Kategoriler
Güncel Haberler Türkiye üzerine

Askerimi bana geri verin!

Generallerimiz, komutanlarımız bir soruşturma kapsamında tutuklu olarak tutuluyorlar. Bu dönemde ise daha önce hiç olmadığı kadar pkk olayları artma göstermiş durumda. Askerin başında idari görevini yerine getirecek bir subay, general, komutan olmayınca ne itibar kalıyor, nede şeref. Çünkü pkk bakkaldan erzak alır gibi yoldan askerlerimizi kaçırıyor, cesarete bakın ki yolda nüfus kontrolü yapıyor.

Bizmi Devlet olamadık ? yoksa yanlış kişilerimi başa getirdik. Benim ülkemde böyle yol kesip illegal ve kanunsuz kontrol yapacaklar, seçtiğim milletvekillerinden de ses çıkmayacak. Ortada bir şerefsizlik var ama kimde? Görevini yapmayanda mı ? ASkerimizi içeri attıranda mı ? Askerimize destek çıkmayanlarda mı?

Bilmeyenleriniz için söyleyeyim TSK temizleniyor, evet neden diye soracak olursanız kurt sorununun çözümü umuduyla eski komutanları yada ak parti karşıtı olanları görevden alıyorlar yada balyozla vurup indiriyorlar. Komik olansa bunun kürt sorununa az da olsa çözüm olduğu ama diğer taraftan baktığımızda şerefimiz olarak gördüğümüz TSK yı, gururumuzu ayaklar altına alıyorlar. Hangi ülkede gördünüz devletin askerinin kaçırıldığını? Ya ayıptır be kardeşim.

TSK sitesinide kontrol ediyor ama yeni genel kurmay başkanımızdan açıklama gelmediğini gördüm, hmm tatilde olabilir, rahatını bozmayalım. Nede olsa kaçırılan askerlerle pek bir alakası olduğunu sanmıyorum. Peki ya grurumuz ? bu olaylar olduğunda içimdeki sınır, nefret büyüdükçe büyüyor.

Grurumuzla oynayanların, TSK’yı pkk’ya peşkeş çekenlerin, Askerimize mermi sıkanların, Operasyonlarda pkk ibnelerine kurşun sıktırmayanların, ülkeyi satanların, görmezden gelenlerin Allah katında yatacak yerleri yok, inananlar için tabi. İnanmayanların zaten girecek bir cenneti de olmayacak. Bu saydıklarım için ise umut ediyorum cehennemin en alt katında yer bulurlar kendilerine..

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat İnternet Dünyası Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

T.S.K. Ordu, Asker mi ? Ak Parti mi ?

T.S.K. Ordu, Asker mi ? Ak Parti mi ?

Son zamanlarda gereksiz ve saçma bir gidiş havasında Türkiye. Küçük şeylerin abartıldığı, olmayan şeylerle sarsılan bir Türkiye. 10 yıllık konuların gündeme getirildiği ve suçlamalarla sarsıldığı Türkiye. Bir taraf AK partici, bir taraf T.S.K cı. Neden bu ayrım, gruplaşma çok merak ediyorum.

Bu iki seçenekten sizinki hankisi olurdu?, kendini tarafsız olarak görenlerin cevaplarını bekliyorum…

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Türk Tarihi Türkiye üzerine

Bu davalar Başbuğ’u götürmez sizi götürür!

Son zamanlarda taraflı köşe yazarlarının başlıklarına binayen yazmak istediğim bir kaç kelam var. Bu devletin başında Ne tayyip var nede dedesi isyan ettiği için Türkler tarafından kafası kesilip kazığa oturtulan şerefsiz Bülent Arınç. Bu devletin arkadasında ve önünde, T.S.K olmasa sizin pembe popolarınızı ABD mi koruyacak sanırsınız ? Bu ülkede sahtekarları, ispiyoncuları, devleti satanları izlemek, takibe almak ne kadar suç olabilir ki ?

