Kategoriler
Aklımdan geçenler Öylesin Esti

YALAN İLİŞKİLER

Evet ilk yazım için iddialı bir başlık oldu ama son zamanlarda sosyal yaşamda dikkatimi çeken bir konudur ilişkilerimizdeki yapmacıklık.En yakın arkadaşım dersin sonra 10 dk seni yağmurda bekletsin tavır koyarsın , evleneceğim kadınsın veya erkeksin dersin niye mesaj atmadın diye tartışırsın vs… Yani ilişkilerimiz çok basit sebepler neticesinde bozuluyor.Bunun sebebide bana kalırsa bu ilişkilerin yine çok basit sebepler üzerine kurulmasıdır. Yani nasıl bir binayı sağlam bir zemine yapmazsanız en ufak bir sarsıntıda yerle bir oluyorsa ilişkilerde aynı.Sen boş vakitlerimde takılırım , canım sıkıldığın da bir mesaj atarım buluşup vakit geçiririz diye arkadaş edinirsen emin ol ki o arkadaşlık uzun vadeli değildir.Çıkar ilişkileridir bunlar.Hatta arkadaşımızdan veya sevgilimizden bizi anlamalarını beklemek bile bence çıkar ilişkisidir.Kendi kafama göre birisiyle takılırım ben diyen bir insan kendi kafasına göre takılır ve ilişkilerini kafasına göre yaşar.

Çevremizde ilişkimiz olan kişilerle olan diyaloğumuza bir bakalım ; arkadaşımız “Hacı gel sinemaya gidelim , yüzmeye gidelim , halı saha maçına gidelim” diyorsa bizde “Oğlum ben sinemayı sevmem , yüzmeyi bilmem , top oynamam” diyorsanız o zaman kendinize bir dost tutun(!). yani bir insan tutun parayla ben şunu seviyorum , şuraya gidelim deyin.

Yani sonuç olarak arkadaşlık veya ilişki deyince akla gelen ilk kavram olan aşk; fedakarlıktır. Sen kişisel zevklerinden fedakarlık yapacaksın arkadaşının hoşlanıpta senin hoşlanmadığın şeyler yapacaksın. Ama bunu yaparken dahi asla dün senin istediğin yere gittik bugün benim dediğim yere gidelim gibi bir beklentiye dahi girmemek gerek. Yani yaptığınız fedakarlıktan fedakarlık yapmanız lazım.Asla fedakarlığınız aklınıza gelmemeli.Eğer bu düşünce karşılıklı olarak ilişkilerde sağlanırsa işte o zaman tam anlamıyla bir ilişki ortaya çıkar.ÇOK MU OLDU(!)

Kategoriler
Genel Konular Toplumsal Konular

Arkadaşlık

Çoğumuz arkadaşlarımızın kıymetini bilmeyiz. Aslında kendi arkadaşımızın ötesinde atalarımızın arkadaşlarına bile saygılı davranmamız önerilir.Özellikle babamızın arkadaşına saygı babamıza saygı anlamı taşır.
Arkadaşlığın nereye kadar devam etmesi gerektiğini de bir türlü öğrenemedik.sınırları bir türlü koruyamadık. Ya çok samimi olduk. Ya da hiç…
Öyle ki sizinle daima birlikte olduğunu ifade eden arkadaşlarınız olmuştur.Arkadaşlarınız sizi sosyal hayatta teşvik etmişlerdir. Gizli konuşmuşsunuzdur.Başkalarının haberi olmasın dedikleriniz olmuştur.
Birçok insan içinde insanların ruhunun anlaştığı insan sayısı çok azdır. Okullarda , askerde arkadaşımız bir veya ikidir. İkiden çok olursa uyuşmak zorlaşır.
En güzeli arkadaşlıkların iki kişilik olanıdır bence. Herkesle selamlaşmalıyız, herkesle konuşmalıyız. Fakat derdimizi, kederimizi, özelimizi iki kişinin bile paylaşmasında sınır koymalıyız.
Biz o arkadaşımla çok iyiyiz kıyamet kopuncaya kadarda bu devam edecek deriz. Fakat dünyanın bin bir hali var. Umulmadık zamanda bir de bakmışsınız aranız bozulmuş.
İhtiyatlı olmakta fayda var.
Çok iyi anlaşmakta olduğumuzu arkadaşımızla hiç umulmadık mekanda veya zamanda küsülebilir. Kişiliğimize bağlı olarak paylaştığımız özel konuları açıklayabilir.
Veya biz öfkemizi almak gayesiyle çok fena olabiliriz.
Ölçümüzü yitirmeden günlük hayatımızı idame ettirdiğimiz gibi arkadaşlıklarımızı da devam ettirmeliyiz. Arkadaşlıklarda da en önde gelmesi gereken özellik menfaate dayanmamalıdır.
Kendimizi düşündüğümüz kadar arkadaşımızı da düşünürsek arkadaşlığımız ilel ebet sürer.
Günübirlik arkadaşlıklara arkadaşlık denir mi?
İşinin görüleceği süre kadar etrafınızda dolaşan insanların işi hitama erince selamı kesmesi ahlaki midir? Sizi işinin durumuna göre arayan telefon açan arkadaşlar gerçek arkadaş olarak kabul eder misiniz?
Sevinçli anlarınızda yanınızda olup sıkıntılı dertli zamanlarınızda arayıp sormayan kişilere güvenilir mi? Arkadaş olarak ilişkinizi devam ettirmekte beis görür müsünüz?
Arkadaşız diyerek bizlerin art niyetsiz oluşumuzdan nice insanlar faydalanmıştır. Farkına vardığımızda iş işten geçmiş olur.
Kimisine kefil olursunuz hatır için, kimisinin düğününe gidersiniz, kimisinin ihtiyacını görürsünüz, fakat sizin basit işiniz olduğunda sırtını çeviren arkadaşlarınız olmuştur.
O zaman farkına varmışızdır. Farkında olmakta erdemliliktir. Aynı kişinin yaptığı yanlışa ikinci kez düşmemeli basiretli insanlar.
Kimi bilgileri saçımız bile duymamalıdır. Kendimize ait bilgileri uluorta paylaşmaktan sakınmalıyız. Yakın duran arkadaşlarla da olsa sınırlı konuları paylaşmalıyız.
Kendimizi insanlar için riske atmalıyız. Ama o kişi benim gibi düşünüyor olur mu? O demek ben demek diyenler olabilir.
Arkadaşlık öldü mü diye de soranlara maalesef desek yanlış mı konuşmuş oluruz? Teknoloji ne kadar imkan sunarsa o kadar insanlardan uzaklaşıyoruz gibi geliyor bana.
Modernleşmekten öte teknoloji egoizmi önemsetiyor. Toplum için bir şeyler yapmak için çabalayanları da kendimiz gibi düşünüyoruz. Çok iyi niyetli olmasına rağmen arkadaşlık ve fedakarlık duygusundan yoksun olduğumuzdan önce kendi açımızdan durum değerlendirmesi yaparız.