Ben, yalnızlığımı görürüm insanlarda onun için akşamı beklememe hiç gerek yoktur. Gecenin asi siyahlığına karışmış yarasa gibi yokluğun asil rengidir bende insanlar… küçüklükten beri süregelen bir uyumsuzluk hali işte!

Çok devşirme zaman oldu sigarayla yakınlaşmayalı, yakınen tanıyanlar bilir zaten azılı düşman olduğumuzu, gerçi bilinsede daha barıştıran hiçkimseler olmadı, dargınlığımız ölüme kadar! Bugünlerde en çok ezginin günlüğünü dinliyorum en az kahvem kadar ısıtıyor içimi ve karşımda özel birinin fotoğrafları, seyirlik, eh biraz da iç geçirmeler var tabi. Bu gece yollar yürüyorum, bazen de yol oluyorum hayallerime; biraz fazla saçmalamaya özen gösteriyorum bu gece, cömertliğim tavan yapabilir ve hiç özlemediğim o sigaranın dumanı gibi fışkıra bilir cesaretim…

Çapkınlığı bıraktığımdan beri ilk defa bu kadar iskelet gibi gözüküyor güneş bana, vallahi acınası halde hani özgürlüğü daha doğmadan elinden alınmış afrikalı çocuk gibi… belki de yağmurun hışırtısıdır onu bu kadar korkutan ya da açılan şemsiyelerin altındaki insanların gıcırtılı halleri. Neyse ne artık, onun ışıltısı bir başka güzel ve özledim lan güneş seni…

Olağanca çıplaklığımla yazıyorum bugün, bu gece ya da zamanın karışık bir vakti… samimiyetim tükenirse yazmam ben ve bitmek üzere o coşku bende, biterse giderim ahali ve gittim işte, hadi kocaman eyvallah benden hepinize…

emre onbey (sizden biri/belki sen)

PAYLAS
Önceki İçerikVerdikçe İsterler
Sonraki İçerikPDO ve mysql işlemleri – [Başlangıç ve orta düzey] : Ekleme, silme, güncelleme, listeleme, bağlanma
Bir asi adam o. Kapıları olmayan dünyasının, karanlık girmez odalarında yaşayan. Gizemli, ruhani esaretin en yakın zindanında gezen, basit bir adam. Çocukluğunun oyun hikâyeleriyle yaşadığını sanan küçük bir polyannacı/ biraz pinokyo! Bedelini ödediği tek şey yazdıklarında saklı. Kendi kalemiyle,” ben asla ispatlama gereği duymam kendimi; olmayan bir şeyi, ispatlamak aptallıktır!” diye hayıflansa da, annesi onu” hüzünlü efe” diye anlatır. Yazarken içinde bulunduğu kimlikse, sadece muammadır! “neden yazdığımı bilmiyorum, ama şayet bir gün neden yazdığımı anlarsam, işte o gün bu işi bırakırım” diyebilecek kadar da cesurdur… Biz, onun hep yazmasından yanayız! En çok kendi hikâyemizi…

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın