Kategoriler
Aklımdan geçenler

Seçim Sonuçları Cemaat ve Derin Devlet

Aslında yazımın içeriği ile pek alakalı olmaya bilir yazıcaklarım yada çok fazla yazıyı harmanlaya bilirim ama oda ülke insanının ruhi hali gibi oldugundandır…

Bu aralar hangi konularla içim dolduysa onları sizlerle paylaşmak isterim. Malüm ülkem seçim dönemine girdi ve bu seçim döneminden  kazasız belasız çıktı Allahımın yardımı ile. Bir çok başkan çıktı yok süikast dedi yok seçimlerde adam vurcaklar dediler ortalıgı maşallah canlı tuttular.

Cemaat içinde sözü geçenlerin Ak parti düşmanlıgı karşısında bir çok muhalefet partisinin iştahlandıgı bir dönemde bence karınlarını doyurmadan seçimleri tamamladılar.

Cemaat içinde ülke düşmanlıgı yapan erkeklere pek sözüm yok herpsi kazandıgı para peşinde nasıl çorbamız dahada büyür daha nasıl yükseliriz derdindeler..

Peki ablalarım size ne demeli bu ak parti sizin başınızdaki başörtüsüne saygı duyup herşeyi göz alarak sizi kamuda, sizil hayatta özgürleştirmediler mi? Siz degilmiydiniz üniversitelerden, derslerden kovulan sokak ortasında laf yiyen. Askeri alanlarda analarımız yemin törenlerinde içeri alınmazdı. Şimdi devam etsem bu yazı bunlardan geçilmez. Bunları size hürlügü veren bu parti degilmiydi. Siz bu dönemlerde çeplerini dolduran insanların peşinde olmak yerine oturup düşünüp ya bize kim ne verdi kim ne yaptı demeyi seçmeliydiniz.

Dersane meselesine geri döneyip cemaat denilen grubun bu ülkeden en büyük kazancı dersanedendir. O dersanelerden kazandıkları ne personeline dagıtır ne de bu ülkede köklü yatırım yapar. Hiç düşündünüz mü ben çok düşündüm ya neden bu adamlar bu ülkede okul yapmıyorda afrikanın en bilinmeyen yerinde en iyi okulu yaparak türkiyede en iyi okulu en iyi dereceyle bitiren adamı oraya götürürler..

Bunu körfez dersanesinden bir yönetici ögretmene soralı tam 4 sene oldu.. İbretle verdigi cevabı sizlere aktarmak isterim. O zaman duydugumda gülerek vay yok artık ya falan deyip arkadaşlarımla gülmüştüm. Ama o andan sonra da bu cemaat altındaki heryerden elimi etegimi çektim..

Soru: şuydu hocam neden bu sizin dersanelerin isimleri bölge bölge değişiyor ? İzmir de körfez, istanbulda fem, bursa da ışık vb..

Cevap : Bak şimdi bu kurumlar hep ayrı çatı altında izmir bölgesinde bir sorun olsa bütün bölgelerin kapanması gerekir o yüzden yüzeysel sadece oradakiler kapanır digerlerine zarar gelmez… 

Çok hayret içinde kaldım vayyyy dedim kafa zehir bunlarda…

Soru 2: Neden bu ülkede en iyi okulları yapmıyosunuz bu ülkedeki en iyi ögrencileri elde etmeye ugraşmıyorsuz?

Cevap: Şimdi biz afrikada en kalkınmamış bölgeye, bosnada en zengin bölgeye böyle böyle avrupanın çeşitli yerlerinde yerleşiyoruz. Oranın en iyi okulunu yaratıyoruz. Eğitim, mekan herşeyi ile en iyisi oluyor ve bizim oradaki ögrencimi oranın Başbakanın oglu, kızı – oranın en zengin adamının oglu – kızı, o bölgenin en zengin insanın oglu – kızı bizim ögrencimi oluyor. o bölgeler küçük başkan olanın ogluda başkan, muhtar olanın oglu muhtar oluyor dedi. Biz bu çocuga türkçe ögretiyoruz ve bize karşı ilişkileri hep sadık ve minnettar kalıyor. Bundan 5 – 10 sene sonra bu ülkeyi yöneticek insan allahın izni ile bizim aramızdan olursa dünya üzerinde çok büyük bir hakimiyet kurucak dedi…

Ben biraz hayretler içinde kaldım, fazlasyılada arkadaşlarımla birlikte güldük..

Ardından bu kaset olayları çıkınca dedimki harekete geçtiler…

Ama anlamadıkları bir şey vardı bu ülke insanı 2 büyül 1 küçük darbe görmüştü bu küçük oyunlara gelmezdi…

Benim kısacası sandık sonuçlarından anladıgım bu. O kadar olay ardından AKP %46 çıktıysa olaylar olmasa %60 çıkacagına eminim…

Sonuç olarak kim derin kim devlet bilmem ama bu ülkenin içine durmadan çomak sokmaya çalıştıkları kesindir….

Kategoriler
Aklımdan geçenler Türkiye üzerine

Derin Devletten Temiz

Kısa bir zaman ara verdiğim için takip eden arkadaşlardan özür dilerim.Gazetelere bir göz atınca Şırnak Uludere köylerindeki sivillerin ölümü ile içimden geçenleri paylaşayayım istedim.

Kim suçlu bilinmez. Suç garip olur sahibi bulunmaz derler.Bu 35 sivilin ölümüne neden olan olaylar ne idi acaba? İstihbarat zaafiyeti mi Kanun ihlali mi yoksa Senaryosu yazılmış bir oyun mu ?

Medyaya baktığımızda İnsansız Hava Araçları ile tespit edilen sınırdaki kişileri terörist zannedilip F16 uçakları ile vuruluyor. Bunda daha önce de Gediktepe de katırlarla getirilen silahlarla dokuz hayatının baharında genci kaybetmiştik. Aynı olay yaşanmasın diye önlem alınmak istenmiş olabilir. Burda istihbarat zaafiyeti var. Genelkurmay diyor sivil halk terörist güzergahı kullanmış diyor bir başka açıdan muhtar diyor orası kaçakçılık için kullanılıyordu.Kime inanalım hangi derdimize yanalım.

Ama köylüler için neden daha önce kanuni işlem yapılmadı.Yoksa yapıldı da gene ısrar mı ettiler. Acaba işlem yapılmasına gerek mi yok , yoksa suç değil mi? Suç değilse bizde gidelim kaçakçılık yapalım. Hem birde şu var karanlıkta terörist mi yoksa sivil mi nerden bileceksin.Sivillerin yapması gereken riskli yerlerden uzak durmak. Ben nerde bir askeri bölge görsem uzak dururum. Ne olur ne olmaz.

Bunu kurgulamış olabilirler çünkü ortalık zaten cadı kazanı gibi.Sürekli olay açığa çıkıyor örneğin;Gazi olayları, Maraş olayları , Dersim olayları  v.s saymakla bitmez.

Eğer kurgulanmadı ise şimdi provokatif eylemleri yapabilirler ve yapıyorlarda. İnsanlık öyle bir hal aldı ki vampir gibi kandan besleniyorlar, kandan nemalanıyorlar. BDP Muş Milletvekili açıklamasında şöyle diyor;Ben bu meclisten olmaktan sizin adınıza utanç duyuyorum diyor.Devletin vekili derse buyur burdan yak. Devlet bilinçli yaptı ise bundan devletin karı olmaz, zararı olur.Bunu düşünemeyeni zaten milletvekili yapmazlar ve o kapasite olmayan yapamazda bu işleri. Velhasıl dostlar Derin Devletten temiş iş.(arkadaşlar yorumları ile dönüt verirlerse sevinirim.)