Rabbimizin
pek çok sıfatı vardır ve bu sıfatlar farklı insanlarda farklı şekillerde
tecelli edebilir. Allah’ın yarattıkları örnek alınarak, yani
temelde yaratılanlardan yola çıkarak Allah’ın
izni ve dilemesi ile bir şeyler yapan insanlarda Rabbimizin ’Sani’ yani sanatçı
sıfatı tecelli edebilir.

Sanat yapıtlarının tümünü yapan Allah’tır ve dilediği kulunu buna vesile eder.

Sanat yapıtları genelde insan ruhunda derin etkiler uyandırır. Güzel bir müzik,
güzel bir resim veya heykel, estetik çizgilere sahip bir kumaş ya da kıyafet,
baktığında insanı içine çeken mimari yapılar, tekrar tekrar izlemekten bıkmayacağınız
başarılı senaryo, kurgu ve kostümlere sahip sahne sanatları… Bunların hepsi,
Rabbimizin kullarına ilhamı ile gerçekleşen, aslında Rabbimize ait olan
eserlerdir.

Eğer Allah dilese, çöp adam çizemeyen bir insan, aniden fotoğraf görüntüsünde resimler çizebilir, ya
da çok güzel resim çizen biri de hiç bir şey çizemez hale gelebilir. Burada önemli olan, sani sıfatının tecelli ettiği
kişilerin kendilerine benlik vererek gücü kendilerinde sanmamaları, asıl
övülmeye layık olanın Allah olduğunu bilmeleridir.

Zira herşeyin (haşa) Allah’tan bağımsız olduğunu zannedip Karun kıssasındaki
gibi sahip olduklarının kendisinde olan bir bilgiden kaynaklandığını
zannedenler, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Dedi ki: “Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir.”
Bilmez mi, ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından
kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma
uğratmıştır. Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz. (Kasas Suresi, 78)

 

Desinatörler,
müzisyenler, ressamlar, heykeltraşlar, çizdikleri desenlerin, resimlerin,
heykellerin veya notaların tümünde Allah’ın yarattıklarından esinlenirler.
Hiçbir zaman evrende var olan şekil, desen, renk ve seslerin dışına çıkamazlar.

Kullandıkları renkler de gökkuşağındaki 7 renk ve türevleridir. 8. bir renk oluşturun
desek kimsenin aklına var olan renklerin dışında bambaşka bir renk gelmez.

Ya da bir heykeltraş soyut, stilize veya sürrealist çalışırken dahi, zaten
evrende var olan şekilleri yorumlar. Kare, üçgen, altıgen, daire ve
türevlerinin dışında yepyeni bir geometrik form oluşturamaz. Oluşturulan her
form zaten Allah’ın yarattığı formlardan biri olur.

Bu gerçek göz önünde bulundurulduğunda övülmeye layık olan tek sanatçının, Sani
sıfatı ile Yüce Rabbimiz olduğu çok açıktır. Ressamlar, heykeltraşlar… da,
Allah’ın ‘sani’
sıfatının üzerlerinde tecelli ettiği aciz kullardır sadece.

O Allah ki, Yaratan’dır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil
ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü
O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
(Haşr Suresi, 24)

 

İbrahim
Akın

Bir Cevap Yazın