Kategoriler
Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Genel Konular Toplumsal Konular Türk Tarihi

Uygur Sanatı

Uygurların göçebe hayattan yerleşik hayata geçmeleri ve temsil ettikleri dini inançları nedeniyle sanat bakımından ilerlemişlerdir. Uygurlar, mimari, resim, heykel, yazı gibi sanat alanlarında eserler oluşturmuşlardır. Özellikle mimari, resim ve heykel gibi alanlarda, onlardan sonra gelen nesilleri, dönemleri de etkilemişlerdir. Uygurların budist tapınak ve mezar yapıları önemli derecede gelişmişti. Uygurların bu başarılı eserleri aynı zamanda Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Moğollar gibi devletleri mimari açıdan etkilemiştir. Duvar süslemelerinde ve minyatürleriyle Arap, Selçuklu ve Osmanlı sanatına kaynaklık etmiştir.

Uygurlar dışında, diğer devletlerde o zamana ait eserler çok az derecededir. Bunun nedeni ise Türklerin yerleşik hayattan çok göçebe hayat tarzı yaşamaları ve o devletlerin daha çok askeri teşkilat yapılanmasına sahip olmalarıdır.

Uygur Sanatı
Uygur Sanatı
Kategoriler
Doğa ve Yaşam Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

Ölümsüz Askerler Geliyor

“yarın sorarlar: Allah için ne yaptın? Vatan için, dinin için, insanlık için… Bunun cevabını verebilecek şehitlerimiz, güzel insanlarımız var bizim, ya sizin vatan hainleri, neyiniz var? Korkarak savaşarak, kurduğunuz hain pusular yarın size sonsuz ızdırap olacak; mutlu ölüp, mutlu dirilemeyeceksiniz!

Yazmayayım diyorum… Kolay değil, ağır bir yük omuzlarda, taşımak hiç kolay değil! Bir şehit ki, vatanın omuzlarında yüceliyor. Vatan güzelleşiyor, anlamlaşıyor. Bayrak alabildiğince kırmızı, her taraf “Allah Allah” nidalarıyla coşmakta, cennet şehidini kucaklamaya hazır ve analarda, babalarda şefaatliğin vereceği huzur…

Ey güzel ülkem! Şehitlerin ev-ev dolaşıyor; kapılarınızı açın, duvarlarınızı yıkın, al-bayraklı şehitlerin geliyor! En güzel elbiselerinizi giyinin, kokularınızı sürünün, dualarınızı okuyun, bugün evlerinize resulün ölümsüz askerleri geliyor. Şahadet şerbetini içmiş, yüreği vatan sevgisiyle taşmış, yiğitler geliyor bugün; öyle kolay değil onları ağırlamak, öyle kolay değil…

Ölümsüz Askerler Geliyor
Ölümsüz Askerler Geliyor

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat iletişim Toplumsal Konular

Evinizin Dekorasyonunu Yenileyin

Kış ortalarında artan soğuklar ve yağmurlarla beraber evimizde daha fazla zaman geçirmeye başlarız. Ve bu yüzden de evimizin eksikleri ve değiştirmek istediğimiz noktaları çok daha fazla gözümüze batmaya başlar. Eğer biraz boş vaktiniz varsa ve ya eviniz için boş vakit yaratabilecek bir durumdaysanız. İşe başlamanız için çok uygun bir zaman olduğunu söyleyebilirim.
Öncelikle evinizde en çok zaman geçirdiğiniz odaları yenilemeye başlayın. Hangi oda da daha fazla zaman geçiriyorsanız bu odanın gözünüze çok daha güzel ve yenilenmiş gelmesini sağlamak en doğru karar olacaktır. Dekorasyonunuz da farklılıklar yaratmak istiyorsanız kesinlikle kendi tarzınıza uygun bir şekilde yenilemelisiniz. Evinizde sevdiklerinizle geçireceğiniz sıcak ve keyifli anlar için sizin de aynı şekilde evinizden memnun olmanız gerekir. Bu durumda yapılması gereken ilk hareket doğru odanın seçimidir. Buna karar verdikten sonra ufak ayrıntılarla odanızı baştan aşağıya değiştirmeniz mümkün. Bunun evinizin hangi odası olduğunun hiçbir önemi yoktur.

Evinizin Dekorasyonunu Yenileyin
Evinizin Dekorasyonunu Yenileyin

Kategoriler
Günlük hayat internet hizmetleri Web Site Tanıtımları Webmaster yardım

GittiGidiyor’da İş Ortaklığı Programı

GittiGidiyor’da İş Ortaklığı Programı
Gittigidiyoru biliyorsunuz. Türkiye’nin en büyük 2.el satış sitesi. Burada sıfır veya 2.el ürünlerinizi satabilir veyahut hoşunuza giden ürünleri alabilirsiniz. Satış yaparak burada para kazananan ve ciddi gelir elde eden bir çok kişi mevcut. Fakat konumuz nasıl satış yaparızdan farklı olarak Gittigidiyor ile nasıl iş ortaklığı programına katılabiliriz. Sizin gittigidiyorda satabilecek sıfır veya 2.el ürününüz yok ama yine de gittigidiyor üzerinden para kazanmak istiyorsunuz. Bunun için yapmanız tek gereken bir web sitesine sahip olmak. Eğer websiteniz yüksek ziyaretçi çekiyor ise iş ortaklığı programı tam size göre.
gittigidiyor is ortakligi
gittigidiyor is ortakligi

Gittigidiyorun iş ortaklığı programı için yapmanız gereken TC kanunlarına uygun bir websitesi sahibi olmanız. Eğer böyle bir siteye sahipseniz https://aff.gittigidiyor.com/aff/index.jsf bu adrese tıklayarak gittigidiyorun iş ortaklığı programına dahil olabiliyorsunuz. Verdiğimiz sayfaya tıklayarak üye olduktan sonra yapmanız gereken tek şey üyeliğinizin onaylanması için beklemek. Üyeliğiniz onaylandıktan sonra size verilecek kodları sitenize güzel bir yerine yerleştirerek tıklama başına kazanç sağlayabileceksiniz. Bu sayede satabileceğiniz herhangi bir ürününüz olmasa bile gittigidiyor üzerinden para kazanabileceksiniz.

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Komedyen Söyleşiler - Röportajlar

Yavuz Seçkin ile Özel Hayatı ve Okul Yılları Hakkında Röportaj

Okul zamanında biz Yeni Karamürsel'e kaçıyorduk. Nişantaşı Meslek Lisesi'nin önüne gidiyorduk. Nişantaşında gezerdik. Taksimdeki sinemalara giderdik, Zincirlikuyu Yapı Meslek Lisesi ile kapışıyor Maçlarımız çok kavgalı geçiyordu. Bunun nedeni de belli değildi. Futbol anlamında motor meslek çok iyiydi, 1987-1988 yılı mezun olmuştum yanlış hatırlamıyorsam.

Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Dergimiz gerçekten, verilerek çıkarılan bir dergi. Şuan Şişli' de sadece birkaç okulda düzenli olarak, çıkartılmaktadır. Bunun içinde özel okullar da dahil. Çok emek vererek yaptığın çalışma ve özellikle bizim okuldan mezun olan sizin gibi sanatçıları görmek bizi\ sevindiriyor; çünkü öğrencilerimiz meslek lisesinin vermiş olduğu bir sıkıntıyla noktalara gelme anlamında biz özgüven sorunu yaşıyorlar. Sizleri gördükleri vakit o / genişliyor, inşallah çok iyi bir noktaya gelecekler.

….Tabi canım, yani bizim biraz öyle örnek alınan bir durumumuz var. Mesut YAR olsun ULUEREIM, ben tabi; hepimiz aynı yıl jenerasyonuz. Öyle bir enerji veriyorsak öğrencin mutlu bize.Temelinde eğitim var bu işin. Eğitim almadan hiçbir meslekte başarılı olur Biz de bu işin temelini iyi bir okulda aldık. Benim zamanımda Şişli Motor Meslek Lise şimdi Endüstri Meslek Lisesi olmuş. Güzel bir okul, enerjisi yüksek bir okul. Daha böyle yetenekler çıkacaktır.

