‘’Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.’’ diyor Dostoyevski. Büyük düşünürümüz Hz.Mevlana da ’’sevgi bilmekten doğar’’ diyor. ’’Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.’’ Demiş Schhiller de. Ve yazmak istediğim o kadar çok özlü  söz var ki sevgi üzerine, sevmek üzerine. Neden? diyeceksiniz.

Çünkü toplum olarak çok ihtiyacımız var bu cümlelere. Belki bir tanesini çekip alıverir beynimiz diye. Farkındaysanız sevmeyi unuttuk artık. En başta da insan sevgisini. Kavgalar, kırgınlıklar, hüsumetler, dedikodu ve daha birçok çirkinlik. Artık sevginin yerini bunlar almış. Ama bunlar mı yakışıyor insana  çok yüce bir duygu olan sevgi mi? İnsan, sevince ve sevilince insandır. Kainatta sevmek duygusunun bahşedildiği tek varlık insandır. Ama artık bizler, sadece insana tahsis ilen bu duyguyu taşıyamaz olduk. Komşuyla kavga, satıcıyla kavga, ailede kavga vs. Uzayıp gidiyor. Hayvanları sevmeyiz. Bitkilere de tahammülümüz yok. Nerede ‘’çimlere basmayınız ‘’ yazısı görsek inadına basarız, ormanları tutuştururuz, parklardan çiçek koparırız.

Ne oldu bize? Neden böyleyiz? Herşeyde, herkesde kusur buluyoruz. Karşımızdakini kusurlarıyla sevmeyi beceremiyoruz.

Şöyle bir düşünüldüğünde, sevgi de çeşitlilik arzediyor. Önce ‘’eğer’’ türü sevgiye değinmek istiyorum. Örneğin: ’’iyi çocuk olursan seni severim’’ ya da ‘’şöyle yaparsan seni severim ‘’ gibi. Yani sevmek bir şarta bağlı. Bencil bir sevgi türü bu. Diğeri ‘’çünkü ‘’ türü sevgi. Buna da ‘’seni seviyorum, çünkü çok iyisin’’ ya da ‘’seni seviyorum, çünkü çok beceriklisin ‘’ gibi örnekler verilebilir.

Ve şimdi sıra gerçek sevgide. Bu da ‘’rağmen’’ türü sevgi. ’’Çirkin bile olsan seni seviyorum’’ ya da ‘’huysuz olmana rağmen seni yine de seviyorum’’ gibi. Olduğu gibi, kabullenerek sevmek. İşte gerçek sevgi budur. Hiçbir şarta bağlamadan, öylece, yalın ve çıplak.

Ruhu besleyen sevgidir. Şartsız koşulsuz sevgi. Sevgiyle beslenen bir ruha sahip olanların ışığı da dışa yansır. Sevilen insan olurlar.

Sevgiden bu kadar bahsettikten sonra umarım, kendimize çeki düzen veririz. Küçük sorunları büyütmeyip, bunları karşılıklı sevgi saygı ortamında çözmeye çalışırız. Hayatımızın renkleri olan bitki ve hayvanlara da sevgiyle yaklaşalım bu arada. onlar da insanlar gibi ilgi ve sevgi beklerler. Kısaca sevgi geneldir. Tüm varlıkları kapsar.

Yeri gelmişken gerçek sevgiyi çok güzel ifade eden bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.

Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.

Ama Hintli adam şöyle der:

‘’sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?’’

Sevmekten vazgeçmeyin, iyiliğinizden vazgeçmeyin, etrafınızdaki akrepler sizi soksa bile.

Sevmektir insanı güzelleştiren, ruhunu besleyen, aydınlatan, ve dışa yansıtan. Hep sevin, sevgiyle kalın.

SEVGİLERİMLE

13 YORUMLAR

  1. Çünkü toplum olarak çok ihtiyacımız var bu cümlelere.

    Belki bir tanesini çekip alıverir beynimiz diye. Farkındaysanız sevmeyi unuttuk artık. En başta da insan sevgisini. Kavgalar, kırgınlıklar, hüsumetler, dedikodu ve daha birçok çirkinlik. Artık sevginin yerini bunlar almış. Ama bunlar mı yakışıyor insana çok yüce bir duygu olan sevgi mi? İnsan, sevince ve sevilince insandır. Kainatta sevmek duygusunun bahşedildiği tek varlık insandır. Ama artık bizler, sadece insana tahsis ilen bu duyguyu taşıyamaz olduk. Komşuyla kavga, satıcıyla kavga, ailede kavga vs. Uzayıp gidiyor. Hayvanları sevmeyiz. Bitkilere de tahammülümüz yok. Nerede ‘’çimlere basmayınız ‘’ yazısı görsek inadına basarız, ormanları tutuştururuz, parklardan çiçek koparırız.

    bencede toplum olarak sevgiyi unuttuk, derdimizi anlatamıyoruz ama anlaşılmayı bekliyoruz ne hikmetse :)) bu anlamlı yazıya örnek mesajlaşmalar var gibi sanki :))

    hocam yazı için sağol… güzel makaleci olur böyle beğenmeyenlerde, saygı duymak lazım :)) aldırma deli gönül bu da geçer… :))

    • :):) Hocam begenmeyenler olurda gizem isimli kisinin cok sacma bir yorumu daha var onu onaylamadim. Begenmiyorsan bunu belirtmen yeterli gereksiz yorumlar ile insanlari rencide etmek bu sitede olmaz :), Her sekilde bu yaziyi savunabilirim size. Cunku gelen yorumda da sevgisizligin sonuclarinin yansimasini gorduk :):)

  2. :) güzel yürekli hocam… zaten farklılıklar hep bu beğenilerden doğar! mecnun leylayı farklı sevmeseydi uğruna çöllerde divane olur muydu? olmazdı tabiki… bize saçma gelenler, demek ki başkaları için anlamlı olabiliyor. tabi maksatlar aşılıyor mu hemde çok fazla :)) hakediliyormu asla :)) ama ne yapalım biz böyleyiz, kırımıyoruz kimseyi… kırılsakta!

    gizem arkadaşımıza da daha sakin olmaya davet edelim. biz kaybetmek değil, kazanmak taraftarıyız. eleştiriler daha net olmalı ki, yazılarımız daha güzel olsun…

    tebessümle :)))

  3. bu kadar yorum alacağımı tahmin etmiyordum açıkçası.teşekkürler.ben içimden ne geliyorsa onu yazıyorum.ne hissediyorsam onu aktarıyorum.açık ve sıcacık yazmaya çalışıyorum.benim gibi düşünenlerin ,beni kendilerinden biriymişim gibi hissetmelerini istiyorum.umarım bunu başarabiliyorumdur.sevgiler.

Bir Cevap Yazın