Kategoriler
Genel Konular Güncel Haberler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

ÜLKEMİZİN MENFAATLERİ SİYASETİN ÜZERİNDE OLMALIDIR

 

Ülkemiz yeni bir seçimden çıktı. Ve bu seçim sonucunda belirli bir siyasi tablo ortaya geldi. Bu tabloya göre siyasi partiler ancak birleşerek yani bir koalisyon kurarak hükümet kurmak durumuna geldiler. Ve seçimin üzerinden de bir aydan fazla bir süre geçti. Ki bu süre uzun bir süredir. NEDEN Mİ ?

 

Güzel vatanımız içerden ve dışarıdan çok fazla güçün saldırısı altında olduğunu görüyoruz. Bunlardan Amerikan Devleti Komünist pkk yapılanması en tehlikelileri durumunda. Bunun üstüne de bazı yazarların teslimiyetçi ve ürkek konumdaki yazıları ile çoğunluğun güvenmediği ve anlamsız bulduğu Çözüm Süreci ısrarla devam etmekte. Bunun sonucu olarak da Komünist yapılanma, vatan topraklarının içinde ve dışında çok geniş bir şekilde rahatça yerleşmektedir. Malumunuz Güneydoğu ve Doğu Anadoludaki illerimize huzur ve güven içerisinde gidemiyoruz. Ağrıda yaylalarda halay çekip, bayrağımızı sallayamıyoruz. Ypg,Kck,Pkk yani hepsi aynı isimde Pkk, şu an dindar kürt kardeşlerimize olağanüstü bir baskı ortamı kurmaktadır. Çocuklar kaçırılmakta, asker kışladan çıkamamakta, devletin binaları araçları yakılmakta,talan edilmektedir. Tehditler,şantajlar ve baskılar çok şiddetli bir şekilde bölgede kendisini hissettirmektedir. Kürt kardeşlerimizin çocukları dağlara kaçırılmakta, komünist telkine maruz bırakılmakta, Allah’sız dinsiz bu örgütün eline bırakılmaktalar. ÜLKEMİZ ÇOK CİDDİ TEHDİTLER ALTINDADIR !

O halde bu tehlikeli durumda iken siyasilere nasıl bir sorumluluk bilinci düşmektedir ?

Ak parti ve Mhp ülkemizin sağ kesimini temsil eden milliyetçi dindar vatansever kardeşlerimizin kurduğu ve birbirlerine de oy tabanları açısından çok fazla benzeyen iki siyasi partidir. Sn Bahçeli ile Sn Davudoğlu yaptıkları açıklamalarda, koalisyonun bir an önce başlaması ve bir uzalaşıya dökülmesi gerektiği konusunda ortak ve benzer açıklamalar yaptılar. Yurdumuzun bu denli tehlikeli durumlarını çok iyi analiz eden Sn Bahçeli ve Sn Davudoğlu ümit ederiz ki en yakın zamanda koalisyonu kurarlar. Şu an görünen en hayırlı tablonun da Ak parti – Mhp koalisyonu olduğunu toplumun büyük kesiminden görebiliyoruz.

Allah, vatanımızı bölmeye kalkan tüm bu güruhların tuzaklarını bozar inşaAllah. Ve en yakın zamanda en hayırlı olan koalisyon ile hükümet kurulur. Dualarımızı eksik etmeyelim…..

 

Sevgilerimle

Hüseyin Uçkun

 

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Demokratik açılım, TBMM ve gergin anlar!

Meclis Genel Kurulu'nda Kürt açılımı oturumunun Atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'dan başka bir gün yapılması için CHP veMHP'nin verdiği öneriler reddedildi. Öneriler görüşülürken Meclis'te gergin anlar yaşandı. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan'ın, "Bu ülkede tetikçiliği kimin yaptığını bu millet bilir; kimin darbelerle, darbecilerle kol kola gezdiğini herkes bilir" sözleri tartışma yarattı.

TBMM Genel Kurulu’nda, demokratik açılımın öngörüşmelerine geçilmeden, öngerilim yaşandı.

MHP’nin grup önerisinin aleyhine söz alan AKP Kahramanmaraş milletvekili Avni Doğan’ın, muhalefet sıralarına dönerek, "darbeyi alkışladınız, bu Meclis’te tetikçiler var, MHP’ye CHP’nin ağzıyla konuşmak yakışıyor mu?" sözleri üzerine CHP ve MHP’liler oturdukları sıralardan kalkarak sert tepki gösterdiler.

TBMM Genel Kurulu’nda MHP’nin, "Demokratik Açılım"ın öngörüşlerinin 12 Kasım’da görüşülmesine ilişkin grup önerilerinin görüşmeleri sırasında gerilim yaşandı.

MHP’nin, grup önerisinin aleyhine söz alan AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın sözleri gerilime neden oldu. Doğan, açılım ile ilgili öngörüşmenin 10 kasım anma gününde yapılmasının anlamına dikkat çekerek, Fransız ünlü şair ve yazar Victor Hugo’nun sözlerinden örnek verince; CHP ve MHP sıralarından, "Sen niye Atatürk’ün sözlerinden örnek vermiyorsun da, Hugo’nun sözlerinden örnek veriyorsun" karşılığını verdiler.

TBMM Genel Kurulu’nda gerileme neden olan diyalog şu şekilde gelişti: Avni Doğan : Artık Türkiye kabına sığmıyor. Hükümet burada açılımı anlatmak istiyor, niye karşı çıkıyorsunuz. Atatürk olsaydı bu açılıma destek verirdi? MHP sıralarından, "Ne alakası var. Siz ABD’ye teslim oldunuz.

Avni Doğan : MHP’ye CHP ağzıyla konuşmak yakışmıyor?

CHP ve MHP sıralarından bağırışmalar. "Ne diyorsun lan sen.. Ne olmuş CHP’ye?

CHP ve MHP sıralarından Avni doğan’a : Git bunları Maraş’ta anlat?

MHP sıralarından : Sen tetikçilik yapıyorsun.

Avni Doğan: Bu ülke kimlerin tetikçilik yaptığını çok iyi biliyor. Bu ülke kimlerin darbecileri alkışladığını çok iyi biliyor..

Sözleri üzerine CHP’liler ayağa kalkarak, "Sen kime darbeci diyorsun. Kendine gel sözlerini geri al.

Diğer taraftan MHP sıralarından da "tetikçi" sözlerine, "Asıl tetikçi sensin. Senin geçmişini de biz çok iyi biliyoruz? Sıralardan küfürler ve bağırışmalar devam ederken, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin araya girerek, Genel Kurul’u sakinleştirmeye çalıştı.

CHP’li Gürol Ergin, Canan Arıtman ve Malik Ejder ayağa kalkarak kürsüye yürümek istediler.

Bunun üzerine bazı CHP’liler engel oldular.

MHP’li Nevzat Korkmaz da, "Sen kime tetikçi diyorsun açıkla? Açıklamazsan?.

Genel Kurul’da karşılıklı bağırışmalar devam ederken, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol söz isteyerek, Avni Doğan’ın, "darbecileri alkışlayanlar" sözünü geri almasını ve CHP’den özür dilemesini istedi.

Bunun üzerine AKP Grup Başkanvekilleri Avni doğan’dan kürsüye çıkarak CHP’den özür dilemesi yönünde Doğan’ı uyardılar.

 

 

-KIVIRMA SÖZLERİNE SAHİP ÇIK-

Avni Doğan ise kürsüye gelerek, "Ben herhangi bir grubu kast etmedim" dedi.

CHP sıralarından; "Bari kıvırma sözlerine sahip çık" şeklinde laf attılar.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, aynı şekilde Doğan’ın, "MHP CHP ağzıyla konuşuyor" diyerek, sözlerini geri almasını istedi.

Ancak. Doğan "Bu benim eleştiri hakkım kimse bunu benden isteyemez" dedi.

Genel Kurul’da CHP’nin grup önerisi üzerine görüşmeler devam ediyor.

Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Yeni dengeler – Türk Milleti

 

AKP’nin sürekli dilinden düşmeyen bir tabiri vardı;

" Yeni dünya düzeni, dünya değişiyor. "

Türk Milleti’nin Milli değerlerini ayaklar altına aldıkları her vakit, bunu bahane ettiler.

Milliyetçiyiz diyene; " Dünya değişiyor. "

Atatürkçüyüz diyene; " Dünya değişiyor. "

Karabağ’ı istiyoruz diyene; " Dünya değişiyor. "  deyip susturmaya kalktılar.

Peki kardeşim, dünya değişiyor biz Milliyetçiliği bırakalım…

Kendi değerlerimizi savunmayalım. O zaman Kürt açılımı niye?

Dünya bir tek bize mi değişiyor? Kürtler’e değişmiyor mu?

                            ***

Ve bütün bunların üzerine, AKP Millet’in gözünde bitmiştir. Bu Millet, Milli değerlerinin yok olmasına razı değil. Bu durumun, ABD’de farkında. Artık AKP, zamanını doldurmuştur. Çünkü bu açılımın AKP eli ile yapılması, Millet’in irkilip kendine gelmesine neden oluyor. AKP’nin 7 yıldır sicili kabarık.

Peki alternatifler kimler?

CHP-MHP koalisyonu yada Abdüllatif Şener’in partisi. Belki de, " Üçü bir arada " tadına bakmak isteyebilir Amerika. Amerika’nın bu alternatifler üzerinde durmasının yegane nedeni, CHP-MHP açılımı devam ettirir fakat bu kez Millet ses çıkarmaz düşüncesidir.

Onlara göre bizim içimiz, CHP-MHP koalisyonunda, nasıl olsa biri Atatürkçü diğeri Milliyetçi diyerek rahat olacak.

Halbuki, yanılıyorlar.

Aksine, CHP-MHP’ye olan güven eskisi gibi değil. Yine kemikleşmiş kitlelerinin yanına bir de kesinleşmiş sempatizanları, yani ana-baba faktöründen dünyaya MHP’li yada CHP’li gelenler, bu partileri ayakta tutacaktır.

Ama, CHP-MHP’nin genel anlamda değişimi şart!

Başka türlü, sürekli olduğumuz yerde saymaya devam ederiz…

Değişime örnek vereyim…

MHP’nin, Ülkü Ocaklarını kaldırmaktan vazgeçip, yenilemesi en doğru olanıdır. Bugün gençliğin Milli şuura ihtiyacı var. Ülkü Ocakları, son zamanlarda gittikçe dahada kötüleşmeye başlayan imajından sıyrılabilir. Çok sayıda, Üniversite mezunu Ülkücü insanımız var. Bunlar, Ülkü Ocaklarında eğitim amaçlı aktif rol almalıdır. Ülkü Ocakları, asıl amacı olan kültürel birliğimizi korumaya daha çok önem vermelidir. Kısacası, MHP Türkçü kimliğine geri dönmelidir ki, Oktay Vural’ın, " Bozkurtlar’ın nefesi ensenizde. " gibi söylemleri, buna bir işaret kabul edilebilir ama öyle olmama ihtimalini göz ardı etmemek lazım…

CHP’de, koalisyon olursa Türkçü kimliğini geri kazanmak zorundadır. Bu şekilde toplum daha da birlik olacaktır. Bakın, Mustafa Kemal ATATÜRK ne diyor;

" Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza ise, fikrimin babası Ziya Gökalp’tir. "

Bu kadar net söylüyor Ulu Önder. CHP, sosyalist bir partidir. Örneğin, gençlik kolları bir afiş hazırlamış. Atatürk’e hediye edilen kurt heykelinde ki figürün kafası ile aynı olan kurt başlarını, Gamalı haç şekline getirip, ağzından kan damlayan kurt efektine sokup, " Faşizme hayır " sloganı hazırlamıştır!

Bu, en başta Atatürk’e saygısızlıktır, tabi CHP açısından bakıldığında. Esasında ise, bütün Türk Milleti’ne yapılmıştır bu saygısızlık. CHP, aklını başına toplamalıdır.

Zira, kendini birşey zanneden cahil gençler ile dolmaya başladı parti. Görüldüğü gibi, Türkçü çizgi aslında iki partiye de uzak değil. İmkansız değil…

Bunu, ABD istemeyecektir.

                             ***

ABD bunu neden istemez?

Bakınız…

Türkçülüğün amacı bellidir; en büyük kaynak her zaman Millet’tir. Türkçülük, Türk Milleti’nin potansiyelini kullanabilecek en doğru ideolojidir.

Türkçüler, Amerikancı yada Rusçu değildir. Bu yüzden Türkçü’dür!

Ama, Türkçülüğün yakasına ısrar ile yapışan bir iddia var ki, yalanın daniskası…

" Türkçüler, Amerikancı’dır. Mason’dur. "

Böyle bir iddia bulunan kimseler ki ben bizzat defalarca farklı kişilerden duydum bunları, Türkler!

Peki bunlar Türkçüler’in kurduğu memlekette yaşamıyor mu?

Yada sormak lazım, Mason locasında mı karşılaştınız Türkçüler ile?

Ağızlarından salyası akan hocaları, Kuzey Irak’ta okul açtılar. Barzani’de açtı.

İkisindede ortak nokta şu; ikisindede Kürtler’e Kürtçe, Türkmenler’e İngilizce eğitim veriliyor!

Oysa, Türkiye’de ki üniter yapıyı sorgulayanlar, Kuzey Irak’ta kurulmak istenen Kürt Devleti’nin kimliğini, son yazdığımdan beri hala sorgulamıyor…

Ve sorgulamayacaklarda.

Türkiye-Ermenistan maçında, Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Ermenistan tribünlerinde barış adına Ermeni tribününde yerini aldı.

Bu bayan, barışı Ermeni tribünlerinden değil, Türkiye tribünlerinden sağlamaya çalışmalıydı! Sanki, Türkiye tribünleri ile, ülkeleri ile barışıklarda…

Bizi temsilen Ermeni tribününe geçiyorlar. Sizi bir gün, bizimle barışmak için Türkiye tribünlerine davet ediyoruz!

Bir de, Kürt filmi vizyona girdi. Kürtçe bir de…

Yapsınlar, Türk’ü ilgilendirmez. Bizi farklılıklara alıştırıyorlar ya…

Bu ülkede, artık " Tarkan, Malkoçoğlu " gibi filmler yapılmıyor. Oğuz Kağan’ın hayatı yada Kanuni’nin hayatı film yapılmıyor.

Yapılsa, " Faşist " damgası yiyor!

Bu ülkede, Kürtler " Kürdistan " deyip durarak kendi kültürlerini yaşarken, Türkler, " Bozkurt " sembolünden, kendi tarihinden bahsettiğinde, " Faşist " oluyor.

Sonuç olarak, bu ülkeye Kürt değil, Türk açılımı gereklidir.

İlk adımını da, AKP ülke dışına defolarak atmalıdır. Aynı şekilde, AKP zihniyeti ve onu savunanlarda…

Başka türlü çözüleceği yok bu işin!

Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Tepkisizlik – Türkiye’nin gündeminden başlıklar

 

BİR MİLLET’İ TARİHE GÖMÜYORLAR

Evet yurttaşlar!

Savaşsız, çarpışmasız, kaybettiklerinin intikamını alıyorlar. Bu kez, ellerinde kalem var…

O kalemde de ne hikmet var bilinmez ama, bizimkiler gördü mü ödü kopuyor.

Bazı cibiliyyetsiz yazarlar, AKP’nin ihanet açılımını savunmak için Azeriler’i kötülüyorlar…

Aynı adamlar, Türkler’e hakaret yağdıran Kürtler’i kardeşleri olarak görüyorlar. İhanet budur, ihanet parayladır. Kürtler’in zenginliğinden geçilmediği, hak üstüne hak kazandığı bir ülkede, bunların olması doğaldır…

Bu kadar çakal, bir Bozkurt’un onuru için zarardır.

Peki, Bozkurtlar dirilecek mi?

Bozkurtlar’ın Ölümünü yaşıyoruz…

Bir " Taraflar " çıkmış, DTP’nin istedikleri görmezden gelinemez diyor.

Başka bir " Taraflar " ise Atatürk’ü kötüleme derdinde…

Atatürk tartışılıyor bu ülkede!

Putlaştırmayın diyorlar; ama Hz.Muhammed’i putlaştırıyorlar…

Nasıl mı?

Atatürk’ün dehasını konuşuyoruz, onunda insani ihtiyaçları vardı abartmayın diyorlar…

Ama, Peygamber efendimizi, putlaştıran onlar değil mi?

Uğrunda ağlıyorlar, bende ağlarım. Ama sorun şu, bu tür insanların tartışılacakları yönleri bellidir…

Atatürk’ün yönetsel dehasını beğenir tartışırsınız, Hz.Muhammed’i beğenmek bize düşmez…

Ama eğer insani ihtiyaçları var diye sevilmeyecekse sorarım, efendimizin de insani ihtiyaçları yok muydu?

Hadi al birde burdan yak…

Türkiyeli’lik kavramı ortaya atılıyor AKP tarafından.

Türk şuuruna bir nebze sahip olmayan kimselerin yönetiminde, bu gayet normaldir!

Çıkıyorlar televizyona, Atatürk’ü kötülüyorlar, Türkler’i kötülüyorlar, tonlarca devlet arşivine rağmen, soykırım iddilarının ilk savunucularından eski Ermenistan Başbakanı Kaçaznuni’nin " Ermeni soykırımı yoktur, yer yer Türkler katledilmiştir. " itiraflarına rağmen soykırımı tanıyıp Türkler’i kötülüyorlar…

Ama Osman Pamukoğlu yine çıkıp belgeler ile Kürtler kurtuluş savaşında yoktu deyince…

Kevaşeler takımı başlıyor zırlamaya; " Faşistler! "

Ve bu tür konularda, AKP ve Pkklılar açık açık aynı fikirdeler…

Birleşiyorlar Türklüğe karşı!

Geçen seçimde MHP otobüsüne saldırmadı mı AKP-Pkk grubu? Taşlamadılar mı? Taşladılar, saldırdılar!

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri gayet normal…

Aynı zamanda soydaş ülkeyiz de.

Provakasyon olur diye stadta Azerbaycan bayrağı açtırmıyorsun! Yasak ediyorsun, kanuna aykırı olduğu halde…

Ermeniler, " Hepimiz Ermeniyiz! " diye slogan attıklarında provakasyonun kralı oluyordu!

Ne dedi Cumhurbaşkanı?

" Düşünce özgürlüğü… "

Böyle şey mi olur?

301.maddeye saldırıyorlar…

301.madde ne diyor?

" Türklüğe hakaret edemezsin! "

Sözde aydınlar ne diyor?

" 301.madde kaldırılsın! "

Hani, " Halklara " olan saygınız? Kürtler’e gelince, Ermeniler’e gelince saygı…

Türkler’e gelince, 301.madde karşıtlığı!

Biliyorlar çünkü soykırımın olmadığını, olmadığının ispatlandığını, Kaçaznuni gerçeğini…

Sonra 301.maddeye saldırıyorlar!

Senin Türk olmak ile derdin ne?

Hadi diyelim derdin var, erkeksen gider aslanlar gibi davanı davanda savunursun!

Bu kadar mı zor?

Emperyalist ülkeler üzerinizden yardımını mı kesecek?

