Kategoriler
Günlük hayat Günün Tarihi iletişim İnternet Dünyası Kişisel makaleler Toplumsal Konular

Yeni Umutlar ve 2010 Yeni Yılı

YENİ UMUTLAR

Yine bitiyor koca bir yıl,

Alıp götürdükleriyle, bazen de güzellikleriyle,

Geliyor yine yeni bir yıl,

Beklentileriyle, ümitleriyle, hayalleriyle.

Evet sevgili okurlar, konumuz anladığınız gibi yeni yıl. Başladığında çoook uzunmuş gibi gelen ve hiç bitmeyecek sandığımız yeni bir yıl. Bir önceki yıl, her zaman, içinde kalmışlıklarla, gerçekleştirilememiş hayallerle son bulur. Ve bunlar, büyük ümitlerle ‘’inşallah yeni yılda ‘’ diyerek bir sonraki yıla aktarılır. Yeni yıla girmek, özellikle azimli insanlarda her zaman itici ve tetikleyici bir etken olmuştur. Bir önceki yıl yakalayamadıkları başarıyı, yeni yılda elde etmek için bir başlangıç sayarlar Ocak 1’i. Ve var güçleriyle çalışırlar. Öyle de olmalı zaten. Başarmak isteyen insanlar, mücadele ruhunu hiçbir zaman kaybetmemelidirler.

Hatırlıyorum da çocukluğumda 1900 ‘lü yıllara çok alışık olduğum için, sanki 2000’li yılları hiç telaffuz edemeyeceğim gibi gelirdi. Ve hatta telaffuzu bırakın ‘’2000 gelir mi hiç ‘’ derdim. Çocuk aklı işte. Hem öyle bir geldiki 2010 oluverdi. Zaman su gibi akıp geçiyor. Kalemimiz şimdi 2009 yazarken üç gün sonra 2010 yazacak.

Yılbaşı akşamı programları da şimdiden yapılmıştır sanırım. Ekonomisi izin verenler –ki sayıları çok değildir- otellerden ya da eğlence mekanlarından rezervasyonunu yaptırmıştır. Ekonomisi izin vermeyenler de ailesiyle, dostlarıyla veya arkadaşlarıyla tv karşısında bu akşamı samimi bir atmosferde geçirmeye hazırlanıyorlardır. İtinayla hazırlanmış sofralar, sonraki saatlerde meyve, çerez, patlamış mısır, eh biraz da alkol. Tabi sevenlere. Ve de inşallah DOZUNDA. Doz kaçtı mı kötü şeyler oluyor biliyorsunuz.

Bir de hersene 1 Ocakta yaptığımız bir şey vardır. Tv kanallarının yılbaşı programlarının kritiği. Şu kanal iyiydi, şu kanal kötüydü vs.. Ama bir gerçek varki- birçoğunuzun ’’ haklısınız’’ diyeceğinden eminim -bence hersene bir önceki seneden daha kötü oluyor. Tek kanallı yıllarda yılbaşı programının farklı  ve belki de tek olmasından kaynaklanan doyumsuz bir tadı vardı. Hele bir de TRT’nin prensiplerinden dolayı’’dansöz çıkacak mı çıkmayacak mı ‘’tartışmasıda geceye ayrı bir boyut kazandırıyordu. Şimdi hemen hemen her kanalda var. Üstelik sadece yılbaşında da değil.

Evde ya da dışarıda hiç fark etmez yeniyılı nerede karşıladığımız. Farkeden tek şey ‘’bu yıl başaracağım inşallah ‘’ diyerek mi, ya da ‘’bu yıl da olmaz, durum hergün daha da kötüye gidiyor’’ diye düşünerek mi girdiğimiz. Siz birinciyi tercih edin. Olumlu düşünün, çok çalışın. Başarı sizi mutlaka bulacaktır. Ve diyorum ki her yeni yıl farklı mutluluklara, farklı başarılara gebedir.

Yeni Umutlar ve 2010 Yeni Yılı
Yeni Umutlar ve 2010 Yeni Yılı

Herkese Allah’tan mutluluk dolu, sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum. İYİ SENELER.

SEVGİLERİMLE

Kategoriler
Günlük hayat Sağlık

Alkol Bağımlılığı, Alkole Başlama Nedenleri, Sonuçları

Alkol alan kişi kendini rahatlamış hisseder. O anda başka bir şey düşünmez günlük hayatta yapmadığı hareketler yapar ve tavırlar sergiler. Alkolün etkisi geçtiğinde sağlıklı kafa yapısı ile düşündüğünde işlerin yolunda gitmediğini anlayıp, tekrar alkole yönelir. Bu durum bağımlılık olarak ifade edilir.

Alkole başlamada ilk sıra arkadaş ve aile çevresidir. Alkol bağımlıları ailesinden büyüklerin ya da arkadaşlarından gördüğünde alkole heves duyar ve alışır. Özellikle gençler içki içmenin kendisine saygınlık kazandıracağını düşünür. Bazıları da sevinçli veya tam aksine üzüntülü olduğunda alkol tüketirler. Bu yanlıştır, gerek sevinçlerinizi gerek üzüntülerinizi alkole başvurmadan yaşamalısınız. Alkol kullanımında kişinin bünyesine göre sadece bir defa kullanım bile bağımlılık yapabilir.

Alkol kullanımı aile içi huzursuzluklar yaratır. Kişinin düşünme, yorumlama, değerlendirme gibi yeteneklerini köreltir. Boşanma, tartışmalar, cinayet, yaralama gibi kötü sonuçlar doğurabilir. Çünkü alkol kullanan birisinin kafa yapısı sağlıklı değildir, Ne yaptığını sorgulamaz sadece o anda karar verdiği şeyi yapar. Alkol kullanan bir babanın veya annenin de çocuklarında psikolojik sorunlar, okul sorunları ortaya çıkabilir. Dolayısıyla alkol bir Toplumsal sorundur. Hz. Muhammed “İçki Kötülüklerin Anasıdır.” Diyerek en güzel vurguyu yapmıştır.

Alkollü araç kullanımları şüphesiz trafik kazalarını meydana getirecektir. Trafik kazalarında hayatını kaybeden bir bireyin geride bıraktığı ailesini de düşünerek bu yolla gerçekleşen kazaların ne kadar acı olduğunu görebiliriz.

Alkolün Karaciğere Etkileri

Alkolün vücutta işlenmesi karaciğerde gerçekleşir. Aşırı yüklenen karaciğerde yağlanma görülür. Yağ hücreleri zaman geçtikçe karaciğer hücrelerinin yerini alır. Karaciğer görev yapamaz hale gelir ve sert bir bağ dokusu ile doldurulur. Bu durum siroz hastalığıdır. Karaciğer görevini yapamadığından dolayı kişi hayatını kaybeder. Alkol Öldürür… !

Alkolün Gebeliğe Etkileri

Alkol kullanan annelerin karnındaki çocuklarının zeka ve bedensel gelişimleri risk altındadır.
Alkol kullanılan gebeliklerde kalp anormallikleri görülebilir. Düşük Doğum riskini arttırır.

Alkolün Ruhsal Duruma Etkileri

Alkol kullanan kişinin kendine çok yüksek bir güveni vardır. Alkol geçici güven duygusu verir. Aşırı hız yapmak gibi sorunlar kişinin kendine olan aşırı güvenidir. Alkol kullanan kişilerde hırçınlık, çok çabuk sinirlenme, kavgacılık sık görülür.