Zamanımızın sürücü olarak önemli bir bölümünü kapsayan
trafik; kuralları, içerdiği insan ilişkileri ve sonuçlarıyla da
hayatımızı etkilemektedir. Sayısı ve hızı artan motorlu
araçlar yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olurken,
birçok insanın yaşamına son vermekte, kişileri sakat
bırakmakta; büyük parasal kayıba neden olmaktadır. Trafik
kazaları, Türkiye’de olduğu gibi dünyada da ölümlere,
geçici ve kalıcı sakatlıklara, iş gücü ve maddi hasarlara
neden olması ve ulusal gelir kaybına yol açması nedeniyle
toplumsal sorunlarin tetikleyicisi ve en onemli parcasidir.
Türkiye’de trafik kazalarını oluşumunda rol alan etkenlerin
dağılımına bakıldığında; şoförün %77.6, yayanın %18.3,
aracın %3.6, yolcunu %0.5 oranında kazaya neden olduğu
görülmektedir.
( KAYNAK: ISTANBUL EMNIYET MUDURLUGU TRAFIK
SUBE RESMI WEB SITESI)
1-İnsan faktörü: Trafik kazalarında rol alan insan faktörü
başlığı; sürücüleri, yolcuları, yayaları ve trafik polislerini
kapsar. Ancak bunlar arasında en önemli pay sürücülere
aittir.
Sürücülerin kişisel özellikleri olan yaş, cinsiyet, medeni
durum, sağlık durumu, alışkanlıkları, tecrübe ve çalışma
koşulları, fiziksel özellikleri, güvenlik önlemlerine uymaları;
kazaların oluşumunda önemli rol oynamaktadır.Goruldugu
gibi bu aciklama suruculerin trafik kazalarinin
onlenmesinde ve azaltilmasinda cok ama cok buyuk bir
oneme sahip oldugunun kanitidir.
Ankara Trafik Denetleme şube Müdürlüğü’nden alınan
bilgilere göre, 2000 yılı ilk 10 aylık dönemde trafik
kazalarına neden olan ilk dokuz kusur şöyle
sıralanmaktadır:
1-Arkadan çarpma
4- Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama
5- Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama
6- Şeride tecavüz etme
7- Kırmızı ışık, trafik işaret ve levhalarına riayet etmeme
8- İkiden fazla şeritli yollarda karşı yönden gelen şeridi ihlal
9- ‘Taşıt giremez’ trafik işaretlerine riayet etmeme
Trafik kazalarında, diğer kazalarda olduğu gibi üç faktör
göze çarpmaktadır bunlar; araç,
çevre ve insandır. Ancak, bu üç faktörlerden biri olan
“insan” faktörü, teknolojinin ilerlemesi, modern
araçların üretilmesi ve karayollarında yapılan iyilestirme
çalısmalarına rağmen; trafik kazalarının
ciddiyetini koruması dolayısıyla daha fazla dikkate
alınmasını öne çıkarmıstır. Buna göre, arastırma
konuları; sürücülerin kaza yapma eğilimleri, risk alma
davranısları; kazada sürücü davranısları,
tutumları, kisilik özellikleri, durumsal duygu özellikleri,
psiko-motor becerileri, dikkat ve yoğunlasma
yetenekleri, esgüdüm düzeyleri, tepki zamanları, algı
biçimleri, bellek özellikleri, kıyaslama ve
problem çözme becerileri ve sürücü eğitimi gibi konulardır
(KAYNAK : Underwood, Chapman, Wright and
Crundall, 1997; Tsuang Door and Fleming;1994:538-546).
Bu bağlamda, endüstriyel ortalamalarda olağandan daha
fazla kaza yapan kisileri tanımlamak
amacıyla “kazaya yatkınlık” kavramı ortaya atılmış
ve bu tür kisiler üzerinde durulması önem
kazanmıstır. Y Dunya capinda yapılan bir çalısmada toplam
kazaların % 40’nı sürücülerin, % 4’ünü yayaların
gerçeklestirdikleri bulunmustur (Siynori and Bowman,
1974: 61-66).
EVET: trafikten sorumlu resmi bir kurumu ve dunya
capinda onemli oranda kabul gormus cevre bilimclerinin ve
bilim adamlarinin calismalarindan ve eserlerinden
alintilarimi kaynak gostererek rahatlikla soyleyebilirim ki
trafik kazalarinin nedenleri cok onemli bir olcude suruculeri
kapsamaktadir.
ulke genelinde 1984 yılında sürücü hatalarının trafik
kazalarındaki oranı %73 iken, 2000 yılında %97’e çıkmıştır.
Şoförlerin bu kusurları işlemesindeki temel nedenin, trafik
kuralları ve araç kullanma ile ilgili bilgilerinde eksiklik, bu
kurallara riayet etmeme ve eğitimsizlik olduğu söylenebilir.
İnsan kaynaklı kazaların meydana gelme sebeplerinden
olan onemli bir maddede trafik kurallarini onemsememektir.
Toplumun trafik ve trafik kazalari acisindan refah bir