Siz baştan kaybettiniz…

Ama biz bu yüzden kayboluyoruz. Başka açıklaması yok…

Kategoriler
Genel Konular Türkiye üzerine

Keşke şehit olsaydım da….

  Önceki gün bir tv kanalında Gazeteci Vedat Yenerer’in Saygı Öztürk ile yaptığı söyleşiyi ibretle izledim. Vedat Yenerer kendisine yapılan muameleleri noktasına virgülüne kadar açıkladı ve yapılanları kamuoyuna ibret olsun diye sundu. Saygı Öztürk ve Yenerer’e Türk Kamuoyunun aydınlatılması ve Ergenekon saçmalığının ne olduğunu sundukları için teşekkür etmek borcumuz oldu.
   Fakat orada ibret verici bir ifadeyi Saygı Öztürk son yayınladığı kitaptan okuyunca tüylerim diken diken oldu. O ifadelerden birisi şu: Ergenekon Tutuklularından Levent Göktaş’ın  gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra PKK’nın internet sitesinde Levent Göktaş için "Evine hoş geldin Levent Göktaş" ifadesini yazmışlar. İşte bakın ve gerçekleri biraz daha net görün. İkinci ifade de Özel Harekat subayının "Keşke şehit olsaydım da bunu görmeseydim" acı sözleridir.
   Bu subay ki, Özel Harekata komutanlık yapmış, defalarca ölümlerden dönmüş, ölmemiş ama ölmekten daha kötü edilmiş ve hizmet ettiği devlet tarafından Ergenekon örgütüne üye olmaktan içeri atılarak PKK’lı hainlerin alay konusu edilerek "Evine hoş geldin Levent Göktaş" ifadesi ile öç alınmıştır. Şimdi size soruyorum Ergenekon ne imiş ve sonuç da kimlere hizmet etmiş, kimler sevinmiş, kimler "Keşke şehit olsaydım da bunu görmeseydim" diyerek hayıflanmıştır.
   Vedat Yenerer’in anlattıklarını ibret ve hayretler içinde dinledim. Neler neler anlattı ve Türk Polisinin kimlere hizmet ettiğini, neler yapıldığı, ruhsatlı silahların savcılar tarafından ruhsatını göstermelerine rağmen nasıl ruhsatsız silah olarak kayıtlara geçererek bu insanların ne bahanelerle tutuklandıklarını ibretle dinledim.
   Bir de antika eser olan  atmaya mermisi bile hiçbir yerde bulunmayan bir silahın nasıl Vahim silah olarak kayıtlara geçirildiğini, nasıl belge ve bilgi tahrifatı yapılarak insanların tutuklandıklarını hayretler içinde dinledik.
   Şimdi sakın bir yanlış anlaşılma da olmasın. Ergenekon örgütüne üye olmaktan tutuklanan, gözaltına alınanlardan suç işleyenler varsa, olmuşsa bunların cezalarını çekmelerini elbette biz de millet gibi istiyoruz. Ancak vatansever, hükümete karşı olan, Atatürkçü, Milliyetçi, Vatanperver, vatana canı pahasına hizmet etmiş askerlerimizin, Generallerimizin de hırpalanmasına, isnatsız ve suçsuz yere aylarca  hapishane köşelerinde bekletilmelerine de hiç bir vicdan sahibinin gönlünün razı olması düşünülemez.
   O zaman şunu açıkça söylemeliyiz:   Türk Milleti böyle dönemleri çok görmüş ve yaşamış bir millettir. Kahramanlarına da hainlerine de gereken karşılığı vermesini bilmiş ve bilecek kadar şuurlu bir millettir. Bu yapılanlar da tarihe kara leke olarak geçecek bir zillettir.
   SON SÖZ: Hainler cezasını, kahramanlarda layık oldukları gönüllerde yerlerini alırlar ve ilelebet unutulmazlar… 
Kategoriler
Genel Konular Türkiye üzerine

75 KURUŞLUK YENİ OSMANLI

 Türkiye’nin ne hale geldiğinin en güzel örneklerinden birini daha yaşadım dün Kayseri’de. Hani yeni Osmanlı İmparatorluğunu kuruyoruz ya.. 1.Tayyip Erdoğan da padişahımız oluyorlar ya. Onun için bu güzel örneği sizlerle paylaşmak ve Yeni Osmanlı İmparatorluğunun ne işe yarayacağını vurgulamak istiyorum. Biliyorsunuz Amerikalı Friedman’ın bir görüşü gibi ortaya atıldı yeni osmanlı teorisi ama bu görüşten öte bir strateji plandır ve Amerika’da kurgulanmış bir projedir. Kurgu’ya göre Türkiye yeniden eski topraklarının bir kısmında hakimiyet kuracak ve Yeni Osmanlı Devleti de böylece kurulmuş olacak. Mahir Kaynak’ın görüşlerine göre de bu imparatorluğa sadece para harcamak ve ele geçirdiği yeni toprakları imar etme görevi düşecek. Yani sömürülmüş kaynaklardan Türkiye’ye fazla birşey kalmayacak, Yeni Osmanlı almak yerine hep imar ve besleme için hep vermek zorunda kalacak.
 
  Diyeceksiniz ki, 75 kuruşa dürüm kuyruğu ile Yeni Osmanlı devletinin ilgisi ne? Çok ilgisi var. Birazdan bu ilgiyi sizlere anlatmaya çalışacağım. Yukarda birazcık değindik ama pek anlaşılamamış olabilir. Bir yanda kişi başına 10 bin dolar geliri olacağı söylenen Türkiye var, diğer yanda Türkiye’nin en zengin şehirlerinden biri olan Kayseri’nin Düvenönü semtinde 75 kuruşluk dürüm için yüzlerce kişinin soğuk altında kuyruk bekleyişi. Gelin siz bu tabloyu yorumlamaya çalışın. Şimdi 25 veya 50 kuruşluk fark için soğuk altında kuyrukta bekleyen insanlarımız, diğer yanda Musul-Kerkük ve ortadoğu’daki eski topraklarını almış yeni Osmanlı devleti. Tıpkı geçmişte Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi içerde vatandaşı açlık ve  sefalet içinde, 75 kuruşluk dürüm kuyruğunda, diğer yanda Yeni Osmanlı Ortadoğu ve Arap yarımadasında imar faaliyetlerinde, yol, su elektrik, köprü, demiryolu gibi yatırımlar yapıyor. Peki bu yeni Osmanlı ne işe yarayacak? Görevi ne olacak? Kendi vatandaşlarını mutlu edip, adam gibi yaşatmak mı, yoksa birilerinin, daha doğrusu emperyalizmin kurguladığı koca bir hizmetçi devlet mi? Siz olsanız hangisin tercih edersiniz bilemem ama bendeniz kendi vatandaşını Atatürk’ün gösterdiği hedef olan muassır medeniyet seviyesine yükseltmiş, karnı tok sırtı pek, mutlu insanların, eşit hak ve hürriyetlere sahip adam gibi yaşatılmasını sağlayan bir devleti tercih ederim.
  Şimdi gelelim 1. Tayyip Erdoğan padişah efendimizin yeni Osmanlı Devletine. Siz sömürülmüş, kaynakları tüketilmiş toprakları alıp, oralara kaynak vereceğinize kendi topraklarınızda vatandaşlarınızın karnını doyurun, adam gibi yaşatmaya gayret gösterin.Eğer birazcık vicdan ve inancınız varsa, dilinizden düşürmediğiniz Allah’dan birazcık korkunuz varsa. Gerisi hep palavra ve bu palavrayı belki sokaklardaki bindirme kalabalıklar yutabilir ama biz yutmuyoruz ve yutturamazsınız da…
  Ama  belli ki siz bu görevi yıllar önce aldınız, övünerek de Eşbaşkanım dediniz. O zaman Yeni Osmanlı devletiniz hayırlı olsun, hayrını görün…