Kökleri dünya dil tarihinin en başlarına dayanan Türkçe,yüz yıllar boyu bir çok badireler atlatmış ve günümüz modern Türkçesine ulaşmıştır.
 

                Türkçe sahip olduğu muhteşem karakteriyle,tarih boyunca kullanıldığı Türk toplumları arasında en önemli ve en sağlam bağlardan biri olmuştur.Bir çok dünya dilinde olduğu gibi Türkçe’de de birçok değişimler yaşanmıştır.Ama yine de Türk toplumunun adından aldığı Türkçe adını bir nebzede koruyabilmiştir.

 

                Türkçenin diğer dilleri kıskandıracak ve matemetikle bir dilin mucizevi uyumu elbetteki bu dilin tarih boyunca kullanıldığı toplumlarda bilim,din ve teknolojide birçok ilerleme sağlamasına neden olmuştur.Bu Türk bilim adamlarının birçok buluşa imza atmasını sağlamıştır.Türçenin fen ve teknolojiye en uygun dil olduğu defalarca kanıtlanmış ve bu bizzat yaşanmıştır.

 

                Bir toplumu toplum yapan ve ilerlemesini sağlayan nedenler arasında dil,din ve kültür bağıdır.Bunun temelini oluşturan elbetteki dildir.Dünya bilim adamları bu gerçeği birçok kez dile getirmiştir.Örneğin;

 

                Konfüçyus’a soruyorlar:’’Bir ülkeyi  yönetmeye çalışırsanız,yapacağınız ilk iş ne olurdu?’’

 

                Konfiçyus yanıtlıyor:

 

                Hiç kuşkusuz dili gözden geçirmekle işe başlardım.Dil kusurlu olursa,sözcükler düşünceyi iyi  anlatamaz.Düşünceyi anlatamazsa,yapılması gerekli işler doğru yapılamaz.Ödevler gerektiği gibi yapılamazsa,töre ve kültür bozulur.töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar.Adalet yoldan çıkarsa,şaşkınlığa düşen halk ne yapacağını,işin nereye varacağını bilemez.İşte bunun içindir ki hiç bir şey dil kadar önemli değildir.

 

                İşte burada ünlü düşünür Konfüçyus’un da dediği gibi dil bir toplumun her şeyidir.Dünyada birdile bu kadar önem veren insanlar olduğu gibi,bir ülkenin dilini bozmaya uğraşan insanlar ve ne yazık ki devletler bile vardır.Onlar da biliyor ki bir toplumun dili,ki bu özellikle Türkçe gibi son derece güzel ve bilim,din ve teknoloji için en uygun dil ise,bu dili bozmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Bu tarih boyunca olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

 

                Bunun en yakın ve en hazin örneğini Osmanlı Devletinde görmekteyiz.Arapça ve Farsça kelimeler ile ama kasıtlı ama bilmeden doldurulan dil artık insanların arayışlarına çare olmamıştır.Ne hazindir ki bir dönem o toplumda yaşayan insanlar ile aydınlar birbirinin ne söylediğini anlayamayacak şekilde bozulan bir karanlık dönem yaşanmıştır.Tükçe yi bozmak isteyenlerin elbette ki bir çok bahaneleri vardı.O zaman Arap dilinin kutsallaştırılması ve dile verilen önemin azalmasından kaynaklanıyordu.Ulu önderimiz Atatürk’ün dil devrimi ile ortadan kalkan bu sorun, şimdilerde ise İngilizcenin kutsallaştırılması ile sağlanmaktadır.

 

                Dediğimiz gibi Türkçe’nin Türk Toplumları içinde din alanın da da bir çok sorunu çözdüğünü söylemiştik.Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in tamamen Türkçe okunduğu 1200’lü yıllarda Kuran-ı Kerim’in en iyi anlaşıldığı ve Müslümanlığın Türkler üzerinde en etkili ve en geniş biçimde yayıldığı yıllar olmuştur.Böylece Türkçenin din üzerinde bile ne kadar önemli olduğu çok açık bir şekilde kanıtlanmıştır.Mustafa Kemal Atatürk’ün Kuran-ı Kerim’i Türkçe yazdırması da bu sebeptendir.Türk toplumunun dinini daha kolay  anlaşılır hale getirmek  için yazdırmıştır.

 

                Günümüz Türkiyesinde Türkçe’nin korunmasında ve ilerlemesinde yardımları olan birçok aydın ve yazarlarımızın olduğu gibi,Türkçe’yi bozmaya,onu insanların anlayamayacağı ve anlamakla kalmayıp bunu bilim ve teknolojide kullanılamayacak ve ilerlemesine engel olacak tehlikeli oyunları oynayan ve bunu ne yazık ki din adı altında yapan bir çok kişi,kurum ve dernekler de vardır.Türkçe’nin doğru kullanılmasının bir kez daha önemi bu şekilde anlaşılmalıdır.

 

                Türkçe’ye vurulan en büyük darbe,Arapça ve İngilizce’nin kutsallaştırılması ve Türkçe’nin birçok kabile dilinden de aşağı olduğunu yazan,söyleyen kitap,dergi,teevizyon ve radyo kuruluşları da vardır.Yazı ve görsel iletişim araçları üzerinden oynanan oyun son derece tehlikeli ve bir o kadar da etkilidir.Televizyonda yayınlanan bir çok dizi ve reklamın yabancı kelimeler içermesi,kullanılan isimlerin yabancı olması bu tehlikeyi gözler önüne sermektedir.Artık birçok dükkan sahibi dükkanının isminin yabancı olmadığı zaman iş yapamayacağının inancına varmıştır.Bir diğer önemli hususta dilin eğitimde doğru yerde ve zamanında kullanılmasıdır.Eğer bir yabancı dil o ülkede anaokulu seviyesine kadar inmişse o ülkenin dili iki nesil sonra kaybolmaktadır.Bunun en hazin örneği İrlanda Cumhuriyeti’dir.Onun içindir ki Türkçe’ninkorunması ve yaşatılması bir kere daha ne kadar önemli olduğu kanıtlanmıştır.

 

                Türkçe’nin dünya dilleri arasında önemi ve yeri tüm Türk toplumlarına anlatılmalı ve korunması için başta ülkeyi yönetenler olmak üzere,bir çok dernek ve kuruluşun elinden geleni yapması gerekir.Türkçe’nin Türk toplumu için bulunmaz birhazine olduğu insanların aklılarına bir daha çıkmayacak şekilde kazınması gerekir.Çağdaş medeniyetler seviyesine ancak bu şekilde ulaşılabilir.

 

                Ulu önderimiz Atatürk’ün de dediği gibi:

 

                ‘’TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’’

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın