İnsan oğlunun hemen hemen hepsi aslında hırsızdır.Nasıl mı?  Şöyle ki kimimiz birilerinin malını çalıyoruz kimimiz kimilerinin hayalini çalarız kimimizde zamanı çalarız.Acaba biz hangisiyiz?

Malını çalan hırsızlar ikiye ayrılır;Biri sosyolojik hırsız diğeri ise psikolojik hırsız .

Sosyolojik hırsız ;Aslında çok az diyebiliriz bu insanlar fakirdir ve ihtiyaçlarını görmek için çalarlar.Diğer psikolojik hırsız ise bu insanlar zengin veya orta halli insanlardır.  Paraya pula ,mala melale ihtiyaçları yoktur. Onlardaki çalma dürtüseldir.O insanlar psikolojik olarak çalmak zorundadır.Buna tıpta kleptomani denir.Tam bir hastalık olmasa da tıp literatüründe bu isimle anılır olmuşlardır. Yapılan bir ankette Belçika’da Flaman bölgesinde halkın yarısının hırsız olduğu ortaya çıktı. Bu insanların gelirleri 32 bin euro kişi başına düşen milli gelir.Bu insanların  %49,5 hayatında en az bir defa çalmış.

Bu insanlar psikolojik olarak tedavi olmalıdır.

Bir diğeri ise hayatımızda bazı kimselere gönül veririz ve o kişileri hayatımıza katmak isteriz . Bakarız ki o kişinin senle sadece gönül eğlendirdiğini görürsün; Bu tip insanlarda, başkalarının hayalini çalarlar bunlarda kalp hırsızıdır.

Örneğin; hiç kimse yoktur ki kendi zamanından çalmasın. Halbuki biz Müslümanlar dakik olmalıyız. Çünkü  dinimiz bunu emrediyor,emrediyor derken yanlış anlamayın fetva vermiyorum bilakis ezan vakitlerine baktığımızda görüyoruz hiç demiyor 05.29 olunca 05.30 okunsun diye değil mi? Hiç iftarı bir dakika bile erken açmıyoruz.Demek ki herşey zamanında olmalıymış.

Siz,siz olun  hırsız olmayın .

 

Bir Cevap Yazın