Mail ile gelen yaziyi aynen yayinliyorum:

Sayın
Recep Tayyip Erdoğan
TC. Başbakanı
Başbakanlık/Ankara

İlgi: III. Mektup

Sayın Başbakanım!

Bu size yazdığım üçüncü mektup.
Yapmayın, lütfen yapmayın. Bu gençler bizim geleceğimiz!
Bu gençler, eksisiyle, artısıyla bizim gençlerimiz!
Bu gençler, hepimizin ümidi!
Bu gençler, inanın ki siz nasıl görevinizi yapıyorsanız,
onlarda, onlara verilen görevi yerine getiriyorlar!
Türk Ulusu size görev verdi, Başbakan olarak (yanlış veya doğru)
görevinizi yapıyorsunuz!
Onlarda:
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk
Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.” diyen Yüce
Atatürk’ün kendilerine emanet ettikleri Cumhuriyet’i koruyup,
kollama görevlerini yerine getiriyorlar.
Onların görevlerini yapmalarına mani olmayın.
Mani olmayın!
Çünkü, onlar sizin yaptığınız yanlışları düzeltmeye
çalışıyorlar.
Yapmayın!
Onlara, su sıkacağınıza su verin!
Onlara, gaz sıkacağınıza, umut verin!
Onları tehdit edeceğinize, güven verin!
Onları, iteceğinize kucaklayın.
Onlara kin tohumları serpeceğinize, elinizde yoksa da, lütfen bulup
buluşturun sevgi tohumlarını serpin!
İnanın ki karşılığını göreceksiniz.
Sayın Başbakanım!
Müslüman’ım, inançlıyım diyorsunuz.
Her dinin temelini vicdan oluşturur. Özür dileyerek ifade etmek
isterim ki, bu güne kadar gençlere dönük konuşmalarınız da
inançların temelini oluşturan bu güzel kelimeden eser yoktu.
Bu gençler bu denli itilip, kakılmak için ne yaptı? Oysa onlarla
iftihar etmeniz, gurur duymanız için çok şey yaptılar,
yapıyorlar, yapacaklar.
Sadece bu gençleri değil, bu gençlerin anne ve babalarını,
ailelerini de düşününüz. Onların hangi endişeler içinde
olduğunu düşününüz.
Sizde babasınız.
Bugün sizi Ankara’da karşılayanlara gösterdiğiniz, sevgiyi,
güler yüzü, bu gençlerden neden esirgiyorsunuz?
Niye ülkemiz insanlarını, “Bizimkiler”,”Sizinkiler” diye
ayırıyorsunuz?
“Sizinkilerin” içinde de hiç şüpheniz olmasın ki, size oy
verenler de var.
Bu gençlere niçin bu kadar hiddet gösteriyorsunuz?
Sizin, bizim, Türkiye’nin bu gençlere ihtiyacı var. Onlar bizim
yarınlarımız.
Yarınları horlayanların, yarınları küçümseyenlerin,
yarınlardan nefret ve kinle bahsedenlerin, akıldan çıkarılmamalı
ki, başarılı olma imkânları yoktur. Tarih, bu yolda gidenlerin
başarılı olduğuna dair tek satır yazmıyor.
Ülkeyi, toplumu, vatandaşlarınızı ve ortamı niye geriyorsunuz?
Öz evlâtlarınıza açtığınız kucağınızı, bu gençlerden
niye esirgiyorsunuz?
İnanın ki, bunların hiç birisi çapulcu değil. Belki yetim, belki
öksüz , belki zengin, belki yoksul ama hepsi vatanını ve ulusunu
hatta onları aşağılamadığınız zaman sizi de sevecek olan
gençler. İftihar edilecek, gurur duyulacak gençler.
Sayın Başbakanım!
Bu gençler o küçücük gezi alanının içine koskocaman
yüreklerini koydular. Sadece bunun için bu gençlere saygı
duyulur.
Bu gençler, ezmeye dahi kıyamadıkları o çimenler üzerine sadece
yüreklerini koymadılar, geleceklerini de koydular? İçlerinden
başarılı olamazsak başımıza neler gelecek diye düşünmüyorlar
mı? Düşünmüyorlar Başbakanım, düşünmüyorlar.
Düşünselerdi zaten yola çıkmazlardı.
Başarısız olmak ne demek: Sizin onları kucaklamayıp, asgari
müştereklerde anlaşamamanız demek.
Başarılı olmak ise: Başbakan olarak öz evlâtlarınıza karşı
gösterdiğiniz anlayışı, bu yürekli ve Atatürkçü gençlerede
gösterip, onların dilek ve arzularını dinleyip, onlara kıymet
verip, ülke menfaatine uygun bir noktada buluşmanız demek.
Lütfen bu ikinci yolu seçin!
Ülkemizin huzuru için seçin!
Ülkemizin geleceği için seçin!
Ulusun birlik ve beraberliği için seçin!
Kendi sıhhatiniz için seçin!
Vicdanınızın emrettiği iki çift gönül alıcı ve gençlere umut
verici sözünüz, ülkeyi bu çıkmazdan kurtaracaktır.

Dileğimin gerçekleşmesini diliyor, saygılarımı arz ediyorum.

S.Eriş Ülger
Y.Mimar/Müh.

PAYLAS
Önceki İçerikÇapulculuk ve Türkiye Tarihi
Sonraki İçerikDurulmaya Ramak Varken
Bende 1 yumurta var, sende 1 yumurta var. Ben sana 1 yumurta versem, sen bana bir yumurta versen, bende 1 yumurta sende 1 yumurta olur.Bende 1 bilgi var, sende 1 bilgi var. Ben sana 1 bilgi versem, sen bana 1 bilgi versen, bende 2 bilgi, sende de 2 bilgi olur - Konfüçyüs - Yazilarimi artik kuaza da yayinliyorum (zamanim oldukca) :)

1 YORUM

  1. aslinda samimi bir mektp olmus lakin beni hic etkilemedi sevgili selcuk! olan biten ve saman altindan gösterilen sopalari düsündükce. ama protestolarinda haklilik mesruiyetlerini yitirdiler kismen cünkü; kullanilacaklarini ta bastan hesap etmeleri gerekirdi, ölüm olaylari oldu yazik, cevrede agaclar, cicekler yok edildi yazik, gezi parki bölgesinde yasayan bir cok esnaf ya da ikamet eden millet manen ve madi olarak madur oldu yazik sonra da polisi suclamak cok basit, bezirganlarin cigirtkanligi arsa erdi ve geriye ne kaldi, bir hic ama asli niyetleri ortaya cikti. ben avrupada yasiyorum ve cesitli devletlere isim geregi gidiyorum öylesin olaylar oluyor ki bunu bizim iki yüzlü basin kullanmasini beceremiyor avrupanin kicini yalamaktan…sevgilerimle daima

Bir Cevap Yazın