Günümüzde tüm dünyada genel anlamda büyük bir ahlak çöküntüsü ve dejenerasyon yaşanmaktadır. Özellikle gençler arasında görülen bu yozlaşma toplumların geleceği açısından son derece büyük tehlikeler doğurmaktadır.

Küçük yaşlarda başlayan alkol, sigara, uyuşturucu ve madde bağımlılığı genç ve taze beyinlerin bu tür alışkanlıklarla zarar görmesine ve sağlıksız bir toplumun oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle gençlere empoze edilmeye çalışılan ‘anı yaşa’ telkinleriyle yarını düşünmeyen sadece ‘o anın tadını çıkarmayı’ hedefleyen insanların yaygınlaşması hedeflenmektedir. Evlilik dışı ilişkilerin özendirilmesi, cinselliğin özgürce yaşanması gerektiği düşüncesi genç beyinlere gerek televizyonlarla, gerek filmlerle, gerekse kitap, dergi vs. yayınlarla yavaş yavaş kazınmaktadır. Bugün dünyada yaşanan her türlü cinsel sapkınlık ve yozlaşmalar her ne kadar onaylanmıyor gibi görünse de aslında temelde amaçlanan bu konunun yaygınlaşmasıdır. Düşünmeyen, üretmeyen beyinler, bencil ve sapkın bir hayat, güçlünün güçsüzü ezdiği bir yaşam, suçlar, cinayetler, biten evlilikler… Kısacası çöküntüye uğramış bir toplum.

Ülkemizde de gençlerimiz internet ve televizyon aracılığıyla gelişen çağa ayak uydurmakta ve sahip oldukları ahlaki değerleri hızla yitirmektedir. Toplumumuzda çok önemli olan aile birliği ve bireyler arasındaki sevgi ve saygı yitirilmekte, sadece çıkara dayalı ilişkiler oluşmakta ve evlilikler hızla sona ermektedir. Evlilik dışı ilişkiler yaygınlaşırken yine evlilik dışı çocuk sahibi olmak normal karşılanmakta, böylece aile yapısı da temelden yok olma yoluna girmektedir. Oysa aile, bir toplumun en önemli yapı taşlarından biridir. Bu büyük değerin kaybolmasıyla birlikte toplumda hızla çöküşe geçecektir.

Hiç şüphesiz bu yozlaşma şeytanın sistemine hizmet etmek isteyenler tarafından genç beyinlere empoze edilmektedir. Allah korkusundan ve sevgisinden uzak yaşayan insanların kolayca sürüklenebileceği bu yol hem bu dünyada hem ahirette büyük kayıplara neden olabilecek şeytanın yoludur. Şeytan: ‘Dedi ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım. Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” ‘ (Araf Suresi,16- 17) diyerek dünyadaki amacını açıkça bildirmiştir. İnsanın hayatta takip edeceği iki yol vardır. Şeytanın eğri yolu ve Allah’ın dosdoğru yolu. Eğer insan Allah’ın yolunda değilse o halde şeytanın yolunda demektir.

Allah’ın yolunda yaşayan insan için yaşadığı her an değerlidir. Zamanı öldürmek için değil, en iyi şekilde Allah yolunda değerlendirmek için kullanır. Allah’ın razı olmayacağı her türlü boş işten uzak durur. Emirlerini ve yasaklarını çok iyi bilir ve uygulamakta asla taviz vermez. Kınayanın kınamasından korkmaz, kimsenin rızasını gözetmez, ‘anı yaşamak’ tuzağına asla düşmez. İçinde sürekli bir huzur ve güven duygusu vardır çünkü tamamen Allah’a teslim olmuştur. Herşeyin Allah’tan geldiğini bilir ve kaderinde karşısına çıkan her olayda sabır ve tevekkül gösterir. Her zaman temizdir, güvenilirdir. İnsanlara karşı sabırlı ve merhametlidir. İnançlarından asla taviz vermez çünkü bilir ki: ‘Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır’. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur.’ (Ankebut Suresi, 64)

Şeytanın yolunda yaşayan insanlar ise sadece kendi nefislerini tatmin etmek için yaşarlar. Anı yaşayarak sorumsuzca hareket etmek, alkollle ve uyuşturucuyla hayatın tadını çıkarmak en büyük zevkleridir. Çıkalarına düşkündürler. Bunun için karşılarındaki insanları kolayca gözden çıkarabilirler. Aile birliğine önem vermezler, özgür ve rahat yaşamak isterler. İlişkilerinde güven ve saygı yoktur. Çünkü şeytanın kontrolündedirler ve onun istediği  şekilde yaşarlar. Bazen vicdanlarının sesini dinleseler de Allah’a tam olarak teslim olamadıkları için her an hata yapmaya açıktırlar. ‘Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.’ (Zuhruf Suresi, 37)

Günümüzde yaşanan tüm bu yozlaşmaların sebebi insanların Allah yolundan ve Kuran ahlakından uzak yaşamalarıdır. Allah korkusunu yaşamayan bir insan koruyucu zırhını kaybetmiş gibi çıplak kalır. Üzerine her türlü pislik bulaşır, yapışır. Ancak hiçbir şey için geç değildir. Allah tevbe edip kendi yoluna dönenleri bağışlayacağını Kuran’ı Kerim’le insanlara bildirmektedir. Her türlü pislikten arınmak, huzuru ve güveni yaşamak için Allah’ın yoluna dönmek bir insanın hayatı boyunca alacağı en doğru karar olacaktır.

Bir Cevap Yazın