Kategoriler
Eğitim - öğretim Genel Konular Günlük hayat İslam Dini Türkiye üzerine

Biz niye bu haldeyiz..

İlk bakışta her şey normal gibi görünse de aslında hiçbir şey normal değil. Ne demek istediğimi biraz düşündükten sonra sizde anlayacaksınız. Çünkü, sürekli insanların artık eskisi gibi olmadığını komşuluk yaşantılarımızdan, alışverişlerimizden, haberlerden duyduğumuz cinayetlerden anlıyoruz. Artık kimse kimseye güvenmez halde. Aslında bu tehlike ben geliyorum dedi. On senedir takip ediyorum insanların nerde o eski bayramlar diye iç çektiklerini. Süreç bana göre buradan başladı ve korkunç bir sona doğru gidiyoruz.

Peki hala çocuklarımıza biz şöyleydik böyleydik diye göğsümüzü kabarta kabarta anlattığımız hayat tarzını yaşayan dedelerimizin zihniyetini, hayat tarzını niye kaybettik. Ya da kaybettiğimizin farkında mıyız?
Bence değiliz. Çünkü biz dertsiziz. Çünkü bizi hayata bağlayacak, oturup kendisiyle gülüp ya da ağlayacak bir derdimiz yok. Yeryüzünde bir dolu dert var. Gazze bağrımızda bir yara, Doğu Türkistan keza öyle, Irak yıllardır öyle, Libya artık öyle. Daha sayamadığımız bir dolu yer. Bütün bunları doğuran bir dert var. Tamam bunlar bizim derdimiz ama bu dert nerden icap ediyor ve nasıl çözülür. Çok bilmişlik adını söylemiyorum bunları ama birazcık şurada zannediyorum. Merhum Necip Fazıl Kısakürek güzel bir şey söylüyordu: ‘Bir kuş bir kuş öldürse ben can çekişiyorum. Issız Afrika ormanlarında bir aslan bir ceylanı parçalasa vicdan azabını ben çekiyorum.’ Müslümanca bir duruş dediğimiz zaman sanki bu derdi biraz içinde hissetmek mühim. Buradan şuraya gidebiliriz. Van’da ki deprem benim yüzümden oldu. Gazze’de çocuklar benim yüzümden mahzun. Bosna’da benim yüzümden yüzlerce insanı katlettiler. Somali’de benim yüzümden annesinin gözü önünde açlıktan bebeler ölüyor. Doğu Türkistan’da ki zulüm benim yüzümden yıllardır devam ediyor. Ben olmam gerektiği gibi olsam yeryüzünde yanlış bir şey kalmayacak. Bilincimiz bu kerteye ulaştığı vakit zannediyorum yeryüzü başka bir yer olacak. Yeryüzü aşkın yüzü olacak o zaman. Peki bu bilince nasıl ulaşılır. Bir misal vereyim. Geçmiş zaman adamın biri eşeğine yük yüklemiş köyden kasabaya getirip satacak. Yolda bir yere uğrayıp dinlenmiş. Dışarı çıkıp baksa ki eşek yok. Aramış taramış yok. Günlerden Cuma herkes cemaatte camide hoca efendi vaaz veriyor. Gidip bir sorayım diyor belki bir gören olmuştur. Varıp hocanın yanına gidiyor. Efendim durum böyleyken böyle bizim karakaçana yükü yükledik aldık başımızı gidiyoruz falan yerde durduk sonra baktım eşek yok yükte yok. Bir sorsanız cemaate belki bir gören olmuştur. Hoca arif bir adam. Evladım bir dakika demiş. Cemaate dönmüş bir soru sormuş: ‘Muhterem cemaat aranızda hiç aşık olmayan var mı?’ Şöyle bir kişi elini kaldırmış, arkalardan bir kişi daha. Hoca, adama dönmüş; ‘sen bir tane kaybetmişsin ben iki tane buldum. Al istediğini götür demiş.’
Yeryüzü niye bu halde çünkü biz dertsiziz. Biz niye dertsiziz çünkü aşksızız. O aşkı tattıkça o dertten haberimiz olacak. Biz o dertle nasiplendikçe yeryüzüne o dert derman olacak. Benim ümidim, arzum, temennim, niyazım acizane budur. Şimdi dertten kaçar olduk. Sürekli anlatıp durduğumuz dedelerimiz sokakta birbirlerini görünce ‘Allah derdini arttırsın’ diye dua ederlermiş. Ne diyordu yıllardır dillerimizde dillendirdiğimiz bir ilahi de ‘Derman arardım derdime; derdim bana derman imiş. Burhan sorardım aslıma; aslım bana burhan imiş.’ Bu ilahiyi ilk defa bu açıdan inceledim ve gerçekten sebebin burada yattığını düşünüyorum.
Tabi yukarıda bahsettiğimiz aşk erkeğin ya da kadının karşı cinse duyduğu seni şöyle seviyorum böyle seviyorum gibi orta okul çocuklarının söylediği tarzda değildir….

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat İnternet Dünyası Türk Sineması Videolar

Dersimiz Atatürk yeni fragman HD

Merhaba arkadaşlar bugün sizlere yakında çıkacak olan Dersimiz Atatürk filminin fragmanını aktaracagım. Fragman beni çok etkiledi öncelikle bunu belirtmek istiyorum.

Şu Çılgın TÜRKLER”in yazarı ünlü tarihçi Turgut ÖZAKMAN’ın yazdığı Dersimiz Atatürk Filminin başrol oyuncuları ise Halit ERGENÇ ve Çetin TEKİNDOR. Fragmandan çok etkilendiğimi belirtmek istiyorum tekrar. Eski dönemde Atatürk ve Türk askerlerinin başarılarını anımsıyor, hatırlıyorum bir nevi. 10 binlerce şehit verdik, Atatürk ismi bu şehitlerimizin ve anılarımızın bir nevi tek ismi oldu. Bazı kişiler Kurtuluş savaşı, çanakkale savaşlarının zaferlerini kutladığımızda, Neden hep Atatürk diyor bir tek o mu savaştı diyor. Ancak bilmedikleri bir şey var. Biz Atatürk’ü anarken Şehitlerimizi, gazilerimizide anıyoruz. Atatürk demek sadece komutan, yada kahraman demek değildir. Atatürk demek Bu ülkesi için şehit olan, her Birey için verilen bir unvandır. Mustafa Kemal Atatürk ise bizim baş komutanımızdır. Onu anıyorsak sadece bir kişiyi değil, onun yanında Tüm Türk askerini ve Türk askerinin yanında canlarını feda eden diğer halklara mensup kişileri anıyoruz. Yanlış anlaşılmasın, sadece kendi şehitlerimizi de değil, düşmanın verdiği şehitleride anıyoruz.

Tek bir ülkede insanca ve kardeşçe yaşamak artık bu Türk halkının ve dost halklarının hakkıdır. Ülkede ki Kürt tartışmalarının bitmesi dileğiyle fragmanı izlemenizi şiddetle rica ediyorum..

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş Tarih Makale Toplumsal Konular Türkiye üzerine

FAZLA AÇILMAYIN YOKSA…

Evet…

Fazla ileri gitmeyin yoksa giden her şehidin arkasından ayğlayanların gözyaşlarında boğulacaksınız. O gözyaşları öyle bir deryadır ki, ne kadar yüzme bilirseniz bilin açıldıkça batacaksınız. Herkesin kolları gücünün yettiğince yüzdürür, bu derya Oğuz Kağan’dan beri sonsuzdur.

Evet…

Yüzebilir misiniz bu deryada?

Onurunuz elveriyor mu bebek katillerinin vekilleri ile muhatap olmaya? Elveriyorsa bir sorun yok, biz alışığız onur yoksunlarına.

Geçen, açılımın partisinde gençlik kolları başkanı ile görüştüm. Açılımı tartıştık, bana Müslüman Müslüman ile savaşırsa şehit mi olur dedi!

Bunu diyen kişi, malum kesimin genel zihniyetidir. Müslüman dediğide, Marksist-Leninist terör örgütü üyeleridir!

İslam’da, Müslüman ile Müslümanın çatışması, haklılığa bağlı sonuçlar doğurur. Haklı olan şehit, haksız olan kafirdir. İslam’da apaçık böyledir. Dediğim gibi, Müslüman da değildir zaten terör örgütü.

Bir Milletvekili’de, teröristbaşının muhatap alınabileceğini, bunu demokrasi uğruna yaptığını söyledi!

Söylesin.

Millet, uyanıyor. Emin olunuz, açılım AKP’ye oy kaybettirecektir. Daha şimdiden, tepkileri ölçtüğüm kadarı ile-ki AKP kesimleri yoğunlukta- açılım ters etki yaptı.

Yani bir hükümet daha bu kadar oy almış iken, kendi kuyusunu kazdı, kazıyor.

Bir azınlığa Türkçe öğretmek yerine ona kendi dili başta olmak üzere taviz verilir ise, Üniter Devlet yapısı ağır hasar görür.

Bu Kürt sorunu dedikleri, 3 aşamadır. İlk aşamada,

" Her Kürt dilini konuşmalıdır, hakkıdır. Ayrı Devlet istemiyoruz. "

İkinci aşamada,

" Biz, diğer unsurlardan farklıyız, kendi dilini konuşan insanlar olarak özerklik istiyoruz. "

Üçüncü aşamada olacaklar ise, Devlet isteyen ve bunu her batı ülkesinde dile getiren özerk yönetimin yöneticileri ile Türkiye karşılaşacak.

Emin olun, bu açılımın en önemli olan kısmı 17.000 cinayet kısmıdır. Fail-i Meçhul olan kimselerin yaptığı iş sorgulanmadan savunan kişilerin bana onların cesedini bul Devlet’te ceza ödesin demesine haklılık vermek, ihanetin göstergesidir.

Üniter Devlet’te farklılıklar yaratmak, diğer unsurları da Kürtler ile aynı isteklere yöneltmek hiç şüphe yoktur ki farkında olunulsun yada olunmasın ihanettir!

Her zaman derim, yaptığı iş meçhul olanın Fail’i de meçhul olur. 17.000 kişinin içerisinde, Türkiye’nin en büyük uyuşturucu kaçakçısı olan ve PKK’yı çekinmeden finanse eden Behçet Cantürk yok mu?

Şimdi Devlet, bu kadar sorunun içerisinde bu hainin mi failini arayacak?

Terör örgütü ile hiçbir şekilde alakasını kesmeyen, onlardan olduğu söylenilmesine gerek bile olmayan kimseleri meclise sokup adını demokrasi koyanların Türkiye’yi getirdiği nokta, tehlike yüklüdür.

Kategoriler
Günlük hayat Türkiye üzerine

HALKLARIN KALLEŞLİĞİ!

Uzun zamandır gözlemlediğim bir durumdur. Uzun zaman diyorum, bu mevzu benim aklıma Hrant Dink cinayetiyle takıldı. Çünkü o günden sonra, neredeyse tüm Dünya Milliyetçi’lerin üzerine gelmeye başladı. Oysa ki, bu cinayeti bütün Milliyetçiler işlemedi. Üstelik, ortada cinayeti işleyen kişi, tahrikçi olarak anılırken, Dink’in yazdıkları tahrik sayılmadı. Dink, düşünmüştü(!) çünkü…

O halde, Ogün Samast’ın cinayetide düşüncelerinin getirdiği özgürlük olmuyor muydu?

Ölenin arkasından konuşmayı sevmem ancak,konuşmam gerekiyorsa,konuşurum.Ben,bugüne kadar Solcu kesimin savunduğu Halkların Kardeşliğini,pek görmedim.Çünkü yok.Olsa olsa Halkların Kalleşliği var.Bu kalleşliği iyi analiz etmek lazım…

Osmanlı’nın son dönemleri...

O güne kadar çok rahat yaşayan Irklardan birisi olan Arap’lar,isyan halinde.Üstelik isyanlarında,600 yıl İslam’ı temsil etmiş bir Devlet’e fetvalar yayınlatıyorlar,Osmanlı’ya kafir damgası vuruyorlar!

Yine Osmanlı’nın son dönemleri…

Kardeş dedikleri Ermeni’lerin,Rus’lar ile ve Fransız’lar ile müthiş ittifakı var.Doğal olarak onlarda isyan halindeler.Osmanlı’da en üst düzeyde yöneticilik yapabilen bu adamlar,Osmanlı’ya isyan ettiler.

Bir daha Osmanlı’nın son dönemlerine bakın…

Balkanlar’da müthiş ayaklanmalar!Katledilen binlerce Türk!Karşılık yine isyan sonucu Türk Devlet’inin görmüş olduğu "İhanet" yani kalleşlik!

Bugüne dönelim.Azınlıkların hedefi,Türk’lük.Buna eminim.Türk olmaktan haz etmiyorlar.301. Madde,şu an en büyük hedefleri.Niye?Dink bundan yargılanmış,bu düşünce özgürlüğünü kısıtlıyormuş…

Ne özgürlükmüş arkadaş,hakaret edeceksin özgürlük isteyeceksin!Pek çok soru doğuyor zaman ile,

Soru 1-Senin Türk’lük ile derdin nedir?

301. madde, Türklüğü aşağılamaya,hakarete ceza veriyor iken,301.Madde’ye kastın nedir?Hakaret etmek istiyorsun,defolup gideceğin yer yer,en fazla Anavatanındır!

Soru 2-Düşünce özgürlüğü, hakaret midir?

Eğer,Türk’lük aşağılanıyor ise,Ermeni’leri sevmiyorum diyen bir insana neden karşı geliyorsun?Tekrar soruyorum ki,Türk’lük ile derdn nedir?

Hep derler ya hani,geçmiş geçmişte kaldı diye,aynı adamlar demiyor mu,301.Madde kalkmazsa tarih tekerrür eder de bir aydın(!)ımızı daha kaybederiz!Dün Ermeni’lerin %90’ı ihanet halinde idi,bugün olmasada illa ki bu tekerrür edecek.Hatta bence ediyor bile.Ruhban okulları açılsın diye tutturanlara,bunu demokrasi sayanlara sorarım;

Kurtuluş Savaşı yıllarında Azınlık çetecilerin sakladıkları mühimmatların Ruhban Okulunda ne işi vardı?

Tarih tekerrür edecek,ruhban okullarıda doğal olarak kötü emellere alet edilecek!Ben bunu çok iyi biliyorum!

Bir diğer alt başlığımızda,"Sözde Soykırım".

1.000.000 Ermeni’yi öldürdün diyenlere 1 Milyon kere soykırımın olmadığını ispat etsek te heyhat!Adamlar yinede soykırım diyor ise,Fransa’ya gitsinler.Ya sev,ya terket!Bunda ne var?Sevmeyen adam,neden yaşadığı yeri sevmez?Bunada karşılar,garip…

Yine,301.Madde’ya karşı olanlar,bunu Fransa’nın desteği ile yapıyor biliyorum,neden Fransa’ya gitsinler diyorum biliyor musunuz?

Çünkü Fransa’da 301.Madde’nin alası var!Avrupa’nın genelinde daha katı yasalar uygulanıyor bu konuda.Cinayet işleniyor mu peki?Hayır,ancak bu 301.Madde’nin bizde kaldırılması anlamına gelmez.Polisler,bu ülkede güvenliği her daim sağlayıp ta,Demokrasiye yardımcı olacak o zaman…

Ayrıca,10.000 Türk askerinin kör edilmesi bir yana dursun,Türk kafataslarını üst üste dizip duvar yaparak onla resim çektiren bir Millet’in torusunusun Ey Ermeni!Uyan!Ya da…

Gelelim Kürt’lere!

Kürt’ler arasında çeşitli efsaneler dolaşıyor,efendim asker terörist kılığında şehre inip köylüleri katlediyormuş,"Kürt’ler üremesin." diye!Yahu akıl var mantık var be adam,sayın azalsın diye seni katleden adam,neden Turgut Özal dönemindeki gibi,Saddam’ın zulmüne karşı sana kucak açan tek Millet olsun?

Kalleş! Nankör!

Bu ülkeyi yönetende sizsiniz,askeri,kendi çoluğunuzu çocuğunuzu öldürenleri besleyende!Yalan mı?Biz,zengin olamıyoruz diyorsunuz,E be adam,İzmir’de Kürt’ten zengini mi var?

Devlet Doğu’ya yatırım yapmıyor muş…

E be adam,Doğu’ya yatırım yapmadığı için suçlayarak düşman olduğun Devlet,yatırım yaptığı okullar,hastaneler,değerli Devlet adamları taranırken,sen neredeydin?Sana uzatılan ele sahip çıktın mı?Onu kordun mu?Türk kardeşin(!),Doğu Türkistan’da mücadele verirken onlar haklı diyebildin mi?Kerkük’te Türkmenler’i bombalı saldırılarda öldürenlere dur deme gücün olduğu halde dur dedin mi?Ey Kürt,Türk’ü sevdin mide,Türk’ten sevgi bekliyorsun!

Neyin peşindesin? Halkların kardeşliğinin mi?

Bunun peşinde isen eğer,Terör Örgütüne destek veren işadamları öldürülünce,nerde hakkım(!) demeyeceksin!Gerilla(!) dediğin adamlara destek vermeyeceksin,öğreneceksin.Tarihi öğreneceksin.Ama önce Türk Tarihine saygı duyacaksın.Ben bilirim sizlerin o belden aşağı Atatürk fıkralarınızı!

Kendi tarihini yaratıyorsun,Türk’ten önce burdaydım diyorsun,hadi oradan!Türk’lerin 15.000 yıldır bu topraklarda olduğu ispatlandı,ne konuşuyorsun?

Selahaddin Eyyubi’yi, sahiplenmişsinde bilirmisin ki,Selahaddin Eyyubi’nin oğlunun adı Turan Şah’tır!

Sözde Aydınların,Türk Dünyası diye bir şey yoktur diyor,sonrada Kürt’ler Orta Asya’dan geldiler diyor!Bu durumda,bunlara göre Türk olan herşey ele geçirilmeli!

Onlara göre,Türkçe yoktur,uyduruktur.Halbu ki,Türkçe’nin varlığını inkar ettiğin Orta Asya’da arayacaksın.Türk Milleti yoktur diyorsun,Doğu Türkistan’a gideceksin,göreceksin,sonra mutlaka dönde birde orada üremeyesin!

E,nerde Halkların Kardeşliği?

Ben çok bilirim,Kürt derim,biz birbirimizi sevmek zorundayız diyen Halkların Kardeşleri(!) adamları,sonra bir Alevi Vatandaşı görünce bunları sevmem,nefret ederim diyenleri…

Bu kallesilik değil midir?

Türk’e gelince,sünni’ye gelince kardeşiz,ama Alevi’yi dışla!Hangi akla mantığa sığar bunlar?Yoksa ben mi yanlış yapıyorumda bunlar akıl mantık arıyorum?

Bugün,bu sorunların tek çözümü vardır,o da bunları Türk Coğrafyasından uzaklaştırmaktır.Ermeni’si,Çerkez’i,Kürt’ü…

Ne kadar azınlık varsa,onlara sahip çıkan Devlet’lere sürülmelidir ki,görsünler bu adamlar nasıl kalleşçe davranıyor da,o Devlet’lerde hak adı altında Devlet istiyor!

Tutturmuşlar bir de, Mustafa Kemal Atatürk bunları kandırmışmış…

Mustafa Kemal,sizlerle görüşmeden,siz Mustafa Kemal Atatürk’e şu telgrafı çekmişdiniz;

"Biz,Kürt’ler olarak kendimizi Türk’lerden ayrı bir unsur olarak görmüyoruz.Gavur İngiliz’lerden yana değiliz…"

Hani Mustafa Kemal seni kandırmış idi?

Kürt’lerin peki, Diyarbakır’daki nüfuslarının, 1980 yılında %30’un altında olduğunu, %70’inin Türk Oğlu Türk olduğunu biliyor muydunuz?

Gerçi, Ulu Cami,Surlar… Bunlar hep Türk Millet’inin varlığının ispatıdır aslında. Kürt ne yapmış Diyarbakır’da, son işadamlarının camiler, ara ara hastane veya okullar yaptırmasının haricinde, hiçbir eserleri yok,kaldı ki bunlar tarihi eser arıyor!

Peki,Türkçülüğün, Türk Irkçılığının Atası Ziya Gökalp Diyarbakırlı değil miydi?

Bazı sözde Kürt Aydınları,Ziya Gökalp’e "Kürt’lerin Türk’lere attığı en büyük kazık" diyebilmektedir!

Ancak bilmezler ki,  Ziya Gökalp’in zamanında azınlık denecek kadar bile Kürt yoktu!

Bu dönemde,nerden geldiği belirsiz olan Kürt’ler kesinlikle ve kesinlike Kurtuluş Mücadelesinde bizimle savaşmamıştır!Çünkü o zamanlar neredeyse Diyarbakır’da bile dediğim gibi Kürt yoktur.Bu yüzden,hiç bir yerde hak iddia etme.Hele ki,Amerikalı’ların hazırladığı haritaları sahiplenerek,bunları Osmanlı yaptı diye iftira etme!Zira,Osmanlı Devlet’i,Amerikan Politikaları söz konusu olduğunda,Kürdistan veya Lazistan demiştir.Çünkü Kürt’ler,sonradan gelmedir.Türkiye’deki kökleri çoğunluğunun 1993 ve sonrasına rastlar.

Amerika ile işbirliği yapıp, Kardeşlikten bahsetmek, kalleşliğin en alasıdır!

Sen biliyorsun ki,Amerika’lı emperyalist.Ortadoğu üzerinde müthiş Türk karşıtı eylemleri var.E,kardeşsen ne pahasına olursa olsun,hele ki Devlet kurmalıyım,onurum var diyorsan,nasıl Devlet kurmak için Amerika’lılarla işbirliği yaparsın?

Bu Millet,karşısında "Savaş Robotu" denilen ordularla savaşırken,elinde kazma-kürek vardı!Sen,onurlu isen,her türlü imkansızlığı bahane edipte Amerika veya Yüce Üçler olarak adlanırılan(Yecücler’i çağrıştırıyor öyle değil mi?)Amerika-Fransa-İngiltere işbirliği yapmazsın.

Her defasında,Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edip, sonra Atatürk’te düşmanlar ile ittifak yapmıştır diyerek iftira etmek,zaten sıkışınca fare deliğine girmeye çalışmaya bedeldir!

Kaldı ki ben,Atatürk’ün Türkçü anlayışını yansıtan bir makale yazacağım,bu konuyu fazla açmak istemiyorum.

Esen kalınız…