Kategoriler
Biyografi Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Gazeteci Günlük hayat Kişisel makaleler Psikolojik sorunlar Şair siyasetci Toplumsal Konular Türkiye üzerine Yazar

Çöpe Atılmış Duygu ve Düsünceler(3)

Cöpe Atilmis Duygu ve Düsünceler(3)

http://www.kuaza.com/out.php/i351718_1387.jpgBarut gibiyiz. Ateşin olmadığı alanlarda bile ince, derin manalar içeren imalı sözlerden kıvılcım alıyoruz.
Her şeyin güllük gülüstanlık olmadığı kanısı bizi, içinden çıkılmaz duygu ve düsüncelerle bırakırken, hayatımızı yönlendirmekte zorlanıyoruz.
Sağlıklı düsünebilmenin yollarından biri, önyargılardan arınmaktır.
Ne istediğimizi bilmeden yaşamak bizi hoşgörüsüz toplum yapar. Toplumların, sosyal-ahlak başarıları aldığı iyi bir eğitimle ölçülür.
Birbirimizi anlayabilmenin kuralları önyargılardan arınmış hoşgörülü eylemlerle başlar.
Maddenin ağır bastığı günümüzde gülücükler yapmacık, tebessümler soluk.
Gerçekleri konuşabilme cesaretimiz yok.
Birbirimizin hakkında farklı tanımlar yapıyoruz, bu tanımlar çok kalp kırıcı olabiliyor.
Daima ironik bir tavır içinde bulunuyor olmamız bizi, saldırgan kılıyor.
Bir çok konularda tartışma içindeyken, en nihayetinde varılan mutlu sonun son noktasında bir şeylerin ters gitmesi paylaştığımız bütün güzellikleri alıp götürüyor çirkinliklere. Polifonik olabilmek ayrıcalık olmalı.
Bu ayrıcalığın toplumumuzdaki kültür mozaiğinden ileri geliyor olmasının farkına varamamak, hayatta daima yanımızda var olan mutluluğun uzaklaşmasın neden olmakta.
Yer küremizin biz, birbirimizi anlayamadan bizi anladığını ve bize olan tepkisini görüyoruz; her ne hikmetse idrak etmekte zorlanıyoruz.
Aynı dili konuştuğumuz platformlarda içimizdeki magandalığımız ” her şey güzel gidiyor ” derken ” argo ” bir hal alıyoruz.
En ince kılcaldamarlarımızdan her zerremize zerkolan narsizm, aklımızın derebeyi oluyor. ” demin ” kendimizdeyken, kendimizin içinden bir başka kendimizle başkalaşıveriyoruz.
Psikoterapisiz delirmemek elde değil.
Gerginliğimiz mısına gibi gözükse de içimizdeki hoşgörülü, önyargısız benliğimizi bir türlü dışa çıkartmayı asla beceremiyoruz.

Yakup ICIK
Kategoriler
Dünya ülkeleri Gazeteci Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

TARAFA SESLENİŞ

TARAFA SESLENİŞ!

Ey Taraf yazarları;

Size öğütlemek, vasiyet etmek kimin haddine! Siz zaten öğütleri tutmuşsunuz; sizde vasiyet, bizde emir olanları yerine getiriyorsunuz!

İnsan olmak, hepimizin kaderidir. Lakin insan olduğunun ilk göstergesi, herhangi bir ırka mensup olmaktır. Biz, Türk Irkındanız; kendimizi biliyoruz ve insan olduğumuzdan şüphe de etmiyoruz.

Irksız olmanız, insan olmadığınızın göstergesidir!

Dışkısını hediye olarak karısının yüzüne fırlatmak, üzerinde tarih yazmayan belgeyi tarih vererek haber(!) yapmak, sabah geldiğinde masasının üzerine bırakılmış olan notları zihnine kazımak, pislik olmanızın gereğidir.

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ayrılan manşete takılıyorsunuz; diktatörlüktür diyorsunuz. Kutlamaya katılanlar içinde aynı şeyleri iddia ediyorsunuz.

Fakat ne gazeteler ne de kutlamalara katılanlar zor kullanılmaktadır. Bu, bir milletin iradesidir!

Fakat, bunları yazan kalemi ellerinde tutanlar, beyinleri mankurtlaştırıldığından, herkesi kendisi gibi " hortlak " zannetmektedir!

Tersanesine giren adama ortaklık teklif edenler, acaba karılarına saldıran adamlara da ortaklık teklif ediyor mu?

Ediyorlar ya da edecekler ki bu onların kafa yapısıdır. Malum, " Entel aydınlar "…

Peki, Sevan Nişanyan hayat arkadaşına saldıranlara ortaklık teklif edenlerde, yamyam, hindu olup olmadığına bakıyor mu?

Cevabı kendisi versin;

" -Bunu yaparken Türk mü, yoksa Hindu mu, Yamyam mı? diye sormayacaksın. "

Evet, 86 yıldır bu dil ile, kan-vatan dili ile kökünüzü kazıyoruz! Kazımaya da devam edeceğiz; hiç şüpheniz olmasın!

Orduya saldırmak, Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu devlete saldırmak, Taraf gazetesinin birinci vazifesidir!

Taraf Gazetesinin muhtaç olduğu kudret, ağa babalarının asil ceplerinde mevcuttur!