Yönetim, basitçe bir anlatımla bir kuruluşta hedefe ulaşma yolunda yapılan çalışmaların düzenlenmesidir. Başka bir ifade ile bir amaca ulaşmak için başkaları ile işbirliği yapmak, başkalarına iş yaptırma faaliyetidir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi yönetim, amaçlara yönelmiş, insanî ve psikososyal özellikte bir süreçtir.

Bazılarına göre, yönetim de bir üretim faaliyeti olarak kabul edilir ve bu yüzden önemlidir. Gerçekten de işletme yönetiminde yönetim,”üretim unsurlarının en verimli biçimde kullanılması ile ilgili çalışma ve uyumlu bir işbirliği sağlanması” olarak tanımlanır.

Organizasyon adı verilen teknik ve sosyal nitelikteki yapılanma, çok çeşitli açılardan incelenerek, yönetim konusunda üzerinde en fazla durulan alan oldu. Organizasyon bir düzen veya düzenlemeyi ifade eder. Organizasyonu bir bakıma, iş ile iş, iş ile insan ve insan ile insan arasındaki ilişkilere yönelik düzen ve düzenlemeler olarak görmek mümkündür.

Organize etme veya örgütleme, organizasyon yapısının oluşturulması için yürütülen faaliyetlerin toplamını ifade eder. Organize etmek için bilinçli bir süreç gerekir. Organize toplum aynı zamanda ‘tanımlı toplum’ anlamına gelir. Küçük veya büyük bir toplumda, ne kadar çok tanım varsa, o toplum o kadar organize olmuş sayılır.

Organizasyon tasarımı, bir organizasyon yapısını oluşturan başlıca ilişkilerin şeklini, niteliğini anlatır.

Aslına bakılırsa, derlenip toparlanarak kitaplara aktarılan bilgilerin kaynağı, öncelikle pratikte yaşananlardan başka bir şey değildir. Elbette bunlar, konu üzerinde düşünen ve farklı deneyimlerden çıkardıkları derslere, kendi önerdiklerini ekleyen insanların -uzmanların- ellerinden topluma ulaşır ve önemli katkılarda da bulunurlar, ilkel insanın ava çıkması da başlı başına bir organizasyondu örneğin. Avın ne zaman, nerede yapılacağı, ne avlanacağı, kimlerin ava katılacağı, gerekirse av tuzaklarının nerelerde kurulacağı önceden düşünülür ve ona göre işbölümü yapılırdı.

Yine, iki ordu arasındaki savaşı her ne kadar güçlü olmak önemli ise de daha iyi organize olan tarafın kazandığı bilinen bir gerçek. Savaş zamanının ve yerinin seçimi, savaş alanında askerin konumlanması ve karşı taraf hakkında yeterli bilgilenme, zafer için gerekli faktörlerdir. Büyük iskender’in 22 yaşında başlattığı Doğu Seferi, tarihteki en büyük organizasyonlardan biriydi. Az sayıdaki askeriyle güçlü Pers ordusunu yenip geçmesi bir yana, bütün sefer süresince yanında bulundurduğu çevirmenler, matematikçiler, mühendisler, gemi ustaları, botanikçiler onun ‘organize etme’ yeteneğini açıkça gösterir.

Günümüzde yaşananlara dönersek, en sıradan bir düğün bile bir organizasyon işidir; doğum günü partileri, Boğaz’da tekne turu, Belgrat Or-manları’nda piknik de… ‘Organize İşler’ filminin hikâyesinde olduğu gibi yaşanan karanlık işlerin organizasyonu da günümüz gereklerindendir. Ama iyi bir örnekle bu bölümü geçmek en doğrusu. Pekin’de düzenlenen 2008 Olimpiyatlarının ne denli görkemli bir organizasyona hayata geçirildiği bu konuda yaşanmış en yakın örnek.

Bir Cevap Yazın