T.S.K içerisinde bulunduğu istihbarat ve bilgi toplama ekibine yönelik başlatılan bu karalama kampanyası, basında ve gazetelerde, ülkesini satmış yazarlar tarafından bütün bir kurumu suç işlemiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Ne suçu ? Bu ülkede her istihbaratı değerlendirmek, bilgi toplamak, bu senin değil istihbaratçı bordo berelilerin görevi. Diger gizli birimleri saymıyorum…

Unutmayınız T.S.K daki bu ekip olmasa evlerinizin yanında paylayacak, arabanıza yerleştirdikleri bombaları engelleyecek bir istihbarat biriminiz olmayacak. Polislerden medet ummayın, gaz bombalarıyla misket oynamakla meşgul onlar. Ha onları yönetenleri hiç söylemiyorum. Birbirleriyle karanlıkta köşe kapmaca oynuyorlar.

Bu davalar Başbuğ'u götürmez sizi götürür!
Bu davalar Başbuğ'u götürmez sizi götürür!

Basında çıkan ve saçma başlıklardan birisi olan 2. kapatma davası başbuğ’u götürür yazılarına karşılık bende yazıyorum. T.S.K biziz, ona uzanacak elleri keser müsait bir yerinize makjaj yaparız. Her Türk asker Dogar Bunu sakın unutma, Fatih ürek bile zamanı geldiğinde damarlarındaki kanın kudretine kendini bırakacaktir.

Tekrar belirtmek istiyorum. T.S.K. nin üzerinden oyun oynamayı, demokrasi naraları atmayı bırakın, Türk halkının güvendiği kişiler siz değil Türk askeridir. Çünkü ne ABD ye sattı bizi, nede eli kanlı peKAKA şerefsizlerine.

Yazımda ara ara argo kelimeler kullanmış olabilirim, okuyan arkadaşlarımdan özür diliyorum. Ancak Oturduğu koltuğun pambıkları bile bunların bir yerlerine batıyor, de kararı sen ver artık..

Kategoriler
Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Dağdan indim meclise!

Türkiye’nin gündemi, 7 yıldır hazırlanmakta olduğunu öğrendiğimiz bir politika ile çalkalanıyor. Ülkenimizin Mühendisini, öğretmenini, masum bebelerini öldüren, okulları ve ekonomik yatırımları yok eden teröristler için açık bir kampanya başlatılmıştır. Bu kampanyayı yürütenler, kendisinden hazzetmesemde Fatih Altaylı’nın deyimi ile ” Azgın demokratlar ” adlı gruptur.

Bu kimseler, ABD maşası olup aydın diye geçinmektedir. Onlara göre demokrasi için herşey mübahtır.

Yani; Güler Zere adlı kadın teröristin serbest bırakıldığı süreç gibi. Askerlerin şehit olduğu olaylara karışacaksın, masum vatandaşları öldüreceksin ondan sonra da hasta olduğun için serbest bırakılacaksın! Ne güzel Demokrasi!

Ama, ekmek çaldığı için hapis yatan küçük çocukları kim serbest bırakacak? Anlıyorum ki, bu Güler Zere gibi bir teröristin serbest kaldığı süreci demokrasi adına getirenler, küçük çocuklar da terörist vasıf olmadığı için onları önemsememektedir. Ne yapmak lazım acaba

Terörist mi olsak bizde?

Bu ülkede, pek çok mahkum hasta. Hemde Güler Zere’den daha kötü durumda olanlar var. Sanıyorum onlar da terör suçundan girmedikleri için onlar ile ilgilenilmeyecek…

Güler Zere için ” O da insan, kaderine terk etmeyin ” diyenler, demokrasiyi sulandırmıştır. Bu hayatta, Güler Zere gibi çok insan var…

Milyarlar ile ifade ediyoruz ya hani!

George W. Bush’ta insan, Usame Bin Laden’de insan, Adolf Hitler’de insan…

Onlar sizin idolleriniz mi? Bugünün sözde aydınlarına baktığımız da, üstte yazdığım isimlerin hepsinin demokratların idolleri olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Öyle azmışlar ki, demokrasiyi bizzat kendileri sanır duruma gelmiş, kafalarına göre hüküm verir olmuşlar!

Teröristlerin öldürdüğü 30.000 can, 6636’dan fazla şehit asker, bu kişiliksizler tarafından bir kere de yok sayılıyor. Devlet’in 300 Milyar Doları sanki Türkler tarafından batırılmış gibi gösteriliyor, sonucunda da teröriste af isteniyor!