duzeye ulasmasi, trafik ve onun sağlıklı yürüyebilmesi için
gerekli birtakim kurallar vardir.
zaten hayatın hemen hemen her kesitinde yokmudur o
kurallar…?
koordinasyonun,uyumun,normalliğin,başarının temelini
onlar oluşturmazmı…?
ne yazıkki arkadaşlar, hayat hep doğrularlla yönetilmiyor.
yanlışlarıda günah keçisi ilan etmek istemiyorum tabiki
onlar nede olsa bizlerin “olgunlaşma sürecinde” önemli bir
paya sahiptirler,fakat bunların içerisinde telafisi mümkün
olanlar oldugu gibi hiç telafi edilemeyecekler de var. İşte
bu noktada trafik kurallarını hatırlatmak isterim. telafisi asla
mümkün olmayan yanlışlar grubuna giriyorki; bir araca
bindiğinizde ilk düşünmeniz gereken şeyin aldığınız
sorumluluğun dünyanın en “ağır sorumluluğu” olduğunu
daima hatırlamanızdır.yapacağınız en küçük bir hatanın
bedelini asla telafi edemezsiniz…!….?
Oysa bu tip duyguların yaşanmamasınin tek yolu sadece
“trafik kurallarına uymaktan geçiyor arkadaşlar.
Trafik kurallarına hepimizin zorunlu olarak uyması
gerekmekte ki . Uymamamız halinde başımıza gelecek
olanlar da bellidir. Ya hayatımızı kaybederiz, ya sakat
kalırız, ya hastanelerde sürünürüz, ya da aracımız hasar
görür.
Kısacası, trafik kurallarını uygulamayı önemsemeyen
suruculer, başlarına gelecek olanları da kabullenmek
zorundadırlar. Sonradan ağlamanın, pişmanlık duymanın
hiç kimseye yararı yoktur. İşin en acı tarafı, kurallara
uymayan suruculerin, kurallara uyan insanlara verdiği
tahribatlardır. Bu tahribatı vermeye veya neden olmaya hiç
kimsenin hakkı yoktur. Insanin en temel hakki yasamak
iken bu hakkin egitimsiz,dikkatsiz,umursamaz suruculer
tarafindan elinizden alinmasi ne acidir ki sizi zavalli ve
caresiz kilar. Bu durumda insan olma bilincinin ve evrenin
en zeki ve akilli canlisi olma yetisinin hicbir anlami ve
onemi kalmaz.
Eger sizlerin ugrasi trafik kazalarinin azaltilmasinda
yayalarin etkili oldugunu kanitlamak ise bende de su
sorulari yoneltmek bir vatandaslik gorevi unvani kazaniyor.
Evet soruyorum arkadaslar cevrenizdeki trafik levhalarina
baktiginizda bu levhalarin ne kadari yayalari ilgilendiriyor
ve onlarin davranis bicimlerini kontrol ediyor ?
Ya da en bariz elimizden dusurmedigimiz cep
telefonlarimiza Emniyet Mudurlugu Trafik Subesinden
gelen ve sadece suruculeri kapsayan ve onlarin
davranislarini kontrol etmek icin yollanan sms ler ? evet
bu sms lerin icerigi sadece ve sadece surucuyu
kapsamktadir ornegin lutfen seyir halinde emniyet
kemerinizi baglayin; emniyet kemeri hayat kurtarir…. Sizce
bu sms in iceriginde en buyuk pay yaya mi yoksa
surucuyemi aittir? bunun muhakemesini yapmak cok zor
olmasa gerek. Bugun ortaogretim de okumaya hak kazanan
her birey bu mesajlarin sadece suruculeri ilgilendirdigini
zaten anlamalidir/ ki eger anlayamiyorsa o bireyin sosyal
yasantisi tipki bir yayanin yolda emniyet kemeri takmasi
kadar sacmalik ve birtakim yanlisliklar icermektedir.
Sozlerime burada son verirken tekrar israrci bir uslupla
soylemeliyimki trafik kazalarinin azalmasinda ve
onlenmesinde en onemli rolu suruculer ustlenmektedir.
Suruculer olmazsa araclarda olmaz eger araclar olmazsa
zaten trafik kazalari olmaz. Nerede gorulmus bir yayanin
arac olmadan kaza yaptigi ve can ve mal kaybina neden
oldugu ?

PAYLAS
Önceki İçerikZİYÂN EDİLEN TÜRKÇE
Sonraki İçerikGençlik Kötüye Gidiyor !
Size hiçbir somut malzeme veya hayal veremem. Vermek de istemem. Evet, boyum posum belli, özüm sözüm halli. Benim size kendimi tanıtmamdansa siz gelin beni tanıyın isterim, bu karşılıklı kelam ettiğimiz ortak bir süreç olsun dilerim. Neden derseniz, ben bir düşünce işçisiyim. Düşünüp, istedikçe de yazarım.

2 YORUMLAR

  1. selam makalenizin sonundaki “en onemli rolu suruculer ustlenmektedir” kesinlikle sürücüler en önemli kısmı ise inatlaşmalar trafikte en büyük kazalar inatlaşma sonucu olduğunu tahmin ediyorum bu inatlaşma, yanınızdaki arkadaşınız, trafikteki hata yapan bir kimsede olabilir.

Bir Cevap Yazın