Kategoriler
Günlük hayat Günün Tarihi Kadın konuları Kutlamalar

Anneler Gününüz Kutlu Olsun

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

‘Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır…’ (Lokman Suresi, 14) Zorlukla geçen dokuz ayın sonunda dünyaya gelen bebek, vicdan ve merhamet sahibi her insan için çok değerli ve dikkatle korunması gereken bir güzelliktir.

Allah’ın bahşettiği bu güzel ve değerli emaneti pek çok anne dikkatle korur. Beslenmesinden eğitimine kadar her konuda elinden geleni yapar. Karşılık beklemeksizin yapılan fedakârlıklar bir annenin en önemli özelliğidir.

Anneyi anne yapan, Allah’ın ilham ettiği merhamet duygusudur. Merhamet duygusundan yoksun bir insan ne çevresindeki insanlara ne de evladına sevgiyle yaklaşamaz. Öyle anneler vardır ki bu değerli emaneti gerektiği gibi koruyamaz, hatta çeşitli eziyetlere maruz bırakarak ‘kendi çocuklarını’ psikolojik açıdan tahrip ederler. Bu tür anneler sadece evlatlarının hayatını altüst etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun yapısında da derin yaralar açarak suçların artmasına neden olurlar. Sağlıklı bir ortamda, sağlıklı ilişkiler içinde büyümeyen bir çocuğun, normal ve sağlıklı davranması zordur.

Yüce Rabbimiz kullarına, güzel ve huzurlu yaşama ulaştıracak anahtarı Kuran’da açıkça bildirmiştir.
…”Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin” … (Bakara Suresi, 83)

Bazı anne babalar çocukları dine ve Allah’a yöneldiği için rahatsız olup onları Allah yolunda yaşamaktan alıkoymak ister. Bu durumda Yüce Rabbimiz bu tür anne ve babalara itaat edilmemesi gerektiğini bildirmiştir:
Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle Bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim. (Ankebut Suresi, 8)

Bir anne çocuğuna her şeyden önce Allah ve peygamber sevgisini aşılamalı ve Kuran ahlakına uygun bir yaşamı telkin etmelidir. Bunu yaparken de çocuğu için örnek olmalı ve güzel ahlaktan asla taviz vermemelidir. Güzel söz ve merhamet insanları şeytanın sistemine esir olmaktan kurtaracak en güzel ahlak özellikleridir. Allah’ın emrettiği bu davranışları gösterebilen, evlatlarını koruyan, imanlarının artması için çaba gösteren, karşılık beklemeden, yalnızca Allah rızası için bu değerli emanete gerektiği gibi bakabilen tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

Altuğ Öztürk

Kategoriler
Genel Konular

Ben Kimim Anne!

Öğretmen değilim anne! Çocuklara okuma-yazma öğreteyim. Doktor da değilim insanların sağlıklarını kurtarayım, mimar hiç değilim evlerini yapayım, avukat da değilim haklarını savunayım! Ben garip bir yazarım anne, belki bir gün hepsini yaparım… İhtimaline yaşıyorum anne! İhtimaline…

Günlerdir anılarını avuçlarımdan topluyorum anne! Herkes kızıyor bana, herkes-herkesçe karışıyor hayatıma. Yazdıklarım para etmiyor diyedir ki işsiz-güçsüzüm diye ayıplıyorlar beni. Dostlarım azalıyor, yapraklarım bile sonbaharı beklemeden dökülüyorlar. Ne garip bir yer bu dünya, değil mi anne? Öyle olmasa bırakıp gider miydin sende… Söyle gider miydin?

Biliyor musun anne, öyle ya nereden bileceksin, ya da neden bilmek isteyesin ki-bu dünyanın derdine beyazlatmadın mı saçlarını, hani nerede o kıymet bilenler… Sahi neredeler kim bilir? Ah benim elleri nasırlıktan kurtulamayan güzel anam! Artık zoruma gidiyor “ben de varım” diyebilmek bu dünyaya… Öylece kalakaldım!

Bir Cuma akşamı rastlamıştım sevdiğim kıza anne! Ayrıldık diyedir ki artık çıkmıyorum dışarı Cuma akşamları! Olmuyor be anne. Ne yapsam o eve onsuz girmemeyi beceremiyorum! Bazen yakmak geçiyor içimden, bazense yanmasın diye anılarımızı-terk edemiyorum işte! Ne yana baksam, sanki biri beni takip ediyormuş gibi. Sanki “dur öyle yapma” der gibi, çınlıyor işte kulaklarım… Sevmek ne zor zanaatmış anne, emekliliğimi erken istedim baksana. Ölürsem emekli olur muyum bu ayrılıktan, onu bile bilemiyorum. Kavuşabilir miyiz cennet sahilinde,“ben” diyerek-tutuşabilir miyiz kırılgan parmaklarımızla… Sahi neden korkulur ki ölümden?

