Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle hem yakın hem de uzak çevresiyle her zaman için ilişki halinde olmuştur. Bu sebepten ötürü Türkiye için, İran, Irak, Yunanistan ilişkileri ne kadar önemliyse Almanya, İngiltere, ABD, Çin Halk Cumhuriyeti ilişkileri de o kadar önemlidir. Mısır, Suriye, Fas, Tunus, Libya gibi ülkeler için Türkiye Cumhuriyeti’nin önemi ise geçmişten beri bu ülke ile doğrudan ya da dolaylı yollarla ilişkilerini sürdürmüş olmasıdır. Öyle ki bu ülkeler için Türkiye artık ağabeylik rolünü almıştır. Bu ülkeler toplumda da hep geçerliliği olan, toplumun gönül bağının bulunduğu yerlerdir. Artık bu ülkeler gayrı resmi müttefikimiz haline gelmiştir. Bu da Türkiye’ye ağır sorumluluk yüklemiştir. Aslında Türk Devleti geçmişten beri bu topraklarda yaşanan gelişmelerin hep takipçisi olmuş ya da olmaya çalışmıştır. Ama şu anki durumda-özellikle son 5 yılda- bölgede yaşanan olaylar Türkiye’yi zor duruma sokmuş bulunuyor.

ARAP BAHARI VE TÜRKİYE

2010 yılında Tunus ile başlayan Arap Baharı, Türkiye’yi de etkisi altına almıştır. Türkiye bu açılımı desteklemiş, bölgede yaşatılmaya başlanan kaosun durması için emek seferberliğinde bulunmuştur.Arap Baharı’nın aradan geçen 5 yıla yakın sürede ne derece yaygınlaştığı ve Tunus ve Fas hariç bölgede ne kadar başarılı olduğu, bölgeye istikrar yönünden ne getirdiği hakkında değerlendirme yapmak güçtür. Bununla birlikte Arap Baharı’nın Türkiye’ye bir müddet dış ticaret yönünden faydalı olan “sıfır sorun” politikasını sona erdirdiği, Türkiye’nin güney hudutları boyunca din referanslı siyasi bazı oluşumların ortaya çıkmasına neden olduğu, Suriye’de rejimin tamamen çökmesi halinde ülkenin parçalanmasının daha da büyük bir istikrarsızlığa yol açarak Türkiye’yi ciddi bir güvenlik sorunu ile karşı karşıya getirebileceği düşünülmektedir. [1]

IRAK, SURİYE, IŞİD VE TÜRKİYE

Işid 2013 yılında Suriye’deki El Kaide’nin içinden ayrılan bir grup tarafından kurulmuştur. Kurulduğu dönemden itibaren yayılmacı bir politika izleyen bu grup, üye sayısını her geçen gün artırmış ve günümüzde on binlerce militana sahip bir örgüt konumuna gelmiştir. Dünya basınında çok sert dille eleştirilen IŞİD, katı politikalarına rağmen Suriye ve Irak’ta Sûnni kesim tarafından destek bulmuş, o bölgelerin bir kısmını hakimiyeti altına almayı başarmıştır. IŞİD’in bu kadar güçlenmesinde gerek Suriye’nin 4 senedir içinde bulunduğu durum, gerekse de Irak’ın Şii Lideri Maliki’nin katı politikalarından insanların bunalıma girmesi ve bir umut araması etkilidir. Fakat Irak insanı bu umudun aslında daha büyük bir bela olduğunu şimdi daha iyi anladıysa da Irak topraklarının çıkmaza girdiği aşikârdır.

IŞİD, Türkiye ile ciddi anlamda ilk kez Musul Konsolosluğu meselesinde karşı karşıya gelmiştir. Musul’a hakim olmakta ısrarcı olan IŞİD, Musul Konsolosluğumuza girerek 49 kişiyi rehin almış, yaklaşık 3 ay sonra serbest bırakmıştır. Türkiye’nin sıfır sorun politikasına bir de IŞİD, darbe vurarak Türkiye bir müddet dış politika keşmekeşi ile boğuşmuştur.

İSRAİL VE TÜRKİYE

İsrail Türkiye için, Türkiye de İsrail için her zaman tehlike arz etmiştir. Türkiye, Asya ve Avrupa’yı bağlayan köprü niteliğinde olduğundan sadece Ortadoğu için değil AB, ABD başta olmak üzere tüm dünya için önem arz etmektedir. Bu nedenle Ortadoğu için Türkiye hep liderlik yapabilecek bir konumdadır. İsrail ile Türkiye’nin soğuk savaşı aslında bölgeye liderlik etme, bölgeyi kontrol altında tutma amacından dolayıdır. İsrail’in hiç kimse ile bu kadar iyi geçinememesi ise Ortadoğu’ya vaat edilmiş topraklar olarak bakıyor olmasıdır. İsrail bu düşüncesi nedeniyle adeta IŞİD gibi bir yayılmacı politika güderek Filistin’i işgal ile eyleme geçmiştir.

Türkiye ile İsrail ilişkileri son dönemde Mavi Marmara olayından sonra adeta kopma noktasına gelmiş, ikinci kâtiplik düzeyinde devam etmektedir. Türkiye’nin Filistin konusunda Arap ülkelerinden bile fazla hassasiyet göstermesi tarihsel bağ açısından normal karşılanabilir, ancak zaten tarafını belli etmiş olan Batı ve sessiz kalan Arap ülkeleri oldukça Türkiye’nin bu çabasının boşa olduğu, sessiz bir çığlıktan öteye gitmeyeceği açıktır. Zaten ablukanın kalkmamış olması, dahası  Batı tarafınca haklı bulunuyor olması bu çabalarımızdan bir sonucun çıkmadığını açıkça gösteriyor.

İRAN VE TÜRKİYE

İran ile ilişkilerimiz rejim farklılığı ve küresel güç olma yolundaki yarışımızdan ötürü hep istikrarsız bir görünümde olmuştur. Zaman zaman iki taraf da riskler almış, tavizler vermiş, olumlu-olumsuz yaptırımlar uygulamışlardır. Bunun en açık sonuçlarından bir örnek 2014’de İran ile Türkiye’nin ticaret hacmi 11 Milyar Dolar iken 2015’te 30 Milyar Dolar olmasıdır. İleride ilişkilerimizin nasıl olacağı belirsizliğinin en fazla olduğu ülke İran olsa gerek. Değişmeyen tek şey şu olacaktır ki: İran-Türkiye ilişkileri her zaman devam etmiştir, etmeye de devam edecektir.

MISIR VE TÜRKİYE

Arap Baharında Türkiye’nin en fazla üstünde durduğu ülke Mısır’dır. Nitekim Türkiye’nin Mısır Politikasında Muhammed Mursi – Sisi çatışmasında en az İhvan kadar Mursi’ye sahip çıkması buna en büyük delildir. Türkiye için bu sorunun da Filistin meselesine benzemesi kaçınılmaz görünüyor. Fakat Filistin meselesinde yıllardır aynı eylemle tepkimizi ortaya koyup halen bir sonuç alamadığımızı düşünürsek İhvan konusundaki tutumumuzun doğruluğu tartışmaya açıktır. Daha doğrusu bu iki tutumdan çok tutumun eyleme dönüştürülmesindeki yöntemlerin sorgulanması kaçınılmaz bir sondur.

SONUÇ

  • Türkiye ‘sıfır sorun’ politikasını gözden geçirmeye, hatta değiştirmek için adım atmaya mecbur hâle gelmiştir.
  • Sınırlarda verilen tavizler iyice irdelenmesi şartıyla, IŞİD gibi yeni örgütlerin doğmasının engellenmesi kaçınılmaz hâle gelmiştir.

3 – Türkiye, insan haklarının çiğnendiği her alanda olmuştur, olmaya da devam edecektir, etmelidir. Lâkin doğru bir tavra sahip olmakla doğru bir yönteme sahip olmanın ayrımını artık yapmak durumuna gelmiş bulunmaktayız. Şu ana kadar başarısız olduğumuz kadar inatçı olduğumuz meselelerin bir sorgulamasını yapmaya başlamamız gerekmektedir. Aksi takdirde yeni projelerde de sonucun ne olacağını kestirmek pek de zor görünmüyor.

[1] http://www.bilgesam.org/incele/2027/-turkiye-ve-orta-dogu

Bir Cevap Yazın