıkan kalıcı dişlerde o kadar sağlıklı olur. Çürüyen süt dişleri hemen tedavi edilmesse yakınındaki dişleri de çürütür. Süt dişleri, zamanından önce çekilecek olursa ağızda kalan diğer süt dişleri, çekilen süt dişlerinin yerine doğru kayar. Alttan gelen kalıcı dişlere yer kalmaz, böylece çarpık ve düzensiz dişler ortaya çıkar. Bu neden çekilmek zorunda kalan süt dişi yerine ” yer tutucu ” denilen geçici protest taktırılmalıdır.

Dişlerde görülen sayı, şekil, boyut ve dizilim bozuklukları ile renk değişiklikleri ve erken çürümelerin başlıca nedenleri;

– Genetik özellikler,
– İçme suyundaki flor miktarının eksik ya da fazla olması,
– Annenin gebelik ve emzirme döneminde gereksiz ilaç kullanması,
– Annenin, gebeliğinde ateşli hastalık geçirmesi,
– Annenin sigara içmesi,
– Gerekli aşıların zamanında yaptırılmayan çocuklarda yüksek ateşle ağır bir şekilde geçirilen boğmaca, kızamık gibi hastalıklar,
– Çocuğa, hatalı, yanlış, gereksiz ilaçlar verilmesi şeklinde sıralanabilir.

Kategoriler
Günlük hayat Sağlık Toplumsal Konular

Diş Koruması ve bakımı

Dişlerin sağlığının korunması, düzenli gelişimi ve bakımı için yapılması gerekenleri aşağıdaki gibi sıralarsak;

– Yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Özellikle çocukluk döneminde yeterli miktarda protein; Kalsiyum, Fosfor ve flor minarelleri ile A, C, D vitaminleri içeren vitaminler ( Örneğin: Et, süt, yumurta, taze meyve ve sebze gibi ), tüketilmelidir. Daha çok içme suyuyla alınan flor, içme suyunda yeterince bulunmuyorsa düzenli olarak florid alınması gerekir.
– Elma, armut, havuç, ayva gibi meyveler ısırılarak yenilmelidir. Böylece diş ve diş etlerine masaj yapımış olur ve güçlenmeleri sağlanır.
– Fındık, ceviz gibi sert kabuklu meyveler kesinlikle dişlerle kırılmamalı, Metal ve benzeri sert cisimler ısırılmamalıdır.
– Besinler çok soğuk ve çok sıcak olmamalı, bunlar peşpeşe yenilip içilmemelidir.
– Ağız açık uyumak, ağız ve dişler için olduğu kadar solunum organları içinde zararlıdır. Bu nedenle ağzı açık uyumanın nedenleri araştırılıp geniz eti, burun kemiği eğriliği varsa tedavi olunmalıdır.