Sen hep derdin ya anne, “bir insana-seni seviyorum-diyemeyecek bir kalbe sahip olduktan sonra ha yaşamışsın-ha ölmüşsün, ne fark eder ki…” ben, yüzlerce kez söyledim anne ve milyonlarca kez de düşündüm. Çünkü ne zaman düşünmesem sevdiğimi aptallaşıyordum. Hani aptal olmaya da razıydım-dünden, olmasaydı sonumuz ayrılık! Tutabilseydim sevdiğimin ellerinden, rüzgâr saçlarının kokusunu getirmeseydi de sadece ben hissetseydim sevdiğimin varlığını, ne olurdu o zaman-kıyamet mi kopardı! Sahi kopar mıydı be anne?

Bak bu şiiri sevdiğime yazdım anne!

“Eğer seni sevdiğim,
Yaşadığımdan belli olmuyorsa sevdiğim;
Ölümlere davetiye gönderirim,
Anlarsın belki o zaman…

Hem ben sana aşkla bağlanmadım ki sevgili.
Ben seni aşkta değil, aşksızlıkta aradım.
Bu yüzden daha çok sevdim seni.
Yeterli değildi sana daha çok bağlanmama
Bu yüzden düşman oldum aşka…”

O hiç bilmeyecek anne, ona yazdığımı, neden-niçin-nasıl yazdığımı… Şimdi bir uçurum kenarında, altımda koyu mavi renkte denizle tavla atıyorum. Takıldı gözüm yavru bir martıya, onun da gözü yavru bir balıkta. Hayatta her şeyin gözü takılıyor birine, ben düştüm artık anne! Çok takıldı gözlerim ama bir takılmaya dayanamadı sözlerim, ağrıma gidiyor her şey ve aşkıma bile anlatamazken derdimi, şimdi mezarda birde senin canını sıkıyorum be anne! Oysa ne çok korkuturlardı çocukken “mezarlara yaklaşmayın, hortlaklar çıkar” diye, şimdi bir çıksan oradan hani şeklini boş ver-sarılacağım be anne! İnan mezarlarda yaşamak daha güvenli… Daha güvenli, toprağın nemli dokunuşu, artık üzerinde yaşamak çok zor her şeyin anne, toprağın altına hasret bu oğlun! Bir papatya gibi doğup, güzel bir insanın elinden koparılıp ölmeyi yeğlerim artık!

Sana son sözüm sevgili:” bir zamanlar hiçbir şeye sığdıramadığın o şey, gün gelir her şeyinden taşar, ezer seni/ unutma!” ya da unut sevgili, dünyada erkek mi yok! Bundan sonra aşkın adı “ayrılık” olsun!

Sen söyle şimdi sevgilim, ben, anneme gitmeyeyim de neyleyeyim?

Ama ihtimallerde yaşamak, ne güzelmiş be anne! Öyle değil mi?

EMRE ONBEY Ben kimim anne!

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kadın ve Sağlık Zayıflama Yöntemleri

Doğum sonrası kilo verme rehberi

Kadınlar hayatları boyunca yakasını bırakmayan fazla kilo problemi ile başetmektedirler. Fazla kilolar özellikle doğum sonrasında çok sorun yaratmaktadır. Doğum sonrasında fazla kilolardan kurtulmak için uzmanlar düzenli ve etkin emzirmeyi öneriyor. Bunun yanı sıra özel egzersiz yapılmasınında önemini vurguluyor. Birçok kadının ortak sorunudur hamilelik dönemlerinde alınan fazla kilolar. Ancak hamilelik dönemlerinde beslenme alışkanlıklarını kontrol altında tutan ve düzenli olarak yürüyüşler yapan anne adayları bu durumu daha kolay atlatmaktadır. Uzmanların doğum sonrasında şişmanlık sorununun ortadan kalkması için önerdiği en önemli tavsiye bebekleri ilk 6 ay boyunca su bile verilmeden emzirmektir. Ve tabiki buna bağlı olarak yapılan uygun egzersiz hareketleri. Hamilelik başlar başlamaz beslenme konusunda sorunları olan kadınlar mutlaka bir diyetisyen kontrolu altında olmalıdırlar. Çünkü doğum sırasında alınan fazla kilolar çok zor bir şekilde veriliyor yada vücuda yapışıp kalıyor. Özellikle karın ve basen bölgesinde biriken yağlar çok zor yakılıyor. Hamilelik nedenli kilolardan kurtulmak için büyük bir zayıflama mücadelesinde uzmanlar etkin emzirmeyi çok önemsemektedir. Çünkü anne bir emzirme sırasında ortalama 500 kalori harcıyor.Buda bir saat boyunca tenis oynamak yada 1 saat boyunca aralıksız yüzmek kadar kalori kaybı demektir. Uzmanlar bu nedenle emziren annelerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmelerini vurguluyor. Günde en az 2200 kalori alıp 5 yada 6 öğün yemek yemelerini öneriyor.

Gebelik sonrasında fazla kilolarından kurtulma problemi yaşayan anneler, hamilelik döneminde dengesiz ve düzensiz bir yüksek kalorili beslenme rejimi uygulamaktadır. Bu nedenle doğum sonrasında annenin fazla kailolarını vermesinde sorunlar yaşanır. Anne gebelik döneminde 8-10 kilo alırsa bu kiloları vermek daha kolay olur ama 15-20 kilo alınmış ise bu daha da zorlayıcı bir durum meydana getirir.