Kategoriler
Aklımdan geçenler Türkiye üzerine

Derin Devletten Temiz

Kısa bir zaman ara verdiğim için takip eden arkadaşlardan özür dilerim.Gazetelere bir göz atınca Şırnak Uludere köylerindeki sivillerin ölümü ile içimden geçenleri paylaşayayım istedim.

Kim suçlu bilinmez. Suç garip olur sahibi bulunmaz derler.Bu 35 sivilin ölümüne neden olan olaylar ne idi acaba? İstihbarat zaafiyeti mi Kanun ihlali mi yoksa Senaryosu yazılmış bir oyun mu ?

Medyaya baktığımızda İnsansız Hava Araçları ile tespit edilen sınırdaki kişileri terörist zannedilip F16 uçakları ile vuruluyor. Bunda daha önce de Gediktepe de katırlarla getirilen silahlarla dokuz hayatının baharında genci kaybetmiştik. Aynı olay yaşanmasın diye önlem alınmak istenmiş olabilir. Burda istihbarat zaafiyeti var. Genelkurmay diyor sivil halk terörist güzergahı kullanmış diyor bir başka açıdan muhtar diyor orası kaçakçılık için kullanılıyordu.Kime inanalım hangi derdimize yanalım.

Ama köylüler için neden daha önce kanuni işlem yapılmadı.Yoksa yapıldı da gene ısrar mı ettiler. Acaba işlem yapılmasına gerek mi yok , yoksa suç değil mi? Suç değilse bizde gidelim kaçakçılık yapalım. Hem birde şu var karanlıkta terörist mi yoksa sivil mi nerden bileceksin.Sivillerin yapması gereken riskli yerlerden uzak durmak. Ben nerde bir askeri bölge görsem uzak dururum. Ne olur ne olmaz.

Bunu kurgulamış olabilirler çünkü ortalık zaten cadı kazanı gibi.Sürekli olay açığa çıkıyor örneğin;Gazi olayları, Maraş olayları , Dersim olayları  v.s saymakla bitmez.

Eğer kurgulanmadı ise şimdi provokatif eylemleri yapabilirler ve yapıyorlarda. İnsanlık öyle bir hal aldı ki vampir gibi kandan besleniyorlar, kandan nemalanıyorlar. BDP Muş Milletvekili açıklamasında şöyle diyor;Ben bu meclisten olmaktan sizin adınıza utanç duyuyorum diyor.Devletin vekili derse buyur burdan yak. Devlet bilinçli yaptı ise bundan devletin karı olmaz, zararı olur.Bunu düşünemeyeni zaten milletvekili yapmazlar ve o kapasite olmayan yapamazda bu işleri. Velhasıl dostlar Derin Devletten temiş iş.(arkadaşlar yorumları ile dönüt verirlerse sevinirim.)

Kategoriler
Günlük hayat Kişisel makaleler Öğretmenlik üzerine

BAŞ TACINDAN AYAK ALTINA

Kimden mi bahsediyorum tabiki  de  vefakar öğretmenlerden .Biz öyle bir neslin evlatlarıyız ki yüzyıllarca öğretmenleri baş tacı etmiş, en güzel saygıyı göstermişiz. Bizim eski medreselerden bahsedecek olursak’ tabiki diyeceksiniz şimdi medrese  var mı diye; medrese görevini yapanlar var’ Hocaya hürmet ön planda tutulur, velev ki unutur da edepsizlik yapar diye medrese kapıları küçük yapılırmış nedeni ise eğilerek girsin de hocaya hürmetsizlik etmesin diye.

İslam dininde ilmin kapısı olarak  nitelendirilen H.z Ali,  Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum,der.Anne babalar talebelerini medreseye teslim ederken şöyle derlermiş;eti senin kemiği benim diye  bu ifade çocuk için kaçış yolunun olmadığı anlamına gelir ya öğrenecek ya öğrenecektir başka çıkar yolu yoktur.

Şimdi ise devletinden tutunda ta öğrenciye kadar herkes hemfikir olmuşlar öğretmeni hor görmeye, öğretmeni ezmeye çalışıyorlar.Nasıl mı?

Öncelikle bizim kutsal saydığımız devlet yöneticileri oy çıkarları yüzünden Fen Edebiyat Fakültesinin amacının dışında öğretmen statüsüne yükselttiler sanki mevcut Eğitim Fakültesi öğrencilerini atadılar gibi yanlış anlaşılmasın kimsenin ekmeğinde gözüm yok ama her kurum amacı çerçevesinde iş yapsın değil mi?

Birde her yere üniversite açtık diye seçimlerde havalarını attılar sanki maharetmiş gibi.Ve beyefendiler çıkıp küstahça ;Atanamayanlar kendi kabiliyetlerine uygun iş baksınlar diyor .Sanki benim başka mesleğim var ben  17 sene okumuş en güzel yıllarımı okulda geçirmişim nerde kabiliyet olacak ki tabiki anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az. Velhasıl anlamazlar    beyim.

Bunla kalsa  iyi ama birde bunun yasal kısmı var öğretmenleri bir sürü prosedürlere boğdular senin evrakların tamam olsun ders anlatma isterse mantık bu. Zaten bu olmasa idi bizde Ay’a falan çıkardık herhalde.Benim öğretmenim elinden herşey alındı;atsa atamaz (yani çok zor) ben atma taraftarı değilim ama bazıları ondan anlıyor ,öğrenciye tokat vursa dayak yasak derler adın dayakçı hocaya çıkar ondan sonra gazetelere manşet olursun maazallah.

Birde halk gözüyle irderlersek kimi Anadolu’nun bazı yerleri öğretmenliği kutsal sayarlar ve gerektiği değeri verirler kimileri ise bu işe memuriyet gözüyle bakarlar.  Onlara  göre;oh ne ala öğretmeninin işi kebap her ay maaşı yatar, yer yatar der ve bu işin önemini gözardı ederler.

Nerden nereye bir zamanlar baştacı edilenler şimdi ayaklar altında.

Siz,  yeni nesil öğretmen olmayın sakın!

Kategoriler
Kişisel makaleler

Siz hangi hırsızsınız?

İnsan oğlunun hemen hemen hepsi aslında hırsızdır.Nasıl mı?  Şöyle ki kimimiz birilerinin malını çalıyoruz kimimiz kimilerinin hayalini çalarız kimimizde zamanı çalarız.Acaba biz hangisiyiz?

Malını çalan hırsızlar ikiye ayrılır;Biri sosyolojik hırsız diğeri ise psikolojik hırsız .

Sosyolojik hırsız ;Aslında çok az diyebiliriz bu insanlar fakirdir ve ihtiyaçlarını görmek için çalarlar.Diğer psikolojik hırsız ise bu insanlar zengin veya orta halli insanlardır.  Paraya pula ,mala melale ihtiyaçları yoktur. Onlardaki çalma dürtüseldir.O insanlar psikolojik olarak çalmak zorundadır.Buna tıpta kleptomani denir.Tam bir hastalık olmasa da tıp literatüründe bu isimle anılır olmuşlardır. Yapılan bir ankette Belçika’da Flaman bölgesinde halkın yarısının hırsız olduğu ortaya çıktı. Bu insanların gelirleri 32 bin euro kişi başına düşen milli gelir.Bu insanların  %49,5 hayatında en az bir defa çalmış.

Bu insanlar psikolojik olarak tedavi olmalıdır.

Bir diğeri ise hayatımızda bazı kimselere gönül veririz ve o kişileri hayatımıza katmak isteriz . Bakarız ki o kişinin senle sadece gönül eğlendirdiğini görürsün; Bu tip insanlarda, başkalarının hayalini çalarlar bunlarda kalp hırsızıdır.

Örneğin; hiç kimse yoktur ki kendi zamanından çalmasın. Halbuki biz Müslümanlar dakik olmalıyız. Çünkü  dinimiz bunu emrediyor,emrediyor derken yanlış anlamayın fetva vermiyorum bilakis ezan vakitlerine baktığımızda görüyoruz hiç demiyor 05.29 olunca 05.30 okunsun diye değil mi? Hiç iftarı bir dakika bile erken açmıyoruz.Demek ki herşey zamanında olmalıymış.