Ama, bu ülkede güvenlik güçlerini öldüren, mühendisleri, öğretmenleri öldürüp okulları yok eden teröristler ile mücadele etmiş olan isimler içinde, ” Devlet cinayet işlemez ” gibi saçma bir neden ile hain ilan ediyorlar!

Kategoriler
Genel Konular Türkiye üzerine

Keşke şehit olsaydım da….

  Önceki gün bir tv kanalında Gazeteci Vedat Yenerer’in Saygı Öztürk ile yaptığı söyleşiyi ibretle izledim. Vedat Yenerer kendisine yapılan muameleleri noktasına virgülüne kadar açıkladı ve yapılanları kamuoyuna ibret olsun diye sundu. Saygı Öztürk ve Yenerer’e Türk Kamuoyunun aydınlatılması ve Ergenekon saçmalığının ne olduğunu sundukları için teşekkür etmek borcumuz oldu.
   Fakat orada ibret verici bir ifadeyi Saygı Öztürk son yayınladığı kitaptan okuyunca tüylerim diken diken oldu. O ifadelerden birisi şu: Ergenekon Tutuklularından Levent Göktaş’ın  gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra PKK’nın internet sitesinde Levent Göktaş için "Evine hoş geldin Levent Göktaş" ifadesini yazmışlar. İşte bakın ve gerçekleri biraz daha net görün. İkinci ifade de Özel Harekat subayının "Keşke şehit olsaydım da bunu görmeseydim" acı sözleridir.
   Bu subay ki, Özel Harekata komutanlık yapmış, defalarca ölümlerden dönmüş, ölmemiş ama ölmekten daha kötü edilmiş ve hizmet ettiği devlet tarafından Ergenekon örgütüne üye olmaktan içeri atılarak PKK’lı hainlerin alay konusu edilerek "Evine hoş geldin Levent Göktaş" ifadesi ile öç alınmıştır. Şimdi size soruyorum Ergenekon ne imiş ve sonuç da kimlere hizmet etmiş, kimler sevinmiş, kimler "Keşke şehit olsaydım da bunu görmeseydim" diyerek hayıflanmıştır.
   Vedat Yenerer’in anlattıklarını ibret ve hayretler içinde dinledim. Neler neler anlattı ve Türk Polisinin kimlere hizmet ettiğini, neler yapıldığı, ruhsatlı silahların savcılar tarafından ruhsatını göstermelerine rağmen nasıl ruhsatsız silah olarak kayıtlara geçererek bu insanların ne bahanelerle tutuklandıklarını ibretle dinledim.
   Bir de antika eser olan  atmaya mermisi bile hiçbir yerde bulunmayan bir silahın nasıl Vahim silah olarak kayıtlara geçirildiğini, nasıl belge ve bilgi tahrifatı yapılarak insanların tutuklandıklarını hayretler içinde dinledik.
   Şimdi sakın bir yanlış anlaşılma da olmasın. Ergenekon örgütüne üye olmaktan tutuklanan, gözaltına alınanlardan suç işleyenler varsa, olmuşsa bunların cezalarını çekmelerini elbette biz de millet gibi istiyoruz. Ancak vatansever, hükümete karşı olan, Atatürkçü, Milliyetçi, Vatanperver, vatana canı pahasına hizmet etmiş askerlerimizin, Generallerimizin de hırpalanmasına, isnatsız ve suçsuz yere aylarca  hapishane köşelerinde bekletilmelerine de hiç bir vicdan sahibinin gönlünün razı olması düşünülemez.
   O zaman şunu açıkça söylemeliyiz:   Türk Milleti böyle dönemleri çok görmüş ve yaşamış bir millettir. Kahramanlarına da hainlerine de gereken karşılığı vermesini bilmiş ve bilecek kadar şuurlu bir millettir. Bu yapılanlar da tarihe kara leke olarak geçecek bir zillettir.
   SON SÖZ: Hainler cezasını, kahramanlarda layık oldukları gönüllerde yerlerini alırlar ve ilelebet unutulmazlar…