Siz kendinizi bu toplumda hangi noktada görüyorsunuz? Kişilik anlamında, yaşantı anlamında Yavuz SEÇKİN dediğimiz vakit nasıl tanımlayabilirsiniz kendinizi?

….Ben komedyen, insanları güldüren, eğlendiren adam durumundayım şuan. İnsanlara pozitif elektrik vermeye çalışıyorum. İnsanların maddi sıkıntılarını, geçim sıkıntılarını bir nebze de olsa yaptığımız işle hafifletmeye çalışıyoruz. Aslında çok büyük bir yük var üzerimizde. Komedyen olmak çok büyük bir zanaat; çünkü sizdeki enerjiyi veriyorsunuz, siz de negatif kalıyor, karşı taraf pozitife geçiyor. Sevilen karakter olarak işte Avrupa Yakası'ndan kaynaklanan bir Sertaç olayı, yani her halde elektriği yüksek bir oyuncu olarak görünüyorum

Biraz farklı bir açılım yapmak istiyorum. Tiyatronun tarihi süreç içerisinde hem güldürme hem de toplumu düşündürme eğitme misyonunu taşıdığını görüyoruz. Sizin böyle bir gayeniz var mı?

…Hayır düşünmüyorum. Ben direk güldüreyim bitsin, yani elimde ne varsa hepsini vereyim bitsin. Öyle bir amacım yok; çünkü bir yandan da düşündürmek yorucu olur yani.

Tabi biraz da toplumumuzun sürekli dinamik ve değişken bir piskolojiye sahip olmasının etkisi var diye düşünüyorum. Gülme ihtiyacımız tamamen böyle anlık reflekslerden kaynaklanıyor.

…Böyle hemen anında tüketilen ayak üstü verilen espiriler artık gündemde ve dolayısıyla insanlar böyle çok ağır espirilere artık gülmüyor. Yani daha anlaşılır, daha bir anda ver gülsün bitsin, yoksa onu saatlerce gülmek için beklemeyi sevmiyor bizim halkımız. Bir esplri yap gülsün geçsin.

Farklı bir espiri anlayışımız var değil mi? Bir İngiltere'ye oranla Amerika'ya oranla veya bir Avrupa toplumuna oranla bizim kendimize has, farklı olan neyimiz var sizce?

…Bence samimi olan her şeye gülüyoruz. Sıcak olan samimi olan; yani birisi kötü bir fıkra anlatsa da anlatırken düştüğü o zor duruma dair gülebiliyoruz. Anlatıcı olmasının yanı sıra mimiklere daha çok güldüğümüzü düşünüyorum. Yıllar yılı Kemal SUIMAL, Şener ŞEN, Perhan KUTMAIM, Ayşen GRUDA sayesinde biz bunları gördük.

…hemen anında tüketilen ayak üstü verilen espriler artık gündemde ve dolayısıyla İnsanlar böyle çok ağır esprilere artık gülmüyor. Yani daha anlaşılır, daha bir anda ver gülsün bitsin, yoksa onu saatlerce gülmek İçin beklemeyi sevmiyor bizim halkımız. Bir espri yap gülsün geçsin.

Oyunculuktan çok tip, duruş, sıcaklık… Sanatçıyı halkın benimsemesi ve bir kere benimsediği zaman da asla bırakmaması. Türkiye'deki seyirci bir kere sevdiği zaman sonuna kadar seviyor, bir kere de sevmediği zaman asla sevmiyor.

Biz çok farklı bir toplumuz dünyadaki toplumlara göre. : Bir çok değişik inanıştaki insanın bir araya geldiği, dostça yaşadığı ve sıcak, iç İçe yaşadığı bir ülkedir Türkiye. Bu anlamda şimdi aslında herkese hitap edilebilecek espri tarzı diye bir şey yok. Birisini güldürebilirsin yaptığın bir espri İle. Mesela bir Karadeniz esprisi ile güldürürsün; ama Karadenizliyi belki güldüremezsin; çünkü ona mesela soğuk gelebilir veya itici gelebilir. Onun için daha bir evrensel, daha ortaya esprilerle ilerlemeye çalışıyoruz.