Siz,siz olun  hırsız olmayın .

 

Kategoriler
Sevgi ve Ask Dünyası

Aşk-ı İksir

Aşk yüzyıllardır hep anlatılır ;kah leyla ile mecnun kah mevlana ile şemş kah da allah aşkı.

Acaba bu üç harften ibaret aşk nedir ? ve gerçekten var mıdır?Aşk bağlanma,  örümceğin ağını sarması gibi bütün bedeni sarmasıdır.

Mevlana ile Şems iki kadim dostlardır; öyle  birbirlerine sadakatle bağlılar ki birbirlerine ruh ikizi diyorlar.Bu iki yaren muhabbetle, aşkla seviyorlar .Biri diğerini görmese yemek yemiyor,su  içmiyor birbirlerine sevgiyle bağlılar.

Bir diğeri ise Leyla ile Mecnun aşkı ;Mecnun, Leyla’ya aşık olur.Mecnun’a Leyla’ yı isterler. Mecnun fakir olduğu için vermezler.Çöllere düşen Mecnun artık aşkta öyle bir makama erişmiş ki Leyla’yı bile getirince benim aradığım  bu değil; benim aradığım başka birşey,başka bir tılsım der.Ve aslında o ilahi aşka yönelmiştir.

Bence insanın aşkı bir bedenin sigaraya aşkı gibi olmalı.Bu aşk insanı öyle sarar ki her an aklındadır ve  ne kadar zaman geçsede bir türlü aklından çıkmaz.Sanki kapıda bekleyen aç kurt gibi hep teyakkuzdadır ve  ne zaman kapıyı açsan içeri dalacaktır.

Allah aşkı ise allah dostlarının aşkıdır .Onlar kalbleri her çarptığında,her nefes aldığında Allah derler. Allah için sever ,Allah için yer ,Allah için içerler.Hep  O eksende  hayatlarını yaşar. Allah sevdasıyla ömürlerinin her anını  bir kanaviçe gibi örerler.

Aşkın cinsiyeti olmaz; Aşk her yerde aşktır, her nesne ile aşktır.

Kategoriler
Aklımdan geçenler

Bayramınız Bayram ola

25 Aralık christmas bayramı.Christmas bayramı diğer bir tabirle noel bayramı;Bu bayramda hep beraber içki sofraları kuralım ,hindiler keselim ,dansözler yani kopalım.Bir şeyi unuttum birde kırmızı don giyelim onu giymeden olurmu ;tabiki de olmaz.

Aslında christmas yani 25 aralık İsa’nın doğumudur.İsa ki hiç bir fani ile cinsel temasa girmeyen bir anadan doğuyor .Bundan dolayı günahsız dünyaya geldiğini söylerler.

Peki biz soralım kendimize bir peygamberin doğumunda neden bu sapkınlıklar,aşırılıklar.

Acaba İsa nebi olsa idi aynı şekilde davranırlarmıydı?

Birde gelelim müslümana. Müslümana ne oluyorsa o da ayrı bir havada.

Hristiyanlar noel İsa’nın doğumu diye kutluyorlar bozulmuş ,tahrif edilmiş incilleriyle.

Ama müslümanlar o tertemiz Kur’anı okuyup anlamıyorlar mı? İçkinin yasak olduğunu sapkınlıkların ,aşırılıkların ve zinanın haram olduğunu bilmiyorlar mı

Biz yüzyıllarca en güzel taklidi yapmışız .Yanlış anlamayın teknolojik anlamda değil sosyolojik anlamda.Teknolojik anlamda taklit yapsa idik matbaayı 200 yıl sonra almazdık batıdan .

Ama şunu unutuyoruz Yüce peygamber H.Z MUHAMMET hadisinde şöyle buyuruyor;kim ki başka kavme benzemek isterse şüphesiz o benzemek istediği kavimdendir.

Gelin kendinizi kendinize benzetiniz .

