“hayatına her şeyi ortak ettin de, bir beni çok gördün. İhaneti, kibiri, günahın tek anlamı iblisi bile yaşantına dâhil ettinde, beni hep görmezlikten geldin. Sana ahım yok sevgili; ama bilesin ki, her yağmur yağdığında pencere düşeceğim. Tıkırtılarım kâbusun olacak, beni işte o zaman biraz anlayacaksın… Biraz!”

Üzgünüm bugünde sana yazacağım. Belki de bugünü takip eden tüm günlerde, en çok sen olacaksın kalemimin ucunda. Kolay olmuyor hasretine sarılıp, özlemine saldırmak. Hangi harfi bacağından tutsam, ismini haykırıyorlar. Ben şimdilik seni sevme halindeyim. Uzun bir süre daha da aşkınla yaşayacağım…

Ölene kadar sürecek bu sarhoşluğum. Sokaklarda avazım çıktığı kadarıyla bağıracağım. Bir elimde resmin olacak, diğer elim dualarda… “Uyanın ülkemin güzel insanları diyeceğim, yârim benden çok uzakta, uyanında görüm şu halimi ve göründe düşmeyin benim gibi bu hallere.” Sonra sızacağım, bıçakla kazılmış bir bankın yanı başına. Martılar konacak sensizliğime, anlayacağım bu kuşlar aşkımızın sessiz tanıkları, işte o zaman dökülecek güz yaprakları saçlarıma. Kar taneleri olmayacak, kardelenler açarken ve sende benim gözlerimde…

Bir şarkı sığdıracağım hasretine. Sözlerini tekrarlayacağım ha bire… “Şimdi o ne yapıyordur, sağlığı yerinde midir, mutlu mudur?“ diye geçireceğim aklımdan. Sonraları her zaman yaptığım gibi cebimden kalemimi çıkarıp, yokluğunun huzuruna harfleri sıralayacağım. Seni öyle bilindik her şeyden sakınacağım. Kalbine bir zarar gelmesin diyedir ki susturacağım nefsimin hainliğini. Aklımda sadece sana dair güzel anılarım olacak ve onları anlatacağım yalnızca… Sende mutlaka okuyacaksın yazdıklarımı, biliyorum okuyacaksın ve sahipleneceksin. Sana da bu yakışır zaten.

Dışarıdan görenler korkmayacaklar benden. Çünkü seven adamdan korkulmaz, bir kadına tüm sevgisini veren adam en delikanlı adamdır. Bunu bilirler ve bildiklerinden de asla selam vermeden geçmezler. Şimdilerde seni sevmenin en güzel zamanını yaşıyorum. Sayende dostlarım çoğaldı. Kuşlar bile dizlerimden simit tanelerini yiyebilecek kadar güveniyorlar bana. Daha ne olsun ki her şey yerli yerinde, eksik olan sadece sensin!

Bakma “sensiz dünya haramdır” dediğime, yanlış anlarsın sen şimdi bu sözlerimi. Demek istediğim seni halen sevmemiş olsaydım, hani unutsaydım; işte o zaman yaradanın en inançsız kulu olurdum ve yaşamak inan haram olurdu bana. Sensiz hayatın en anlamlı yeri ne biliyor musun, halen seni sevebilecek bir yüreğin himayesinde yaşamam!

Görüyor musun nasılda düşüyor yağmur taneleri pencerelere. Hani belki hatırlarsın o sözümü “sana ahım yok sevgili; ama bilesin ki, her yağmur yağdığında pencere düşeceğim. Tıkırtılarım kâbusun olacak, beni işte o zaman biraz anlayacaksın… Biraz!” şimdi sen söyle sevgili, seni kim böyle yürekten sevdi?

Dön gel sevgilim! Sensiz bu dünya haram bana… Ama daha ölmedim, peşindeyim!

Emre onbey

PAYLAS
Önceki İçerikWordPress İçin İdeal Hosting Özellikleri
Sonraki İçerikMeyvelerdeki Mucize Yaratılış
Bir asi adam o. Kapıları olmayan dünyasının, karanlık girmez odalarında yaşayan. Gizemli, ruhani esaretin en yakın zindanında gezen, basit bir adam. Çocukluğunun oyun hikâyeleriyle yaşadığını sanan küçük bir polyannacı/ biraz pinokyo! Bedelini ödediği tek şey yazdıklarında saklı. Kendi kalemiyle,” ben asla ispatlama gereği duymam kendimi; olmayan bir şeyi, ispatlamak aptallıktır!” diye hayıflansa da, annesi onu” hüzünlü efe” diye anlatır. Yazarken içinde bulunduğu kimlikse, sadece muammadır! “neden yazdığımı bilmiyorum, ama şayet bir gün neden yazdığımı anlarsam, işte o gün bu işi bırakırım” diyebilecek kadar da cesurdur… Biz, onun hep yazmasından yanayız! En çok kendi hikâyemizi…

4 YORUMLAR

  1. Harika bir yazı sevgiyi ta içten o olmasada yürekte yaşamak,bedensel hazlara sığınmadan,maddesel paylaşımlar yaşamadan.Ruhu sevgiyle besleyip büyütmek.Ruhunda sarıp sarmalamak.Günümüz sözde aşklarına ibret olması dileyi ile teşekkürler paylaşımınız için.

  2. güzel hocam inanılmayacak yazılar değil bunlar. ben 14 yıldır yazıyorum. ilk zamanlar kendi hayatımdaki gerçekleri yazardım. ama aradan geçen onca yıl sonra. şimdi yazmak benim için çok kolay. dinlediğim küçük bir melodi, anlamlı bir söz ya da bir davranış şekli tetikliyor kalemimi. güzelim cuma günündeyim yalan söyleyecek değilim, inanın özel biri yok! sadece kurmaca, başka hiçbir şey değil… birgün karşılaşırsak o zaman anlarsın naıl yazdığımı :)))

    yüreğine sevgiler….

Bir Cevap Yazın