Kategoriler
Deneme Yazıları İslam Dini

Yeni Bir Yıla Girerken Yeni Bir Sayfa Açalım

Bu gece yeni bir yıla başlarken bir kez daha niyetimizi tazeleyebilir, yeni bir sayfa açabiliriz. Daha bilinçli, daha samimi, daha düzgün ve çok daha dikkatli bir şekilde, maddi ve manevi olanaklarımızı kullanarak, gücümüz yettiğince zamanımızı en hayırlı şekilde geçirmeye yeniden niyet edebiliriz.“Bu yıl çok güzel ve hayırlı işler yaptım, bu kadarı yeterli” ya da “etrafımdaki insanlara göre ben çok daha fazla gayret içindeyim, birçok kişiye oranla ben çok daha iyiyim” diye düşünmeden, yeni bir adım daha atabiliriz. Allah’a kulluğumuzu çok daha büyük bir coşkuyla yerine getirip, fırsatları çok daha iyi değerlendirebiliriz.

Her yeni gün Allah’ın O’na yönelmemiz, yakınlaşmamız ve hoşnutluğunu kazanmamız için lütfettiği bir fırsattır. İnsan Rabb’ine duyduğu aşkı kanıtlaması için tanınan fırsatları değerlendirmeli, her yeni gün O’nun doğru yoluna yönelme çabası içinde olmalıdır. Umulur ki Rabb’i onu bu çabası karşılığında sonsuz kurtuluşa ulaştırır.

Yaşadığımız günden eksilen her saat, her dakika, hatta her saniye ölüme, yeniden dirilişe ve Allah huzurunda verilecek hesaba yaklaştırır bizi. Bu ilerlemeyi yavaşlatmaya, durdurmaya ya da geri çevirmeye kimse güç yetiremez. Bütün insanların izleyeceği yol budur ve her geçen gün bu kaçınılmaz sona doğru akar.

Bu gece gireceğimiz yeni bir yıl yeni bir başlangıç olsun. İmanımızı tazeleyelim; iman bebek gibidir, bakım ister. Onu besleyip derinleştirmeye niyet edelim. Allah’ın şanını, kudretini, gücünü gereğince takdir etme gücü isteyelim Rabb’imizden. Ve dua edelim:

 “Allah’ım, Sana karşı derin muhabbet ve iman ver bana. Seninle kesintisiz ve güçlü, kopmaz bir bağlantım olsun. Seni hiç unutturma; uyanıkken de unutturma, rüyamda da unutturma. Sürekli seninle bağlantı halinde olayım ve her şeyi Senin yaptırdığını bileyim; bana bunu unutturma Rabbim. Senin sonsuz gücünü hakkıyla takdir etmemi, Senden gücüm yettiğince korkmamı ve Seni gereği gibi sevmemi bana ilham et… İlmimi artır Allah’ım ve imanımı derinleştir.”

 

2011 dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirsin; İslam dünyasında birlik ruhu canlansın; İttihad-ı İslam’ın ciddi adımları atılsın inşaAllah.

Kategoriler
Bilimsel Makale Doğa ve Yaşam Genel Konular Günlük hayat Kadın konuları Kadın ve Sağlık Toplumsal Konular

Hamilelikte Ağız ve Diş Bakımı

Ağız ve diş sağlığının devamlı olabilmesini sağlamak için yaşam boyu etkili bir şekilde dişlerimize gerekli bakımı sunmamız gerekir. Ancak kadınlara özel olarak ağız diş bakımı , yaşamlarının belirli bölümünü alan bebek emzirme, hamilelik, mensturasyon ve menapoz , dönemlerinde ayrıcalık göstermektedir. Aslında hayatın her döneminde özel ilgi bekleyen ağız ve diş sağlığımız bu dönemde biraz daha fazla ilgiye ihtiyaç duyar çünkü bir bebek sahibi olunmuştur.

Herşeyden önce halk arasında bilinen bir yanlışı düzeltmek gerekir. Hamileyken bebeğin kalsiyum ihtiyacını annenin karşılayamaması sonucunda bir dişini kaybedecek olması doğru değildir. Bebeğinizin kalsiyuma ihtiyacı vardır evet ancak bu annenin dişlerinin çürümesine yol açıcak yada diş kaybına yol açacak bir durum değildir. En azından böyle bir durum kanıtlanmamıştır. Hamilelik döneminde kadın süt ve süt ürünleri alarak ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimini arttırarak bebeğin ve kendisinin kalsiyum ihtiyacını karşılar. Dişin kalsiyum ihtiyacı için çözülmesi gibi bir durum olamaz.

Kategoriler
Bilimsel Makale Bitki ve çiçekler Doğa ve Yaşam Dunyadan Günlük hayat Günün Tarihi insan vücudu Sağlık Teknoloji Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Genetiği İle Oynanmış Organizmalar… (GDO veya GMO)

Malumunuz ülkemizde her şeyin bir çıkar yolu vardır. Sonunda insan sağlığı ile oynamak dahi olsa sonuca ulaşmak için, rant elde etmek için, birilerinin kazancına kazanç katmak için yapılmayacak şey yoktur.

İşte bunlardan biride Genetiği İle Oynanmış Gıdalar.

Getirilen yeni düzenleme ve kanun ile eline bir tüp birkaç genetik içerik ve şırınga alıp laboratuara giren herkes yeni nesil bir tohum üretebilecek. Gerçi bunlar belirli şartlara tabi tutulsa da elbette ki sınırlar asla sınırda kalmayacak. Hep aşılacak.

Kategoriler
Bebek ve çoçuk sağlığı Deneme Yazıları Toplumsal Konular

Bebek ateşlenmelerinde yapılması gerekenler

Bebeklerde ortalama vücut ısısı yapılan çalışmalar sonucunda 36,1 ile 37,8 derece arasında değiştiği açıklanmıştır.Uzmanlar bebeğin ateşlenme derecesinin sabahın erken saatlerinde en düşük, Saat 16:00 ile 18:00 arasında ise en yüksek seviyede olduğunu söylüyor.Yetkililer bebek ateşlenmeleri konusunda aileleri sürekli uyarıyor.Uzmanlar , " Çocuklarda vücut ısısı düşme / yükselme hareketliliği yetişkinlere göre daha değişkendir.Tehlikle gösteren ısı derecesi ise 38,5 olarak belirlenmiştir.Çocukların ateşini ölçmek için ağız,rektal yol , koltuk altı yada çok ender olarak kullanılan kulak yolu kullanılabilir.Aslında koltuk altı ile ölçülen ateş derecesi pek güvenilmeyen bir yoldur."Ateşlenmenin şiddetli bir enfeksiyon hastalığına yol açabileceği görüşünde olan uzmanlar , ateşin vücudun bağışıklık ve savunma sisteminin mekanizmaları üzerinde çok olumsuz etki bıraktığı görülmüştür.Ancak bu durum bazen değişerek olumlu etkilerin var olduğu kanısıda ortaya koyulmuştur.Ama bu durum yüksek ateşlenmenin oluşturacağı tehlike ve zarar durumunu değiştirememektedir.

Yüksek Ateşin tehlikeleri içinde en çok bilinen ‘ateşli havale’ dir. Bebek 1 aydan daha küçük ise ateşlenme bu hastalık için tek bulgu olarak gösterilebilir.Ancak yeni doğan olarak nitelendirilen hayatının ilk 1 ayında olan bebek vücut ısısını tam ayarlayamadığından ağır hasta durumları yerine bu durumun normal olabileceği de düşünülmelidir.Soğuk uygulama dediğimiz serinletme yöntemi verilen ilaca destek olarak uygulanabilir.Soğuk uygulama ise 30-32 derece arasında değişen ılık su ile yapılmalıdır.Ateşin derecesi 39-40 dereceye ulaştığında bebeğin durumu yakından izlenmeli ve hemen doktora başvurulmalıdır.

Hemen hemen tüm ilaçlar yüksek ateşlenmelerde zararlı olabilir.Bu durumun oluşmamasını sağlamak için bebeğe doktor kontrolü altında tavsiye edilen ilaçlardan kullanmak gerekmektedir.