Bilirimki emek verilerek gelinen yerde terfi etme durumu, alın teriyle bütünleşerek  filizlenip dal budak salıp kendini gösterirdi. Bu belki 3-5 yıllık bir deneyim sonucu  yahut 10-13 yıllık bir tecrübe ile yada bölüm mezuniyeti karşılığında alınan bir ödül misali terfi edilir , sonucunda maaşları katlanırken , yüksek sırtlı koltuklarının bulunduğu odaları genişler ve artık misafirlerini ağırlayacakları kanepe türü deri koltuklar odalarının zevkli döşenmiş ahengini gözler önüne serer.

               Kimi hakkıyla !

               Kimi ise …

       Bunların artık tartışmasının bile yapılmaktan vazgeçildiği günümüz ortamında terfi edilmek adına verilen emekler, uğraşlar ve hatta birbirinin sırtına basarak terfi kuşağına sahip olup beline sarmak için koşturan insanlar…

                Ah o güzelim vede zavallı insanlar !

       Biryerlere gelebilmek adına çirkinleşmeleri vede iğrençleşmelerinin etrafına bıraktıkları o resimleri nasılda görmezler vede bilmezden gelebilirler…

                Zavallılar !

       Zavalılar diyorum çünkü az bir gayretle güzel güzel  harcanan emeğin karşılığı olan,  alınteriyle yutkunarak elde edebilecek ken , malesef bu yola baş koyarak kendi acizliklerini sergileyen bu insanlara zavallı dan başka ne denilebilir ki !

       Her birinin ayrı hikayesi , her birinin ayrı mecburiyeti ve her birinin ayrı hırsı uğruna kurban edilmişler günümüz gerçeğinin damgasını Türkiye ye silinmeyecek bir iz bırakarak öylesine vuruyor ki , bunu görememek ve de bunlardan korunabilmek ne mümkün !

     Bir zincirin halkalarını oluşturan bu zavallılar kervanına katılmak için malesef ki koşar adımlarla ustaları kabul edip ardlarından büyük bir istekle ve hatta aynı trajedi ile karşılaşabileceklerini bile bile hayatla, yaşamla, onurlarla,ve nefeslerle kumar oynar gibi oyun oynayanlar günden güne çoğalıyor ve sayılarını tavizkarlılarıyla sergilemekten çekinmiyorlar da…

    Ve yine bunlardan biri daha bu zavallılar kervanında yer etmek için kendi acizkarlığını hırsına katarak koşar adımlarla ilerliyor , ayaklarındaki sivri topukları ile kurbanlarını ezmaktan hiç ama hiç çekinmeden , gerek evli bulunduğu zavallı  işçi eşini ,  büyük bir mevki sahibi evli sevgilisini  ve rütbenin makamın boy gösterebildiği şekliyle kullanılarak çiğnenen , gerek devlete bağlı özel sektörleri  yahut tümüyle özelleşmiş büyük kurumların , kah müdürleriyle kah yöneticileri ile günümüz Türkiye ortamındaki gönüllü kurbanlarıyla kumar oynarcasına hayat oyununu oynamaktan çekinmeyen bu zavallı acizkar mahluka iğrenerek bakakaldığımız şu ortamda ;

       2  yıllık bir işletme yada farklı bir bölüm mezuniyetiyle sınavına girdiği en basitinden bir kamu yahut banka memuriyetliliğinin bu oyunlarla kazanılıp , tecrübesini bile edinmeden bu torpil kabiliyeti ile garibim müdürleri teftiş etme denetmenliğini ele geçirmesi , sizinde ağzınızdan  

              Torpil sen nelere kadirsin

     Kelimelerini döktürtmüyormu !!!

Saygılarımla,

                                                                          arzu koç.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın