İdam cezası geri gelsin diyor sn başbakan. İdam cezası hakedenlere geri gelsin. Kendisine bir öenerim var konuyla ilgili; idam cezasını geri getirmeye yetmiyorsa kudreti ”sürgün”ü kullansın. Hakedenleri yurtdışı sürgüne göndersin, çünkü sürgün ; onurlu bir insanı dirhem dirhem eritebilecek, öldürebilecek kadar güçlü bir silahtır. Sürün hakedenleri, memleketinin kokusunu dahi duyamayacağı kadar uzağa hemde.. Çok düşüneni sürün mesela, ”çok” bileni, çok yazanı, çok konuşanı, en fazla da çok ve doğru konuşanı sürün.. Siz en iyisi şairi, ozanı, yazarı, gazeteciyi, bilim adamını, tiyatrocuyu, hukukçuyu yekten sürün de temizlensin ortalık. Bırakın onlar gelemesin toprağına, toprağına gelememek öldürür insanı. Linç edin,felç edin, recmedin, dövün, sövün, kovun.Bırakın onlar vatan hasretiyle her günü zindan, her günü tecritle gün gün ölsünler. Bırakın bir dönem çıkıp mertçe; ” Kürtçe şarkı yapacağım, Kürtçe klipte çekeceğim”dediği için buna layık gördüğümüz, teneke bağlayıp köyümüzden kovduğumuz Ahmet Kaya’lar, o dağ gibi adamlar vatan hasretiyle ölsünler.. O dönem o gereklidir çünkü, o kadar dürüstüzdür çünkü o dönem, o dönem anasına avradına ve hatta yedi ceddine nesline sövmemiz gerekiyordur, şimdi şarkılarını dizilerde filmlerde dahi kullanmamız.

 

Çünkü o dönem o vardı televizyonda, öyle düşünüp öyle tepki vermemiz linç etmemiz gerekiyordur  şimdi dizilerde duyduğumuz ezgileriyle kederlenmemiz, ” yazık oldu adama bee!!” diyebilmemiz.. Çünkü bu dönem bu vardır televizyonda , çünkü bu dönem onları kucaklamamız gerekiyordur, biraz günah çıkarmamız ve onları DA sevebilmemiz. Çünkü bu dönem başkaları ötekidir. Tüm olanlar vicdan azabı gibi yatar dururken kalbimizde biz bugünün hakedenlerine gelelim. Öyle düşünmeyen ve aklıselimliğini fütursuzca ilan eden ,densiz, çapsız, hadsiz, dinsiz imasızlara, uçötekilere.

 

İdam cezasını geri getirmye yetmiyorsa kudreti sürgüne göndersin hakedenleri. Mübadelesini yapsın; o dönem hakedenler sürgünden  dönsün toprağına çiftliklerinden, şimdi hakedenler gitsin sürgüne.. Biz sesimizi çıkarmayız nasılsa, en azından yarımız arkasındayız. Çıksın zapping hızına karşı duran kudretiyle televizyona ve anlatsın yeter ki o üstün hitap gücüyle gerekliliklerini, biz arkasındayız nasılsa, en azından yarımız..

3 YORUMLAR

  1. Şuanda en iyi demokrasilere örnek verilen büyük ülkelerde ABD, İngiltere v.s idam cezası vardır. Tek fark iğne ile yapmalarıdır. Ben idama karşı değilim ancak bunun her suça uygulanmasına da karşıyım. Tek düşüncem terör suçları işleyen ve kasti insanları öldürmeye(Terör amacı ile) çalışanlar için gelmesi. Bunu sadece öylesini yazından sonra düşündüm. Gelmeli mi gelmemelimi üzerinde uzunca süre düşünülecek bir konu. Her kafa bu konuya karışmamalıdır. Hassas bir konudur..

    Bir diğer konu Ahmet KAYA örneği ise Türkiyenin gerçekten acı bir lekesidir. Ancak o dönemin şartlarını göz önüne alırsak insanları galeyana getirip milli duyguların kabartılması gerçek sorunun altında yatan nedenlerden birisidir. Şuanki zamanımıza baktığımızda insanlarımızın artık bilinçlendiğini ve bu tarz olayların yaşanmasının zor olduğunu görürüz. Geçmişdeki hatalarımızı anlayıp ders çıkardığımızda geleceğimizin daha temiz ve acısız olacağını düşünüyorum. Bunuda özgür düşünceli, sağ duyulu bir toplum gerçekleştirecektir. Yani sizler, bizler. Bizler düşüncelerimizi sağduylu şekilde paylaşalımki daha iyi günler için neler yapılabilir görülsün.

    Saygılar..

    • Muhakkak ki ölüm’ü hakedecek kadar insan olmayı başaramayan insanlar hayatımızın içinde mevcuttur lakin bunu ”terör suçu” kisvesi altında uygulamak an itibariyle Amerika’nın ”terörist” Afganistan’a, Irak’a özgürlük ve demokrasi getirme iddiasından ileri gidemeyecektir. Ölüm insanın en çaresiz anıdır, ölüm insanın insana verebileceği bir ceza değildir.. Bir insanın bir insanı öldürme haklılığı ne kadar tartışılırsa ölüm cezası da o denli tartışılabilir.. Ölüm insanın en çıplak halidir ve sadece tanrıyla insan arasındadır halkla devlet arasında değil..

      Ahmet Kaya örneği’ni ( ki yazıma ışık olmuştur ) toplumumuzun hala içine tam anlamıyla sindiremediği acı ve hepimizi samimiyete davet eden bir gerçek olduğu için verdim. Unutmayalım çoğumuz o dönem Ahmet Kaya kasetlerini saklayacak yer dahi bulamadık

      • Sana düşüncelerinde katılıyorum. Ölüm kararını herhangi bir insanın vermesi doğru olmaz. Şuanda ülkemizde terör olmasa bunun gündeme gelmeyeceğinden eminim. ancak şartlar bazen insanları yapmaması gereken şeylere zorlayabiliyor.

        İnsanlar hala içindeki vahşi yaratığı eğitmiş değiller. Bunu yapabildiğimizde ki bu insanlığın doğasında olan ve değiştirilmesi çok zor bir bilinçaltı duygusalıdır, işde o zaman herkesin mantıklı konuşup, şiddete yönelmeyeceğini göreceğiz.

Bir Cevap Yazın