Sen sevmek nedir bilir misin
yokluğunda? Sen sen hiç duymadığın bir nefesi özledin mi? hiç öpmediğin bir
dudağın tadı ilişti mi dudaklarına? Sen karanlık bir gece de aniden uyanıp
telefona sarıldın mı ulaşamayacağını bile bile? Sen sevmek nedir bilir misin
senin yokluğunda? Öylece dalıp gittin mi uzaklara hiç? Bir ses içini
acıttığında, kısa cümlelerle geçiştirdiğinde işinin anasını satıp öylece
dolaştın mı ortalıklarda. Öyle türkülere, şiirlere sığınmadan sevdin mi? hiçbir
türkünün, hiçbir şiirin onu sana anlatamaması odlumu? Anlamını yitirdi mi, tüm
kelimeler, tüm dizeler, tüm notalar? Özlem dalgalarında boğulduğun zamanlarda
sana nefesi veren bir sevdan oldu mu? Korktun mu, daha yaşayamadan
kaybetmekten? Bu korku içini sarıp acıttı mı yüreğini hiç? Sen gökyüzünü
görebilmek için sabahları, perdeleri açık bırakıp yattın mı? Sabahları uyanınca
delice telefona sarıldın mı ulaşamayacağını bile bile? Ve içinde bir kıpırtıyla
birinin sensi arayıp günaydın demesini bekledin mi boğazın kuruyarak?

Sevmek diyorum; sevmek. Geceler
boyu beklemek nedir bilir misin? Ne zaman kavuşacağını bilmeden beklemek? Bir
kez, kısa da olsun gördüğün bir yüzü unutmamak için, o zamana geri dönüp
saatlerce düşünü kurduğun oldu mu senin? Düşler kurarken geleceğe dair ve
umutlar beslerken çıkarsız içine ir ateş düştü mü derinden? Korktun mu arkadaş
gülerken? Ağlarken güldün mü? Sevebildin mi öylesine, öylense çıkarsız öylesine
dolu dolu ve öylesine güvenerek? Hissettin mi hiç yanında duymadığın bir
sıcaklığı, yanında? Sen severken dünyayı cennet yapmak istedin mi? Yüreğine tüm
insanları doldurup onlara da bir tutam sevgi aşılamak istediğin oldu mu? Bu
kadar büyük sevdin mi hiç sen arkadaş? Sözlerini bilmediğin bir türküyü ıslıkla
söyledin mi kafana göre? İçinde yaşandın mı tüm acılarını, hissettin mi kendi
korkularından sıyrılıp onun korkularını? Bir hayalet gibi durabildin mi ses
çıkarmadan yaşananlara? O ağlarken yüreğine hançerler saplandı mı? Kendini
karanlık bir kutuda hap solmuş hissettin mi? akan göz yaşları omzunu ıslatmadı
diye kendinden nefret ettiğin odlumu hiç? Sen, severken kendini de sevdin mi
yüreğini dolduran o diye? İçindeki o duyguyu yaşatmak adına tutundun mu
kendine? Sanki yanındaymış gibi yaşadın mı örneğin hayatı? Başka gözler uzak
düştü mü gözlerine? Başka elleri uçurumlar ötesine fırlatıp attın mı? Ve bana
şunu şöyle be arkadaş? Sen gökyüzünü boyaya bildin mi sevdan uğruna ve gördü mü
karşındaki o renkleri sana hangi renkleri kullandığını söyledi mi aniden? Sen
gök kuşağına sekizinci rengi çizdin mi hiç? Gök kuşağındaki sekizinci renge
onun adını verdin mi hiç?

Sen sevmek nedir bilir misin?
Sevmek diyorum sevmek!… öyle ağızdan çıktığı gibi değil; beş dakikalık bir
hengamenin ardından birine söylenen gönül alıcı bir söz değil? Beyinleri bacak
arasında dolaşan nice yaratığın her gece farklı bir yüze okudukları ayni şiirin
içinde geçen dize gibi değil. Sevmek diyorum sevmek….iki kadeh rakıdan sonra
içinden geçenleri haykırmak demiyorum örneğin, ayıkken sevdanın arkasında
durmaktan bahsediyorum. Sevmek diyorum arkadaş!… Paylaşmak, emek vermek,
güzelliklerle doldurmak dünyayı!… Sevmek diyorum işte yürekte ateş diyorum
kısaca.. Güzellikler içinde sevişip zor günlerde sırt dönmek değil sevmek!…
Varlıkta yemek yerken sevdayı haykıranlar, yoklukta açken bela haykırıyorlar
arkadaş…. Sevmekten bahsediyorum öylesine sevmek… Çatısı akan bir gecekonduda
sana sarılıp yatan bir bedenin sevgisinden!… Duvarları 70 santim rutubete
rağmen sen yanımdasın diyen sevgiden!.. bir kıl çadırda altında kıl kuldan ve
bir döşekten olan hayatta sana tutunmayı bilen sevgiden… Yani yüreğindeki
ateşle doymaktan, huzur bulmaktan, inançtan bahsediyorum arkadaş. Mutluluktan
bahsediyorum.

Sevmek dedim ya; aşk değil; sevda
demek istediğim. Dağları delen Ferhat’ın yüreğindeki Anadolu kokan sevda
söylemek istediğim, Veysel’in sevdası anlatmaya çalıştığım ve Nazım usta’nın
yüreğini yakan ateş yakılması gereken ateş. Tarifi farklıdır elbet her yürekte,
her bedende ama sen Sevmek nedir bilir misin? Bana onu söyle… Sevmek diyorum be
arkadaş sevmek. Yazmaya bile hacet yok anlatılmak istenen tek şey yaşanacak
güzellikler değimlidir? O zaman be arkadaş sevmek sadece “…” ile ifade edilmez
mi. Hadi boşluğu da sen doldur… Sevmek nedir anlar bana? Sen sevmek nedir bilir
misin?

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın