Beyaz adam(!) şaşırıp he dese de siyaha;

Değişmiyor tamtamı aynı rolü oynuyor.

Dünyanın bir ucundan gördüğü aynı saha;

Tutuşan sarı çölde toprak kızıl kaynıyor.

Eski Osmanlı topraklarında cetvelle çizilmiş sınırlar üzerinde oynama yapmaya çalışan ABD ve Batı ülkeleri, kendi çıkarları doğrultusunda bu oyuna devam ediyorlar.

Dünyanın düzenini sağlamak için Tanrı tarafından ABD’nin eline bir sopa verilmiş ve bu sopayı istediği gibi kullanır inancına sahip olanlar, sopanın inip kalkmasında ABD’ne yardımcı oluyorlar.

ABD’ni büyük ağabey görüp onun gölgesinde sürekli ısınma hareketleri yapan ülkelerden birisi de Türkiye. Sopanın önü olmazsa arkasının kendisine değdiğinin farkında olamayan Türkiye’ye biçilen rol ise bir ileri iki geri sıçrayışlarla fedailik.

Yıllardır devam eden bu politika ile hesabı yapılamayan maddi manevi uğradığı zararın ve iyi ilişkiler kurabilecek bir komşusunun bırakılmadığı Türkiye’ye son oyunda yine zaarlık yaptırılmaya çalışılıyor.

Çıkar savaşlarında üç koyup beş alamayan Türkiye ise işin sonunun nereye varacağını düşünmeden bir mezhepsel çatışmaların yaşandığı Suriye konusunda da bir adım önde olma sevdasını sürdürüyor. Mehmetçiği sıcak savaşın içine sokma riskini dahi göze almış durumda. Ne adına: Suriye dışı kaynaklı ve destekli siyasal İslamcı örgütlerin güdümündeki güçlerin, Sünni olmayan eski dostu Esad’ı devirme adına.

Irak ve Mısır gibi hala Müslüman kanının dökülmeye devam etmesinden ders çıkaramayan Türkiye, Suriye’de rejim değişikliği ile dökülen kanın son bulacağını ve Suriye üzerine güneş doğacağını mı zannediyor? Heyhaaat!

Diğer taraftan Mısır’da Arap Arap kanı dökerken Irak’ta yıllardır Türkmen kanı dökülüyor. Suriye’de bunun olmayacağını kim garanti edebilir. Hatta Irak için bir Türkmen politikası olmayan Türkiye’nin, Suriye Türkmen politikası da yok. Türkmenler Suriye’de de ikiye bölünmüş durumdalar.

Türkiye ABD güdümünde sıcak savaşa girdiğinde Mehmetçiğin hedefinde soydaşı da olacaktır. Kimin haddine Türk’ü Türk’e kırdırmak. Böyle bir durumun Türkiye içi yansımalarının olacağı da muhtemelken acaba bunun hesabı yapılmış mıdır? Yoksa bilinçli olarak olayların seyri bu tarafa doğru mu yönlendirilmek isteniyor?

Irak’ta oluk oluk kan akıtan ve Müslüman kadınına tecavüz eden ABD askerlerine sağlık ve başarı dileyen yönetim Suriye’de de aynı şeylerin olacağını bilmiyor olamaz.

Esad sonrası bir Suriye’de kan dökümü son bulacaksa;

Türkmenlere Türkmenlik bilinci verilip, barıştırılıp, demokratik hakları verilecekse;

Terör örgütü güdümlü özerk kürt bölgesi oluşturulmayacaksa;

Güney Doğu sınırlarımız güvenli hale getirilecekse;

Suriye’ye ve Türkiye’ye istiflenmiş siyasal İslamcı güruhlar geldikleri yerlere gönderilecekse;

Savaşta ön safta bu savaşın sevdalıları ve o pek kıymetli oğulcukları olacaksa bu savaşa ben de evet diyorum.

Aksi takdirde haçlı ordularıyla bir olup Müslüman ve Türkmen kanı dökmenizin hesabını zor verirsiniz. Türkçe düşünen için mezhebine bakılmaksızın bir Türkmen bütün Arap âleminden daha değerlidir.

Osman Öcal

1 YORUM

Bir Cevap Yazın