Selamlar. Ailenizin makalecisi, -O bir halk kahramanı- ShezophreeN “Mert Mesut BUDRAÇ” bugün bu soruya açıklık getirecek.. galiba!

Liseden çıkıldı, üniversiteler kazanıldı. E hali ile, öğrencilerimize birkaç tavsiyede bulunmak istedim..


Sorun şu: Efendim, üniversite denen zorlu maraton sonrası rahata kavusacağımı sandığım, aslında hayatın zorluğunu üniversiteye gittiğimde daha iyi anlayacağım bir sınavı geride bıraktım. Bana ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Öncelikle, bu eğitim sürecinin hiç bir zaman kampüsün çimlerinde uzanıp ellerde gitar etrafta kızlar şarkı türkü söylemekten ibaret olduğunu sanmayın.

Orada artık ders çalışmayız fikriniz varsa, unutun.. Kendi araştırmalarım ve gözlemlerim sonucunda şu kelimeyi rahatlıkla kurabilirim: “Bir Eşşeğe bile (afedersiniz ama tabiri caizse,) üniversite okutursanız, hiç çalışmayan eşek, oturur ders çalışır..” Lise dönemindeki o tembel haylaz, artık yerini vize ve finallerde yüksek notlar almaya calısan bir öğrenciye bırakır.. Tabi adam gibi bir bölümde okuyorsanız..

Gıcık hocalar tanıyacaksınız, aslında onlar gıcık değiller. Gıcık olan başka şeylerdir, gidince anlayacaksınız.. Gıcık öğrenciler de.. Tip tip kişiler vardır, tip tip insanlar.. her insan kendi bazında değerlidir. Onları yadırgamayın, ne kadar değişik olsalar da..

Kariyer bazlı düşünürsek, çoğu şirket üniversitenin adına bile tav oluyor. bazı okullardan mezun olanlar diğerlerine nazaran kafadan 1-0 önde başlıyor. bu fark kapanır mı kapanmaz mı bilmiyorum ama anladığım kadarıyla o kişinin elinde biraz. yurt dışı programlarına dahil olmaya çalışın, klüplere üye olun, sosyal sorumluk projelerine katılın. en önemlisi yabancı dil kasmaya çalışın.

Katılım zorunluluğu olmayan dersler olacaktır, “nasılsa zorunlu değil” deyip gitmemezlik etmeyin.. Kaybeden siz olursunuz, haberiniz olsun.

Not sistemini (AA-FF,) daha iyi öğreneceksiniz. Gitmeden de araştırığ öğrenin. Okuyanlar da sonra öğrendi tabii.. Vizeler, Finaller neymiş, göz gezdirin. Çan Eğrisi neymiş, onu da öğrenin. Tabi yaşadıktan sonra sövmeseniz de.. =)

Arkadaşlıklara dikkat ediniz.. Zira arkadaş ipi ile kuyuya inmek, intihar gibidir. “Arkadaşını söyle, sana kım olduğunu söyleyeyim..” Bu sözü burda daha iyi anlayacaksınız. Arkadaşını satma olayları yaşanır, başınıza gelirse şaşmayınız. “Aman Dikkat!”
Evlerden ırak bir durum ise, ev arkadaşlığı.. Bu kişilerin çok sağlam olması gerekir. aksi takdirde yaşadığınız üniversitede eğer saygın çevreniz varsa sizlere zarar verebilir. Onları iyi seçmelisiniz.

“The Bıg Bang teory” dizisini izlemişsinizdir, bakın da örnek öğrenci görün derim. Üniversite eğitiminde hala aynı ev arkadaşları ile 4 yılı beraber geçiren bu dizi karakterleri gibi bir grup öğrenciye daha rastlamadım.. Yani ev arkadaşınız bile tehlike arz ediyor.

Bunca şeyden sonra “aslında yazmadıklarım da var” üniversite eğitiminin kötü olacağı kanısına varmayın. Hayatınızın belki en güzel anıları burada geçecek.. Maceralar diz boyu… Lise’nin o ergen hali, tavrı, olayları yaşanmaz burda.  Burda, kotanız yükselecek adeta…

Gitmeden önce, Anneniz size bavulunuzu hazırlamanızda yardımcı olacak. Herkes size “gidici” gözü ile bakacak ve herkes sizden bir başarı bekleyecek.. Ailenizin göz bebeği olacaksınız bir nevî. Efendim kazanan arkadaşlara hayırlı olsun..

Aslında bu konu hakkında yazılacak çok şeyim var ama.. “Zaman!”

Dikkat edin, Çalışın, Kendinize iyi bakın. Hayırlı olsun sizlere..
ShezophreeN – Mert Mesut BUDRAÇ – makaleci için yazdı. Alıntı da olsa kullanmamanızı isterim. Teşekkürler, esen kalınız.

5 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın