Kategoriler
Doğa ve Yaşam Genel Konular Günlük hayat iletişim Sevgi ve Ask Dünyası

Dalgalar Kıyıya Vurdukça

“sen ne kadar iyi bir insansın! Hiç kimsenin yapmadığını yaptın bana. Benden daha kötü duruma düşmüşken, bana yardım elini uzattın… Şimdi gözümden yaş akıyorsa bu hiç kimsenin dinlemediği derdimi, anladığın içindir. Sen ne kadar iyi bir insansın!”

Kendi oğluna uzak yaşayan bir adamın hikâyesi bu; öyle yazın denizde, kışın kayak merkezlerinde yaşayan insanların hikâyesini hiç benzemez. İstersen hiç okuma! İstersen oku ve düşün neden insanların kaderinin başka insanlar tarafından çiğnendiğini, değiştirildiğini…

Hayat vurmaz insana… Vurulacak kadar güçlü değiliz bu dünyada, çok zayıfız ve hayat her halükarda bağrına basar yaşadıklarımızla. Buna inanmayanlara söyleyebilecek pek bir sözüm yok! Güzel yaşamak, güzel ölmek demektir. Aslında ikisi de aynıdır. İyi insan mutlu ölebilir mi, demek geliyor içimden, ya da hiç dememeliyim mi ne. Kabullenmek zordur ölümü, fakat yaşarken neleri kabullenmiyoruz ki. Kaçımız yenilen hakkımıza sahip çıkabiliyoruz. Kuyruğumuza basılmadıkça, kaçımız yılana sarılıyoruz denize düşünce. Belki de yazmamalıydım bu yazıyı…

Aslında farklı iki adamın hikâyesini anlatacaktım. Ama hayat girdi yine bir taraftan, kaç gündür bekliyordu bu hikâye gözümün önünde, “yaz artık beni” diye gözümün içine bakıyor gibiydi adeta. Ne çok kızıyorum kendime bilemezsiniz. Yıllarca yazamadığım romanım geldi aklıma, kim bilir o ne düşünüyordu benim için. Ve daha hakkını yediğim birçok kişi, nerede-nasıl konuşuyordur arkamdan. O kadar iyi bir insan değilim ben, kaldım ki iyi bir insanın hikâyesini yazayım. Bu sefer çok zorlanacağım, çok…

Günlerdir gökyüzü isyanlarda; fırtınalar azalsa, yağmurlar aşındırıyor toprağı. Ev de artık boğmaya başlamıştı beni, üzerime bir şeyler alıp, gümüş renkli havaya merhaba dedim. Daha kapıdan çıkınca anladım, sanki ilk defa yaşıyormuşum gibi bu hayatı. Üzerime gelen kışın ayazı beni bekliyormuş gibiydi.

Sahile doğru yürümeye başladım, önümde birkaç adım ileride yürüyen garip bir adam vardı. Devamlı söyleniyordu, anlaşılan derdiyle yıpranıyordu. Sahile kadar o önde, ben arkada devam ettik yürüyüşümüze. Hava soğuktu, sahilde kimselerin olmaması normaldi. Artık sahile yaklaşmıştık. Arabasını park eden güzel giyinimli bir adamda yüzündeki hüzünle sahile gelmişti besbelli. Ama benim ne işim vardı o soğuk havada bilmiyorum. Belki de yazmak için malzeme aramama hiç gerek kalmayacaktı. Üç adam birer tur attık sahil boyunca. Denizin havası bir başkaydı, dalgalar kıyıya vurdukça, kayalar aşınıyordu.

…sonra dalmışım küçük bir sandalın çırpınışla ayakta kalışına; meğer bizim iki kafadarlar çoktan sohbete koyulmuşlar. Kader bazen böyle bir şey işte, öyle engel falan tanımıyor. Zengin adamın, fakir biriyle ne işi olabilirdi demek çok yanlış. İnsan bazen hayatta en çok geçmişini arıyor. Huzur başka bir boyut, başka bir rahatlık… Adı yok bunun, olmamalı zaten de. İnsanların konuşabilecekleri, birbirlerine sırtlarını yaslayabilecekleri o kadar paylaşım var ki, hemde neler neler…

Uzaktan izlediğim kadarıyla, sorunları aynı gibiydi. Şimdi bana, nereden biliyorsun başka bir şey konuşmadıklarını diyebilirsiniz. Bir insan gözü yaşlı derdini anlatıyorsa, çaresizliğini dışarı vurmuştur bir kere. Gülecek hali olan adam, o havada orada olamazdı zaten.

Zamanla bir şey dikkatimi çekti. Her ikiside diğerini dinlerken ağlıyordu. Birbirlerini hiç tanımamalarına rağmen, sanki çokta iyi tanıyorlar gibiydi. Onları izlemek bana epey hüzün yüklemişti. Neler konuştukları önemli değildi hiç. Önemli olan birbirlerini yürekleriyle dinlemeleriydi, sanki o anı yaşıyormuş gibi çaresizliklerini vurmaları yok mu, işte bu beni çok duygulandırdı. Dünyanın böyle yürekli insanlara ihtiyacı var, hemde her çağda. İnsanların statüsü ne olursa olsun, çoğu zaman dertleri benzer oluyor. Ve insan en yakınından bulamadığı çözümü, hiç tanımadığı bir insanda da bulabiliyor. İşte yaşamı anlamlaştıran olaylar böyle gelişiyor.

Bu her şeyleri farklı iki onurlu insanın, aynı olan yüreklerini yazmak bana onur veriyor. Bu zamanda da böyle insanların yaşıyor olmalarını görmek çok güzel. Aslında insan olmanın da zamanı yok, yeter ki karşındaki kişiyi dinlemesini bil, inan öğreneceklerinin sonu yok.

Hava daha da esmerleşiyordu. Güneş zaten yoktu, deniz coştukça coşuyordu. Sonra bende o iki güzel insanın arasına dâhil oldum. Aralarında geçen konuşmaları nihayetinde öğrendim. Ama bunu anlatmayacağım tabi ki. Ama ikiside haklıydı, ikiside cefakâr babaydı! Birbirimize telefon numaralarımızı verdikten sonra ayrıldık. Eve hızlı yürüyerek geldim ve tek yaptığım şey, babamın elini öpüp onu ne kadar çok sevdiğimi söylemek oldu!

Hayatıma anlam katan o cesur iki adama çok şey borçluyum. Bir ömür boyu sürecek pişmanlığımdan onların sayesinde kurtulmanın inanılmaz hafifliği var üzerimde. Şimdi benim onların yanında ne işim vardı, daha iyi anlıyorum. İnsan, insana hep muhtaçtır ve muhtaç olacaktır da. Çünkü dünya ortak bir yaşam alanıdır. Sorunlarımız o kadar benzer ki ve bunun çözümü de çok uzaklarda değil. Bir tebessüm, bir sıcak merhaba bazen her şeyi hallediyor.

Olurda bir gün içiniz hüzünle dolarsa, kendinizi sokağa bırakın ve yaradana değin ki “ Allahım emanetin senindir, huzura götürsün beni bu ayaklarım, bu gözlerim güzeli görsün ve bu yüreğim dengini bulsun!” gerisi çok önemli değil. Önemli olan gittiğiniz yerin sıradan olmadığını bilmek… Yaşadığınız yer deniz kenarıysa eğer, en kötü havada dışarıya çıkmanızı tavsiye ederim. Nedenini gidince anlarsınız.

İyi insanlar hep aynı yerde mi buluşurlar? Evet, her koşulda ve her yerde…

Emre onbey

Kategoriler
Günlük hayat Türk Sineması Videolar

Kutsal Damacana 2 Fragman

Kutsal damacana 1 ile çok güzel bir komedi serisine başlayan Şafak sezer, her ne kadar ilk filmde epey eksiklikler olsada beğenilmesi üzerine serinin 2. filmini çıkarmaya hazırlanıyor. Fragmanı internete düştü bile. Bu yazının üstünde orjinal fragmanı izleyebilirsiniz.

Kutsal Damacana 2 Afişi [orjinal degil]

Ben ek olarak fazladan bir kaç sahne videosu daha ekeyeceğim, ben çok güldüm sizinde hoşlanacağınızdan eminim.

Kutsal Damacana 2 Fragmani – 2

Kategoriler
Günlük hayat Komedyen Söyleşiler - Röportajlar

Mesut Yar ile Söyleşi

Benim için tüm anılarım unutulmaz; ama matematik dersinde hoca son notu verecek. Beni sözlüye kaldırdı. Ondan sonra takıldım kaldım bir formülde, çıkamıyorum. Kafaya bir tebeşir yolladı. Hemen aklıma geldi nasıl olduysa. Öyle geçtim dersi. Sonra gittim elini öptüm. Belki de ondan sonra açıldı benim öğrencilik hayatım.

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz Biz ve Söz adına. Sempatik bir insan olmanız ve bizim okuldan mezun olmuş olmanız size ulaşmamızda en büyük etken oldu; ancak Mesut Yar’ı biraz araştırdık ve karşımıza çok yönlü bir insan çıktı. Kendi Web sitenizde “Ben sahici bir adamım, Kurtuluşla yürürken beni her an görmeniz mümkün.” demişsiniz. Gerçekten de kendinizi bu yaşamın ve halkın içinde hissediyor musunuz?

Mesut Yar ile Söyleşi
Mesut Yar ile Söyleşi
Kategoriler
Günlük hayat Sevgi ve Ask Dünyası

Ömürlük Sevdim Seni

“seni unutmak istemiyorum ki, kazanmak istiyorum. Yaşamak için çırpınışlarıma baksana, nasılda karşına güçlü ve sevgi dolu çıkabilmek için her şeye meydan okuyorum… Hem kim söyledi seni unuttuğumu? Senin saçını unutsam, gözlerini unutamam; gamzeni unutsam, yüzüne yansıyan yüreğini unutamam!”

Biliyor musun sevgilim, ben seni değil, kendimi değil, en çok “bizi” seviyorum. Ne zamandır söyleyemiyordum bunu. Yanlış anlayacağından korkuyordum. Şimdi hoş yanlış anlasanda fark etmez ya. Biraz cesaret lazım bize, çok değil! Aşkımıza sahip çıkmamız için kaybettiklerimizi yeniden gözden geçirmeniz gerek… yeniden birbirimizin gözlerine içine bakarak o güzel sözleri söylemek için daha ne kadar bekleyebiliriz ki? Hadi kalk gel…

Hem öyle kolay değil unutmak birini. Çok sevsen de, nefret bile etsen de inan bir anda silip-atmak hiç kolay değil. İnsanız biz, özelliklerimiz var. Çoğunu kabul etmesekte, bizi, birbirimize bağlayan duygu sağanaklarımız var. Avuçlarımızı bulutlara açtığımızda bile ya yağmur ya da kar düşeceğini biliriz. Ama güzel sevgilim, bize aşk düştü! Şimdi yaşadığım her mutlulukta, seninde yanımda olduğunu bilerekten yaşıyorsam, vardır bir bildiğim değil mi?

Ömürlük sevdiğimden mi, bazen bende tam olarak netleştiremiyorum bu duyguyu, inan çok özlüyorum seni. İstiyorum ki hep yanımda ol! Her gün yaşadığım sıradan ama gerekli bir olay gibi. Bir güneş gibi sabahımda ol istiyorum. Acıktığımda yemek gibi, susadığımda su gibi… Geceleyin karanlıkta dolaştığımda ay gibi yolumu aydınlat istiyorum, yıldızlar gibi yönümü belirle istiyorum. Ya da hepsini sadece sen yap! Evet, evet sen benim içimdeki “ben” ol! Benim için sana yaşa istiyorum, çok şey mi bunlar?

Bazen senin için ne ifade ettiğimi gerçekten bilmek istiyorum. Senin adına söyleyebileceğin düşünceleri, sanki kendime söyleniyormuş gibi güzel sözlerle süslesem de. Bu benim mutlu olma adına yaptığım hep bencil oyunlar oluyor. çoğu zaman ellerinden uçmaya bırakılan bir tüy gibi hafif kaldığımı hissediyorum. Özgürlüğümün senin elinden olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyor. Mutlu olmak böyle bir şeyse evet ben çok mutluyum.
Benim seninle ilgili hep bahanelerim olmuştur, olacaktır da. Elini tuttuğum anda bile hissettiğim o duygunun yoğunluğunu hiç tarif edemedim sana. Oysa sen bunu hep ima etmiştin bana. Söyleseydim benim sana olan çaresizliğimi çok iyi anlayacaktın. Ülkesi fethedilecek bir kralın ürkekliği vardı bende. Sanki bir kadına ruhumu verirsem, onu kölesi olma düşüncesi hakimdi o zamanlar. Gençtik, bir genç kadına tutulmak zayıflıktı. Biraz taş fırın erkeği olmak gerekiyordu, ya da buna benzer üstünlük duyguları işte! Oysa hepsi de ne kadar boş düşüncelermiş. En güzel şey, neyle uğraşıyorsan onun kölesi olmakta saklıymış. Hayatın bir sırrı bu! Ama bunu o gün söyleseydim, inanmazdın bana…

Ey benim güzel sevgilim, yoldaşım, sırdaşım, en yakın dostum, kadınım… kim söyledi sana,”o seni unuttu, başka birini seviyor diye” ve sen kandın yine masum yüzünle tüm bunlara. Bilmem hatırlar mısın,” ben seni bu dünyalık için değil, cennette hep yanımda ol diye sevdim!” o zamanlarda da biliyordum, seninle bu dünyada aynı yolda yürüyemeyeceğimizi. Ben seni ömürlük sevdim, varsın bu dünyada buluşamayalım. Ruhun, ruhumda ya o bana yeterde artar bile…

Emre onbey

Kategoriler
Günlük hayat Sevgi ve Ask Dünyası

Yaprağın Aşkı Gibi…

sensizken yaprak gibi titriyor bedenim. Yokluğuna manalar üretmek sanıldığı kadar kolay değil. Söz konusu sen olunca duyguların yanında harflerin bir önemi yok. Sensiz daha ne kadar yabancılaşacağım bu hayata, bilemiyorum. Gel son kez tükür yüzüme, hiç değilse bir daha göreyim seni…”

Özledim sevgili… Özledim! Ömrümü anlamlaştıran kadına ilk defa bu denli yakınlaşmışken, ruhumu esir eden gözlerini özledim. Sevmek yürümekse, koşmayı özledim. Bir menekşe kokusunda aradığım saçlarının rüzgârla dans edişini özledim. Birde her vedamızda, eve koşarak aynaya bakıp, o yüz hatlarımı görmeyi inan çok özledim.

Bana, neden seni bu kadar sevdiğimi soruyorlar. İnan bu soruya artık hiç kızmıyorum. Çünkü herkes seni çok merak ediyor. Bir adamın bu zamanda bir kadına olan bu bağlılığına bir anlam veremedikleri düşüncesinden hepsi vazgeçmiş durumdalar. Bu bizim sevgimizin gücü olduğu kadarıyla, aynı zamanda örnek oluşunun da bir özelliği… Yan komşumun küçük kızının, “baba ben evlenirsem e… abi gibi biriyle evlenirim” diye söylemesi, bizi güzelleştiren aşkın gerçek meyvesi değil mi? Ya yeğenimin senin resmini yapmasındaki güzellik. Sence sıradan bir olay mıdır tüm bunlar… Seni sevmek sıradan bir tutku olabilir mi benim güzel sevgilim?

Sen gittikten sonra, şehrin tüm ışıkları aydınlatmadı yolumu. Cesaretim git-gide uzaklaştı yüreğimden. Her yere düşen saçımın telinde, ellerinin izini bıraktım. Yosun tutan gözlerimde aradım seni ama bu son gidişin farklıydı, sanki bir daha göremeyeceğim gibi acıttı içimi. Kolay olmuyor sensizliğe alışmak. Günler, haftalara kızıyor. Haftalar ne yapsın, bütün kabahat zamanda, hani o yanlış zamanda…

Yaprağın Aşkı Gibi…
Yaprağın Aşkı Gibi…

Ayrılıklar, farkında olmadan sadakati öğretiyor. Sen bana İnsan olmayı, hayata güzel bakabilmeyi ve bir insana güvenebilmeyi öğrettin. Öyle-böyle değilsin sen, farklısın herkesten… Yoksa bunca zamandan sonra tekrar sığınamazdım kalbine, en güvendiğim yerine. Sen hep yaşa güzel sevgilim! O tenine dokunan rüzgâr bile ne kadar anlamlı esiyor bu şehirde. Güneş sanki en masum ışınlarını bana gönderiyor. İlk günkü gibi açıyor balkondaki güzel menekşe… Her şey yerli yerinde, sadece sensin eksik olan!
Özledim sevgili… Özledim! Şu kalem tutan ellerimin, ellerinden uzak kaldığı onca yılın hasretini özledim. Bazen unutuyorum seni, hafızam o kadar vefasız çıktı ki. Yanlış sokaklarda anılarımızı arıyorum. Geçenlerde kelebekleri kovaladığımız o sokak lambasını kırdım, biliyor musun? Aslında bedenimin sensizliğe olan inancını kırdım. Çünkü yokluğuna alıştıramaz hiçbir şey beni. Bir bahane bulda, kaç gel olduğun yerden. İnan bu sefer bırakmayacağım seni, kalbime gömeceğim ve orada unutacağım seni…

Sen benim ömrümün tanımı, gecemin nemli mendili… Sen unuttuğum mutluluğumsun!

Emre onbey

Kategoriler
Sağlık

Sigarayı Bırakmanın yolları

  Günümüzde sigara içenlerin sayısı gittikçe artmakta ve bu artmaya paralel olarakta sigara yüzünden kansere yakalanan veya ölenlerin sayısıda artmaktadır. Peki bunu önüne geçebilmek için ne yapmalısınız. Elbette ki sigarayı bırakmalısınız. Sigara yüzünden kanser riskine yakalanmamak veya ölüm riskiyle karşılaşmak istemiyorsanız, sigarayı bırakmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Sigarayı bıraktığınız andan itibaren  vücudunuzda ki bir çok pislikten kurtulacak ve hücrelerinizin kendini yenilediğini farkedebileceksiniz. Peki sigarayı nasıl bırakabilirsiniz. Günümüz teknolojisinde bir çok imkan mevcut olmakla birlikte belli kuralları deneyerek bu tedavi yöntemlerini denemeden önce kendiniz bırakmaya çalışabilirsiniz. Eğer günlük hayatınızda uygulayacağınız bu kurallar size yardımcı olmuyorsa profesyonel anlamda destek almanız sizin yararınıza olacaktır. Gerek hipnoz gerek sahte sigara yöntemleri olsun işinize yarayabilecek destek yöntemleridir. İşte sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilecek ve günlük hayatınızda kullanabileceğiniz küçük kurallar;

  • Sigarayı bırakmak isteyen kişiler öncelikle, sigarayı bırakmak istediğine karar vermelidirler. Bu sayede sigarayı bırakmaya giden yolda başarıya ulaşmaları mümkündür. Unutmayın “karar vermek” sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak en önemli kuraldır.
  • Her gün içtiğiniz sigaraları azaltın. Sigara bağımlısı bir çok kişi bir anda sigarayı bırakmayı denediği için 2 veya 3 gün sonunda sigarayı bırakmaktan vazgeçmektedir. Eğer günlük sigara tüketiminizi azaltarak sigara bırakmayı denerseniz başarılı olma ihtimaliniz daha yüksektir.
  • Yanınızda sigara taşımamaya özen gösterin. Bu kuralı uygulayarak elinizi cebinize attığınızda sigaranıza ulaşamayacağınız için hep sonra içerim mantığıyla hareket edebileceksiniz. Bu sayede bünyeniz sigara içmemeye alışacaktır. Buradaki en önemli kural ise, sigara ihtiyacınız geldiği anda mümkün olduğu kadar sigaraya ulaşma sürenizi uzatmanızdır.
  • Sigara içmek istediğiniz anda başka şeylerle uğraşın. Bu sayede sigara içme süresini geciktireceksiniz ve belli bir süre sonra sigara içme hevesiniz geçecektir.
  • Yemeklerden sonra sigara içme alışkanlığınız var ise, yemekten sonra ağzınızın tadını bozabilecek sıvı şeyleri çok az tüketmeniz size bu bilinçaltında olan “yemekten sonra sigara” eğilimini yok etmenize yardımcı olacaktır.

   Yukarıda bahsettiğimiz tüm bu kurallar tedavi gerektirmeyen, kendisine inanan ve sigarayı bırakmaya karar veren kişiler için geçerlidir. Eğer ciddi anlamda sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz ve kararlı iseniz yukarıda uygulayabileceğiniz bu küçük kurallar sizin tedavi görmeden sigara bırakmanıza yardımcı olacaktır. Fakat , bu kuralları uygulayabilecek iradeniz yok ve sigarayı bırakmaya karar verdikten sonra hemen pes edip yeniden sigara içmeye başlıyor iseniz, size tavsiyemiz profesyonel bir yardım almanız gerekmektedir. Bu yöntemlerden ister hipnoz, ister telkin, ister akupunktur, isterseniz de sahte sigara yöntemleride ile psikolojik anlamda sigarayı bırakmanıza yardımcı olacaktır. Ama unutmayın, hangi yöntemi denerseniz deneyin en önemli kural “ kararlı olmak”tır. Bu sayede sigaradan kurtulabilirsiniz. Hepinize sağlıklı günler.

Kategoriler
Günlük hayat Sağlık Toplumsal Konular

Diş Koruması ve bakımı

Dişlerin sağlığının korunması, düzenli gelişimi ve bakımı için yapılması gerekenleri aşağıdaki gibi sıralarsak;

– Yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Özellikle çocukluk döneminde yeterli miktarda protein; Kalsiyum, Fosfor ve flor minarelleri ile A, C, D vitaminleri içeren vitaminler ( Örneğin: Et, süt, yumurta, taze meyve ve sebze gibi ), tüketilmelidir. Daha çok içme suyuyla alınan flor, içme suyunda yeterince bulunmuyorsa düzenli olarak florid alınması gerekir.
– Elma, armut, havuç, ayva gibi meyveler ısırılarak yenilmelidir. Böylece diş ve diş etlerine masaj yapımış olur ve güçlenmeleri sağlanır.
– Fındık, ceviz gibi sert kabuklu meyveler kesinlikle dişlerle kırılmamalı, Metal ve benzeri sert cisimler ısırılmamalıdır.
– Besinler çok soğuk ve çok sıcak olmamalı, bunlar peşpeşe yenilip içilmemelidir.
– Ağız açık uyumak, ağız ve dişler için olduğu kadar solunum organları içinde zararlıdır. Bu nedenle ağzı açık uyumanın nedenleri araştırılıp geniz eti, burun kemiği eğriliği varsa tedavi olunmalıdır.

