Son zamanlarda Suriye-Irak arasında büyük gerginlikler çıkmaya başladı.Bölge neredeyse 2001 den bugüne sorunsuz bir gün yaşamadı denebilir. Bölgeyi Amerikanın işgal etmesinden sonra oradaki coğrafya tabiri doğru olur ise adeta çorbaya dönüştüler.Ülkelerin birbirleri ile sorunları,intihar saldırıları ve pek çok benzeri durum baş göstermeye başladı

Suriye de özellikle İran İslam Devrimi’yle birlikte en yakın destekçileri arasında yer alan İran ile ve 1998’de Türkiye ile imzaladığı Adana Mutabakatı sonrasında Türkiye ile ilişkilerini benzersiz şekilde düzeltti. Biraz da yalnızlık duygusuyla ve güneyindeki İsrail’e karşı siyasi destek amacına yönelik bu yakınlaşmaya Türkiye de temiz ellerle karşılık verdi. Suriye-İsrail ilişkilerinde arabuluculuğa dahi soyundu.Türkiyenin bu yardımsever tavrı pek yeterli olmadı demek doğru olur.Türkiye de buluşan iki ülke yetkilileri yapılan görüşmelerde herhangi bir mutabakata varamadıklarını açıkladılar.İki ülkeninde bu inatçı tutumu çok büyük sorunlar yaratabilir.

Bölgenin konumu açısından İran ın A.B.D ye çok sert gitmesi Suriye-İsrail ilişkileri ve benzeri konular, o coğrafyanın insanlarını doğrudan etkilemektedir. Suriye’nin Irak sınırlarını terörist geçişlerine karşı koruyamadığı bir gerçektir. Öte yandan, Irak da aynı sınırları koruyamamaktadır. Bu sebeple Suriye’ye fazlaca yüklenilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Her ne kadar bu son gerginlikte terör iki ülke arasına girmişse de, aslında iki Arap devleti arasındaki bölgesel üstünlük mücadelesi ve özellikle de Fırat sularının paylaşımı en önemli sorunlardan biridir. 

Suriye, barajlarında topladığı suyu, önceki yıllara oranla daha az oranda bırakmaktadır. Bu durum, normalleşen Irak’ta Ocak 2009da yapılacak genel seçimler öncesinde hükümete karşı önemli bir koz olarak kullanılmaktadır.Bu koz çok büyük önem arz etmektedir ve geleceği doğrudan etkileyecektir. 

Bir Cevap Yazın