Kategoriler
Aklımdan geçenler Fransa uzerine Türkiye üzerine

Milenyumdan karanlık çağa

22 aralık Fransa’nın inkar yasasını mecliste oylacağı gündür.İnkar yasası nedir  ve niçin bu kadar önemlidir?

İnkar yasası;Ermeni soykırımını kabul etmeyenlerin yargılanmasıdır ve niye önemli çünkü Türkiye devleti içte ve dışta sosyal ,ekonomik ve stratejik olarak karizma yaptı.

Fransa’nın nüfusu 65 milyon ,bizimki ise 75 milyon biz sonuçta Fransaya rakibiz.

Her sene Amerika 24 nisanda yüreğimiz ağzımıza getiriyordu şimdi birde 22 aralık çıktı.Ve bunu bize karşı kullanıyorlar .Acaba biz kabul etsek bir çırpıda kurtulsak her sene kafamızı ağrıtmasak nasıl olur?

Fransa,1789 da Fransız ihtilali ile dünyaya yeni bir soluk getirdi. Demokrasiyi benimseyerek diğer ülkelere model oldu. Şimdi ise despotlukla ,zalimlikle örnek olmaya çalışıyor

Karanlık çağda aydınlığı başlatanlar ,Milenyum çağında karanlık batağına saplanıyorlar.

Şimdi ben Kanuni Sultan Süleymanın olmasını arzu ederdim.Neden mi? Çünkü Fransa kralı o devirde dans yaptırıyor bunu duyan Muhteşem Süleyman, duydum ki kadınlı erkekli eğlence yapıyormuşsunuz tez ola o adeti terkeyleyin yoksa gelir orayı başınıza yıkarım diyor.

Velhasılı mevzubahis Türkiye olunca demokrasininde önemi yok evrensel insan haklarının .

Kategoriler
Kişisel makaleler

HÜZÜN HEZEYANI

İnsan gece mi hüzünlenir yoksa hüzünlenmek için mi geceyi bekler.

Aslında bu iki mefhum birbiriyle ilintilidir.Hep kaybolan ve biten nesneler insana hüzün verdiğini söylerler.

Kimimiz bir bakarız kış geldiği için içimizde hazan yeli estiğini hisseder duygulanırız.

Kimi zaman yaprakların dökülmesi bizim ruh dünyamızda çatlamalar oluşturur.

Ve ölümler.Ölümler bize ayrılık acısı verir.Aslında bir başka yönden bakarsak ;gece olacak ki gündüze erişebilelim ,kışı yaşayalım ki mor sümbüllü bahçeler idrak edelim  ve ölüm olacak ki ebedi dostluklara ve dostlarımıza sarılalım.Tabiki orada ayrılıklar olacak ama hepimiz aynı yerde de olabiliriz .Yüce yaratıcı öyle merhametliki;Dünyada 100 merhamet olduğunu varsayarsak bunun sadece biri canlılarda imiş .Bu bir merhametle analar evlatlarına ,canlılar birbirlerine acırmış.Gerisi ise Allah cc de dir.

Biz nasıl olsa bir bahane bulup hüzünleriniz .Zaten buluyoruzda demi

Belki de geceler yalnızlığımızı daha fazla hissetmemizi sağlıyor Belki de daha fazla düşünmeye sevk ediyor

Kısaca tabiatta her olan olay bize birşeyler katıyor demi?

 

Kategoriler
Türkiye üzerine

demokrasi garabeti

Aslında öyle düşündüm de biz demokrasiylemi yönetiliyoruz diye ve bu yazıyı yazmaya karar verdim

demokrasi:halkın kendi kendisini yönetmesi

Demokrasiyi yıllardır bize empoze etmeye çalıştılar ve başardılarda.

Demokrasiyle yaşamak bizi ileriye götürür mü ? Götürür diyorlar,götürüyorsa biz neden geride kaldık son sekiz seneyi saymazsak .

Birde acaba Türkiye devleti demokrasiyle mi yönetiliyor ? O da ayrı bir konu.

