Kategoriler
Günlük hayat Hayat üzerine

Ummak ve Beklemek…

Bazen sadece inanmak istersin… Her şeye inat… Tek bir kişiye inanmak istersin. Getirir koyarsın yüreğindeki en nadide yere… Her şeyi silmeye, her şeyden vazgeçmeye hazırsındır ve yaparsın da… Tüm hayatın o olur. Onsuz nefes alamazsın. Uğrunda her şeyden vazgeçmişsindir. Tüm köprüleri yıkmış, herkesi karşına almışsındır. Her şey güzel olacak dersin, çok güzel olacak!

Onunla hayaller kurarsın, her şeyin olur, vazgeçilmeyen olur. Uğrunda göze alınanlara bakarak daha çok sarılırsın ona. Yokluğu üşütür ısınamazsın… Kimseye anlatamazsın, içinde kalmak, içinde yaşamak zorundasındır. Haykıramazsın sevgini, kimse bilmemeli! Yan yanayken tedirgin, uzaktayken hep bir özlem… Öyle ağır gelir ki yokluğu kaldıramazsın. Kısacık bir zamana sığdırmak zorunda kalırsın özlemini, hasretini…

Ve bir düşünce kaplar yüreği, hüzün bulutları gelir yerleşir sol yanına… Beni kendine böylesi aşık eden adam, acaba eskisi gibi sevmiyor mu diye. Uğrunda vazgeçilenler için mi yanındadır? Hayatını mahvettiği duygusuyla mı kalıyor yanında. Bu sorular, bu cevapsız sorular kemirir içini. Soramazsın… Söyleyememesinden, söylediğinde yaşayacaklarından korkarsın. Kaybetmekten korkarsın… Yoktur çünkü tutunacak bir dalın, kaybetmişsindir.

Güçlü olmaya çalışırken anlarsın aslında ne kadar zayıf olduğunu. Giderse yıkılacağını bilirsin. Sevdiğini düşünsen de, hayatının içine girmeye çalışmaması yıkar seni. Uzak durması, aramaması, merak etmemesi hepsi sorulacak sorular ama korkarsın. Kendinden uzaklaştırmaktan korkarsın.

Ve kadınlığa verilmiş o iki büyük ceza… Ummak ve beklemek… Başka yapacak bir şeyin yoktur. Her şeyin güzel olacağını umarak beklersin…

Kategoriler
Deneme Yazıları

Bazı aşklar çabuk biter…

Bazı aşklar çabuk biter! Ya da adına aşk denilenler…
Aşkın tanımı nedir ki? Belki de olmayan bir şey uğruna tüm bu çektiğimiz acılar. Anlamaya çalışmak yoruyor bizi. Anlamayalım, bir şeyi de anlamayalım.
Hayat öyle bir muamma ki, bilemiyorsun karşına neler çıkaracağını. Göremiyorsun yarının senin için sürprizlerini. Herkes yaralı, herkesin kırılmış en azından bir kere yüreği bu hayatta.
Doğamızda var sevmek istiyoruz, sevilmek istiyoruz. Ama seçemiyoruz. O beni sevmesin diyemiyoruz, bunu sevmeliyim diyemiyoruz…
Akıl ve yürek çelişkiye düştüğünde belki de adına aşk diyoruz. İmkansızın adı belki de aşk… Öyle ya Mecnun’un Leyla’sına aşkı dillerde değil mi hala, Yusuf’un Züleyha’sı değil mi asırlardır unutulmayan… Aşk olacak mıydı zorluk olmasaydı?
Zıt kutupların birbirini çekmesi gibi belki de… Bize benzeyen değil de, alakasız durduğumuz biri daha çok ilgimizi çekmez mi genelde? Hayatı bizimkine benzemeyen biri…
Peki kavuşunca ne oluyor da bozuluyor bu büyü… Uğrunda her şeyi yapabileceğimiz, yaptığımız biri gün geliyor da nasıl vazgeçilebilen arasında yerini alıyor. Beklentilerimiz nedir ki?… Belki de bilsek zaten bunu soruyor olmazdık/ olmazdım kendime…

Aşkı yaşarken güzel, vazgeçerken ise yüreğinde açılan yara uzun süre kapanmıyor.