Ana dilin Türkçe olduğu Karahanlılarda diğer ülkelerde yazışmalarda Uygur Alfabesi kullanılmaktaydı. Yusuf Has Hacib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lügat’it Türk, bu devrin en değerli eserlerindendir. Türkçe’ye değer katan bu kitaplar ilk yazılı Türk-İslam eserleri olma özelliği taşımaktadır. Gaznelilerde ise ana dil Arapçaydı. Halkın bir kısmının kullandığı ve sarayın dili ise Türkçeydi. Bilim dalı olarak Arapça, edebi dil olarak ise Farsça’dan yararlanılmıştır. Gaznelilerden çıkan en değerli eser ise Firdevsi’nin kaleme aldığı Şehname’dir. Selçukluların ise günümüze bıraktığı en önemli eserler; Nizam’ül Mülk’ün yazdığı Siyasetname ve Hoca Ahmet Yesevi’nin kaleme aldığı Divan’ı Hikmettir.

Türk-İslam toplumlarında hükümdarlar ve yüksek kademeli devlet adamları, her zaman bilim adamlarını desteklemişler, onların haklarını korumuşlar ve sohbetlerine davet etmişlerdir. İlk olarak Karahanlılar döneminde halka açılan medreseler, Selçuklular zamanında popüler olmuş ve dünyanın ilk özel üniversitesi olarak bilinen Bağdat’taki ünlü Nizamiye Merdresesi bu dönemde açılmıştır. Medreselerde Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam gibi din temalı konuların yanı sıra Matematik, Tıp, Astronomi gibi fen ve sosyal derslerde işlenmiştir.

Medreselerde yetişen bir çok bilim adamı İslam uygarlığını ve kültürüne çok önemli katkılar sağlamıştır. Bunlar arasında İbni Sina, Tıp, Farabi, Felsefe; Birüni, Matematik; Ömer Hayyam, Tıp ve Tarih bölümlerinde çeşitli eserler sunmuşlardır.

Bir Cevap Yazın