 

Peki şuan gördüğünüz, hani bu işin iyilerinden dediğiniz komedyen Türkiye'de kimdir?

…Türkiye'de komedyen olarak çok fazla komedyen yok; ama Cem YILMAZ'ı, Engin GÜNAYDIN'ı çok beğeniyorum, onlar iyi komedyenler, iyi oyuncular. Beyaz olsun, Okan Bayülgen olsun onlar daha çok sunucu komedyenler. Yani showmen diyebiliriz aslında, böyle ayırabiliriz. Mesela ben sunucu komedyen değilim, ben komedyenim. Sunmayı sevmiyorum çok fazla; çünkü ben direkt başladığım zaman güldürmeyi istiyorum. Yirmi dakika, otuz dakika güldürüp inmeyi seviyorum. Yani onu böyle uzun saatlere yaymak hoşuma gitmiyor.

Ağırlıkta taklitten daha çok besleniyorsunuz değil mi? Çıkış noktanız taklit mi?

.. .Yani aslında imitator de deniliyor. Bunun bir çok ismi var yurt dışında da imitasyon. Yani bir hayvanı da taklit ediyoruz, bir maddeyi de taklit edebiliriz. Yani sadece ünlüleri değil, bir masa takliti de yapabilirim, araba takliti de yapabilirim; çünkü taklitçi biraz daha basite indirgenmiş bir kelime. Taklitçi diye birşey yok zaten o suç. Bizimkisi biraz daha başka, bir sanat yan Türkiye'de tabi çok fazla kişi de görülmeyen durumdur, İstisna kişilerden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye' de son elli yılda belki be kişi sayabiliriz. Ateş Böceği Ercan, Yalçın, Gaffur U; Ercan Akışık. Ata Demirel, o da başarılı. Biz biraz istisnayi bir durumdayız; ama benim branşım bu, yani tipi» yaparak güldürmeye çalışıyorum ve şu anda komedi elli tane tipleme yaptım. İsmail, Ali Tuncer de yanımda çok yetenekli. Onun da hakkını yemeye Onu da ben yetiştirdim; çok yetenekli bir arkadaş İzlediğim ve takip ettiğim herkesi canlandırabilecek kapasitede…

Hani gerçekten oynadığınızda haz duyduğuna hoşunuza giden tipleme hangisi?

…Şimdi Ahmet Çakar var mesela, çok fazla sevdiğim Bir de son dönemde Güneri Civaoğlu yaptım. Ben genelde çok severek yapıyorum. Mehmet Ali Birand tipleme çok severek yapıyorum. Hepsini severek yapıyorum Aslında öyle bir ayrım yapmıyorum. Daha doğrusu bir şov, sevmeden yapmanız zaten mümkün değil: tipe girmek İçin zaten iki saat boyunca makyaj yapmak zorunda kalıyorum.

Radyoda program yapmaya nasıl başladım

…Kadir Çöpdemir'in yanına gittim on iki sene evel,Bir  de yetenek yarışmasına girmiştim, iner misin Çı mısın. O yarışmadan çıktıktan sonra yeteneğimi kullanmak istedim radyoda ve Kadir'in yanına gittim orada başladı Klas'ta.

Komedyen ve taklit yeteneğinizi ne zaman fark etim

…Esnaftım, ben ticaretle uğraşıyordum. Benden  çok esnaf arkadaşlarım fark ettiler; çünkü müşteri olmadığı dönemlerde dükkana gelip benle şakalaşırlardı.  şunu yap, bunu yap diye. Gültepe'de dükkanım vardı benim. Esnaf keşfetti, daha çok onların gazıyla iner misin Çıkar mısın'a girdim. Çok acayip bir yerlere olay, yani bir hayaldi gerçek oldu.

Yavuz Seçkin'in bu kadar çok sevilmesinin nede sizce nedir?

Yavuz Seçkin'in sevilmesinde Avrupa Yakası'nın büyük bir. bir rolü var. Radyo programcılığı da yapıyorum. Birçok iş yapmam yüzünden sevildiğimi düşünüyorum. Radyoda: her akşam 2 milyon dinleyenim var. Avrupa Yakasını izleyen bir kitle var. Komediyi çok ayrı seven kişiler Yaptığım Show programını hiç izlemeyen de var, izleyen de… Bu işlerimle kişilere pozitif enerji verdi: düşünüyorum.

Yaptığınız işten halktan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Tipleme yaptığım için tabi ki halktan çok olumlu tepkiler alıyorum. Yolda çevirip benim de takliti mi yapar mısın diye soranlar oluyor. Tabi bu tiplemeleri belli bir çalışma sonucu yapıyorum. Ünlü birini taklit etmek için 1 hafta 10 gün izleyip seslerini ezberliyorum. Bir kişinin taklitini 2.5 saatte hazırlanıp yapıyorum. Yolda karşılaştığım durumlar da var tabi. Hıncal Abi , Sertaç diyenler de oluyor. Benim adımın Yavuz olduğunu 5 kişiden 1 kişi tutturabiliyor. Bu durum zor; ama gene de güzel.

Okulda da böyle komik biri miydiniz?

Hayır değildim. Okulda durgun bir çocuktum. Orta ayar bir öğrenciydim. Çok çalışkan değildim, çok tembel de değildim. Sınıfta hiç kalmadım. Motor bölümündeydim. Çok eğlenceli bir okul hayatım vardı. Maçlar falan yapıyorduk. Sınıf çok keyifliydi. Hocalar da keyifliydi.

Şu andaki çocuklar Cevahir'e kaçıyorlar. Siz nereye kaçıyordunuz ?

Okul zamanında biz Yeni Karamürsel'e kaçıyorduk. Nişantaşı Kız Meslek Lisesi'nin önüne gidiyorduk. Nişantaş'ında gezerdik. Taksim'de sinemalara giderdik. Zincirlikuyu Yapı Meslek Lisesi ile kapışıyorduk. Maçlarımız çok kavgalı geçiyordu. Bunun nedeni de belli değildi. Futbol anlamında motor meslek çok iyiydi. 1987-1988 yılı mezunuyum yanlış hatırlamıyorsam.

Sizin zamanınızdaki Şişli E.M.L. ile şimdiki Şişli E.M.L arasında fark var mı?

Eskiden çok iyi öğretmenlerimiz, müdürümüz vardı. Şimdi de öyledir diye umuyorum. Diğer liselere göre daha anlayışlı öğretmenlerimiz vardı. Bizlere dostça yaklaşıyorlardı. Branş öğretmenleri, hele bizle arkadaş gibiydiler. Çok rahat derdimizi anlatabiliyorduk. Şimdiki öğretmenler daha sıcaktır diye tahmin ediyorum. Meslek lisesinde normal liselere göre daha iyi bir sıcaklık var diye düşünüyorum.

Mezun olduğunuz mesleği yaptınız mı?

Hayır yapmadım. Oto Marsan'da staj gördüm. Bir yıl boyunca otobüs kampanası yıkadım. Çok değişik bir tecrübeydi benim için. Ağabeyimin mesleği elektronik dalınçlaydı. Maçka Lisesinden kurs aldım. Hem motordan hem elektrikten anlıyorum, komedyenim de. Enteresan, yaptığım işle okuduğum bölüm uç noktalar. Evde elektrik işlerimi yapabiliyorum mesela, arabamda sorun olduğunda anlayabiliyorum ve bunlar benim çok işime yarıyor.

Lise döneminizde unutamadığınız bir anınız var mı?

Ben 2 gün görme yeteneğimi kaybettim. Kaynak atölyesinde kaynak yaparken koruyucu gözlük takmadığımdan görmemde sorun oluştu ve 2 gün göremedim. Bu durumu da aileme anlattığımda annem gözüme patates koymuştu. Bu anımı hiç unutmuyorum.

Okulumuzdaki öğrencilere iletmek istediğiniz mesaj var mı?

Meslek lisesindeki öğrenciler normal liselere göre daha çok çalışmalıdır; çünkü üniversitede biraz daha zor oluyor. Mutlaka bir dersane desteği alınması lazım. Önce eğitimi dört dörtlük alıp sonra üzerine katlayacaksınız. Ondan sonra istediğiniz yere geçmek daha kolay olur. Mesleğinde iyi olmak için öğrenciler kendilerini çok iyi yetiştirmeliler. Hepsine sevgilerimi ve selamlarımı yolluyorum. Size de başarılar diliyorum, derginiz çok güzel. Teşekkür ederim.

 

Biz ve Söz adına başarılarınızın devamını diliyoruz. Çok teşekkür ederiz; zaman ayırıp ilgi gösterdiğiniz için.

Dergi Tam İsim: Biz ve Söz
Sayı: 5

Kategoriler
Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Öğrenci Konuları Öğretmenlik üzerine Toplumsal Konular Türk Sineması Türkiye üzerine

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul ;

Filmin konusunda üniversiteyi yeni bitiren bir öğretmen Kürt Köyüne tayin olmuştur. Bu farklı coğrafyada, öğretmen anlatımda çok zorlanmıştır. Çünkü bu yerinin bile bilinmediği köyde Türkçe bilen bir öğrencisi yoktur. Bir yılını bu öğrencilere Türkçe öğretmekle geçen öğretmen sonunda bunun üstesinden gelir. Eğitim Türkçe öğrendikden sonra, yeniden başlamaya hazırdır. Bu farklı kültürde çok zorluklarla karşılaşan öğretmenin başından geçen bir solukta izleyip, tadı damağınızda kalacak süper bir film.

 
2009 yılının sonuna doğru yine Türk Sinemalarında bir hareketlilik oluşmuş durumda. İki Dil Bir Bavul ise tüm filmlerden ayrı Türkiye gerçeklerine değinen, yönetmenliğini Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın gerçekleştirdiği drama bir film. Yaklaşık bir buçuk saat süren İki Dil Bir Bavul filmi izleyenleri büyüleyecek durumda.
 
Herkesin tuhaf gözlerle baktığı Doğu Bölgesinde böyle bir drama film şuana kadar çok nadir yapıldı. Filmin konusu ve akışı çok iyi bağlandığı için izleyiciler bir solukta bitirecek durumda. Oturduğunuz gibi kalkacağınız hissine kapılacağınızdan eminim. İki Dil Bir Davul’un genç yönetmenlerinden bu derece güzel bir film yapılması, bu yönetmenler hakkında ileriye dönük güzel fikirlerimizin doğmasına sebeb oluyor. Sinema severler tarafından yüksek puanlarla bahsedilen İki Dil Bir Davul ;
 
Türkiye’nin en büyük sinema sitesi : sinemalar.com da 7,1/10 puanlamasına sahip.
 
Dünyanın en büyük sinema sitesi ImdB de ise : 7,3/10 puan almış durumda.
 
Ünlü isimler tarafından önerilen film hakkında bir görüş şöyle ;
 
“Tam da şu sıralar seyretmemiz, seyrettirmemiz gereken bir film” Yıldırım Türker / Radikal.
 
İyi Seyirler.

Mustafa GÜLŞEN

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Zayıflama Yöntemleri

Diyet hatalarına düşmeyin!

Zayıflamak uğruna kendinize eziyetmi ediyorsunuz? Fazla kilolardan kurtulmak uğruna bu tür diyet hatalarına düşmeyin !

Her diyet programı kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.Bir başkası için hazırlanmış olan diyet kesinlikle tavsiye edilemez.Bunun olumsuz diyet sonuçlarının yanı sıra önemli sağlık sorunlarını da beraberinde getireceğini unutmayın.Bu sebeple bir diyetisyen , zayıflama uzmanı kontrolü altında biyokimyasal yapınıza , beslenme alışkanlıklarınıza ve sosyal ekonomik şartlarınıza uygun diyet programlarını tercih etmelisiniz.Aksi taktirde o güzelim sağlığınızdan olabilir , kilo verme çabanız daha başlamadan son bulabilir yada yağ kaybetmeden hafifleme durumları meydana gelebilir.

Ulaşılabilir ve öngörülen hedefleri amaçlamak diyet için en önemli aşamalardan bir tanesidir.Çok kısa sürede normalden fazla kilo kaybı yaşamak isteyenlerin amaçları tam bir sonuca varamadığı gibi, çoğu zaman diyet serüveni yarıda kalmaktadır.Bu durumda yapmanız gereken tek şey kendinize karşı dürüst olmak ve bu uğurda kazandığınız en küçük başarıyı bile göz ardı etmemek.Unutmayın ki takdir edilmek herkesin hoşuna gider.Başkasının iltifat etmesini beklemeden kendi kendinizi kutlayın.

Kilo vermek bir yandan bakıldığında matematik hesaplamadan oluşan bir olgudur.Aldığımız kalori miktarı harcadığımızdan az olursa kilo veririz,kalori alımı ve kalori yakımı dengede olursa kilomuzu koruruz.Eğer çok kalori alıp az kalori yakıyorsak fazla kilo problemi yaşarız.Bir artı bir eşittir iki gibi basit görünen bu denklemler aslında o kadar da basit değildir.

Metabolizma sistemi çok akıllıca bir şekilde işleyen fakat bir o kadar da bencil bir sistemdir.Siz ona ne kadar iyi davranır , ne kadar iyi bakarsanız o da size aynı şekilde yanıt verir.Bir araba benzin olmadan gidemeyeceği gibi bedenimizde benzini olmadan işlev görmeyen bir mekanizmadır.Bu sebeple aç kalmadan az öğünleri sık sık tüketmeyi bir yaşam ilkesi edinmeliyiz.

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kadın ve Sağlık Zayıflama Yöntemleri

Doğum sonrası kilo verme rehberi

Kadınlar hayatları boyunca yakasını bırakmayan fazla kilo problemi ile başetmektedirler. Fazla kilolar özellikle doğum sonrasında çok sorun yaratmaktadır. Doğum sonrasında fazla kilolardan kurtulmak için uzmanlar düzenli ve etkin emzirmeyi öneriyor. Bunun yanı sıra özel egzersiz yapılmasınında önemini vurguluyor. Birçok kadının ortak sorunudur hamilelik dönemlerinde alınan fazla kilolar. Ancak hamilelik dönemlerinde beslenme alışkanlıklarını kontrol altında tutan ve düzenli olarak yürüyüşler yapan anne adayları bu durumu daha kolay atlatmaktadır. Uzmanların doğum sonrasında şişmanlık sorununun ortadan kalkması için önerdiği en önemli tavsiye bebekleri ilk 6 ay boyunca su bile verilmeden emzirmektir. Ve tabiki buna bağlı olarak yapılan uygun egzersiz hareketleri. Hamilelik başlar başlamaz beslenme konusunda sorunları olan kadınlar mutlaka bir diyetisyen kontrolu altında olmalıdırlar. Çünkü doğum sırasında alınan fazla kilolar çok zor bir şekilde veriliyor yada vücuda yapışıp kalıyor. Özellikle karın ve basen bölgesinde biriken yağlar çok zor yakılıyor. Hamilelik nedenli kilolardan kurtulmak için büyük bir zayıflama mücadelesinde uzmanlar etkin emzirmeyi çok önemsemektedir. Çünkü anne bir emzirme sırasında ortalama 500 kalori harcıyor.Buda bir saat boyunca tenis oynamak yada 1 saat boyunca aralıksız yüzmek kadar kalori kaybı demektir. Uzmanlar bu nedenle emziren annelerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmelerini vurguluyor. Günde en az 2200 kalori alıp 5 yada 6 öğün yemek yemelerini öneriyor.

Gebelik sonrasında fazla kilolarından kurtulma problemi yaşayan anneler, hamilelik döneminde dengesiz ve düzensiz bir yüksek kalorili beslenme rejimi uygulamaktadır. Bu nedenle doğum sonrasında annenin fazla kailolarını vermesinde sorunlar yaşanır. Anne gebelik döneminde 8-10 kilo alırsa bu kiloları vermek daha kolay olur ama 15-20 kilo alınmış ise bu daha da zorlayıcı bir durum meydana getirir.