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Genel Konular Toplumsal Konular Türk Tarihi

Uygur Sanatı

Uygurların göçebe hayattan yerleşik hayata geçmeleri ve temsil ettikleri dini inançları nedeniyle sanat bakımından ilerlemişlerdir. Uygurlar, mimari, resim, heykel, yazı gibi sanat alanlarında eserler oluşturmuşlardır. Özellikle mimari, resim ve heykel gibi alanlarda, onlardan sonra gelen nesilleri, dönemleri de etkilemişlerdir. Uygurların budist tapınak ve mezar yapıları önemli derecede gelişmişti. Uygurların bu başarılı eserleri aynı zamanda Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Moğollar gibi devletleri mimari açıdan etkilemiştir. Duvar süslemelerinde ve minyatürleriyle Arap, Selçuklu ve Osmanlı sanatına kaynaklık etmiştir.

Uygurlar dışında, diğer devletlerde o zamana ait eserler çok az derecededir. Bunun nedeni ise Türklerin yerleşik hayattan çok göçebe hayat tarzı yaşamaları ve o devletlerin daha çok askeri teşkilat yapılanmasına sahip olmalarıdır.

Uygur Sanatı
Uygur Sanatı
Kategoriler
Doğa ve Yaşam Sağlık Toplumsal Konular

Kurban Etinizi Nasıl Saklamalısınız ?

Kurban bayramında olmamız dolayısıyla herkesin evinde muhakkak ki kurban etleri bulunuyordur. Et ve et ürünlerinin doğru yollarla saklanması gerçekten büyük önem taşır. Çünkü yapı olarak gerçekten çok hızlı bozulurlar. Ayrıca etleri dondurup çözdürme işlemlerinin birden çok defa uygulanması ette bazı mikroorganizmaların üremesine uygun ortam sağladığı gibi kesinlikle sağlığımız için bir tehdit oluşturur.

Kategoriler
Bilgisayar Kullanım Deneme Yazıları Donanım Genel Konular iletişim İnternet Dünyası Program Anlatımları

WPA Güvenliğinin Özellikleri

Kablosuz ağlarda şifreleme tekniği olarak kullanılan WPA hakkında geniş bilgi 
WPA güvenliğinin özellikleri
WPA standardında aşağıdaki güvenlik özellikleri bulunmaktadır:

WPA kimlik doğrulaması
WPA'da 802.1x kimlik doğrulaması gerekmektedir. 802.11 standardında, 802.1x kimlik doğrulaması isteğe bağlıydı.

İçeri Arayan Kullanıcının Kimliğini Doğrulama Hizmeti (RADIUS) altyapısı olmayan ortamlarda, WPA önceden paylaşılan anahtar kullanımını destekler. RADIUS altyapısı olan ortamlarda, Genişletilebilir Kimlik Doğrulama Protokolü (EAP) ve RADIUS desteklenir.

WPA anahtarı yönetimi
802.1x ile, tek noktaya şifreleme anahtarlarının yeniden oluşturulması isteğe bağlıdır. Ayrıca 802.11 ve 802.1x, çok noktaya yayın ve yayın trafiği için kullanılan genel şifreleme anahtarını değiştirmek amacıyla kullanılabilen bir mekanizma sağlamaz. WPA ile, tek noktaya ve genel şifreleme anahtarlarının yeniden oluşturulması gerekir. Tek noktaya şifreleme anahtarı için, Geçici Anahtar Bütünlüğü Protokolü (TKIP) anahtarı her çerçeve için değiştirir ve bu değişiklik kablosuz istemci ile kablosuz erişim noktası (AP) arasında eşitlenir. Genel şifreleme anahtarı için, WPA, kablosuz AP'nin değiştirilmiş anahtarı bağlantılı kablosuz istemciye duyurmasını sağlayan bir araç içerir.