Türkün: Türklük, var olma, bağımsızlık, egemenlik, özgürlük mücadelesinde Nisan:2 Mayıs:3. O yüzden diyorum ki Nisanlar umudum, Mayıslar kutlu bana.

Türk tarihine damga vuran; dededen toruna, nesilden nesle aktarılacak önemli bir kaç olayın yıl dönümlerinin içerisindeyiz. Saltanatın kaldırılışıyla anlamlandırılan Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile 23 Nisan Milli Bayramı’nın birleşmesi ile oluşan ve Ulu önderimiz, Başbuğumuz Atatürk tarafından yarınımız, umudumuz olan Türk çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlanması. Gölge düşürülmek istense de anlamı ve muhatabı gereği devam edecektir.

*

29 Nisan, Türkün özgürlük mücadelesinde efsane isimlerden birisi olan Osman Batur’un Kızıl Çin tarafından şehit edilişinin yıl dönümü. 1889 yılında Altay Vilayetindeki Köktogay İlçesinin Öndirqara Köyünde doğan Osman Batur korkusuz bir yiğit, yılmaz bir savaşçıdır. Türkeli Rus ve Çin işgali altında idi. Yüreği Doğu Türkeli’nin özgürlük aşkı ile doluydu. Tarih 1940’lı yıllar. Kızıl orduların zulmü dayanılmaz hal almıştı. Ya ölecek ya da Türk özgür olacak ve gök bayrak nazlı nazlı dalgalanacaktı. Türkün bağımsızlığı için savaşmaya yemin etti.

 

“Yemin olsun Yaradan’a,

Kara yere yemin olsun

Vey ırmağı kıyısında

Ölen er’e yemin olsun!

 

İster batı, ister doğu

Öç bırakmam sende yağı,

Görklü Tanrı’nın buyruğu,

Hayra şerre yemin olsun!

 

Yasamız budur acunda,

Hesaplar pusat ucunda

Kırk kâfirlerin yamacında

Duran bire yemin olsun!’’

 

Korkusuz yiğitlerle beraber silahlandı. Bazen silahlı bazen siyasi olarak 1950 yılına kadar kahramanca özgürlük mücadelesi verdi. 1950 Kasımında cephanesi bittiği için Kamambal dağında Kızıl Çin ordusuna esir düştü. Göstermelik bir mahkemede işgalci Çinlilerce idama mahkûm edilerek 29 Nisan 1951 tarihinde Urumçi’de kurşuna dizilerek şehit edildi.

Özgürlük ruhu gök bayrak göndere çekilene kadar sonsuza kadar yaşayacaktır. Ruhun aramızda mekânın uçmağ olsun Osman Batur Beg.

*

Rus ve Çin’in Türk düşmanlığı eksilmeden devam eder. Türkün, Türklüğün var olma mücadelesi zaman gelir Türk yurdu Anadolu’ya sıçrar. Tabutluklar, işkenceler, cezalar… Türklük ruhunu ve mücadelesini engelleyemez. Atsız Ata ve diğer Türkçüler Türklüğün birer gönüllü neferleridir. 1944’lü yıllarda verilen mücadelenin anısına ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sancar ve Reha Oğuz Türkan gibi Türkçüler tarafından kutlanan Türkçüler günü her yıl 3 Mayıs tarihinde kutlanmaktadır. Bazı çevrelerce ‘milliyetçiler günü’ olarak lanse edilse de ‘Türkçüler Günü’ olarak kutlanacak, Türklük ruhu yaşatılacaktır.

*

Türk’e zincir vurulmaz. Bunu defalarca kanıtlamış bir milletin evlatlarıyız. Türk milleti ne zaman dara düştü içerisinden bir önder çıkarmıştır. İşte, emperyalist güçler ve işbirlikçileri tarafından Türkün esir edilmek istendiği Birinci Dünya Savaşı sonunda da bir önder çıkararak özgürlüğün yolunu aralamıştır. Özgürlüğe giden yol Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı 19 Mayıs 1919 Ata’nın Samsun’a çıkışı. Bu anlamlı günü Cumhuriyeti emanet ettiği gençliğe bayram olarak hediye eder.

Özgürlük ruhumuzu canlı tutan bu bayram hiç şüphesiz tüm müdahalelere rağmen kutlanacaktır kutlanmalıdır.

*

Ve 29 Mayıs 1453. İstanbul’un ebedi olmak kaydıyla Türk ülkesine katıldığı tarih. Türk’ün aklının Türkün gücünün, kahramanlığının Bizans’ı dize getirdiği gün.

 

Osman Öcal

 

Bir Cevap Yazın