Dönüp bir geriye bakmak. "Nereden nereye gelmiş(im), vay canına", "Ne güzel günlerdi o günler." demek. Aslında bu gibi ifadeler bir site sahibi veya yöneticisi için bir gurur kaynağıdır. Sitenin eski ziyaretçileri için de hasret gidermeyi ifade etmektedir.

Web sitelerin belirli tarihlerde arşivlendiği bir siteden bahsedeceğim. Web sayfalarının eski görüntülerine bakılabilecek bir sitedir. Site eskidir. O yüzden internet aleminde aktif olarak var olanlar, kesin bilirler. Özellikle daha önceleri birçok siteye imza atmış, hakiki webmasterlar, bilmekle kalmazlar. Ara sıra takip ettiklerine inanırım. Hani bir atasözü vardır: "Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır." Başarıyı getiren de bu atasözünde anlatılmak istenen de aynıdır. Özünü unutmamaktır. Ne oldum delisine dönmemek, gereksiz yere böbürlenmemektir.

Bahsi geçen site burasıdır: web archive. archive.org Wayback Machine servisini kullanarak sitelerin daha önceleri indexlenmiş sayfalarını görebilirsiniz. Eski indexlerine bakmak istediğiniz sitenin indexli sayfasının bulunması için sitenin çok yeni olmaması gerekir. Sitede altı aylık bir süreden bahsedilmektedir. O yüzden bunu dikkate almalısınız. Ayrıca bilinmesi gereken önemli bir nokta da sitelerin sadece anasayfalarının kayıt ediliyor olmasıdır. Tek sayfalık bir görüntü alımı söz konusudur. Şuan sistemde beş yüz milyar indexin kayıtlı olduğu bilinmektedir.

Düşünsenize Google’un kurucu ortaklarından Larry Page, sitenin en eski görüntülerinden bir tanesi olan Google! sayfasını görüntülüyor. Ne haz alır insan. Öyle bir güç verir ki … Anlatılmaz, yaşanır dedikleri bu olsa gerek.

Wayback Machine sistemini ilk keşfettiğimde takıldığım ilk forum sitesi olan ve şuan açık olmayan, google’da hiçbir indexi kalmamış teknolojitelevizyonu.com/forum‘un o güzel görüntülerine bakmaktan kendimi alamamıştım. Sanki o an oradasın. Mevcut indexi görüntülerken sayfanın açılıyor gibi olması da bir başka güzel geliyor. Ya ilk kurduğun web sitesine ne demeli? İnsan o anki konumunu, bilgisini, becerisini düşünüyor. Düşünürken kimi zaman gülüyor kimi zaman duygulanmaktan kendini alamıyor. Geçici bi heves de olsa o siteyi tekrar kurma düşüncesi depreşiveriyor. "Anlatılmaz, yaşanır" lardan bir tane daha …

İnternet hayatınızdaki güzel anıları hatırlamanız, sizleri derinden etkileyecek o muhteşem duygulara kapılmanız dileğiyle …
Esen kalın.

12 YORUMLAR

  1. Bazı yerlerde ciddi imla hataları gözüme çarptı.

    şuan

    kelimesi gibi ya da

    Geçici bi heves

    kelime öbeğindeki “bi” kelimesi gibi. Bunlar ciddi hatalar ve ne yazık ki gözden kaçan yazım yanlışları değil. Birkaç defa aynı hatayı tekrarladın bu da imla konusunda eksik olduğunu gösteriyor. Bir web servisini duygusal bir yaklaşımla anlatmaya çalışmışsın. Bence seçtiğin anlatım tekniği yazının içeriğine uygun düşmemiş. Daha teknik bilgiler verebilirdin. Makale içinde anlatmak istediğini atasözünden faydalanarak örneklendirmeye çalışman ise makale için olumlu olmuş.
    100 üzerinden 60…

  2. Derli toplu bir yazı, kısa ve öz. Ama çok kısa ve bize çok az şey söylüyor. Bir makale yarışmasına 315 kelimelik bir yazıyla katılmak cesaret ister, çünkü kısa yazı yazmak uzun yazı yazmaktan daha başka beceriler ister. Bu yazı başarılı bir yazıdır ama başarılı bir kısa yazı değildir. Kısa tutulan yazılarn öncelikli amacı okunuşu kısa tutmak, daha çok okunmak ve az lafla büyük etki yaratmaktır. Bu yazının anlatım gücü çok yok.

    Giriş paragrafındaki hataya geçelim, giriş paragrafında iki ayrı durum, aynı ya da benzer bir durummuşçasına sunulmuş. Bunu biraz açayım ki demek istediğim anlaşılsın.
    “Nereden nereye gelmiş(im), vay canına” diyen insan, bugün düne göre daha iyi durumda demektir ya da dün daha iyi bir durumdayken bugün daha kötü bir duruma gelmiştir. “Ne güzel günlerdi o günler.” Diyen biri, eski durumuna baktığı siteyi geçmişte daha güzel buluyor olabilir, ya da bu insan eskiden geçirdiği zorlukları aştığını hatırlayarak o günleri güzel bulmuş olabilir. Buradan bir belirsizlik var. Ya da anlatmak istediklerini yeterince iyi ifade edememiştir. İki cümle arasına bir “ya da” koymaması da hatadır, en azından bunu yapabilirdi.

    İkinci paragrafta derli topludur ama anlatımda geçiş hataları var. “Ara sıra takip ettiklerine inanırım.” Cümlesinden sonra getirilen cümleler başarısız anlatıma neden olmuştur. Bu cümleden sonra yeni bir paragrafa başlanabilir ya da bu cümleden sonra getirilen cümleler anlam olarak önceki cümlelerle ilgili olabilirdi. Ancak bambaşka bir durumdan bahsedilmiş.

    “Ara sıra takip ettiklerine inanırım.” Cümlesi de hatalı bir cümledir. Bir şey ara sıra takip edilmez, takip kelimesi adı üstünde bir süreklilik anlamı da taşımaktadır, “arada sırada göz attıklarına inanırım” ya da “dönem dönem takip ettiklerine inanırım” demek daha doğru olurdu, ya da yazar istediği başka bir cümleyi seçebilirdi ama bu haliyle cümlede anlatım hatası vardır, yanlış kelimeler seçilmiştir. Eğer burada kastedilen sürekli kayıt tutan bir web sayfası değil de örneğin bir kişi olsaydı “ara sıra falanca kişiyi / canlıyı takip ettiklerine inanırım” denilebilirdi ancak bu cümleyle de takip kelimesinin başka bir anlamı kullanılmış olurdu.

    Çevremizde “falanca yazarı arada sırada takip ederim” (yani falanca yazarın yazılarını, yaptıklarını arada sırada takip ediyormuş) gibi cümleler kurulduğunu daha önce de görmüştüm, bu yanlış bir cümledir. Yazar bu yanlışa düşerek kullanıldığı kelimeler üzerinde düşünmediğini, “yazar” diye geçinen köşe yazarlarının düştüğü yanlışa düşerek göstermektedir.

    Üçüncü paragrafta kullanılan “x” harfi Türkçe değildir, alfabemizde böyle bir harf yoktur. Yazar internette takıla takıla klavyede gördüğü her tuşa basmaya başlayıp alfabesini mi unutmuş? Yine üçüncü paragrafta yapılan bir başka hata, yanlış bilgi verilmesidir. Bahsedilen arşiv sitesinde, internet sitelerinin sadece anasayfası kaydedilmiyor, böyle bir şey yok. Bazı sitelerin sadece anasayfası kaydedilirken bazı sitelerin anasayfasındaki bağlantılara tıklanarak, geçmiş halleriyle bu bağlantılar açılabiliyor.

    Dördüncü paragrafta da Larry Page’in alacağı haz ve güçten bahsediliyor, sonra da anlatılmaz yaşanır diyor. Ya hu madem anlatılmaz yaşanır, anlatma. Hem tanımadığın bir adamın sitesinin eski halini görünce büyük bir haz ve güç alacağı gibi bir kehanette bulun, sonra da bunu ben anlatamam de. Kaldı ki yazı yazmanın bir amacı da zaten anlatmaktır, yazı, yaşatmaz, anlatır ve anlatarak yaşatmaya, hissettirmeye çalışabilir. Bu paragraf başarısız bir paragraftır, çok daha farklı olabilirdi, daha da güzel olurdu.

    Beşinci paragrafta kişi kendinden yola çıkarak tekrar “anlatılmaz yaşanır” diyor ve bu sefer bunu doğru kullanıyor.

    Bitirişte bir sorun yok.

    Yazar, yazım kurallarını biraz öğrenince süslü püslü yazılar yazmak becerisini olduğu kadar başka yönlerini de geliştirmeliydi.

    Ben aslında değerlendirmelerimi gizli yapacaktım ama Selçuk Bey’in yazar arkadaşlara bir şeyler katmak için yorum yapılsın önerisinden sonra ben de açıktan değerlendirme yapmaya başladım. Değerlendirmelerim, yazılar arası çekişme olursa daha detaylı olarak tekrar yayınlanabilir.

    Notum 100 üzerinden 55

  3. “….Ya da anlatmak istediklerini yeterince iyi ifade edememiştir. İki cümle arasına bir “ya da” koymaması da hatadır, en azından bunu yapabilirdi.” cümlesinin girişindeki Ya da kelimesi “Yazar” olacaktı.

  4. Öncelikle değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.
    @ilyasbat
    “Şuan” konusunda oldukça haklısınız. İnanın siz demeden önce farkında bile değildim. Uyarınızdan sonra farkettim. Gerçekten büyük bir yanlıştır. İnsan gördüğünü daha çabuk alıyor hafızasına ne yazık ki. Uyarınız için teşekkürler.
    “Geçici bi heves” konusunda ise gerçekten gözümden kaçmış. Dikkat ederseniz diğer cümlelerimde “bir” şeklinde yazmışım: “Öyle bir güç verir ki”

    @İlşad ÖZKAN
    Yorumunuzu sıkılmadan ve ilgiyle okudum. Uyarılarınız için size de teşekkür ederim. Çok güzel bir değerlendirme yapmışsınız. Çoğu noktalarda size katılıyorum, haklısınız.

  5. Sayın Merge,
    Sizin yazınız, okuduğum ilk dört yazı içinde en derli toplu olanıydı. Yazım işaretlerini güzelce kullanmanız da ayrıca hoşuma gitti. Yazınızın konu seçimine karışmak gibi olmasın ama bana öylesine seçilmiş bir konu gibi geldi. Sanıyorum daha farklı bir konuda yazsanız, bu becerilerinizle çok daha güzel bir yazı ortaya çıkartabilirdiniz.

    Yazılara eleştirel gözle bakınca, eser sahipleri beni çok kırıcı buluyorlar. Siz kırılmış da olsanız olayı kendinizden bağımsız olarak değerlendirebilmişsiniz. Bu sizin yazı kuvvetinizi geliştirecek olumlu bir özelliktir. Kaldı ki yazı yazmayı ciddiye aldığınızı, yazınıza bakınca görebiliyorum. Yani sizin güzel yazılar yazabileceğinize inanıyorum ancak seçtiğiniz konuları daha güzel bir biçimde işlemelisiniz, bu da birden olmaz, zaman ister. Yazmaktan vazgeçmeyin.

    Eminim diğer juri üyeleri yazılarınızdaki olumlu yönleri görecek ve buna göre değerlendireceklerdir. Yarışmada başarılar dilerim.

    Yine de siz “Yarışma bahane yazmak şahane.” deyiniz.

    Sevgi ve saygılarımla,
    İlşad.

  6. “Konu” konusunda haklısınız; fakat öylesine seçilmiş bir konu olmadığından emin olabilrsiniz. Biraz aceleye geldi diyebilirim. Yarışmanın ilk dakika heyecanlarını yaşadığımdan olsa gerek. Ne yapalım? Başa gelen çekilir, sonuçlarına da katlanacağız .

    Eleştirilmek güzel bir şey. Olumlu ya da olumsuz, farketmez. Olumsuz eleştirileri değerlendirmek, hatalarını görmek ve düzeltmek daha güzeldir.
    Önemli olan kendini geliştirebilmek, kendine bir şeyler katabilmektir.

    “Yarışma bahane yazmak şahane.”
    Kesinlikle öyle .

    Teşekkürler.

  7. Gayet güzel, akıcı ve sade bir yazı. Yazarın cümlelerinin yapısına bakarak üzerinde düşündüğünü, hata yapmamak için çaba gösterdiğini söyleyebilirim.

    Diğer yorumlarda bahsedilen imlâ hatalarına yeniden değinmeyeceğim.

    Bence olayın yeteri kadar detayına inilmiş. Bu makale basit bir mantığı ve siteyi en sade şekliyle örneklerle pekiştirerek anlatıyor.

    Benim gözüme çarpan hata ise index kelimesi. Açıklama yapmama gerek yok sanırım.

    Diğer bir husus ise İngilizce kelimelerin yanlarında parantez içinde Türkçelerinin yazılmasın ne kadar önemli bir husus olduğu. Örneğin Wayback Machine (Geriye Dönüş Makinesi)

    Her şey bir yana tüm makalelerin bu kalitede olması dilerim.

  8. “Yazarın cümlelerinin yapısına bakarak üzerinde düşündüğünü, hata yapmamak için çaba gösterdiğini söyleyebilirim. ”

    Bundan emin olabilirsiniz. Değerli yorumlarınız ve önerileriniz için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın