Psikolojime zararlı olduğunu farkettiğim için pek tv izlemem. Ara sıra can sıkıntısına açıp bakarken gördüğüm iki reklam beni deli ediyor. İşte o reklamlar:

1-Turkcell denen operatörün sarı bir 4×4 arabayla toroslarda (!) çektiği reklam. Neden diyeceksiniz. Açıklayayım efendim:
Eğer gerçekten 4 çeker olduğunu iddia ediyorsanız gelin bu reklamı bir de Van ilinin Çaldıran ilçesinde çekelim. (Bazen diğer hatlar ful çekerken şebekenin saatlerce gittiği oluyor ve bunu turkcell’e söylediğinizde suçu sizde arayan bir müşteri temsilcisi sizi 8-10 dk telefonda oyalayıp kapatıyor.) Ha o kadar uzağa gitmeye üşeniyorsanız gelin Ege bölgesindeki bizim köye. Karşıda baz istasyonu varken 2-3 zor çekiyor. Hala 4 çeker reklamı yapıyorlar ya deli oluyorum. (Ayrıca vınn modemle ilgili sorunlara hiç girmiyorum bile…girersem çıkamam çünkü.)

2-Dettol No-Touch Otomatik El Yıkama Sistemi reklamı da ikinci sinir olduğum reklam. Dokunmak güzeldir diyerek giriyor reklama. Sonra da dokunmak mikrop bulaştırır falan filan devam ediyor. Şimdi bir dakika; evet dokunmak mikrop bulaştırır da biz bataklıkta mı yaşıyoruz? Çocuk bir şeye dokununca hemen verem mikrobu mu kapıyor? Herkes tarafından bilinen bir gerçek var; küçük çocuklar o mikroplarla temas edecek. O mikrop vücuduna girecek ki vücut bağışıklık mekanizmasını çalıştırıp o mikroba bağışıklık kazanacak. Çocukken toz toprak çamur içinde büyüyen çocukla “apartman çocuğu” diye nitelendirilen çocuklar arasında hasta olmama açısından büyük fark var. İnanmazsanız hastanelerin çocuk servislerine uğrayıverin.

Eğer ki bir teknoloji ürettiyseniz ve bunu pazarlamak istiyorsanız daha akıllıca bir şeyler düşünün efendim.

İşte bu iki reklamı gördükçe sinirden deliye dönüyorum. Çünkü en ufak derece gerçeği yansıtmıyorlar bence.

Tabii ki her reklam böyle değil. Mesela çok güzel düşünülen reklamlardan birisi de; çocuk açık havada uyurken bir tane sivrisinek ona doğru uçar uçar. Tam konup da ısıracağı sırada yakındaki bir zeytin dalı sineğe bir yapıştırır. Sinek cezasını bulur

Oh be sonunda içimden geçenleri yazıp rahatladım

PAYLAS
Önceki İçerikVeli toplantısı..
Sonraki İçerikŞaşırtan gerçekler..
1986 yılında hayata gözlerini açan yazar 2008 yılında Pamukkale Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirdi. 2011 yılı Şubat ayında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başlayan yazar şu anda kadroya geçmenin sevincini yaşamaktadır :) Eğitim, Teknoloji, İnternet, Bilgisayar, Sinema ve Genel Kültür alanlarında yazı yazmayı seven yazar bekar olup 0 çocuğu vardır:)

4 YORUMLAR

  1. Sen sanslisin benim nefret ettigim ve gorunce deliye dondugum reklam sayisi o kadar fazlaki sirf bu yuzden TV izlemeyi biraktim :) Hani birde film izlerken 10-20 dakikada bir reklam girildiginde aglayasim bile geliyor ve o reklami bir daha gormek istemiyorum :D Sonraki yazinda listeyi biraz artirmanda yarar var, cunku duygularimiza derman oluyorsun boyle :D

  2. Vallahi nefret ettiğim o kadar reklam var ki buraya yazmakla bitmez,o kadar da sinir edici ve hiç gerçeği yansıtmayan var ki…

    Ayrıca son değişikliklerden nefret eder oldum,ne bu ya zırt bırt ikiye bi reklam,ilk zamanlar reklama girdiklerinde hemen reklam süresini yazarlardı,kısa reklamlarda yazıyor hemen ama uzun olunca önce başka reklamları yayınlayıp sonra süre yazmaya başlıyor.

    Maçlardaki gibi olsa ne güzel olurdu.

Bir Cevap Yazın