Kayıplar yine çoğaldı. Gidenleri geri getirmek zor. Yine zaman su gibi akmaya başladı bile. Kayıp vermeler artmışken. Sevda gemileri  çoktan dibe vurmuş hırçın dalgalarda. Duydum umut kapısı yeni bahara saklamış kendini.

Kara gözlerimin beklentisi kalmamışken. Ya da geleni, gideni bir öncekine eklerken.

       Yine geceler uykusuz. Alınan her nefeste yanlızlık çığlıkları yüksele durmuşken. Şarkıların sessizliği diz boyu olmuş gece karanlığın da. Sessizlik içinde bir ses yüreğimi susturmaya başlamıştı. Yüreğim yeter artık aç kapılarını dediği vakit. Sessizliğin içindeki vurgun ses neden herşeye bir anda el koyuyor ki. Şimdilerde yaşadığımız içi kırık bir hikaye bu… Bir ucunda sen bir ucunda ben ve (nasır tutmuş  yüreğim) var. Nasır tutmuş yürek şöyle sızlanıyor arada sıra da…

        Gözlerime bakacak cesaretin olsa çoktan yanımda olurdun! Böyle umutsuzca bekletirmiydin hiç. Tan ağırırken. Bir film şeridi geçiyor rüyalarım da. Ekranda benim payıma düşen dizeler şunlar; Sevdana mahkum kalmış yüreğimin kalemi çoktan kırılmış.

Bir Cevap Yazın