Özel Eğitim Kurumları
Tamam mı Devam mı?

Özel eğitim- öğretim sektörü 15 yıl önceye kadar çok konuşulan bir konu değildi. Bugünse her gün dilimize pelesenk olmuşçasına dile getiriyoruz. Özel eğitim sektörünün hızlı yükselişinin en önemli nedeni olarak üniversite ve diğer sınavlara giren öğrenci sayılarındaki artış ve bunun getirdiği rekabet ortamını gösterebiliriz.

“Eğitimin devlet tarafından sağlandığı bir ülkede özel derslerin bu kadar revaçta olması doğru mu?” sorusu sık sık soruluyor. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki ülkemizde artık eğitim- öğretim faaliyetleri sadece devlet tarafından sağlanmamaktadır. Özel okullara izin çıkmasıyla birlikte bu kurumların sayısında hızlı bir artış oldu. Özel okulların sayısı hiç de azımsanamayacak düzeye ulaştı ki dershane ve etüt merkezlerini de sayacak olursak ülkedeki eğitim öğretim kurumlarının neredeyse %30 unu oluşturmaktadır ve bu kurumlar yine ne yazık ki devlet okullarından daha kaliteli eğitim-öğretim veren kurumlara dönüştüler.

Bakıldığında görülecektir ki devlet okulları hedefini meslek liselerine kaydırarak ara eleman ihtiyacını karşılamaya soyunmuştur. Özellikle ortaöğretim müfredatların içi boşaltılmış, önemli olarak düşünülen matematik, fizik, kimya gibi derslerin haftalık saati düşürülmüş, böylece ortaöğretimde öğrencilerimiz sanayide ara eleman olmaya zorlanmışlardır. Bu da hem ortaöğretimde hem de ilköğretimde öğrencilerimizin yeterli derecede eğitim alamaması gerçeğini doğurmuştur.

Oysa ülkemizde herhangi bir yere ulaşabilmek için öğrencilerimiz SBS, OKS, LYS, YGS ve hatta mezun olduktan sonra KPSS gibi faaliyetlerle gibi sürekli sınav süreçlerine sokulmaktadır. Öğrencilerimiz işte bu sınavlarda başarılı olmak ve özel okullarda eğitim gören öğrencilerle rekabet edebilmek için devlet okullarında alamadığı önemli derslerin eksikliğini özel derslerle, etüt merkezleriyle veya dershanelerle gidermeye çalışmaktadırlar. Tabi bu öğrenciye zaman kaybettirirken veliye de mali külfet olarak dönmektedir.

Şimdi soru şudur: “Özel ders gerçekten gerekli midir ve doğru mudur?” Günümüz şartlarında sorunun iki kısmı için de evet cevabını rahatlıkla verebiliriz. “Böyle olmaması gerekir miydi?” Evet, böyle olmamalıydı. Ancak şartlar öğrencilerimiz ve velilerimizi ekstra bir destek almaya zorunlu kılıyor. Zorunlu kılıyor ki Türkiye’ de özel ders ve dershane sektörü almış başını gidiyor. Diğer taraftan görülüyor ki özel okul öğrencileri dahi rekabette sonuca ortak olabilmek için dershane ve özel ders seçeneğini fazlaca kullanıyor. Özel okul öğrencilerinin – özel okulun eğitim kalitesinin devlet okullarından daha iyi olduğunu kabul etmemiz gerekir- dahi özel ders ihtiyacının olması devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin ciddi bir destek eğitimine ihtiyacı olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Sonuç olarak özel eğitim-öğretim sektöründen şikâyet etmek hiçbir şekilde ülke eğitimine ve ülkemizin gençlerine bir şey kazandırmayacaktır. Özel eğitimin ortadan kalkabilmesi için ya devlet gerçek bir sosyal devlet olmalı ve eğitim-öğretim faaliyetlerini kaliteli bir biçimde devlet okullarında vermeli veya öğrencilerimizin geleceğini belirledikleri sınavlardaki rekabet ortamını ortadan kaldırmalıdır. Aksi takdirde bizim yazdıklarımız ve ya konuştuklarımız ne yazık ki hep havada kalacaktır.

Mehmet YAPICI

Öğretmen

Bir Cevap Yazın