ZİYA GÖKALP

23 Mart 1876 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Ziya Gökalp, Türkçü anlayışı sistemlendirmiş ve Türk Tarihine önemli hizmetler vermiş birisi olarak 25 Ekim 1924 yılında İstanbul’da  vefat etti.

Dünya tarihin de ilk sosyolog olma özelliğini de taşımaktadır. Özellikle Türkçülüğün Esasları adlı kitabı ve Kürt aşiretleri hakkında araştırmaları ile ünlüdür.

Bir dönem İttihat ve Terakki’de yer aldı. Malta’ya sürgüne gönderilenlerden birisiydi. Ailesi ile mektuplaşmaları " Malta Mektuplaşmaları " adlı bir kitapta toplandı.

18 yaşında, bunalıma girip kalbine kurşun sıkarak intihar etmiş ancak bir doktorun çabaları ile kurtarılmıştır.

Diyarbakır’da sürgünde olduğu bir dönem de, Kürt İbrahim Paşa ve askerlerinin halk üzerinde ki zulmü nedeni ile halkı örgütledi. Telgrafhaneye el koyan Ziya Gökalp sayesin de, Kürt İbrahim ve askerleri sindirildi.

Ziya Gökalp’e göre İslam dini, Türkler’i bozkırdan, Arapları çölden alıp medenileştirmiştir. Özellikle Türkçe ibadeti savunan Ziya Gökalp, Türkçe ezan ile ilgili bir şiir yazmıştır;

Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur.
Köylü anlar manasını namazdaki duanın
Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın
Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın.

Çok kişi bilir ki, Türkçülüğün Esasları adlı kitab Mustafa Kemal ATATÜRK’ü çok etkilemiştir. Hatta Türkiye Cumhuriyeti, Türkçülüğün Esaslarının bir pratiğidir. Zaten Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bir sözü vardır;

" Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza ise, fikrimin babası Ziya Gökalp’tir. "

Bir başka durum da, ne kadar etkilendiğinin göstergesidir. Mustafa Kemal, bizzat kendisi Ziya Gökalp’i Diyarbakır Milletvekili olarak seçmiştir.

Bilinen en ünlü dizesi,

" Vatan ne Türkiye’dir, Türkler’e ne Türkistan,

Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; Turan. "

Başlıca eserleri; Kızılelma, Türkçülüğün Esasları, Doğru Yol, Türk Töresi…

Ruhu Şad Olsun…

Hüseyin Nihal ATSIZ

12 Ocak 1905 yılında dünyaya gelmiştir.  Türkçülük fikrine, Askeri Tıbbiye’de kapılmıştır. İlk başlarda Türkçülüğe karşı çıkmıştır. Daha sonra Arap kökenli bir teğmene selam vermediği gerekçesi ile okuldan çıkarılmıştır.

" Irkçılık ve Turancılık Davası " sanıklarındandır. Bu davadan sonra Atsız’ın fikirleri daha fazla yayınlanmaya başlamıştır.

Kendisini desteklemek için eylem yapan Türkçü gençler, İsmet İnönü’nün isteği ile sert bir şekilde bastırılmıştır. Eylem günü 3 Mayıs’tır ve o günden sonra 3 Mayıs Türkçülük Bayramı ilan edilmiştir.

Bugün biz Türkçülerin yol göstericisidir. Türkçüler;

" Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK, Ata Ziya GÖKALP ve yol göstericimiz Hüseyin Nihal ATSIZ’dır. " der.

Türkçü Edebiyata çok güzel hizmetleri olmuştur.

Başlıca eserleri; Ruh Adam, Bozkurtlar’ın Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt…

Şiirleri arasında özellikle;

Geri gelen mektup

Topal Asker

Türkler’in Türküsü

Kardeş Kahraman Macarlar

Mutlak Seveceksin mutlaka okunmalıdır.

GERİ GELEN MEKTUP

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Herşey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrıdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik…

Ruhu Şad Olsun…

Eser seçiminde kullanılan kaynak: Wikipedia

1 YORUM

Bir Cevap Yazın