Acı..mutsuzluk..hayal kırıklığı..sıcaktan birden soğuğa geçersin ya.. zirveden birden yere düşersin ya da iplik birbirine dolanır karmakarışık olur çözemezsin de kesmek zorunda kalırsın.. sayfaları çevirirken kağıtlardan biri parmağını keser..belki dışarıdan gözükmez o kesik..kanamaz bile…ama acısı sadece parmağında durmaz bütün vücudunu sarıp sarmalar…küçüktür ama öyle hissettirir ki kendini ince ince sızlayışlarıyla..dışa akıtmadığı kanı içine akıtırda yakar sanki..kasıp kavurur bütün hücrelerini..damarlarına kadar hissedersin acısını..unutturmaz kendini…ben de buradayım hiç beklemediğin bir anda canını acıtabilirim diye avaz avaz bağırır sanki..gerçektende öyle değil mi sayfaları hiç aldırış etmeden çevirirken hiç beklenmedik bir anda akıtır kanını içine..inceden inceden sızlatır..küçüktür ama tüm dikkattin algın ordadır artık..sonra daha önce o kesik acısını yaşamamış birilerine gösterirsin gülüp geçerler çok bilmiş bir edayla kanamıyor bile derler..onlar bilmezler mikrobun kanla dışarı çıktığını..ve böylelikle yaranın daha çabuk iyileşeceğini..acısını dindirmek için sarıp sarmalarsın..insanlardan bulamadığını bir bez parçasında bulmak istercesine..sıkı sıkı sarıp boğup öldürmek yok etmek istercesine..ama nafile..bir kere işlemiştir bedenine..ruhunu esir almıştır..sana düşen tek şey ise teslim olmaktır..çünkü onun karşı koyamayacağı tek ilaç zamandır…

1 YORUM

Bir Cevap Yazın