Bazen sadece inanmak istersin… Her şeye inat… Tek bir kişiye inanmak istersin. Getirir koyarsın yüreğindeki en nadide yere… Her şeyi silmeye, her şeyden vazgeçmeye hazırsındır ve yaparsın da… Tüm hayatın o olur. Onsuz nefes alamazsın. Uğrunda her şeyden vazgeçmişsindir. Tüm köprüleri yıkmış, herkesi karşına almışsındır. Her şey güzel olacak dersin, çok güzel olacak!

Onunla hayaller kurarsın, her şeyin olur, vazgeçilmeyen olur. Uğrunda göze alınanlara bakarak daha çok sarılırsın ona. Yokluğu üşütür ısınamazsın… Kimseye anlatamazsın, içinde kalmak, içinde yaşamak zorundasındır. Haykıramazsın sevgini, kimse bilmemeli! Yan yanayken tedirgin, uzaktayken hep bir özlem… Öyle ağır gelir ki yokluğu kaldıramazsın. Kısacık bir zamana sığdırmak zorunda kalırsın özlemini, hasretini…

Ve bir düşünce kaplar yüreği, hüzün bulutları gelir yerleşir sol yanına… Beni kendine böylesi aşık eden adam, acaba eskisi gibi sevmiyor mu diye. Uğrunda vazgeçilenler için mi yanındadır? Hayatını mahvettiği duygusuyla mı kalıyor yanında. Bu sorular, bu cevapsız sorular kemirir içini. Soramazsın… Söyleyememesinden, söylediğinde yaşayacaklarından korkarsın. Kaybetmekten korkarsın… Yoktur çünkü tutunacak bir dalın, kaybetmişsindir.

Güçlü olmaya çalışırken anlarsın aslında ne kadar zayıf olduğunu. Giderse yıkılacağını bilirsin. Sevdiğini düşünsen de, hayatının içine girmeye çalışmaması yıkar seni. Uzak durması, aramaması, merak etmemesi hepsi sorulacak sorular ama korkarsın. Kendinden uzaklaştırmaktan korkarsın.

Ve kadınlığa verilmiş o iki büyük ceza… Ummak ve beklemek… Başka yapacak bir şeyin yoktur. Her şeyin güzel olacağını umarak beklersin…

Bir Cevap Yazın