Benim kanaatimce Türkiye devleti demokrasiyle yönetilmiyor ;Partilerin genel başkanlarının dikta emirleri ile yönetiliyor.Hafif bir tonda birinin sesi çıksa hemen parti meclisi toplanıp adamı ihraç ediyorlar. Osmanlı devletinde demokrasi yoktu son yüz yılı saymazsak 5-6 asır hüküm sürdü.Günümüzde Küba,İran hala demokrasi olmadan yaşıyorlar.Hemde İran güç olarak avrupaya kafa tutuyor.

Biz ne zaman demokrasiye dönsek hep kaybetmişizdir;Demokrasi Osmanlıda tanzimat ile başladı ve bir süre sonra Osmanlı parçalandı.Türkiye devleti demokratik açılım dedi ;Dağdakiler daha çok eylem yapmaya başladılar.

Zaten demokrasi olsa da olmasa da halk bu devleti yönetemeyecek ,nasıl olsa seçilmişler yönetecek .

Bu demokrasiyi bırakalım en azından devletimiz baki kalsın.

Kategoriler
Türkiye üzerine

sömürge imparatorluğu

millet olarak aslında hep bir sömürü yoluna gitmişizdir

dilenciler hergün sokaklarda insanların dini duygularını istismar ederek bundan fayda sağlamaya çalışmışlardır.

bunu her yerde görmek münkün çocuklar annelerin şefkatini, öğrenciler öğretmenin merhametini ,halk yöneticilerin iyi niyetini hep suistmal eder olmuşlardır ylüz yıllardır

ama sadece bu değil hepsi bir biri ile bağlantılıdır her ne kadar halk yöneticileri suistamal ediyorsa yöneticiller halkı suistimal etmiştir

son günlerde çok dikkatimi çeken van depremi herkes insanların vicdaninı kullanarak hep yardım ister oldu yardıma muhtaç olsada olmasada kendilerini ihya etme çabasına girdiler.

gerçekten yardıma muhtaç olanlar yokmudur elbette var ama neden ihtiyacı olan olmayan aynı kefede ihtiyaç sahibi gibi davranıyor

devlet onlarca yardım etti ,halk etti vesselam sanatçısından tut  ta sokaktaki çoçuğa kadar yardım etti ama hala milletin gözü doymadı ve benim kanaatimce doymayacak bizde bu yufka yüreklilik olduğu sürece

benim milletim aziz millletim hep kandırılmış sömürülmüş adeta sömürge imparatorluğu kurulmuş bir millettir

hadi sömürge imparatorluğunda beraber yaşamaya el ele

Kategoriler
Türkiye üzerine

ey benim kutsal vatanım sen bu hale düşecekmiydin

ey benim kutsal vatanım sen bu hallere de mi düşecektin bir tarafta aç kurtlar ağzını açmış bekliyor bir tarafta benim temiz vatandaşım uyutuluyor ne zaman bir zam olacak olsa ya şike operasyonu yada reyting operasyonu oluyor . bizim gibi iyi niyetili bir millet yoktur herhalde yüzümüze güleni dostumuz sanıyoruz daha dün diyordu amerika bizim israilden daha önemli müttefikimiz yoktur diye ne oldu da malatyaya füze kalkanı kurduyorsunuz .neden bu tebrikler neden bu alkışlar incirlik yetmedimi amerikaya yoksa ıraktan çekilmenin diyetimiydi

biz cahiliz tabiki biz bilemeyiz ne kadar önemli imiş aziz yıldırım ki bütün partiler normalde uzlaşmazlarken bunda hepsi birden hemfikir ettiler acaba birilerinden emir mi geldi yoksa aziz başkan suçsuzda onun için mi

madem suçsuzsa adam neden bunca zamandır cezaevinde ve bu feneerbahçeyi medya yıpratıyor

aslında bunlara çözüm bulamıyoruz sadece sayın çok değerli milletvekillerimiz para alıp yesinler caka satsınlar sonra da kavga etsinler diye verdik oyu sanki

ama zaman çabuk geçiyor bir dört senede ve daha nice dört seneler geçer

ona buna değil de bneim anadolu halkıma acıyorum ona üzülüyorum

ve birileri bu kirli oyuna acaba dur diyecek mi   size soruyorum